352
MART-NİSAN 2010
 
MİMARLIK'tan

MİMARLIK DÜNYASINDAN

YAYINLAR



KÜNYE
DOSYA
Kentsel Yenileme ve Dönüşüm: DENEYİMLER

Kentsel Dönüşüm ve Yenileme Projelerinde Uzlaşma Yönetimi ve Stratejik Planlamanın Önemi

A. Faruk Göksu

“DÖNÜŞÜM” VE “YENİLEME” KAVRAMLARI ÜZERİNE

2000’li yılların başından itibaren, başta İstanbul olmak üzere büyük kentlerimizin birçoğunda uygulanmaya çalışılan dönüşüm ve yenileme projeleri birçok tartışmayı gündeme getirmektedir. Sözkonusu tartışmaların ana başlıklarını:

  • Proje alanlarının tespit ilke ve kriterleri,
  • Proje geliştirme yaklaşımı,
  • Yer değiştirme stratejileri,
  • Proje değerinin paylaşımı

vb konular oluşturmaktadır.

Tartışma konularının yanı sıra, özellikle Batı kentlerinde kentsel sorunların çözümüne yönelik dönemsel olarak ortaya çıkan, yenileme (renewal), sağlıklılaştırma (rehabilitation), koruma (conservation), yeniden canlandırma (revitalization) yeniden geliştirme (redevelopment), iyileştirme (improvement), dönüşüm (regeneration) vb. tanımlar üzerinden yapılan tartışmalarda da bir kavram kargaşası yaşanmaktadır.

İngiltere’de belirli bir süreç içinde uygulamalar ile geliştirilen “dönüşüm” kavramına ilişkin aşağıdaki iki tanım önem kazanmaktadır: “Dönüşüm, piyasa güçlerinin hükümetten yardım almadan değiştiremeyeceği alanlarda, ekonomik, sosyal ve fiziki çöküntüyü tersine çevirmek için gerekli olan eylemler bütünüdür.” (1) “Kentsel dönüşüm, çok boyutlu yoksunluk yaşayan mahallelerdeki insanlara yardım etmek, çöküntüyü tersine çevirmek ve sürdürülebilir yerleşmeler ve topluluklar yaratmak için, yapılan, sosyal, ekonomik ve fiziki anlamdaki uyumlu eylemlerdir. Başka bir deyişle, gayrimenkul geliştirme değildir. Gayrimenkul geliştirme piyasa güçleri ile gerçekleşir. Fiziki kentsel dönüşüm ise, yalnızca kentsel yoksunluk yaşayan alanlara verilmek üzere kamu sektörünün finansal desteğine gereklilik duyar.” (2)

Her iki tanım, dönüşümün toplumsal, ekonomik ve mekânsal boyutunun birlikteliğini, kamu desteği ile gerçekleştirilen eylemler bütünü olarak ele almaktadır. Hiç kuşkusuz, kentlerimizin kendine özgü sorunları, özellikle yapı ve yaşam kalitesi riskleri de dikkate alınarak, ortak bir dönüşüm kavramı üzerinde uzlaşma sağlanmalıdır. Uzlaşmanın sağlanması için de;:

  • Yeni yaşam alanlarının nasıl yaratılacağı (senaryo, tasarım);
  • Projelerin kimlerle gerçekleştirileceği (işbirliği, katılım, ortaklık);
  • Projeyi kimin finanse edeceği (kamu, piyasa, maliyet odaklı);
  • Yaratılan değerin nasıl paylaşılacağı (eşitlik, toplum yararı);

temel sorularına yanıt verilmelidir.

Bu çerçevede geliştirilen “Kentsel dönüşüm, projeden etkilenen tüm tarafların toplumsal ve bireysel çıkarlarının ‘uzlaşma’ yoluyla elde edilmesidir. Kentsel dönüşüm ‘insan ve vizyon odaklı eylemleri’ de içeren bir stratejik eylem planı süreci olarak ele alınmalıdır.” (3) tanımının iki önemli anahtar kelimesi olan “uzlaşma” ve “eylem planı”, kapsamlı kentsel dönüşüm projelerinin gerçekleştirilmesi için olmazsa olmaz şart olmalıdır.

Kentsel dönüşüm/yenileme projeleri doğası gereği “uzlaşma” gerektirir. Projeden doğrudan ya da dolaylı etkilenen tarafların uzlaşma süreci içinde yer almaları, bir yandan proje geliştirme aşamasında “gerilimi” azaltırken, bir yandan da kendimize özgü uygulanabilir ve yaygınlaşabilir proje model ve yöntemlerin ortaya çıkmasını sağlamaktadır.

Uzlaşma stratejileri ortaya konulurken:

  • Merkezî yönetim, yerel yönetim,
  • Yerel yönetim, özel sektör,
  • Yerel yönetim, mülk sahipleri, yaşayanlar,
  • Kamu, özel ve sivil örgütler

arasındaki işbirliği ya da ortaklık yaklaşımları:

  • Proje geliştirme şirketi (Portakal Çiçeği Vadisi, Dikmen Vadisi-Ankara),
  • Sözleşme (Sulukule-İstanbul, Zafer Plaza-Bursa)
  • Dernek (Kartal Dönüşüm Projesi-İstanbul, Maltepe Dragos Dönüşüm Projesi-İstanbul)
  • İhale (Tarlabaşı Yenileme Projesi-İstanbul- Fener Balat Yenileme Projesi-İstanbul)

gibi bazı projelerde uygulanmaktadır.

Portakal Çiçeği Vadisi örneğinde proje ortaklığı, kamu-özel sektör işbirliği, arsa sahipleri ve girişimcinin de katılımı ile gerçekleşmiştir. Özellikle, arsa sahipleri, proje kararlarına, temsilcilerinin şirket yönetim ve denetim kurullarında temsil edilmesiyle katılmışlardır. Ayrıca, şirket tarafından gündeme getirilen her türlü öneri, arsa sahipleri ile yapılan aylık toplantılarda da ele alınmıştır.

Dikmen Vadisi projesinde ise proje geliştirme yükümlülüğünü, Ankara Büyükşehir Belediyesi ve ilçe belediyelerinin katılımı ile yine şirket üstlenmiştir. Ancak işbirliği, şirket ve belediye yöneticileri ile hak sahiplerinin kooperatifler çatısı altında örgütlenerek, temsilcileri aracılığı ile katıldıkları proje karar kurulu oluşturulması ile sağlanmıştır. Kurulun amacı, proje ile ilgili her türlü kararın, birlikte tartışılarak oybirliği ile alınmasını sağlamaktır.

Kartal ve Maltepe Dragos sanayi odaklı kentsel dönüşüm projelerinde, belediye ve mülk sahipleri arasındaki işbirliği mülk sahiplerinin “dernek” çatısı altında örgütlenmeleriyle sağlanmaktadır. Mülk sahipleri dernek aracılığıyla, planlama ve proje geliştirme konularında belediye ile işbirliği yapmaktadır.

Kartal Kentsel Dönüşüm Projesi’nde yarışma yoluyla elde edilen fikir projesi, mülk sahiplerinden oluşan dernek ve belediye işbirliği ile geliştirilmektedir.

Tarlabaşı 1. Etap Yenileme Projesi ise belediye ile özel sektör arasında ihale yöntemi ile gerçekleştirilmeye çalışılan bir projedir. Proje, belediye ve özel sektör işbirliğine, mülk sahiplerinin de uzlaşma yoluyla katılımlarını sağlamayı hedeflemektedir. (Resim 1)

Gündemde bulunan bazı projeler, gayrimenkul geliştirme, yaratılan değerin paylaşımı ve katılımcı planlama ve tasarım odaklı ele alınmaktadır. Günümüzde artık proje geliştirilirken ekonomik ve toplumsal gelişme ve yerel odaklı yaklaşımları da öncelikli olarak ele almak zorundayız. Kamu odaklı geliştirilen projelerde ortaya çıkan gerilimin azaltılması ve kapsamlı dönüşümün mekânsal, toplumsal ve ekonomik boyutunu da dikkate alan “yerinde dönüşüm” sürecinin yaşanması için:

  • Uzlaşma yönetimi (6B)
  • Stratejik eylem planlaması (6E) vb. konular kentleşme gündemimizin en önemli ve öncelikli iki maddesi olacaktır.

UZLAŞMA YÖNETİMİ VE 6B BİLEŞENİ

Kentsel dönüşüm projelerinde geniş katılımlı bir uzlaşma kültürünün oluşması gerekmektedir. Uzlaşma sürecinde, katılım seviyesinin artırılması için bilgi, bilinç, buluşma, beklenti, belirsizlik ve benimseme (6B) bileşenleri önem kazanmaktadır.

Bilgi

Uzlaşma yönetiminde en önemli bileşen, taraflar arasında doğru, şeffaf ve zamanında bilgi ve belge akışının sağlanmasıdır. Bilgilendirme süreci içinde taraflardan özellikle kamu ve özel sektörün, proje hakkında doğru bilgiyi zamanında mülk sahipleri ve yaşayanlara iletmesi ve paylaşıma açması, belirsizliklerin ortadan kalkmasını sağlamaktadır. Bilgilendirme süreci:

  • Proje alanının tespit kriterleri ve gerekçeleri,
  • Planlama ve proje İlkeleri,
  • Proje yaklaşım ve modeli,
  • Projenin mekânsal, sosyal ve ekonomik boyutu,
  • Sorunlar ve fırsatlar,
  • Yasal süreç,
  • Uzlaşma süreci,
  • Zamanlama ve uygulama süreci,
  • Paylaşım yaklaşımı,
  • Piyasa koşulları,
  • Kentsel riskler,
  • Plan ve proje dokümanları,
  • Yasal belgeler

vb diğer konuları kapsamaktadır. Bilgilendirme sürecinde özellikle kamu yönetimi her türlü bilgi ve belgeyi taraflarla zamanında, saydam ve eksiksiz paylaşmalıdır.

Bilinç

Uzlaşma yönetiminin ikinci bileşeni ise bilinçlendirme sürecini kapsamaktadır. Taraflardan, özellikle projeden birinci derecede etkilenen mülk sahibi ya da kiracılara yönelik, projenin ortaya koyacağı yenilikler, fırsatlar ve kazanımlar konusunda bilinçlendirme çalışması yapılmalıdır. Bilinçlendirme aşamasında:

  • Yeni yaşam alanı,
  • Değer artışı,
  • Tarihî ve kültürel değerler,
  • Doğal değerler,
  • Kentsel riskler,
  • Yapı ve yaşam riski,
  • Piyasa koşulları,
  • Haklar (yasal ve demokratik),
  • İşbirliği,
  • Katılımcı planlama,
  • Uzlaşma ilkeleri,
  • Ortak hareket,
  • Kurumsal destek,
  • Uzmanlardan yararlanma,
  • Yerel proje geliştirme kültürü,
  • Yerel dinamikler,

vb diğer konular ele alınmaktadır.

Buluşma

Bilgilendirme ve bilinçlendirme çalışmaları tarafların buluşturuldukları ikili ve çoklu görüşme ve toplantılarla yapılmaktadır. Kapsamlı dönüşüm/yenileme projelerinde katılım seviyesinin artırılması tasarımdan uygulamaya kadar alınacak tüm kararların proje geliştirme süreci içindeki tüm tarafların biraraya gelecekleri ortamlarının yaratılması uzlaşmanın en temel bileşenidir. Buluşma ortamlarda “hoşgörü” ve “diyalog” uzlaşma kültürünün oluşmasının olmazsa olmaz en önemli kavramlarıdır. Buluşmalar:

  • Belediye, yatırımcı, mülk sahipleri, sivil toplum örgütleri,
  • Bürokrasi, proje geliştiricileri, mülk sahipleri,
  • Planlama, tasarım, uygulama (plancı, tasarımcı, mühendis)
  • Kiracı, belediye, mülk sahipleri,
  • Sivil toplum örgütleri, yerel örgütler,
  • Gayrimenkul-finans-tasarım sektörleri,

vb çeşitli taraflar arasında gerçekleşmektedir. İkili ve çoklu buluşmaların temel amacı, proje senaryosu çerçevesinde projeden doğrudan ve dolaylı etkilenen tarafların senaryonun oluşumuna katkı sağlamaları ve karar süreçlerine katılmalarıdır.

Beklenti

Uzlaşma sürecinde, projeden doğrudan ya da dolaylı olarak etkilenen belediye, yatırımcı, mülk sahipleri, kiracılar ve sivil toplum örgütlerden oluşan taraflar arasındaki kendisinin diğer taraftan beklentisi ile diğer tarafın kendisinden beklentisini ele alan “beklenti yönetimi” önem kazanmaktadır. Beklenti yönetiminin tarafları olan belediye, yatırımcı, mülk sahipleri, yaşayanlar (kiracılar) ve sivil toplum örgütleri;

  • Eşitlikçi yapılaşma hakları,
  • Planlama sürecinin hızlandırılması,
  • İstihdam yaratma,
  • Toplumsal ve ekonomik proje öncelikleri,
  • Kira yardımı,
  • Proje finansmanı,
  • Makul paylaşım oranı,
  • Planlama ve proje süresi,
  • Karar süreçlerine katılım düzeyi,
  • Ekonomik kriz etkileri,
  • Uzlaşma süreci

vb konularda beklentilerinin ortak bir paydada gerçekleşmesini istemektedirler. Ayrıca, beklentilerin yönetiminin olmazsa olmaz koşulu ise “bireysel çıkar” ile “toplumsal çıkar” arasındaki hassas dengenin kurulmasıdır. Denge sağlamak için en temel soru ise, projede yaratılan değerden kamu/toplum ne oranda ve nasıl pay alacaktır, sorusudur.

Belirsizlik

Uzlaşma sürecinde çeşitli nedenlerle kararların zamanında alınamaması ya da alınan kararların uygulanamaması sonucunda özellikle proje alanında yaşayanlar ve mülk sahipleri için birtakım belirsizlikler ortaya çıkmaktadır. Mevcut projeler dikkate alındığında;

  • Uzlaşma ilkeleri,
  • Paylaşım oranları,
  • Bürokratik süreçler,
  • Yasal süreçler,
  • Uygulama süreci,
  • Zamanlama,
  • Planlama ve proje süreçlerinde söz hakkı,
  • Karar süreçlerine katılım,
  • Uzlaşma süreci,
  • Sosyal projeler,
  • Ekonomik kriz etkileri,

vb konularda zamanında ortak bir çözüm bulunmaması belirsizlik ortamı oluşturmaktadır. Belirsizliklerin ortadan kaldırılması için “yetki paylaşılmalı”, “izleme ve değerleme” yöntemleri geliştirilmeli ve “politik kararlılık” ortaya konulmalıdır.

Benimseme

Uzlaşma yönetiminin son bileşeni ise benimseme aşamasıdır. Proje yaklaşımından ortaya çıkan değerin paylaşımına kadar tüm karar süreçlerindeki politikalar, stratejik hedefler ile aşağıdaki konular taraflarca benimsenmelidir.

  • Proje yaklaşımı,
  • Vizyon,
  • Stratejik hedefler ve öncelikler,
  • Planlama ve tasarım ilkeleri
  • Planlar, projeler ve mekânsal şema,
  • Katılım yaklaşımı,
  • Uzlaşma ilkeleri,
  • Strateji ve eylem planı,
  • Stratejik sosyal plan,
  • Bürokrasi yaklaşımı,
  • Politik kararlılık

(Şekil 2)

TARLABAŞI ÖRNEĞİ

Tarlabaşı 1. Etap Yenileme Projesi’nde 2008 yılı ilk yarısında, projenin uygulanması için gerçek ve tüzel kişilerden oluşan mülk sahiplerinin projeye anlaşma yoluyla katılmalarının sağlanması konusunda “uzlaşma yönetim” süreci gerçekleştirilmiştir. Uzlaşma sürecinde, projenin sosyal ve ekonomik boyutunun da önemi dikkate alınarak sosyal ve ekonomik doku analizi ve analiz sonuçlarının veri olarak kullanıldığı stratejik sosyal plan taslağı da bir sosyal sorumluluk ve katılımcı planlama gereği uzlaşma yönetimi tarafından hazırlanmıştır.

Uzlaşma stratejileri ortaya konulurken, mülk sahipleri ile yatırımcı arasında yaratılan değerin paylaşımının yanı sıra, özellikle alanda yaşayanlar için sosyal ve ekonomik değerin artırılması hedefleri de gözönüne alınarak, belediye, yatırımcı, dernek, mülk sahipleri ve proje alanında yaşayanlar ile birlikte süreç içinde stratejiler geliştirilmiştir. Bunlar:

  • Avan proje, değer tespitleri ve pay hakları konusunda mülk sahiplerini bilgilendirmek;
  • Mülk sahipleri ve yaşayanları değer paylaşımı, tarihî miras, yapı riski, yaşam kalitesi, sosyal ve ekonomik kalkınma konusunda bilinçlendirmek;
  • Projeden etkilenen tarafların beklentilerini yönetmek;
  • Katılım seviyesini yükseltmek ve uzlaşma sağlamak üzere projeyi uygulayan ile projeden doğrudan etkilenen tarafları buluşturmak;
  • Sorun ve fırsatları tespit ederek belirsizlikleri ortadan kaldırmak;
  • Proje ve stratejik sosyal planın taraflarca benimsenmesini sağlamaktır.

Bir başka deyişle, uzlaşma yönetim süreci içinde, taraflar arasında katılım etkisinin artırılması için 6B aşamaları dikkate alınarak, taraflar arasında çok sayıda toplantı ve yüz yüze görüşme gerçekleştirilmiştir.

STRATEJİK EYLEM PLANLAMASI STRATEJİ ÇERÇEVESİ (6E)

Kapsamlı kentsel dönüşüm projelerinin çok sektörlü ve çok aktörlü işbirliklerini içermesi ve toplumsal, mekânsal ve ekonomik boyutları ile uyumlu bir eylem sürecini kapsaması, uzlaşma yönetimi yaklaşımının ardından stratejik eylem planlama yaklaşımını da gündeme getirmelidir. Stratejik eylem planlarının strateji ve eylem alanları, sürdürülebilir gelişmenin temel ilkesi olan ekonomi, eşitlik ve ekoloji bileşenlerinin yanı sıra, projelerin yapılabilirliğini sağlayan etkin olma, elde edilebilirlik ve entegrasyon (6E) temel ilkelerini de kapsamalıdır. Sürdürebilir gelişmenin ve projenin yapılabilir kılınmasının temel ilkeleri:

  • Yerel ekonominin geliştirilmesini sağlayan ekonomi;
  • Kamu kaynaklarına herkesin eşit erişimini sağlayan ve proje değerini eşit paylaşmayı dikkate alan eşitlik;
  • Çevre ve kültür değerleri koruyan ekoloji;
  • Kamu sektörü, özel sektör ve sivil toplum örgütleri ile gücün paylaşımını sağlayan etkin olma;
  • Kamusal alanların uzlaşma ve yenilikçi yaklaşımlarla elde edilebilirliği;
  • Toplumsal, ekonomik ve mekansal entegrasyon;

(6E) bileşenleri stratejik eylem planlamasının stratejik çerçevesini oluşturmalıdır. (Şekil 3)

STRATEJİK SOSYAL PLAN ÇERÇEVESİNDE TARLABAŞI ÖRNEĞİ

Tarlabaşı Yenileme Alanı’nda, mülkiyetin çok hisseli oluşu, kiracı oranının yüksekliği ve mülk sahiplerinin proje finansmanına katılma kapasitelerinin bulunmayışı, beraberinde çok sorunlu bir yapı ortaya çıkarmaktadır. Böyle bir yapı içinde yaşayanların sosyal ve ekonomik yapıları detaylı ve hassas bir biçimde araştırılarak, projeden olumsuz etkilenme düzeyini en aza indirecek hedef ve eylem alanlarını içeren bir Stratejik Sosyal Plan hazırlanmıştır.

Stratejik Sosyal Plan’da ortaya konulan vizyon ve amaçlarının gerçekleştirilmesi için dört temayı ele alan stratejik hedefler ve eylem alanları ortaya konulmuştur.

Yeniden Yerleştirme

Bir yoksulluk alanında geliştirilecek projenin temel ilkesinin, mülk sahiplerinin projede yaratılan değerden pay almaları ya da yaşamlarını yeniden proje alanında devam ettirmeleri yaklaşımı olması nedeniyle, yeniden yerleştirme bileşeni çerçevesinde kabul edilebilir öneriler sunulmalıdır. Bu nedenle, yeni yaşamlarını aynı alanda devam ettirecek ya da farklı alanlarda sürdürmek zorunda kalacaklar için entegrasyon sorunlarına yönelik kapsamlı program ve projeler üretilmelidir.

Gelir Yaratma ve İyileştirme

SSP’nin ana amacının sosyal ve ekonomik gelişmeyi sağlamak olduğu gözönüne alındığında, proje alanında yaşayan, ister mülk sahibi isterse kiracı konumundaki yoksul kesimin gelirinin artırılması ya da gelir yaratılması için kısa ve uzun vadeli çalışmalar yapılmalıdır. Kamu, özel ve sivil örgütlerin katılımı ile hazırlanacak eylem planı, projenin öncelikli adımı olmalıdır. Bu nedenle, gelir düzeyinin arttırılması için belediye, sivil toplum örgütleri ve üniversitelerin, hedef kitleye teknik ve finansman desteği vermeleri sağlanmalıdır.

Sosyal Gelişme ve Bütünleşme

İstanbul’un en önemli merkezindeki bu alanın, kent ile mekânsal ve sosyal bütünleşmesi, ancak bölgede yaşayanların sosyal gelişmişlik düzeyinin artırılması ile mümkün olacaktır. Bölgede yaşayanların gelir düzeylerinin artırılmasına yönelik istihdam odaklı iş yaratma programları, öncelikli olarak bireysel refahı, ardından da sosyal gelişmeyi sağlayacak ve ayrışma yerine bütünleşmenin sağlanmasına yardımcı olacaktır. Kentsel bütünleşmenin sağlanması için özellikle çocuklar, gençler ve kadınlar için eğitim programları hazırlanarak kapasitelerinin artırılması gerekmektedir.

Yerel Bazlı Örgütlenme

Stratejik Sosyal Plan kapsamında ele alınan stratejilere uygun eylemlerin gerçekleştirilmesi için “aşağıdan yukarı örgütlenme” yapısının ele alınacağı bir yaklaşım benimsenmelidir. Yaklaşımın temel ilkesi ise belediye, yatırımcı ve yaşayanların geniş katılımı içinde işbirliği ortamlarının yaratılması olmalıdır. Tarlabaşı Yenileme Projesi’nin başarı şansı katılım seviyesinin üst düzeylere çıkarılmasına bağlıdır. Katılım seviyesinin artırılması için “aşağıdan yukarı” ve “yukarıdan aşağı” karar alma süreçlerinin işletilmesi gerekmektedir. Süreçlerinin oluşması için yerel bazlı örgütlenmelere gereksinim olacaktır.Yerel bazlı örgütlenme yapısının oluşturulması ve proje alanında yaşayanların örgütlenme potansiyelinin geliştirilmesi için yerel komitelerin oluşturulmasına yardımcı olunmalıdır. Ayrıca, bölgede kurulacak bir “toplum merkezi”nde yer alacak uzmanların danışmanlığında, sosyal plana geniş katılımı sağlamak üzere bölge halkı ile görüşmeler yapılarak sorun ve çözüm yolları birlikte aranmalıdır.

SONUÇ OLARAK

Kentsel dönüşüm/yenileme projelerinin geliştirilmesi süreci içinde uzlaşma yönetimi ve stratejik eylem planı, projeden etkilenen tarafların beklentilerini dikkate alınmasını sağlayacaktır. Sosyal ve ekonomik boyutlarını da dikkate alan kapsamlı bir projenin, uzlaşma yoluyla gerçekleştirilmesi için projeden doğrudan ve dolaylı etkilenen tarafların, projeye çözüm ortağı olmaları gerekmektedir.

Yenileme alanında imar haklarının kısıtlı olması hem paylaşım hem de sosyal ve ekonomik projelerin gerçekleştirilmesi konusunda çözümlerin ortaya konulmasını zorlaştırmaktadır. Tarlabaşı Yenileme Projesi’nde, yasanın sağladığı olanaklardan yararlanarak, imar hakkının artırılması ve bu hakkın, proje alanında kullanılmayıp, bir başka proje alanına transferi sağlanarak, hem paylaşım konusunda iyileştirme sağlanmış hem de yoksulluk sınırı içinde yaşayan mülk sahibi ve kiracılara yönelik Stratejik Sosyal Plan’da önerilen, sosyal ve ekonomik projelerin gerçekleştirilmesi için kaynak yaratılmış olacaktır.

A. Faruk Göksu, Öğr. Gör., MSGSÜ Şehir ve Bölge Planlama Bölümü

NOTLAR

1. İngiliz Merkezi Hükümeti

2. Igloo Dönüşüm Fonu’nun Genel Müdürü, Chris Brown.

3. A. Faruk Göksu.

Bu icerik 7867 defa görüntülenmiştir.