367
EYLÜL-EKİM 2012
 
MİMARLIK'tan

MİMARLIK DÜNYASINDAN

  • Cami
    Doğan Kuban, Prof. Dr., Mimarlık Tarihçisi

YAYINLAR



KÜNYE
ÇEVRE DUYARLI MİMARLIK

Ekolojik Mimarlık: Doğu Karadeniz Kırsal Konutu

Tülay Zorlu
Yrd. Doç. Dr., KTÜ Mimarlık Bölümü

Serap Faiz
Arş. Gör., KTÜ Mimarlık Bölümü

“En uygun çözümü doğa bulur” düşüncesi, ekolojik dengelerin iyi kurulduğu geleneksel / kırsal mimariye yeniden bakmayı gerektiriyor. Yazarlar, coğrafyası ve iklimi gereği ekolojik dengeler üzerine oturan Doğu Karadeniz Bölgesi’nin kırsal konutlarında uygulama pratiklerinin izini sürüyorlar.

EKOLOJİK TASARIM

Ekoloji, doğa ve insan kaynaklarının rasyonel kullanımı ile ürünün yapım aşamasından, kullanım sürecine ve ömrünü tüketip yok oluşuna kadar geçen her aşamada çevre sistemlerine olumsuz etkilerin en az düzeyde olmasını sağlamaya yönelik çalışmalar olarak tanımlanır. Bu anlamda ekolojik ilkelere dayalı tasarımlar, “eski binaların yeniden kullanımı”, “akıllı binalar” ve “ekolojik ilkelere uygun tasarım” olarak üç başlıkta ele alınabilir. Bu çalışmada, Doğu Karadeniz Bölgesi kırsal konutları ekolojik yerleşim ve tasarım kriterleri bağlamında değerlendirilmektedir. (1)

Ekoloji-Yerel / Vernaküler Mimari İlişkisi

Mimarlıkta ekoloji doğa ile uyum içinde yaşamaktır. Geleneksel, kırsal mimari, herşeyden önce doğaya uygun yapım tarzıdır. Geleneksel mimarilerin oluşmasında etkili temel faktörler, iklim koşulları, yöredeki mevcut yapı malzemeleri, bu malzemelerin kullanımı ile gelenekselleşen yapı teknolojisi ve maddi-manevi kültür öğeleridir. Geleneksel / kırsal mimarlık örnekleri analiz edildiğinde bugünün gündemini oluşturan ekolojik yaklaşımın, bu örneklerde çok önceden benimsendiği ve bu bağlamda çevre ve iklimle dengeli çözümlere ulaşıldığı görülmektedir. Yerel mimari ürünü yapılarda strüktür ve teknoloji farklı olabilir, ancak yapı malzemesi her zaman doğaldır, yapılar iklime ve doğaya uyumludur. (2)

EKOLOJİK TASARIM İLKELERİ

Ekolojik tasarımda iklimsel özellikleri dikkate alarak, binanın konumlandırılması ile başlayan, bina tasarım düzeni, bina formu, mekân organizasyonu, malzeme seçimi vb. ile devam eden fiziksel kriterler söz konusudur. (3)

Yerleşim Kriterleri

Yapının çevreyle bir bütün olarak tasarlanması gerekliliğini savunan ekolojik mimarlıkta, yapının konumlandırılacağı arazi verileri, topografya, iklimsel veriler, doğal çevre örtüsü, ekolojik tasarıma ön veri oluşturan kriterlerdir. Bu kriterler yapının konumlandırılmasında, yönlendirilmesinde, yapı formunun oluşturulmasında ve malzeme seçiminde etkilidir.

Yapının çevre ve doğa ile bağlantısı üzerinde bulunduğu arazi ile sağlanır. Yapının arazi üzerine doğru şekilde konumlandırılması ve yönlendirilmesi enerji gereksiniminin belirlenmesinde önemli rol oynamaktadır. (4) Ekolojik tasarımda yapının araziye yerleşiminde arazinin doğal formunun korunması, mevcut durumu bozacak hafriyat ve dolgu gibi maliyeti yüksek uygulamalardan kaçınılması önemlidir. (5)

Ekolojik bina tasarımını etkileyen iklimsel veriler, güneş ısınım, rüzgâr ve hava hareketleri, sıcaklık ve nemdir. Yağış faktörü de yapı tasarımını, kullanılan malzemelerin türünü ve detayları etkilemektedir. En uygun yönlendirme için güneş ve rüzgâr etkileri gözönünde bulundurulmalı gerektiğinde yapının çevresindeki bitki ve ağaçlardan yararlanarak yapının rüzgâr ve güneş etkilerinden korunması sağlanmalıdır.

Tasarım Kriterleri

Ekolojik mimaride harcanacak enerjiyi en aza indirmek ve harcanan enerjiden en üst seviyede kazanç sağlamak en önemli kriterlerdendir. Bu amaçla bina tasarımında bina formu, mekân organizasyonu, bina kabuğunda malzeme ve strüktür belirlenirken belli kriterlere dikkat edilmelidir.

Bina formu ve yüzey alanları binanın ısı tutuculuğunun ve gölgelenme imkânının belirlenmesi açısından önemlidir. İhtiyaca göre bina formundaki girinti ve çıkıntılar, saçaklar, açık ya da kapalı çıkmalar, yoluyla güneşlenme ve gölgelenme imkânları sağlanmalıdır. (6) Mekân organizasyonunda, mekânların kullanım amacına bağlı olarak ihtiyaç duyacağı ısı ve ışık düzeyi gözönünde bulundurulmalı ve doğal havalandırma sağlamak üzere gerekli düzenlemeler yapılmalıdır.


Bina kabuğu bina ile dış çevreyi birbirinden ayıran bir tasarım öğesidir. Bina kabuğunda yer alan kapı ve pencere boşluklarının oran ve kabuk üzerindeki yerleşimi, malzeme, binanın ısı kayıp ve kazançlarını, dolayısıyla iç mekândaki konfor şartlarını belirlemektedir.

Yapı ile birlikte yapıda kullanılan malzemeler de ekosistemin bir parçasıdır. Ekolojik tasarımlarda üretim ve nakliye aşamasında az enerjiye ihtiyaç duyulan ve bu aşamalarda doğaya mümkün olduğunca az zarar veren doğal ve çevreye saygılı malzemeler kullanılmalıdır. Malzemeler binanın yapım, kullanım ve yıkım aşamalarında doğaya en az zararı vermeli, yıkımdan sonra tekrar kullanılabilmelidir.

EKOLOJİK İLKELER: DOĞU KARADENİZ KIRSAL KONUTU

Topografya ve Yönlenme

Doğu Karadeniz Bölgesi, topografik özellikler açısından düzenli yerleşmelere en az elverişli bölgelerden biridir. Bu sebeple dağınık yerleşimler söz konusudur. Yerleşmelerde, topografyaya bağlı olarak vadi yamaçları ve rüzgâr almayan bölgeler tercih edilmiştir. Bölgede kuvvetli rüzgâr alan sırtlar, uzun süre gölgede kalan alanlar ile sel tehlikesi ile karşılaşılan vadi tabanları yerleşim için uygun görülmemiştir. (7)(Resim1-4) Arazi eğimine uygun şekilde konumlandırılan konutlarda hâkim rüzgâr yönündeki mekânları rüzgârdan korumak amacıyla yapraklarını dökmeyen ağaçlar dikilmiştir. (8)

İklim

Bölge iklimi, ılıman-nemli özellik taşıyan iklim tipidir. Bölgede yağış oranının fazla olması, deniz etkisi, sık bitki örtüsü ve hava hareketlerini etkileyen topografya nedeniyle nem oranı normalin üzerindedir. Bölgeye yönelik rüzgârlar en çok güney-batı-kuzey yelpazesi içindedir. Bölgenin geleneksel / kırsal konutlarında, nemin etkilerini azaltabilmek için bölgede ayrık yerleşim tercih edilmiş ve havalandırmaya olanak sağlayan yapı malzemeleri ve konstrüksiyon yöntemleri kullanılmıştır. Konutlarda yaşama katı duvarları yoğuşma oluşturmayan hafif ahşap malzemelerden seçilirken, rakım yükseldikçe ısı geçirgenlik direnci az olan ahşap yerini daha yüksek dirence sahip dolma ve taş duvarlara bırakmıştır. Ayrıca saçak ve çatılarda yer alan açıklıklardan doğal havalandırma sağlanarak nemin yapı üzerindeki etkileri hafifletilmiştir. (9) (Resim 5-7)

Bölgeye yönelik kuzey-kuzeybatı rüzgârları deniz nemini taşıdıkları için serindir. Yağmur damlalarının çarpması ve nem sonucunda bu yöndeki yapı yüzeylerinde erken bozulma ve aşınma görülür. Rüzgârın ve beraberinde getirdiği yağmur damlalarının olumsuz etkisini azaltmak için bu yöne bakan yüzeyler dayanıklı malzemelerden yapılmış ve geniş saçaklar tarafından korunmuştur. (Resim 8-11)

Form ve Plan Kurgusu

Doğu Karadeniz Bölgesi kırsal konutları, eğimli araziye kurulu, bir yanı yukarı yamaca yaslı, diğer yanı vadiye bakan, kütle hareketleri olmayan, yalın formlu, rasyonel yapılardır. (10) Bu formlar, malzeme kullanımı, işçilik ve iklimsel etkenler karşısında ekonomi sağlayan, yapı ve bağlantı sorunları basite indirgenmiş rasyonel formlardır. Aşağı yönde, eğimden kazanılmış boşluğa yerleştirilen ahırın üstüne zemin katta yatak odaları denk getirilmiş, eve giriş ve diğer mekânlar hemzemin olarak konumlandırılmıştır. (11) Döşemesi ahşap olan bu bölümün ahır üzerine denk getirilme nedenlerinden biri de süt hayvanlarının sıcaklığından yararlanmaktır. Ancak hayvan sıcaklığı yanında çeşitli kokuların olumsuz etkilerini önlemek amacıyla, kat döşemesinde toprak yalıtım, ot bölmesi veya içinde yürünebilen samanlık katı eklenerek yalıtım sağlanmıştır. (12)

Topografyanın zorunlu sonucu olarak doğuya ve batıya yönelen konutlardaki çift kapılı plan düzeni yaz ve kış aylarında farklı iklimsel konfora sahip iki avlu kullanımını sağlamıştır. Ayrıca karşılıklı giriş kapıları ile konut içinde hava akımı da elde edilmiştir. (13) (Resim 12, 13)

Konutlardaki balkon konumundaki çıkmalar, servis mekânlarının ev kütlesinden ötelenmesi, ot, sebze kurutma ve depolama amaçlarına yönelik olarak kullanılmaktadır. Açık ve kapalı tiplerine rastlanılan çıkmalardan daha çok kurutma amaçlarına yönelik olan açık çıkmalar, genelde sürekli güneş alan güney yönünde konumlandırılmıştır. (14)

Bütün plan tiplerinde görülen ve çeşitli ihtiyaçlara cevap veren, ev halkının biraraya geldiği büyük bir mekân vardır. Bu mekâna Doğu Karadeniz Bölgesi’nin doğusunda “hayat” batısında ise “salon” gibi farklı isimler verilmektedir. Her iki mekân da plan düzenleyicisi olmakla birlikte fonksiyon yönünden aralarında farklar vardır. (15) Plan tiplerini genel bakışla “hayatlı tip” ve “salonlu tip” olarak ikiye ayırmak mümkündür.

Salonlu tip evler: Evin çapraz ekseni üzerinde yer alan salon, aile bireylerinin toplandığı içinde yemek pişirilmeyen büyükçe bir mekândır. Salonlu tipte orta mekân tektir ve bütün odalar oraya açılır. (16)

Hayatlı tip evler: Hayat, tüm gündüz eylemlerinin (yeme, pişirme, oturma, konuk ağırlama, imeceler, eğlenceler vb.) yapıldığı ve diğer odalara da buradan geçilen büyük bir mekândır. Ocak, pişirme yemek ve bunlara bağlı ambar, kiler gibi depolar buraya açılmaktadır. Fonksiyonu ve strüktürü ile ocak, hayatın en belirli elemanıdır. (17)

Dış Duvar Sistemleri

Bu bölgede konutlar genel olarak taşıyıcı sistem açısından bir bütünlük gösterir. Dış duvar sistemleri genel olarak ahşap yığma, ahşap iskeletli ve kâgir olmak üzere üç türdür. (Resim 14-17) En çok rastlanılan taşıyıcı sistem ahşap iskelet (çatma) sistemdir. (18)

Ahşap Yığma Duvar Sistemi: Ahşap malzemenin birbiri üzerine yatay biçimde bindirilmesiyle kurulan sistemdir. Kullanılan tahtalar 4-6 cm kalınlıkta, 20-30 cm genişliktedir. Boyları ise en az bir oda boyutundadır. Üst üste binen tahtalar, ağaç kavelalarla birbirine tutturulmuş ve bağlantı yüzeylerine, yağışlara karşı özel profil uygulanmıştır. Bu sisteme dayanıklı ağacın bol olduğu Of-Hopa arasındaki bölgenin yüksek kesimlerinde daha sık olarak rastlanmaktadır. (19)

Ahşap İskeletli (Çatma) Duvarlar: Yapı yüklerinin duvar bünyesindeki ahşap dikme ve kirişler aracılığı ile zemine aktardığı sistemlerdir. Konstrüksiyon ve görünüş olarak “ahşap dolma”, “göz dolma” ve “muska dolma” olmak üzere üç türü bulunmaktadır. (20) Ahşap dolma duvarlarda, taşıyıcı dikmeler arasında dolgu elemanı olarak ahşap kullanılmıştır. Dolgu ahşabı, yörelere göre farklılaşan ölçülerde 2,5-6 cm kalınlık ve 25-35 cm genişliktedir. Göz dolma duvarlarda 17-35 cm gibi sık aralıklarla düşey taşıyıcılara dik yatay elemanlar yerleştirilerek yapı cephesinin kareye yakın dikdörtgenlerden oluşması sağlanmıştır. “Göz” adı verilen bu dörtgenlere dolgu elemanı olarak kil ile bağlayıcılığı sağlanan taş kırıkları ya da derelerden alınarak kenarları tıraşlanan sel taşları tek ve blok halde konulmaktadır. Muskalı dolma duvarlarda, göz dolma sisteminde anlatıldığı gibi düzenlenen düşey taşıyıcılar, bu kez yaklaşık 45 derece eğimli çapraz ahşap elemanlarla (payanda) bölünmüşlerdir. Duvar yüzeyinde oluşan üçgenlerin içlerine taş kırıklarından dolgu yapılmıştır.

Kâgir Duvarlar: Bölge konutlarının temelleri, ahır katı duvarları ya da zemin katlarının şeve gömülü arka duvarları kâgirdir. Bu duvarlar, her türlü taş kullanılarak örülen moloz, kaba yonu ve ince yonu taş duvarlardır. (21)

Özellikle nemli iklimlerde yapıların doğal yöntemler kullanılarak havalandırılması önemlidir. Doğu Karadeniz yöresinin yerel mimarlık ürünü olan, ahşap iskelet içine dolgu sistemi yöredeki ağır nem varlığı karşısında özellikle konut mekânlarında doğal havalandırma sistemini sağlayan özelliktedir. Ahşap taşıyıcı sistemin dolgu malzemesi, genelde yerel taş parçaları ile oluşturulmuş ve böylece taşların aralarından havanın iç mekâna geçmesiyle bir doğal iklimlendirme yaratılmıştır. Genelde, bu akımı kesmek için yalnızca iç duvarlara yapılan alçı sıva ile yetinilmiştir.

Konutlarda yönlere göre uygun malzeme ve konstrüksiyonlar seçilmiştir. En az yağış gelen doğu yönde derzleri çok olan dolma konstrüksiyon, rüzgârla yağışın geldiği batı ve kuzey yönde neme dayanıklı taş ve sert ağaç duvarlar; güneşli güney yönde de ince bir konstrüksiyon olan ahşap kullanılmıştır.

Rakım yükseldikçe, ısı geçirgenlik direnci dolma ve taş duvara göre daha düşük olan ahşap duvarlar azalırken, daha yüksek dirence sahip taş duvarlar artmaktadır. Yağış ve nemin çok olduğu yörelerde de yoğuşma oluşturmayan ahşap malzeme daha çok kullanılırken, taş ve dolma duvarların kullanımı azdır. (22)

Doğu Karadeniz'de konutların çatı ve duvarlarından oluşan dış kabuklarında, değişik işlevlere sahip çeşitli formda pencereler bulunmaktadır. Yerleşme rakımı yükseldikçe konutların cephelerindeki pencere sayılarında, düşme görülür. Rakıma bağlı olarak dış hava sıcaklığı azaldığından, ısı kaybına neden olan pencerelerin sayıları da azalır. (23) Konutların büyük bölümünde, gündüz yaşama mekânlarının aydınlık düzeyleri çok düşük orandadır. Pencereler daha çok yatak odaları bölümünde yoğunlaşmıştır.

Konutlar yapıyı yağışlardan koruyan ahşap konstrüksiyonlu ve eğimli bir çatıya sahiptir. Çatı formu son derece basittir. Çatı formu sudan arınım özelliği açısından; iki yöne (semer), üç yöne (omuz) ve dört yöne eğimli (dört omuz) olmak üzere üç çeşittir. (24) Duvar yüzeylerini yağmurdan korumak ve bol olan yağmuru temellerden uzaklaştırmak için saçaklara çok önem verilmiştir. Genelde depolama amaçlı kullanılan çatı boşlukları, saçak aralarından veya çatı parapetindeki açıklıklardan sürekli havalanmaktadır.

Malzeme

Yaygın olarak kullanılan malzeme ahşap ve taştır. Bölgenin yağışlı iklimi sebebiyle kil kerpiç olarak değil, bağlayıcı olarak kullanılmıştır. (25) Bölgenin kırsal kesim yapılarında yaşama katını zeminden ayıran duvarlarda, ahır ve depo mekânlarının duvarlarında istisnasız taş malzeme kullanılmıştır. Yüksek nemlilikteki bölgede sulu ya da nemli zeminden, nemi çok daha az tutan doğal taş duvara, bu malzemeden de neme dayanıksız ağaç malzemeye geçiş görülmektedir. (Resim 18)

Yapı üretiminde genellikle sert, neme ve ısı değişimlerine dayanıklı ve uzun sürede bozulmayan kestane ağacı kullanılmaktadır. Bu malzeme daha çok Trabzon’un doğusu, Rize sahili ve iç kesimlerde kullanılırken, Trabzon’un batısında ve Giresun’da dışbudak, karaağaç, kayın, ladin gibi ağaçlar tercih edilmektedir. (26) Ahşap nefes alan, kendisini yenileyebilen ve havayı temizleyebilen tek yapı malzemesidir. (27)

DEĞERLENDİRME

Ekolojik mimarlığın birçok tasarım stratejisi vernaküler mimarlık örnekleri ile desteklenerek açıklanmaktadır. (28) Bu anlamda Doğu Karadeniz Bölgesi geleneksel / kırsal konutları gerek fiziksel çevre koşullarına uyumu, gerek malzeme ve strüktür özellikleri, gerekse form ve plan kurgusuyla ekolojik yapılar olarak değerlendirilebilir. Bölgenin konutlarının formu ve konumlanışı tümüyle doğal topografya ile uyumludur. Yapının araziye yerleşiminde arazinin doğal formunun korunmasına dikkat edilmiştir. Ayrıca konutların arazi üzerine uygun konumlanışı ve yönelimi ile doğal çevre ve iklimin olumlu etkilerinden faydalanılmıştır. Açık, yarı açık ve kapalı mekânların örgütlenişinde kullanım amaçları, iklimsel veriler ve topografya birlikte değerlendirilmiş ve en ideal kullanım elde edilmiştir.

Bölgedeki kırsal konutlar sıcaklık, yağış, nem vb. mevcut iklim koşulları dikkate alınarak biçimlenmiştir. Gerek malzeme seçimi ve konstrüksiyonun oluşumunda gerekse araziye yerleşim ve yönlenmede iklimsel veriler dikkate alınmıştır. Konutlarda temel malzeme olan ahşap ve taş, tümüyle doğal malzemelerdir. Bu bakımdan malzemenin geri dönüşebilirliği söz konusudur. Sökülüp tekrar kurulabilen özelliğiyle yapım sistemi de malzemenin tekrar kullanılabilmesine imkân tanımaktadır. Malzemelerin tekrar kullanılabilir olması, geri dönüştürülüp değerlendirilmesi doğal kaynakların tüketimini azaltmaktadır. Ayrıca kullanılan malzemeler bu yöreden elde edildiğinden yerel kaynakların kullanımı söz konusudur ki bu hem enerji, hem mali anlamda tasarruf sağlamaktadır.

Fiziksel çevre koşullarına uyumlu olarak biçimlenmiş olan konutlar, çevredeki doğal malzemeler kullanılarak ve tümüyle insan gücüne dayanan bir üretim ve yapım süreciyle biçimlendiğinden enerji tasarrufu sağlanmasının yanı sıra üretim aşamasında atık madde ve yan ürün olarak zararlı maddelerin çıkması söz konusu değildir.

Bu bağlamda değerlendirildiğinde gerek yerleşim kriterleri, gerek iklim değişkenlerine uyumu, gerekse bina formu, mekân organizasyonu, bina kabuğu gibi tasarım kriterleri ve malzeme özellikleriyle Doğu Karadeniz Bölgesi geleneksel / kırsal konutları ekolojik tasarım kriterlerine uygun özelliktedirler.

NOTLAR

1. Tönük, 2001.

2. Şen vd. 2010, ss.29-40.

3. Tönük, 2001.

4. Lebens, 1980.

5. Crowther, 1992.

6. Akın, 2001.

7. Sümerkan, 1990, ss.94, 97-98, 112; Sümerkan, 1991, ss.173-183.

8. Engin, Vural, Vural, Sümerkan, 2007, ss.960-969.

9. Sümerkan, 1989; Sümerkan, 1990, s.22; Sümerkan, 1990, s.22; Engin vd. 2007.

10. Sümerkan, 1990, s.119.

11. Sümerkan, 1990, s.119.

12. Sümerkan, 1990, s.226-228.

13. Sümerkan, 1990, s.116.

14. Sümerkan, 1990, s.128-129.

15. Özgüner, 1970, ss.60-61.

16. Özgüner, 1970, ss.60-61.

17. Özgüner, 1970, ss.60-61.

18. Sümerkan, 1990, s.68.

19. Özgüner, 1970, s.32; Sümerkan, 1990, ss.68-69.

20. Özgüner, 1970, ss.26- 32; Sümerkan, 1990, s.70.

21. Sümerkan, 1990, s.75.

22. Sümerkan, 1990, ss.187-188.

23. Sümerkan, 1990, s.195.

24. Özgüner, 1970, ss.36-37; Sümerkan, 1990, ss.76-78; Sümerkan, 1991.

25. Sümerkan, 1990, ss.60-67

26. Özgüner, 1970, s.22; Sümerkan, 1990, ss.62,64.

27. Bostancıoğlu, Birer, 2004, ss.37-44.

28. Karaosman, 2008.

KAYNAKLAR

Akın, T. 2001, Doğal Çevre Etmenlerine Bağlı Olarak Yerleşme ve Bina Ölçeğinde İklimle Dengeli Konut Tasarımı ve Denetleme Modeli, YTÜ FBE, yayımlanmamış doktora tezi, İstanbul.

Bostancıoğlu, E. ve E.D. Birer, 2004, “Ekoloji ve Ahşap–Türkiye’de Ahşap Malzemenin Geleceği”, Uludağ Üniversitesi Mühendislik Mimarlık Fakültesi Dergisi, cilt:9, sayı:2.

Crowther, R.L. 1992, Ecologic Architecture, Butterworth Architecture, Boston.

Engin, N., N. Vural, S. Vural ve M.R. Sümerkan, 2007, “Climatic Effect in the Formation of Vernacular Houses in The Eastern Black Sea Region”, Building and Environment, cilt:42, sayı:2, ss. 960-969.

Karaosman, S. 2008, “Vernacular Design as the Teaching Tool of the Ecological Architecture”, Designtrain Congress, Trailer: II, Designing Design Education, Modern Education in Architectural Design Basics, 5-7 Haziran 2008, Amsterdam, Hollanda.

Lebens, R.M. 1980, Passive Solar Heating Design, Applied Science Publishers, Londra.

Özgüner, O. 1970, Köyde Mimari Doğu Karadeniz, ODTÜ Mimarlık Fakültesi Yayınları, sayı:1, Ankara, ss.60-61.

Sümerkan, M.R. 1989, “Doğu Karadeniz Geleneksel Yapı Sanatında İlginç Çözümler”, Trabzon 1988-89 Kültür ve Sanat Yıllığı, Trabzonlular Kültür ve Yardımlaşma Derneği, İstanbul.

Sümerkan, M.R. 1990, Biçimlendiren Etkenler Açısından Doğu Karadeniz Kırsal Kesiminde Geleneksel Evlerin Yapı Özellikleri, KTÜ FBE, yayımlanmamış doktora tezi, Trabzon.

Sümerkan, M.R. 1991, “Doğu Karadeniz’de Kırsal Kesim Geleneksel Ev Plan Tiplerinin Yöresel Dağılımı”, Türk Halk Mimarisi Sempozyumu Bildirileri, Kültür Bakanlığı Halk Kültürünü Araştırma Dairesi Yayınları, Ankara, ss.173-183.

Şen, D.E., R.M. Sarı, S. Özgen ve A. Sağsöz, 2010, “Design Principles of Nature Friendly House in the Context of Vernacular Architecture of Eastern Blacksea Region”, Research Journal of International Studies, sayı:17.

Tönük, S. 2001, Bina Tasarımında Ekoloji, YTÜ Basım Yayın Merkezi, İstanbul.

Bu icerik 26848 defa görüntülenmiştir.