DOSYA: XX. ULUSAL MİMARLIK SERGİSİ VE ÖDÜLLERİ
XX. Ulusal Mimarlık Ödülleri ve Sergisi Üzerine Bir Değerlendirme
Aygül Ağır, XX. Ulusal Mimarlık Sergisi ve Ödülleri Seçici Kurul Üyesi
Mimarlık, birlikte yaşama kültürünü en somut şekilde temsil eden bir “sonuç”tur; mimari ürün olarak yapı, ne olup bittiğini haber veren yaşayan bir “belge”dir aynı zamanda… Bu bağlamda mimarın sorumluluğu çok büyüktür. Mimarlık, en sade anlatımla başkalarını düşünme uğraşıdır. Mimarlık yarışmaları da birlikte yaşam alanlarının nitelikli tasarımlarla şekillendirilmesini teşvik eder.
TMMOB Mimarlar Odası, Ulusal Mimarlık Sergisi ve Ödülleri’nin 1988 yılından itibaren kesintisiz devam etmesi şüphesiz çok önemlidir ve bu süreklilik ileride üzerinde ayrıntılı çalışılabilecek bir ulusal mimarlık envanterinin oluşturulmasını da mümkün kılmaktadır. Yirmincisi düzenlenen mimarlık sergisi ve ödüllerine, Yapı, Proje ve Fikir Sunumları dallarında, genel olarak nitelikleri ile dikkat çeken toplam 58 eser ile başvurulmuştur. Eserler öncelikle mesleğe değer katma, doğal ve yapılı çevre ile uyum, kültürel mirasa saygı, toplumsal fayda gibi öne çıkan kriterler açısından ele alınmıştır. Eserler arasında yurt dışı çalışmalarının da oluşu, mimarların uluslararası mimarlık ortamındaki görünürlüklerini de duyurmuştur. Bununla birlikte, Türkiye genelinde mimarlık eğitimi veren kurumların 1988 yılına oranla yaklaşık on kat arttığı, kayıtlı mimar sayısının 100.000’e yaklaştığı bir dönemde sunulan eser sayısının az olması üzerinde düşünülmesi gereken bir konu olarak dikkat çekmiştir. Büyük projelerin hatırı sayılır bir bölümünün mimarın adı ile değil, değişebilen ekiplerle çalışan büyük inşaat şirketlerinin adı ile anılır hale gelmesi, “mimarlık mesleği anonimleşmeye mi başlıyor” sorusunu sordurmaktadır. Günümüzde mimarlığın tek bir ismin tüm sorumluluğu alacağı ölçekten çıktığı, farklı disiplinlerden uzmanların biraraya gelerek ortak bir mimari ürün oluşturdukları görüşü de tartışılmaktadır.
Mimarlar Odası, Ulusal Mimarlık Sergisi ve Ödülleri kapsamında, özellikle Proje ve Fikir Sunumu dallarında verdiği ödüllerle mimarlara kendi özgün fikirlerini yansıtabilecekleri bağımsız mesleki yarışma ortamı da sağlamış olmaktadır. Özellikle yarışma kültürünün öğrencilik yıllarından itibaren yaygınlaştırılması, mesleki eğitimin bir parçası olarak da görülmelidir. Bu görüş ile de bağlantılı olarak Seçici Kurulumuz Mimar Sinan Büyük Ödülü’nün mesleğe değer katan eserlerinin yanı sıra mimarlık yarışmalarını çok önemli bulan ve bu konuda genç mimarlara yol gösteren Semra Uygur ve Özcan Uygur’a takdim edilmesini uygun bulmuştur.
Mimarlar Odası Ulusal Mimarlık Sergisi ve Ödülleri’nin başlangıç tarihi olan 1988 yılı, Mimar Sinan’ın 400. ölüm yılını işaret etmektedir. Mimar Sinan’ın, mimarlığın zamandan bağımsız ilkeleriyle inşa ettiği eserleri iyi mimarlığı anlama yolunda rehberlik etmeye devam etmektedir. XX. Ulusal Mimarlık Sergisi ve Ödülleri’ni belirlemek üzere biraraya gelen Seçici Kurulumuz, tarihî eserlerin belgelenmesi ve korunması çalışmalarına öncülük eden, özellikle Mimar Sinan’ın eserlerinin belgelenmesinde önemli bir rol üstlenen Ali Saim Ülgen’in bir sempozyum ve kitap yayınıyla anılmasını kararlaştırmıştır.
Programda yer alan Mimarlığa Katkı Ödülleri, sadece mimarları değil, farklı disiplinlerden gelerek mimarlığın her alanına katkı sunan uzmanları da kapsamaktadır. Seçici Kurulumuz, Mimarlığa Katkı Ödülleri ile disiplinlerarası çalışmalara, kuramsal yaklaşımlara ve toplumsal faydayı gözeten çabalara dikkat çekmiştir.
Muazzam bir tarihi yapı stokuna sahip ülkemizde Yapı / Koruma ve Proje / Koruma dallarına katılımın, nitelikli eserlerden oluşsa da, az olması ayrıca üzerinde durulması gereken bir konudur. Özellikle Yapı / Koruma dalında uygulanmış bir örnek olarak İzmir Çukur Han’ın yeniden işlevlendirilmesi projesi dikkat çekmiş, yapılan “modern ve ölçülü” müdahale takdir toplamıştır.
XX. Ulusal Mimarlık Sergisi ve Ödülleri, Proje ve Yapı dalları başvurularında özel konut tasarımlarının ağırlıkta olduğu görülmüştür. Bu ilgi, konut konusunu tekrar gündeme getirmektedir. Bugün Türkiye nüfusunun ezici çoğunluğu şehirlerde yaşamaktadır. Şehirlerde büyük kalabalıkların iskân edilmesinin günümüzün en büyük sorunlarından biri olduğu açıktır. Sadece şehirlerde kalabalıkların hızlı yayılması değil, doğal felaketler de barınma sorununu artırmıştır. Bir bölümü plansız ve özensiz konut yığınları bir dizi sorunu da beraberinde getirmektedir. Bir yerleşime kimlik kazandıran en önemli mimarlık ürünü, tarihî çevrelerden de anlaşıldığı gibi, diğer yapı türlerine göre sayıca fazla olan konutlardır. Konut tasarımı sadece mimarı, yaptıranı ve içinde yaşayanları ilgilendirmez, oluşturdukları kamusal mekânla, özeniyle veya özensizliğiyle o çevrede yaşayan herkesi ilgilendirir. Bu bağlamda, XX. Ulusal Mimarlık Sergisi ve Ödülleri, mimarların günümüzde sadece fikir olarak bile olsa konut konusuna daha fazla eğilmeleri gerektiğini düşündürmüştür. Konut konusunda özellikle genç mimarların sağlıklı çevrelerin oluşturulmasına yönelik, teknolojiyi de dahil edebilecekleri, yenilikçi, bununla birlikte yerin doğal ve kültürel verilerine duyarlı özgün fikirlerinin olması beklenir. Bu bağlamda, Mimarlar Odası’nın gelenekselleşmiş “Ulusal Mimarlık Sergisi ve Ödülleri”nin sürekliliğine dikkat çekerken, bir sonraki sergi ve ödül programına “Genç Mimarlar” ile ilgili bir başlığın da dahil edilmesinin programı zenginleştirebileceğini düşünüyorum.
Son olarak, uyumlu çalışma olanağı sunan tüm Düzenleme Komitesi ve Seçici Kurul üyelerine, eserleri ile programa katılan mimarlara teşekkür etmek isterim.
Bu icerik 77 defa görüntülenmiştir.