CUMHURİYET DÖNEMİ MİMARLIĞI
Bir Anadolu Kentinde Sanayinin Dönüştürücü Gücü: Dünü ve Bugünüyle Adapazarı Şeker Fabrikası
Hilal Erek İnce, Arş. Gör., İstanbul Teknik Üniversitesi Mimarlık Bölümü;
Murat Gül, Prof. Dr., İstanbul Teknik Üniversitesi Mimarlık Bölümü
1953 yılında işletmeye açılan Adapazarı Şeker Fabrikası ve yapılarının, kendi içinde çağdaş bir sosyo-kültürel çevrenin oluşumunu tetiklediğini ve bu yeniliklerin fabrika sınırlarını aşarak kent yaşamına kadar ulaştığını değerlendiren yazarlar, Adapazarı Şeker Fabrikası’nın kentteki dönüştürücü gücünü resmî ve özel arşiv çalışmalarını da içeren geniş bir literatür araştırması ile çok yönlü bir çerçevede kaleme alıyor.
Endüstriyel miras bağlamında önemli bir yere sahip olan Cumhuriyet döneminde inşa edilmiş fabrikalar içerisinde şeker fabrikalarının ortaya koyduğu değerler bütününün, ekonomik etkilerinin fazlasıyla ötesinde olduğunu iddia etmek yanlış olmaz. Bu yapılar “muasır medeniyet seviyesinin üstüne çıkma” amacı ile geleceğini inşa etmeye çabalayan bir ulusun kararlılıkla ortaya koyduğu ilerleme modelinin sembolleri olmalarının yanı sıra sanayi kültürünün yapılı çevre bağlamında sosyal, kültürel, teknolojik ve mimari temsilcileri niteliğindedirler. Ayrıca bu tesislerin ürettikleri kamusal alanlar ile kent tarihinin önemli kırılma noktalarını tanımladıkları ve kurdukları normatif sosyal pratikler aracılığıyla hem erken Cumhuriyet döneminde hem de sonrasında hızlı bir kalkınma hareketinin ruhunu Anadolu kentlerine başarıyla yaydıkları ifade edilebilir.
Bu çalışma, en temel anlamda, bugüne kadar akademik bir araştırmanın öznesi olmamış Adapazarı Şeker Fabrikası’nı yapıldığı döneme ait özgün dinamikleriyle değerlendirmek ve yapı/yerleşke ölçeğinde üretilen pratiklerin, günümüze kadar tarihsel gelişimini aktarma amacı taşımaktadır. Çalışma kapsamında konunun tüm yönleri ile irdelendiği bütüncül bir nitel araştırma süreci izlenmiştir. Zengin ve birbirini teyit edecek veri çeşitliliğine ulaşmak için ilgili literatür araştırmasına ek olarak ulusal / yerel kamu kurumlarının arşivlerinde yapılan araştırmalar, ulaşılan kişisel arşivler ve ilgili dönemin yerel gazetelerinden elde edilen veriler, yerinde yapılan gözlemler ve mülakatlarla karşılaştırmalı olarak analiz edilmiştir.
TÜRKİYE ŞEKER FABRİKALARI İÇERİSİNDE ADAPAZARI FABRİKASININ YERİ VE ÖNEMİ
Cumhuriyetin ilanıyla birlikte toplumun kültürel, sosyal, ekonomik dokusunu yeniden şekillendirecek birçok reform uygulamaya konmuş, yapıların ve şehirlerin modern ilkeler ışığında planlanması da söz konusu reform hareketlerinin önemli birer aracı haline gelmiştir. Cumhuriyet döneminin ilk yıllarında devletin, çağdaş dünya tezahürünü hayata geçirmek için, idari ve hukuki düzenlemelerle birlikte, bütün ideallerini gündelik yaşamda hâkim ve görünür kılmak maksadıyla “mekânı devrimci bir tavırla örgütlediği” söylenebilir.
[1] Modern mimari kimlikleriyle bu yıllarda inşa edilen fabrikalar da Cumhuriyetin “muasır medeniyeti” yakalama iddiasının öne çıkan örnekleri olarak önemlidirler.
[2] Dolayısıyla öncelikle ülkenin ihtiyacı olan hammadde ve tüketim malzemelerini üreten fabrikaların, birey ve toplumun modernleşmesine katkıda bulunduğu da ifade edilebilir.
[3] Bu bağlamda Cumhuriyet dönemi sanayi tesislerinin, ait oldukları dönemin hedeflerini nasıl gerçekleştirdiklerini, dönüştürdüklerini ya da tartışmaya açtıklarını anlamaya olanak sağlayan toplumsal belleğin aktarıcısı niteliğindeki araçlar olduklarının altı çizilmelidir.
Adapazarı Şeker Fabrikası ise, erken Cumhuriyet döneminde ülke ekonomisine entegre edilen şeker fabrikalarından farklı bir noktada konumlanmaktadır. 1926 yılında işletmeye açılan Alpullu ve Uşak, 1933 yılında kurulan Eskişehir ve 1934 yılında kurulan Turhal Şeker fabrikalarından sonra 1953 yılında işletmeye açılan Adapazarı Şeker Fabrikası Türkiye Cumhuriyeti’nin kurduğu 5. şeker fabrikasıdır. İnşa edildiği dönem itibari ile yeni bir ekonomik model üzerine kurgulanması bağlamında öncüllerinden bazı farklılıklar göstermektedir. 1950 seçimlerinden sonra oluşan siyasi ortamda, doğrudan devlet eliyle fabrika kurulması tercih edilmediğinden, Adapazarı Şeker Fabrikası’nın bir anonim şirket olarak kurulmasına karar verilmiştir.
[4] Şirket iştiraklerinin neredeyse % 70’i çeşitli kamu kurumlarına ait olmasına rağmen hükümetin yeni şeker fabrikalarının tesisi hakkında geliştirdiği modelin en önemli figürü, Adapazarı Şeker Fabrikası Türk Anonim Ortaklığı’nda, “Adapazarı Pancar İstihsal Kooperatifi” olarak görünür hale gelmiştir. Türkiye tarım kooperatifçiliğinde önemli yeri olan pancar ekicileri kooperatiflerinin ilki, 1951 yılında Adapazarı’nda kurulmuştur. Bu model vasıtasıyla ilk defa çiftçiler fabrikaya ortak olmuş ve kendi malı olarak gördüğü bu sanayi tesisine istihsalini yaptığı pancarı satma imkanına kavuşmuştur.
[5]
Öte yandan Adapazarı Şeker Fabrikası’nın, bir erken Cumhuriyet dönemi ürünü olmasa da selefleriyle temelde benzer mimari ve yapısal özellikleri taşıdığını söylemek mümkündür. Yerleşim içerisine incelikle işlenmiş sosyal donatı ve spor alanları, önemli misafirlerin ağırlandığı konaklama yapıları, çalışanlara ait barınma mekânlarıyla daha önceki şeker fabrikalarına benzer bir program dahilinde kurgulandığı görülmektedir.
[6] Bu durum erken Cumhuriyet yıllarında şeker fabrikalarında yerleşmiş bir belleğin ve pratiğin olduğunu ve bu tecrübenin sonraki dönemlerde de siyasal, hatta ekonomik ortamdan bağımsız olarak mekâna aktarıldığını göstermesi bakımından önemlidir.
ADAPAZARI ŞEKER FABRİKASI YERLEŞİMİNİN KURULUŞU VE GELİŞİMİ
Adapazarı Şeker Fabrikası’nın inşasına kentin kuzey-batı kenarında, merkezden uzak bir konumda olan, Elmalı mevkiinde, Çark Suyu kenarında 12 Eylül 1952’de başlanmış, 11 Ekim 1953 tarihinde ise işletmeye açılmıştır.
[7] (
Resim 1)
[8] Fabrika alanının demiryolu güzergahıyla doğrudan bağlantısı olmamasından ötürü Devlet Demiryolları İdaresi’yle anlaşmaya varılarak, mevcut demiryolu güzergahından fabrika bölgesine ek bir hat inşa edilmiştir.
[9, 10]
Resim 2’de gösterilen 1953 ve 1965 yıllarına ait Adapazarı Şeker Fabrikası yerleşim planları karşılaştırıldığında, hedeflenen yapılı çevreyle üretilen yapılı çevre arasında farklılıklar olduğu gözlemlenmiştir. Fabrika binası, şeker ambarı, silolar, memur ve işçi apartmanları, memur ve işçi pavyonları 1953 tarihli orijinal vaziyet planında ifade edildiği şekilde hayata geçirilmiştir. Şantiye alanıyla ilgili yapılar ya yeniden işlevlendirilmiş ya da kaldırılmışlardır. İdari bina, müdür lojmanları, restoran/sinema salonu ve spor alanlarının ise 1953 tarihli planda bulunmamasına rağmen Adapazarı Şeker Fabrikası arşivlerinde bulunan 1958 tarihli ve Mimar Rafet imzalı perspektif çiziminde işlendiği görülmüştür. (
Resim 2)
[11] ve (
Resim 3)
Yerleşim içerisinde sosyal donatı alanlarının, fabrikanın üretimi ve yönetimiyle ilgili mekânlardan net bir şekilde ayrıldığı görülmektedir. Çalışma kapsamında yaşam alanı olarak adlandırılan, memur pavyonları, memur ve işçi apartmanları, müdür apartmanları, restoran, spor alanları gibi çalışanlara ait sosyal donatılar yerleşimin güney ucunda konumlanmıştır. Bu bölüme “Evler Kapısı” olarak isimlendirilen ayrı bir girişten ulaşılmaktadır. (
Resim 4)
[12] Oldukça yalın çizgilere sahip olan ve cephesi ritmik pencere boşluklarıyla kurgulanmış dikdörtgenler prizması formundaki bekar memur pavyonu, 38 oda ve bir dinlenme salonundan oluşmaktadır. İşçi pavyonları ise iki adet bitişik nizam çift daireli konut birimi olarak tasarlanmıştır. (
Resim 5)
[13]
Fabrika müdürü, ziraat müdürü, muhasebe müdürü ve teknik müdür için tasarlanmış müdür lojmanları bodrum, zemin kat ve çatı katı olmak üzere üç katlı kurgulanmıştır. Zemin katta mutfak, salon, oturma odası, iki yatak odası, bir banyo, bir tuvalet, çatı katında ise üç yatak odası ve bir ardiye bulunmaktadır. Bodrum kat depolama işlevlerine ayrılmıştır. (
Resim 6)
Modern ve yalın çizgilerin hâkim olduğu konut tasarımlarında; pencere açıklıkları, tekrarlayan konsollu veya gömme balkonlar basit bir mimari ifadeye dinamizm sağlayan özellikler olarak ortaya çıkar. Teknik müdür lojmanına ait 1957 tarihli fotoğraflarda iç mekân kurgusunun, modern ve yalın dış cepheyle uyumlu bir tasarım diline sahip olduğu görülmektedir. (
Resim 7)
Fabrika yerleşkesi genel olarak değerlendirildiğinde yapı gruplarının hiyerarşik bir düzende kurgulandığı izlenebilmektedir. Üretim alanına en yakın konumlanan yapı topluluğu müdür lojmanları iken en uzak konumlanan yapı topluluğunun ise işçilere ait barınma yapıları olduğu görülmektedir. (
Resim 2) Bu düzeni yapı cephelerinden de okumak mümkündür. Yerleşim alanı içerisinde işçi lojmanlarından müdür lojmanlarına uzanan biçim yelpazesi içerisinde en dinamik cephelerin müdür lojmanlarında olduğu görülmektedir.
Sosyal donatı alanı içerisinde kurgulanmış en önemli yapı ise
Resim 8’de görülen, aynı kütle içerisinde iki farklı birim olarak tasarlanmış olan sinema salonu ve restoran bloğudur. Sinema salonu dönemin popüler yabancı filmlerinin ücretsiz olarak gösterildiği sadece yerleşim içerisine hizmet veren bir tesis olmasının yanında, balo ve şenliklerin düzenlendiği zamanlarda kamuya açılan bir kutlama / merasim alanı olarak da hizmet vermiştir. Yapının restoran kısmı rutin işlevinin yanı sıra yerleşim içinde sosyal aktivitelerin örgütlendiği, kutlamaların düzenlendiği önemli bir tesistir.
Yaşam alanının merkezinde konumlanan bu yapı bahçesinde bulunan ve yapıldığı dönem itibari ile oldukça dikkat çekici olan, ışıklandırılmış ejder heykeli ve duvarlarına neşredilmiş dans eden insan figürleriyle geleneksel bir Anadolu kasabasında sıkça rastlanılmayan bir düşünce ve eylem pratiğinin simgesi olmuştur. (
Resim 9) Dolayısıyla söz konusu yapının hem yerleşim özelinde hem de kent ölçeğinde modern mekânlar üzerinden yeni yaşam biçimlerinin oluşturulmasına vesile olan, modern kimliğin ve toplumun inşası bakımından sosyal anlamda dönüştürücü bir figür olduğunun altı çizilmelidir.
Adapazarı Şeker Fabrikası’nın yaşam alanı içerisinde öncüllerinden ayrıldığı en temel özellik, konut birimlere ayrılan müstakil bahçe alanlarına sahip olmamasıdır. Dolayısıyla erken Cumhuriyet dönemine ait şeker fabrikası yerleşkelerinde görülen bahçe-kent etkisi Adapazarı fabrikasında söz konusu değildir. Müstakil bahçeler yerine, yerleşim alanı dışında kurgulanmış pancar yetiştirme ve araştırma çiftliğine ek olarak fabrikanın yerleşim alanı içerisinde, Çark Deresi boyunca kuzeye uzanan bölgede onlarca dönüm arazi üzerine sebze meyve bahçeleri, seralar, “Çoban Çeşmesi Çiftliği” ile bu çiftliklere ait depolama alanı, sera, kümes, ahır vb. yapılar, Adapazarı Şeker Fabrikası yerleşkesinin özgün özellikleri olarak öne çıkarlar.
[14] (
Resim 10)
Bu çiftlikler adeta okul gibi çalışan, geleceğin ideal çiftçilerini yetiştirmek için her türlü ihtiyacı fabrikadan karşılanmak suretiyle zirai eğitimler veren, seralarında özgün bahçe bitkileri yetiştiren, bünyesinde ürettiği zirai ve hayvansal ürünleri fabrika mensuplarına sunan yeni bir model olarak değerlendirilebilir.
[15] Bu özellikleriyle yukarıda bahsi geçen sosyal tesislerde olduğu gibi bu alanlar modern bir yaşam biçiminin birbirini tamamlayan bileşenleri olarak ortaya çıkmaktadırlar.
Fabrikanın en hacimli yapılarıysa fabrika binası ve idari binadır. Vaziyet planı içerisinde bir merkez etrafında kümelenmiş, işlevsel ilişkiler bağlamında birbirlerinden beslenen bu iki yapı, bir anlamda fabrikanın prestijini kamu nezdinde temsil etmektedir. (
Resim 11)
Betonarme temel üzerine çelik strüktürle inşa edilen fabrika hem taşıyıcı sistemi hem de masif yüzeyler üzerinde yer alan pencere açıklıkları ile çağdaşlarına paralel modernist bir mimari dile sahiptir. Fabrika binasının güney cephesi üretilen şekerlerin depolandığı ambarlarla çevrelenmiştir. Fabrikanın kuzeyinde konumlanan demirhane, dökümhane, marangozhane, tamirhane, garaj, itfaiye gibi birimlerse fabrikanın ve fabrikaya bağlı araçların devamlılığına hizmet eden mekânlardır.
İdari binanın mimari dilinin, yerleşkenin diğer yapılarıyla uyum içinde yalın ve modern olduğu söylenebilir. Dikdörtgen prizma olan kütlesi üzerinde ritmik tekrarlanan pencereler, 1950’lerde çokça rağbet gören uluslararası üsluba gönderme yapan derin arşitravlı söveler ve onları tamamlayan düşey hatlar binaya sade ama zarif bir görünüm kazandırmaktadır. (
Resim 12) Yapının ilk iki katı mali muhasebe, pancar muhasebesi, vezne, idare amirliği, telefon santrali gibi birimlere tahsis edilmiştir. En üst katı ise Adapazarı’na gelen bakan ve üst düzey bürokratların ağırlandığı misafirhane ve restoran olarak tasarlanmıştır.
[16]
Adapazarı kent tarihi için oldukça önemli kırılma noktalarını tarifleyen 1967 ve 1999 depremlerinde Adapazarı Şeker Fabrikası’nın da hasar aldığı bilinmektedir. 1967 depreminde Adapazarı Şeker Fabrikası’nın iki kireç ocağı çökmüş ve fabrika çalışamaz duruma gelmişse de aynı yıl içerisinde tekrar işletmeye açılabilmiştir. 1999 depreminde de fabrikanın gayrimenkul değerinin neredeyse yarısı kadar hasar meydana geldiği Sanayi ve Ticaret Bakanlığı’nca görevlendirilen teknik heyet raporunda aktarılmıştır ancak meydana gelen hasarın ayrıntılı tanımı yapılmamıştır.
[17] Yerleşim içerisindeki yapılı çevrenin haritalar yoluyla karşılaştırılması, ilgili dönemin yerel ve ulusal gazete taramaları ve konuyla ilgili yapılan sözlü mülakatlar kapsamında özellikle yaşam alanındaki yapıların söz konusu deprem sonrasında hasar almadığı bilgisine ulaşılmıştır. Dolayısıyla mevcut hasarın fabrikanın üretim alanı içerisinde bulunan ve mekanik donanımıyla ilgili olan birim ve mekânlarda oluştuğu kanaatine varılmıştır.
Araştırma kapsamında elde edilen veriler incelendiğinde, Adapazarı Şeker Fabrikası yerleşim alanı sınırları içerisine iki farklı dönemde yeni lojman bloklarının eklendiği tespit edilmiştir. 1971 ve 1976 yıllarına ait Harita Genel Müdürlüğü Arşivlerinde bulunan hava fotoğrafları karşılaştırıldığında söz konusu tarihler arasında, memur ve işçi apartmanlarıyla restoran-sinema binasının arasında kalan alana dört bloktan oluşan iki katlı lojman binalarına ek olarak çiftlik ve sera alanlarına yeni yapılar eklendiği görülmektedir. Ayrıca yerleşim alanının Evler Kapısı’nın kuzey aksına beş bloktan oluşan üç katlı lojman binaları ve şeker ambarlarının ise 17 Ağustos 1999 depreminden önce inşa edildiği bilgisine yapılan sözlü mülakatlar sonucu ulaşılmıştır. (
Resim 13, 14)
Eklenen barınma yapıları dışında, 1970’li yılların sonlarına kadar yapıldığı döneme ait özgün dinamiklerini koruyan Adapazarı Şeker Fabrikası yerleşimine mekânsal olarak yapılan ilk müdahaleler, yerleşimin modern yüzünü temsil eden mekânların dönüştürülmesi kapsamında değerlendirilebilir. Müdahalelerin ilki ve en belirgini sosyal hayatın merkezi niteliğinde olan sinema salonu ve restoran bloğunda izlenmektedir. Bu dönemde yerleşimin en dikkat çeken figürü olan ve restoran havuzunda bulunan ejderha heykeli yıkılmış, sinema salonunun duvarlarına işlenmiş insan figürleri bezemeleri silinmiş, yapının sinema işlevi tamamen ortadan kaldırılarak şeker ambarına dönüştürülmüştür. Yerleşke içinde spor alanlarının bir kısmı, pancar yetiştirme-araştırma çiftliği, sebze meyve bahçeleri, seralar ve Çoban Çeşmesi çiftliği âtıl bir duruma getirilmiştir.
Türk siyasi ve ekonomi tarihinde bir dönüm noktası olan 24 Ocak 1980 Kararları paralelinde ülke ekonomisinin neoliberal dönüşümü, 1990’lı yıllarda pancar üretimine kota getirilmesi, şeker ithal izninin özel şirketlere de verilmesi, pancar fiyatının belirlenmesinin Bakanlar Kurulu yetkisinden çıkartılıp şeker fabrikası sahipleri ve pancar üreticileri arasındaki sözleşmelere devredilmesi, çiftçinin pancar üretimine ilgisini azaltmış, fabrikanın üretim hacmi gerilemeye başlamıştır.
[18] Tüm bu ekonomik ve sosyal değişimin yanı sıra, 1999 yılında yaşanan depremde fabrika hasar almış ve üretim durmuştur. 20 Aralık 2000 tarihinde sermayesinin tamamı devlete ait bir kamu kuruluşu olan Türkiye Şeker Fabrikaları A.Ş’nin 2000/92 sayılı karar çerçevesinde özelleştirme kapsamına alınması
[19] çerçevesinde Özelleştirme Yüksek Kurulu 15.04.2002 tarihinde Adapazarı Şeker Fabrikası’nın tasfiyesine karar vermiştir.
[20, 21] Başbakanlık Yüksek Denetleme Kurulu Adapazarı Şeker Fabrikasıyla ilgili 2003 yılı raporunda; yörenin iklim ve toprak yapısının şeker pancarı üretimine uygun olmaması nedeniyle düşük kaliteli pancar yetiştiği, pancarda hastalık oranı yüksek olduğu, kalitenin iyi olmamasının işletmede teknolojik sorunlara yol açtığı, üretilen şeker pancarının işlenmek üzere diğer fabrikalara naklinin şirkete maddi külfet getirerek üretim maliyetini yükselttiği, şeker verimi düşük bölgelerde pancar üretiminden vazgeçilerek çiftçinin bu yörelerde alternatif ürünlere yönlendirilmesi, üretimin şeker verimi yüksek ve daha kaliteli pancar yetişen bölgelere kaydırılması gibi tespitlerde bulunmuştur.
[22] Sonuç olarak 2004 yılında özelleştirme kapsamına alınan fabrika 2005 yılında yapılan ihale sonucu Adapazarı Pancar Ekicileri Kooperatifi’ne (APEK) satılmıştır. 1999 depreminde meydana gelen hasarlarla 2005 yılına kadar âtıl durumda kalan fabrikanın bir yıl içerisinde onarım işlemleri tamamlanmış, 2006 yılında tekrar faaliyete geçmiştir.
[23] Fabrika yerleşkesinin tekrar hayata geçmesi amacıyla yapılan onarım çalışmaları kapsamında 1980 sonrası âtıl hale getirilen pancar yetiştirme-araştırma çiftliği, sebze meyve bahçeleri, seralar ve Çoban Çeşmesi çiftliği ile ilgili yapıları, tamamen yıkılmış fabrikayı demiryolları güzergahına bağlayan ek hat sökülmüştür. Uzun süre alternatif ürünlere yönelen Adapazarı çiftçisini yeniden pancar ekimine yöneltme çabaları,
[24] şeker üretimine konan kota sınırlamaları
[25] ve çeşitli yönetim problemleri neticesinde APEK’in fabrika mülkiyeti kapsamında bankalardan aldığı kredileri ödeyememesi dolayısıyla 2012 yılında fabrikaya el konulmuş, 2013 yılında ise bütün taşınmazlarıyla birlikte özel bir şirkete satışı gerçekleştirilmiştir.
SONUÇ YERİNE: ADAPAZARI ŞEKER FABRİKASI’NIN BUGÜNÜ
Günümüzde özel bir şirket bünyesinde şeker üretimine devam eden Adapazarı Şeker Fabrikasının kısmi yol ve yeşil alan terkleri dışında özgün sınırlarını büyük ölçüde koruduğu ve güncel imar durumunda “sanayi tesis alanı” fonksiyonunu devam ettirdiği görülmektedir. Yapılan araştırmalar neticesinde, 1999 depremi sonrası yaklaşık yedi yıl âtıl durumda kaldıktan sonra uygulanan yenileme projeleri kapsamında çiftlik ve sera yapılarının yıkılması dışında yaşam alanı içerisindeki yapıların özgün dokusunu koruduğu söylenebilir. (
Resim 15)
Fakat 6 Şubat 2023 tarihli depremlerden sonra yerleşim içerisindeki konut alanlarının deprem nedeni ile riskli bulunarak tahliye edilmesi kararı verilmiştir.
[26] Bu karar ile Adapazarı Şeker Fabrikası yerleşkesi içerisinde fabrika binası ve beraberinde üretime hizmet eden yapılar dışındaki bütün mekânlar işlevsiz kalmıştır.
Şeker Fabrikası’nın geçmişte olduğu gibi gelecekte de Adapazarı kentinin fiziksel dönüşümünde ve ekonomik olarak kalkınmasında kayda değer katkıları olacağı tahmin edilebilir. Fakat Adapazarı kenti bağlamında Şeker Fabrikası sadece fiziksel ve ekonomik değişikliklerle açıklanamayacak ilişkiler barındırmaktadır. 1950’li yıllarda inşa edilen kalorifer ve sıcak su tesisatlı konutları, içerisinde balo ve kutlamaların düzenlendiği sosyal alanları ve birçok sporcunun yetiştiği spor tesisleriyle Şeker Fabrikası’nın bir Anadolu kasabasından vilayet merkezine dönüşen Adapazarı’nın sosyo-kültürel dönüşümünde önemli bir rol üstlenmiştir. Şeker Fabrikası’nın kendi sınırları içerisinde inşa ettiği sosyo-kültürel çevre, kent yaşamı ile arasındaki senkronizasyon farklarını görünür kılmış, modern yaşam biçimlerini mikro ölçekte kent içi yaşama sızdırmıştır. Dolayısı ile Adapazarı Şeker Fabrikası endüstrileşmemiş bir Anadolu kasabasında sanayinin dönüştürücü gücünün en önemli temsilcisi olarak kentin yaşayan hafıza mekânıdır.
Yaklaşık 550 dönüm büyüklüğündeki arazisiyle, Adapazarı kent merkezinin sınırları içerisinde gayrimenkul piyasası dinamikleri açısından en değerli alanlardan birinde konumlanan ve halihazırda yapı stoğunun çok büyük bir kısmının âtıl durumda olduğu fabrikanın parsellerinde Kocaeli Kültür Varlıklarını Koruma Bölge Kurul Müdürlüğü’nün herhangi bir tescil kararı almamış olması, korunmaya değer endüstri mirası sayısının zamanla azaldığı bir ortamda bu fabrikanın önemini daha da artırmaktadır. Benzerlerini gördüğümüz olası bir yıkım kararıyla karşı karşıya kalabilecek Adapazarı Şeker Fabrikası hakkında bu çalışma kapsamında ortaya konulan çıktıların, fabrikanın kentin kimlik ögesi ve taşınmaz kültür varlığı olarak sürekliliğinin sağlanması konusunda farkındalık yaratması beklenmektedir. Sonuç olarak birçok yapı gibi Adapazarı Şeker Fabrikası’nın da zaman içerisinde değişen sosyal ve ekonomik dinamikler ışığında işlevini yitirmesi muhtemeldir. Böyle bir durumda dahi yıkım yerine ulusal ekonomi tarihi içerisinde ve kentin gelişiminde oynadığı önemli rol düşünülerek tesisin özgün yapı ve mekânlarının yeniden işlevlendirilerek kullanılmasının ülkemizde, özellikle Anadolu şehirlerinde, endüstriyel mirasın değerlendirilmesi bağlamında örnek teşkil edebilecek bir yaklaşım olacağı düşünülmektedir.
NOTLAR
[1] Serter, Gencay, 2020, “1923-1960 Arası Süreçte Türkiye’de Cumhuriyet - Muhafazakârlık Geriliminin Mekânsal Yüzü”, Journal of Political Sciences, cilt:29, sayı:1, ss.113-141. DOI: 10.26650/siyasal.2020.29.1.0088.
[2] Bozdoğan, Sibel, 2015, Modernizm ve Ulusun İnşası Erken Cumhuriyet Türkiyesi’nde Mimari Kültür, (çev.) Tuncay Birkan, Metis Yayınları, İstanbul.
[3] Yavaşoğlu, Fahriye; Özgül, Can Giray, 2020, “Endüstri Mirasının Korunması ve Dönüşümü: Malatya Şeker Fabrikası Yerleşkesi Örneği”, İdealkent Dergisi Kentleşme ve Ekonomi Özel Sayısı, cilt:11, ss.972-996.
[4] Ada Postası Gazetesi, 15 Eylül 1950.
[5] Başar, Haşmet, 1968, Adapazarı Şeker Fabrikası ve Sakarya Bölgesindeki İktisadi ve Sosyal Tesirleri, Sakarya Sosyal Araştırma Merkezi, İstanbul-Adapazarı, Fakülteler Matbaası, ss.89-93.
[6] İlgili çalışmalar için bkz.:
Ayhan, Ekim Deniz, 2006, “Workers’ Health and Architecture: A Reading on Eskişehir Sugar Factory Within Turkish Modernization”, ODTÜ Fen Bilimleri Enstitüsü, Ankara; Durukan Kopuz Ayşe, 2018, “Alpullu Şeker Fabrikası ve İşçi Konutları”,
ODTÜ Mimarlık Fakültesi Dergisi, cilt:35, sayı:2, s.30-54; Mülayim, Ali, 2014, “Alpullu Şeker Fabrikası Yerleşkesi-Ergene Köşkü Örneğinde İç Mekân Donatılarının Toplumsal Yapı Yöntemi İle Analizi”, Doktora Tezi, Trakya Üniversitesi, Fen Bilimleri Enstitüsü, Edirne; Yıldız, Merve, 2016, “Conservation and Revitalization Proposals for Eskisehir Sugar Facilities Area”, Yüksek Lisans Tezi, ODTÜ, Fen Bilimleri Enstitüsü, Ankara; Zeybekoğlu, Senem, 2009, “Erken Cumhuriyet Dönemi’nde Sanayi Komplekslerinin Mekânsal Analizi: Nazilli, Kayseri, Bursa, Eskişehir”,
Çağa Yerleşmek, Fabrika’da Barınmak, (der.) Ali Cengizkan, Arkadaş Yayınevi, Ankara.
[7] Cumhuriyet Gazetesi, 10-11 Ekim 1953; Adapazarı Akşam Haberleri Gazetesi, 12 Ekim 1953.
[8] Söz konusu harita Sakarya Valiliği Tapu Kadastro Müdürlüğü arşivlerinde bulunan 1953-1954-1955-1956 tarihli paftaların çalışma kapsamında birleştirilip işlenmesiyle oluşturulmuştur.
[9] Adapazarı Akşam Haberleri, 16 Temmuz 1952; Yeni Ada Postası-24 Temmuz 1952.
[10, 11] Adapazarı Şeker Fabrikası ve sahasındaki yapı toplulukların dair tasarım-uygulama sorumluluklarını belgeleyen herhangi bir dokümana ulaşılamamıştır; Adapazarı Şeker Fabrikası Açılış Töreni Hatırası, 1953.
[12] Cahit Nuri Or Kişisel Arşivi’nden alınan görseller yazar tarafından 2022 yılında işlenmiştir.
[13] Adapazarı Şeker Fabrikası Açılış Töreni Hatırası, 1953.
[14] Sakarya İl Yıllığı, 1967, ss.247-248.
[15] Sakarya Gazetesi, 22 Haziran 1967.
[16] Yeni Sakarya Gazetesi, 29 Mart 1965.
[17] Sanayi ve Ticaret Bakanlığı, evrak sayı: B14.0.BHİ 01-515, 08 Aralık 2004.
[18] Adapazarı Akşam Haberleri Gazetesi, 20-24-27 Şubat 1970; Ekspres Gazetesi, 3 Mart 1970.
[19] “Yeniden Yapılanma”, https://www.turkseker.gov.tr/?ModulID=3&MenuID=12#:~:text=Faaliyetlerini%20başta%204634%20sayılı%20Şeker,kararı%20ile%20özelleştirme%20kapsamına%20alınmıştır. [Erişim: 31.05.2024]
[20, 21] Özelleştirme Yüksek Kurulu, karar no: 2002/26; Evrensel Gazetesi, 25 Mayıs 2002.
[22] Sanayi ve Ticaret Bakanlığı, evrak sayı: B14.0.BHİ 01-515, 08 Aralık 2004.
[23] Milliyet Gazetesi, 19 Ağustos 2003.
[24] “Tarihçe”, https://www.adaseker.com.tr/tr/kurumsal/tarihce [Erişim: 31.05.2024]
[25] “Ahmet Aya: Adapazarı Şeker Üzerinde Oyun Oynadılar”, https://www.sakarya54.net/ahmet-aya-adapazari-seker-uzerinde-oyun-oynadilar/ [Erişim: 26.02.2021]
[26] “Şeker Fabrikası’ndaki Lojmanlar Yıkılıyor mu?”, https://medyabar.com/haber/14314339/seker-fabrikasindaki-lojmanlar-yikiliyor-mu [Erişim: 31.05.2024]
Bu icerik 825 defa görüntülenmiştir.