DOSYA: XX. ULUSAL MİMARLIK SERGİSİ VE ÖDÜLLERİ
XX. Ulusal Mimarlık Ödülleri ve Sergisi Üzerine Düşünceler
Mehmet Zafer Akdemir, XX. Ulusal Mimarlık Sergisi ve Ödülleri Seçici Kurul Üyesi
Mimarlar Odası’nın, mimarlık üretim ve düşünce ortamı ile iletişim bağında önemli bir yeri olan Ulusal Mimarlık Ödülleri ve Sergisi, saygınlığı kurumsallaşmış bir mesleki platform olarak öne çıkmaktadır. Kuşkusuz 38 yıllık bu deneyim zenginliğinin bileşenlerinden yazının başında söz etmek yararlı olabilir. Başta düzenleyici kurum olarak Mimarlar Odası Yetkili Kurulları, ardından bu görevin mutfağında yer alan raportörlük kurumu, sorumluluk bilinci ve değerlendirme ölçütlerine gösterdikleri duyarlılık üzerinden Seçici Kurul’un varlığı ve en önemlisi nitelikli üretimleri ile katılım sağlayan mimarlık üretim ortamı, bu birikimin temel bileşenlerini oluşturmaktadır.
Tam bu noktada kategorik ayırıma dikkat çekmenin önemine de vurgu yapmak yararlı olabilir.
İki ayrı kategoride değerlendirme yapıldığında, Ulusal Mimarlık Ödülleri ve Sergisi’nin ilk bölümünü oluşturan Mimar Sinan Büyük Ödülü, Mimarlığa Katkı Ödülü / Ödülleri ve Anma Programı, içeriği gereği farklı değerlendirme ölçütlerini gerektiriyordu. Seçici Kurul’un üç başlıkla da ilgili ulusal ölçekteki değerlerin, birikimlerin, kayıpların farkındalığı içinde değerlendirmelerini yapması önemli bir kabuldü. Bu kategorilerde uzlaşı ilkesi “belirleyici” bir yaklaşım olarak öne çıktı.
İkinci kategori ise, doğrudan mimari üretimlere yönelikti. Yapı, Proje, Fikir Sunum Dalları’nda sunulan üretimlerin değerlendirildiği bir süreci tanımlıyordu. Ulusal ölçekteki bu üretimlerin yıllar içindeki gelişim çizgisinin okunabilirliği açısından da bu kategori içinde yer alan çalışmalar anlamlı bir değere sahipti. Bu yönüyle söz konusu kategori, mesleki belleğin oluşumuna katkı sağlayan önemli bir arşiv niteliği de taşımaktadır.
38 yıllık geçmişe sahip bu seçkilerin, ödüllerin dökümü ve Seçici Kurul Raporları incelendiğinde Türkiye mimarlık ortamının belirli bir kesitinin ontolojik değeri üzerine çıkarımlar yapılabilecek potansiyeli barındırdığı görülebilir.
XX. Ulusal Mimarlık Ödülleri ve Sergisi, bir anlamda Türkiye mimarlık üretim ortamının “görünürlüğünü” yansıtması açısından da değerliydi.
İkinci kategoriye yönelik başvuruların sayıca sınırlılığı, farklı bakış açılarıyla değerlendirilebilir. Ancak, Yapı Dalı’ndaki üretimlerin nitelik boyutu, bilinçli bir işverenin varlığı ile birlikte müellifin yapım sürecine hakimiyeti, verdiği emek ve mesleki sorumluluğunun da bir yansımasıydı.
İnşaat sektörünün başat rolde olduğu bir ülkede, yapı üretiminde nicelik boyutunun baskın olma hali politik bir tercih olarak öne çıkmaktadır.
Akademik bilgi ve birikimin yanı sıra, var olan yapı kültürümüzün insan - doğa odaklı oluşum ilkelerinin göz ardı edildiği bir politik iklimde, nitelikli üretimlerin değeri daha anlamlı hale gelebilmektedir. Kuşkusuz bu nitelikli üretimlerin gerek yapı, gerekse de proje dalında ağırlıklı olarak özel kullanıma yönelik üretimlerde yoğunlaşması, kamusal yaşamı zenginleştirebilecek, güçlendirebilecek nitelikli donatıların yoksunluğuna işaret etmektedir. Seçici Kurul, kamusal yaşantıyı güçlendirebilecek örneklerin önceliklendirilmesine yönelik bir yaklaşım doğrultusunda değerlendirmelerini oluşturmaya çalıştı.
En az başvurunun olduğu Fikir Sunum Dalı’nda, kuramsal, kavramsal çerçevenin gücünün yanı sıra, mimari temsilin içeriği, temayı yansıtabilme gücü önemli bir değerlendirme ölçütünü oluşturuyordu. Bu kategoride seçilen iki çalışma da bu potansiyeli barındırıyordu.
Ulusal Mimarlık Ödülleri ve Sergisi’ne yönelik Seçici Kurul’un gözlemlerine dayalı, ileriye dönük beklentilerini, aksayan yönlerini yansıtan görüşlerinin Seçici Kurul Başkanı’nın değerlendirme raporunda yer verilmesinin teamüller gereği daha doğru bir yaklaşım olduğu Seçici Kurul üyelerinin bir kabulüydü. Mimarlar Odası yetkili kurullarında ele alınması gereken olası önerilerin yaşama geçirilmesi mimarlık üretim ortamının görünürlüğünü, özellikle çevre ve kamusal yaşam bağlamında güçlendirecektir.
Ulusal Mimarlık Ödülleri ve Sergisi’nin en önemli kazanımlarından bir diğeri, ulusal ölçekte bu seçkinin Mimarlar Odası Şubelerinde ve bünyesinde mimarlık bölümlerini barındıran çok sayıda üniversitede iki yıl boyunca sergilenmesidir.
Türkiye mimarlık üretim ortamının, eğitim ortamının sağlıklı, çoğulcu bir politik iklimde, bilgi ve birikimini yansıtabileceği koşulların oluşması dileklerimle…
Bu icerik 66 defa görüntülenmiştir.