KENTLEŞME
İller Bankası’nın Değişen Planlama Faaliyetlerinin Yasal-Yönetsel Düzenlemeler Bağlamında İrdelenmesi
Kader Doğan, Arş. Gör., Yıldız Teknik Üniversitesi ve Bölge Planlama Bölümü;
Zeynep Şirin Enlil, Prof. Dr., Yıldız Teknik Üniversitesi Şehir ve Bölge Planlama Bölümü
Cumhuriyet’in ilanının ardından kurulan İller Bankası, Türkiye planlama pratiğine çok önemli katkılar sağlamıştır. Ancak günümüze dek ekonomik, politik ve toplumsal etkilerle değişen bazı görev ve yetkilerine paralel olarak Türkiye’nin mekânsal planlama pratiğine olan etkisi aynı düzeyde devam etmemiştir. Yazarlar, bu çalışma ile İller Bankası’nın planlama faaliyetlerinde doğrudan ya da dolaylı olarak etkili olan yasal - yönetsel düzenlemeler üzerinden bir irdelemeyi amaçlıyor. Banka’nın kuruluşundan başlayarak planlama faaliyetlerini etkileyen yasal düzenlemeleri iktisadi gelişme, kentleşme ve siyasal süreçler temelinde değerlendiren yazarlar, araştırmalarını bir dönemlendirme çalışması içinde aktarıyor.
Cumhuriyetin kuruluşuyla beraber yeni bir ulus devlet inşa etme vizyonu doğrultusunda ekonomik, politik ve mekânsal yapıyı dönüştüren politikalar benimsenmiştir. Bu politikaların hayata geçirilebilmesi için yeni yasal - yönetsel düzenlemelere ve kurumsal yapılanmalara gereksinim doğmuştur. Bu doğrultuda kentsel altyapı hizmetlerini sağlama görevi 1930’da yürürlüğe giren 1580 sayılı Belediye Kanunu’yla
[1] belediyelere verilmiştir. Belediyelerin bu görevi gerçekleştirebilmeleri için gerekli mali desteği sağlamak üzere 1933’te Belediyeler Bankası, bu hizmetlerin merkezden yönlendirilebilmesi ve denetlenebilmesi için ise 1935’te Belediyeler İmar Heyeti kurulmuştur.
[2] Bu dönemde Banka’nın amacı belediyelerin imar faaliyetleri için maddi kaynak sağlamaktır. Belediyeler İmar Heyeti ise yaklaşık 10 sene boyunca kentsel planlama ve altyapı yatırımlarının gerçekleştirilmesini sağlamak amacıyla nüfusu on binden büyük olan belediyeler adına yatırım kararlarını düzenlemiştir.
[3]
Belediyeler Bankası ve Belediyeler İmar Heyeti’nin aktif olduğu 1933-1945 yılları arasında ülke ekonomisi savaşların etkisiyle zayıftır. Aynı zamanda Banka teknik anlamda da oldukça yetersizdir. Tüm bunlara rağmen kuruluş amacına uygun olarak hizmet vermeye devam etmiştir.
[4] Kurumu daha etkin hale getirmek için 1945’te çıkarılan 4759 Kanun
[5] ile Belediyeler Bankası’nın ismi değiştirilmiş, görev - yetki alanına il özel idareleri ve köyler dahil edilerek İller Bankası kurulmuştur.
[6] Böylece ülkenin ihtiyaçlarına ve mevcut koşulları ile uyumlu, yerel yönetimlerin tümü üzerinde yetkili bir yapıya dönüşmüştür.
[7] Belediyeler Bankası’nın kuruluş amacı belediyelere sadece kredi sağlamakken, görev ve yetkileri genişletilerek İller Bankası adıyla kurulduktan sonraki en önemli rolü ülkenin imar işlerini ve bunun için gerekli faaliyetleri yürütmek olmuştur. Banka, aktif olarak çalıştığı süre boyunca yerel yönetimlerin çeşitli ihtiyaçları için kredi sağlama, kentsel altyapı ve üstyapı projeleri oluşturma, danışmanlık hizmetleri sunma gibi görevleri üstlenmiştir.
[8] Tüm bu görevlerin yerine getirilmesinde önemli bir rolü olan İller Bankası, IMF ve Dünya Bankası gibi uluslararası yapıların 1980’lerde başlayan etkisiyle, ‘yeniden yapılandırma’ adı altında 2011’de 6107 Sayılı Kanun’la
[9] “İller Bankası Anonim Şirketi”ne dönüştürülmüştür. Bu düzenleme ile banka bir anlamda tasfiye edilmiş ve görevlerinde değişiklikler olmuştur. En önemli değişiklik ise Banka’nın teknik destek ve imar işlevinin arka planda bırakılmasıdır.
İller Bankası’nın geçirdiği bu dönüşümü imar faaliyetleri üzerinden incelemek mümkündür. Banka kurulduğu tarihten günümüze toplam 4288 yerleşme için imar planı hazırlamıştır. Bu çalışmada Banka’nın yıllara göre değişen imar planı sayıları
[10] üzerinden bir değerlendirme yapılmaktadır. Belli yıllarda plan sayılarında önemli artışlar veya düşüşler dikkat çekmektedir (
Tablo 1). Çalışma kapsamında plan sayılarındaki değişimin nedenleri, öne çıkan yasal - yönetsel düzenlemeler üzerinden irdelenmiş, İller Bankası’nın dönüşümü dört dönemde ele alınmıştır (
Tablo 2). Birinci dönem “kuruluş” (1945-1959), ikinci dönem “kurumsal gelişme” (1960-1974), üçüncü dönem “kurumsallaşma ve etkinleşme” (1975-1999) ve son dönem “işlevsizleşme” (2000 sonrası) olarak tarif edilmiştir.
KURULUŞ DÖNEMİ
Cumhuriyetle birlikte ulusal bir ekonomi oluşturmak için, ulaşım ve altyapı yatırımlarına öncelik verilmiş, sanayinin gelişimini desteklemek amacıyla ülkenin farklı bölgelerinde şeker, çimento ve dokuma fabrikaları kurulmuştur. Modernleşme ve ulus-devlet olma hedefine yönelik olarak atılan bu adımlar, Türkiye'deki mekânsal gelişmeyi yönlendiren temel ekonomik dinamikler olarak öne çıkmıştır.
[11] Kuruluş dönemi öncesinde -Belediyeler Bankası ve Belediyeler İmar Heyeti’nin planlama faaliyetlerini yürüttüğü yıllar- ekonomik buhran sebebiyle ulus-devlet yaratma yolunda hedeflenen ekonomik, sosyal ve mekânsal altyapı tam anlamıyla oluşturulamamıştır. Bunu izleyen 1945-1959 döneminde ulaşım sistemine ve kamu - sanayi birimlerine yönelik çeşitli yatırımların ülke geneline yayılmaya başlamasıyla birlikte, altyapı - üretim - nüfus dengesini yeniden oluşturmak amacıyla planlama çalışmalarına hız verilmiştir.
[12]
İller Bankası’nın planlama faaliyetleri üzerinden bir okuma yapıldığında Belediyeler Bankası ve Belediyeler İmar Heyeti döneminde planlama faaliyetleri yok denecek kadar azdır. Dönemin koşullarında geçerli Belediye Yasası, Belediyeler Bankası ve Belediyeler İmar Heyeti planlama faaliyetlerinin yürütülmesinde yetersiz kalmıştır. 1945’te genişletilmiş görev ve yetkilerle donatılarak yeniden yapılandırılmasının ardından İller Bankası planlama çalışmalarının yapılmasına hem maddi kaynak hem de teknik kaynak sağlamada öncülük etmiş ve bu dönemde birçok yerleşmeye imar planı yapmıştır. Bu nedenle, 1945 sonrasında Banka’nın planlama faaliyetlerinde önemli bir artış görülmektedir (
Tablo 3).
İller Bankası, ilk kez imar planı yapılacak yerleşmelerin halihazır haritalarını ve planlarını hazırlama yetkisiyle kurulmuştur ve bu açıdan Türkiye kentlerinin planlı gelişmesi için önemli bir başlangıç olmuştur.
[13]
Bu dönemde öne çıkan diğer bir düzenleme 1956’da yürürlüğe giren 6785 sayılı İmar Kanunu’dur.
[14] Enlil vd.
[15] bu yasayı “planlamanın genel konseptlerini ve araçlarını içermeyen, bina düzeyinde ayrıntılara giren, yönetmelik niteliği taşıyan yasal çerçeve” olarak tanımlamışlardır. Yasanın 26. maddesi nüfusu 5000’den büyük belediyeler için imar planlarını zorunlu kıldığından, İller Bankası’nın planlama faaliyetlerini artıran yönde etkisi olmuştur.
[16]
1958 yılında kurulan İmar ve İskân Bakanlığı ise bölge, şehir, kasaba ve köylerin planlanması, konut politikası, yapı malzemeleri konularında çalışmalar yapmakla görevlendirilmiş, afetlerin öncesinde ve sonrasında gerekli tedbirleri almak, kentsel altyapı projelerini yürütmek ve belediyelerle ilişkileri düzenlemek gibi sorumlulukları üstlenmiştir.
[17]
Bu doğrultuda 1945-1959 döneminde İller Bankası’nın plan sayılarında artan yöndeki değişimin yasal ve yönetsel zeminini oluşturan en önemli gelişmelerin 6785 sayılı İmar Kanunu’nun
[18] yürürlüğe girmesi ve İmar ve İskân Bakanlığı’nın kurulması olduğu söylenebilir.
KURUMSAL GELİŞME DÖNEMİ
1960’larla birlikte Türkiye planlı kalkınma dönemine girmiş, ekonomi politikaları planlamayla birlikte ele alınmaya başlamıştır.
[19] Dönemin en önemli kurumsal gelişmesi 1960 yılında Devlet Planlama Teşkilatı’nın (DPT) kurulmasıdır. Kuruluşunun ardından DPT, 1963’ten itibaren beşer yıllık kalkınma planları hazırlamaya başlamıştır.
[10] Bu dönemdeki kamu yatırımlarının sektörel ve bölgesel dağılımında DPT’nin rolü oldukça önemlidir.
[21] Sektörel olarak tarımdan, sanayi ve hizmetler sektörüne doğru bir kayma yaşanmıştır. “Kurumsal gelişme” olarak nitelendirilen 1960-1974 yılları -1950’li yıllarda başlayan ve bu sektörel kayma sebebiyle giderek artan şekilde devam eden- kırdan kente göçün etkilerinin en yoğun yaşandığı dönemdir. Şengül
[22] bu dönemi “emek gücünün kentleşmesi” olarak tanımlamaktadır. Tüm bunların sonucunda kentsel alanlardaki nüfus hızlı bir şekilde artmış ve kentsel problemler daha görünür olmuştur. Yaşanan kentsel ve bölgesel sorunları gidermek üzere bölge planlama konusu öne çıkmış ve nazım plan büroları kurulmuştur.
[23]
Bu dönemde kuruluş döneminde başlayan ve devam eden sorunları çözmeye yönelik yasal düzenlemelerin varlığı dikkat çekicidir. Büyük kentlere nüfusun kayması sonucunda ortaya çıkan konut problemini aşmak için yapılan düzenlemelerden biri 634 sayılı Kat Mülkiyeti Kanunu’dur (1965).
[24] Bu yasanın sonucunda az katlı yapıların yerini yüksek katlı apartmanlar almaya başlamıştır.
[25] Diğer bir yasal düzenleme olan 775 sayılı Gecekondu Kanunu’yla (1966)
[26] gecekondular yasal statüye kavuşturulmuş ve “gecekondu önleme bölgeleri, gecekondu ıslah bölgeleri ve gecekondu tasfiye bölgeleri” planlama uygulamasına dahil edilmiştir.
[27] Bu yasal düzenlemeler kaçak yapılaşmaya dolaylı olarak teşvik etmiş, kırdan kente göçün hem bu dönemde hem de sonraki dönemlerde hızla artmasına sebep olmuştur. Kentleşmeyi planlı bir şekilde kontrol altına almayı amaçlayan bir imar yasası (6785 sayılı) yürürlükte olmasına rağmen, hızlı kentleşmenin yol açtığı sorunları çözmek üzere imar afları yoluyla enformel kent yaratmayı besleyen bir ortam oluşturulmuştur.
[28] Böylece mevcuttaki kentsel sorunlar daha da derinleşmiştir.
1960'ların sonlarına doğru, ülkenin hızlı kentleşme sürecine cevap verme amacıyla yukarıda sözü edilen yasal düzenlemeler çıkarılmıştır. Bu tür düzenlemeler sebebiyle, özellikle büyük kentlerde planlama ihtiyacı iyice artmıştır. Planlama ihtiyacına cevap vermek için İller Bankası’nın planlama faaliyetleri 1960’ların sonlarına doğru artmıştır (
Tablo 4). Bu bağlamda İller Bankası konut ve altyapı projelerine odaklanmaya başlamıştır. Bu dönemde İller Bankası’nın planlama faaliyetlerinde önemli olan diğer nokta ise büyük kentler için kent bütünü imar planı yarışmaları düzenlemesi olmuştur. Mersin, Konya, Erzurum, Adana, Sivas, Trabzon, İzmit, Zonguldak-Karabük-Safranbolu Metropoliten Alanı, Gaziantep planları yarışma yoluyla elde edilmiştir.
[29] Ayrıca bu planlama yarışmaları için hazırlanan raporlarda çok ayrıntılı araştırmalar bulunmakta ve kent planlamada yeni yaklaşım arayışları görülmektedir.
[30]
KURUMSALLAŞMA VE ETKİNLEŞME DÖNEMİ
1979'da dünya ekonomik krizi büyük sermaye çevrelerinde yeni bir ekonomi-politik gündemi başlatmıştır. 1980'lerle birlikte küreselleşme ve neoliberalleşme süreçleriyle birlikte ekonomi politikaları üzerinde uluslararası sermayenin egemenliği artmaya, dünyada ve Türkiye’de ekonomik, toplumsal, kültürel, siyasal ve idari birçok alanda önemli değişiklikler yaşanmaya başlamıştır.
[31] Türkiye’de 24 Ocak 1980 tarihinde esas olarak uluslararası ve küresel yatırımcıların katkısıyla ekonomik büyümeyi ve istikrarı amaçlayan neoliberal bir program (24 Ocak Kararları) oluşturulmuştur.
[32] Bu program 1988 yılının sonuna kadar iktisat politikalarında etkili olmuştur.
[33] 24 Ocak Kararları'nın getirdiği politika ve uygulamalar, Türkiye'nin kapitalist dünya ile yeni bir entegrasyon modeline geçişini belirginleştirmiştir.
[34] Küresel ekonomiyle bütünleşme sürecinde kurumsal ve toplumsal yapı önemli ölçüde değişmiştir. Türkiye, IMF ve Dünya Bankası gibi kurumların yönlendirmesiyle küresel ölçekte yaygınlaşan liberal ekonomiye geçiş sürecini en hızlı yaşayan ülkelerden olmuştur.
[35] Böylece oluşturulan yeni ekonomi politikaları önceki dönemlerden beri süregelen sosyo-ekonomik ve mekânsal dönüşümün ivmesini iyice artırmıştır.
Mevcut düzenlemeler, serbestleşen ekonominin toplumsal ve mekânsal etkilerini karşılamada yetersiz kalmıştır. Küreselleşmeyle birlikte ortaya çıkan yeni toplumsal dinamikler, yerelleşme eğilimini güçlendirerek yerel yönetimlerin önemini artırmıştır. Ancak bu eğilimler, bütüncül planlamadan uzaklaşmaya ve proje bazlı parçacıl yaklaşımların artmasına sebep olmuştur.
[36] Bu doğrultuda mekânsal gelişmeyi yönlendiren, politika oluşturan ve araştırmalara katkı sunan kurumlar önemli değişimler yaşamış, bir dizi yeni yasa çıkarılmıştır.
[37]
2561 sayılı Büyük Şehirlerin Yakın Çevresindeki Yerleşim Yerlerinin Ana Belediyelere Bağlanmaları Hakkında Kanun (1981)
[38], 2634 sayılı Turizmi Teşvik Kanunu (1982)
[39] 2863 sayılı Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Kanunu (1983)
[40], 2985 sayılı Toplu Konut Kanunu (1984)
[41], 2981 sayılı İmar Affı Kanunu (1984)
[42], 3030 sayılı Büyükşehir Belediye Kanunu (1984)
[43], 3194 sayılı İmar Kanunu (1985)
[44], Güneydoğu Anadolu Projesi İdaresi’nin kurulması (1989) planlama pratiğine ve kentlere önemli etkileri olan yasal düzenlemelerdir.
1984 yılında kabul edilen Büyükşehir Belediye Yasası
[45] ile Büyükşehir Belediyelerinin yatırım yetkileri İller Bankası'nın görev alanı dışına çıkartılmış, dönemin ekonomi politikalarına uygun olarak büyükşehir belediyeleri dış kaynaklı kredilere yönlendirilmiştir. 1985 yılına kadar kamu kaynaklarıyla kredi sağlayan İller Bankası, böylece belediyeler ile ticari bankalar arasında mali aracılık rolü üstlenmiştir.
[46]
24 Ocak kararlarıyla başlayan yerelleşme etkisinin mekânsal karşılığı 3194 sayılı İmar Kanunu
[47] ile yasal bir zemine oturmuştur. Bu kanunla birlikte imar planlarının yapılması ve onanmasında, belediye ve mücavir alan sınırları içinde belediyeler, dışında ise il özel idareleri yetkili kılınmıştır.
[48] Yasa planların içeriğinde çok büyük değişiklikler getirmese de plan onama yetkilerinin merkezi yönetimden yerel yönetimlere aktarılması önemli bir değişikliktir.
[49] Bu değişim sonucunda merkezi bir kurum olan İller Bankası’nın planlama yetkilerinin daralması beklenirken, yerel yönetimlerin böylesi büyük bir değişime hem maddi hem de teknik anlamda hazır olmaması sebebiyle Banka’nın en fazla plan yaptığı dönem 1975-1999 yılları arasıdır. Banka bu dönemde toplam 2611 belediyeye imar planı hazırlamıştır. Bu planların yıllar içerisindeki dağılımına bakıldığında 1983 yılından sonra artışın başladığı ve 1995 yılında en fazla plan sayısına ulaşıldığı görülmektedir (
Tablo 5).
Yeni İmar Kanunu’nun İller Bankası’na verdiği görev ile imar planlarının hazırlanmasına ilişkin teknik şartlaşma tekrar düzenlenmiş ve farklı kent büyüklükleri için araştırma konularının kapsamında -özellikle nüfus büyüklüğü ile ilgili- bazı değişiklikler yapılmıştır.
[50] 1990'da Hazine ve Dış Ticaret Müsteşarlığı'nın kararıyla İller Bankası'nın 1960'ta kazandığı kamu iktisadi teşebbüsü (KİT) statüsü alınarak banka Kalkınma Bankası olarak yeniden yapılandırılmış, bu değişiklikle birlikte teknik destek fonksiyonu geri plana atılmıştır.
[51] Bu değişikliğin yatırım ve planlama faaliyetlerinin azalmasına yol açan ardıl etkileri bir sonraki dönemde görülmektedir.
İŞLEVSİZLEŞME DÖNEMİ
Önceki dönemde başlayan küreselleşmenin etkilerinin derinleştiği bu dönem 2001 ekonomik kriziyle başlamıştır. Uluslararası kuruluşların Türkiye ekonomisi, dolayısıyla kurumsal yapısı üzerindeki etkileri iyice artmıştır. Bu süreçte, KİT’lerin özelleştirme süreçleri hızlanmış hem kaynak tahsisinde hem de üretimde özel sektör öncü bir rol üstlenmiştir. Devletin enerji ve telekomünikasyon sektörlerindeki varlığı özelleştirmelerle büyük oranda sona ermiştir.
[52] 1998-2008 arasında Türkiye ekonomisi IMF programları tarafından şekillendirilmiş ve bu süreçte gerçekleştirilen yapısal reformların önemli kısmı Dünya Bankası tarafından yönlendirilmiştir. Boratav
[53] bu yılları “kriz içinde kabul edilen yapısal uyum yasalarının hükümet tarafından uygulanması ve giderek revizyonu sonunda Türkiye’de merkezi ve yerel kamu yönetiminin hemen hemen yeni baştan yapılandırıldığı bir dönem” olarak nitelendirmiştir.
1980'lerdeki küreselleşme dalgasıyla özellikle gelişmekte olan ülkeler, küresel kent yaratma amacını benimsemiş ve 2000'lerde bu amaca yönelik politikalar artmıştır.
[54] Bu doğrultuda gelişmiş ve gelişmekte olan ülkeler küresel kent olmak için gerekli yapılı çevreyi oluşturmak amacıyla büyük kentsel projelere yönelmiştir. Bu projelerin ortaya çıkmasıyla, planlama süreçleri daha esnek bir yapıya dönüşmüş ve özel sektörün başı çektiği kamu-özel iş birlikleri geliştirilmiştir.
[55] Parçalanmış ve merkezileşmiş kurumsal yapı, merkezi otoriteden gelen büyük ölçekli projeler ve yerel-merkez karşıtlığının meydana getirdiği gerilimler sisteme köklü bir şekilde yerleşmiştir.
[56]
2004’te 5162 sayılı Yasa’yla
[57] 2985 sayılı Toplu Konut Yasası
[58] değiştirilmiş ve 1984’te kurulmuş olan Toplu Konut İdaresi’ne imar planı yapma yetkisi verilmiştir.
[59] Bu yasayla TOKİ’nin yetkilerinin genişletilmesi sonucu Hazine arazilerini bedelsiz olarak almasıyla, başta İstanbul olmak üzere kentlerdeki kamu arsalarının özel mülkiyete dönüştürülmesi süreci hız kazanmıştır.
[60] Bu dönemde kentlerde inşaat ve gayrimenkul sektörünü iyice canlandırarak planlama pratiğini etkileyen diğer önemli yasal düzenlemeler ise 5393 sayılı Belediye Kanunu (2005)
[61] ve 5366 sayılı Yenileme Yasası
[62] (2005)’dır.
[63]
644 sayılı KHK’yla
[64] Çevre ve Şehircilik Bakanlığı’nın kurulması (2011) sonucu merkezi yönetimin yetki alanı genişletilmiş, yerel yönetimler üzerindeki etkisi ve önceden sınırlı olan kentsel müdahale yetkileri artırılmıştır.
[65] 2012’de 6306 sayılı Afet Riski Altındaki Alanların Dönüştürülmesi Hakkında Kanun
[66] kentsel dönüşüme çözüm olarak çıkartılmıştır. Bu yasayla parsel bazında dönüşüm uygulamalarının önü açılmıştır. 6360 sayılı Büyükşehir Yasası (2012)
[67] ile 30 ilde il mülki sınırları büyükşehir belediye sınırları haline getirerek kırsal alanda yaşayan çok büyük bir nüfus büyükşehir belediye sınırları içerisine dahil olmuştur. 2014’te yürürlüğe giren Mekânsal Planlar Yapım Yönetmeliği
[68] de son dönemin planlamayı etkiyen önemli düzenlemelerindendir. Tüm bu önemli yasal, yönetsel ve kurumsal düzenlemeler sonucunda oldukça parçalanmış ve giderek merkezileşen planlama sistemi içerisinde, merkezden dayatılan büyük ölçekli projeler, kentsel mekânda belirgin bir şekilde görünür hale gelmiş ve önceki dönemin tepeden inme plan kararlarından farklı olarak etkileri hızla ortaya çıkmıştır.
[69]
1980'lerden itibaren Dünya Bankası tarafından yönlendirilen ve dayatılan yapısal uyum programları çerçevesinde İller Bankası'nın kamusal hizmet alanları kısıtlanmıştır. Bir kamu kurumu olarak kamu yararı ilkesiyle var olan İller Bankası bu politikalar çerçevesinde kamu kurumu olma niteliğinden uzaklaştırılarak 2011’de çıkartılan 6107 sayılı yasa
[70] ile İlbank Anonim Şirketi’ne dönüştürülmüştür.
[71] Bankanın kurumsal yapısındaki bu dönüşümle birlikte, uzun süredir İller Bankası'nın hakimiyetinde olan yerel yönetimlerin altyapı finansmanı ve teknik yönetimi Banka'nın denetiminden çıkarılmış, ülke içi kaynaklarla finanse edilen teknik altyapı hizmetleri, uluslararası kredi kaynaklarına açılarak yerel yönetimlerin altyapı sektörü küresel sermaye ile bağlantılı hale getirilmiştir.
[72] Böylece serbest piyasa koşulları altında faaliyet gösteren İlbank A.Ş, önceden düşük maliyetli kamusal hizmetler sunan bir kamu kurumuyken, günümüzde gelir elde etmek amacıyla arazi üzerinde plan değişikliklerini kullanma çabası içerisinde olan bir kuruma dönüşmüştür.
[73]
Bu kurumsal dönüşüm sonucunda, 1975-1999 arasında artış gösteren İller Bankası’nın planlama faaliyetleri 2000 sonrası düşmeye başlamıştır (
Tablo 6). Bu düşüşte yukarıda sözü edilen yasal, yönetsel ve kurumsal düzenlemelerle Banka tarafından uygulanan hibe programının sonlandırılması, ülke genelinde belediye sayısının azaltılması ve belediye kurulması için ölçütlerin değiştirilmesi gibi kamu yönetimine ilişkin kararlarının etkisi büyük olmuştur.
[74]
DEĞERLENDİRME
İller Bankası'nın planlama faaliyetleri her dönemde ülkenin içinde bulunduğu ekonomik, politik, mekânsal süreçlerden ve bunlarla birlikte değişen yasal, yönetsel ve kurumsal düzenlemelerden etkilenmiştir. İller Bankası'nın planlama faaliyetlerinde yaşanan dönüşüm, Türkiye’nin ekonomik ve kentsel - mekânsal politikaları çerçevesinde çıkarılan yasalarla -dönemlere göre etkisi değişkenlik gösterse de- yakından ilişkilidir. Bir dönemde gerçekleşen yasal - yönetsel bir düzenlemenin etkisi genellikle bir sonraki dönemde ortaya çıkmıştır.
“Kuruluş” döneminde İller Bankası belediyelere yönelik teknik ve mali destek sağlama amacıyla faaliyet göstermiş, ancak yetersiz ekonomik koşullar ve düşük teknik kapasite sebebiyle planlama faaliyetleri sınırlı kalmıştır. Yasal - yönetsel açıdan en önemli gelişmelerden biri olan 6785 sayılı İmar Yasası
[75] bu dönemde yürürlüğe girmiştir. Yasa, nüfusu 5000’den büyük yerleşmeler için imar planı yapmayı zorunlu kıldığından İller Bankası’nın planlama faaliyetlerini artıran yönde bir etkisi olmuştur. 1956 yılında yürürlüğe giren bu yasanın etkileri 1960-1974 yıllarını kapsayan “kurumsal gelişme” döneminde daha görünür hale gelmiş, bu dönemde İller Bankası tarafından hazırlanan plan sayısında kayda değer bir artış gözlenmiştir. “Kurumsal gelişme” döneminde, büyük kentlere yaşanan göçlere bağlı olarak ortaya çıkan sorunlara çözüm için getirilen bazı yasal düzenlemeler (
bkz. Tablo 2) ise tersine etki yaratarak enformel kentin inşasını beslemiştir. Böylece 1960'ların sonlarına doğru büyük kentlerde planlama ihtiyacı artmış ve İller Bankası kent bütünü imar planları için yarışmalar düzenlemeye başlamıştır.
Neoliberal politikaların yükselişe geçtiği, uluslararası yatırımcıların katkısıyla ekonomik büyüme ve istikrarın hedeflendiği “kurumsallaşma ve etkinleşme” döneminde, 3194 sayılı İmar Yasası
[76] ile planlama yetkilerinin yerel yönetimlere verilmesi sonucu İller Bankası'nın görev alanı yasal zeminde kısıtlanmıştır. Ancak yerel yönetimlerin teknik açıdan yetersiz olması sebebiyle Banka’nın planlama faaliyetleri devam etmiş, hazırladığı plan sayısında önemli bir artış yaşanmıştır. Yetki açısından İller Bankası’nın planlama yetkilerini daraltan bu yasanın Banka’nın yaptığı plan sayısının azalması yönünde beklenen etkisi, ancak bir sonraki dönemde görülmektedir. Bu dönemde ayrıca planlama faaliyetleri üzerinde önemli bir etkisi olan 1984 yılında yürürlüğe giren 3030 sayılı Büyükşehir Belediye Yasası
[77] ile Büyükşehir Belediyelerinin yatırım yetkileri İller Bankası'nın görev alanı dışına çıkartılmıştır. Bu sebeple İller Bankası’nın kamu kaynaklarıyla kredi sağlayan rolü belediyeler ile ticari bankalar arasında mali aracılık rolüne dönüşmüştür. Plan sayıları açısından artan bir grafik izlense de bu düzenlemelerin İller Bankası’nın planlama faaliyetleri açısından olumsuz etkileri, izleyen dönemde kendini somut olarak göstermektedir.
“İşlevsizleşme” olarak adlandırılan son dönemde ise özelleştirme politikalarına ağırlık verilerek, özel sektör, planlama süreçlerinin önemli bir aktörü haline getirilmiştir. İller Bankası da özel sektöre yönelik hizmetler sunan bir kurumsal yapıya bürünmüştür. Bu dönemde Banka’nın planlama faaliyetleri azalmıştır. Bu düşüşün temel nedeninin, ulusal düzeyde benimsenen kamu politikalarının birincil aracı olan yasal - yönetsel düzenlemeler olduğunu söylemek mümkündür. 1980’lerden itibaren yapılan çeşitli yasal ve yönetsel düzenlemelerin yanı sıra 2000 sonrası dönemde birçok kuruma planlama yetkisi verilmesiyle İller Bankası’nın kamu kurumu olma niteliği ortadan kalkmıştır.
Sonuç olarak; Türkiye planlama tarihinde İller Bankası'nın rolü, dönemsel olarak değişiklik göstermiştir. Uluslararası gelişmeler, ekonomik krizler ve genel siyasi konjonktür İller Bankası'nın planlama faaliyetlerinin doğasını ve kapsamını doğrudan veya dolaylı olarak etkilemiştir. Banka’nın kurumsal yapısı bu koşulların etkisiyle şekillenmiş, değişen yasa ve yönetmelikler aracılığıyla mekânsal planlama pratiğindeki rolü neredeyse sona ermiştir.
* Bu makale, Yıldız Teknik Üniversitesi Fen Bilimleri Enstitüsü Şehir Planlama Doktora Programında Prof. Dr. Zeynep Şirin Enlil danışmanlığında yürütülen doktora tezinden üretilmiştir.
NOTLAR
[1] 1580 sayılı Belediye Kanunu, 1930, T.C. Resmî Gazete, 1471, 14 Nisan 1930.
[2] Güler, Birgül Ayman, 1996, “Kentsel Altyapı Finansmanı: Belediyeler Bankası 1933-1945”, Amme İdaresi Dergisi, Ankara, ss.87-105.
[3] Gökçeer, Fikri, 1993, “Kent Planlama-Uygulama Süreci ve Belediyeler”, Çağdaş Yerel Yönetimler Dergisi, 2(6), ss.39-46; Güler, 1996, ss.87-105.
[4] Çoker, Ziya, 1986, İller Bankası ve Mahalli İdareler, Kazancı Matbaacılık, Ankara, ss.1-22.
[5] 4759 sayılı İller Bankası Kanunu, 1945, T.C. Resmî Gazete, 6039, 23 Haziran 1945.
[6] İller Bankası, (1973), Kuruluşundan Bugüne Kadar İller Bankası: 1945-1973, İller Bankası Vakıf Matbaası, Ankara.
[7] Gezim, Güner; Kiper, Perihan, 2016, “Türkiye'nin Seksen Yıllık Kent Planlama Serüveninde Son Otuz Yılın Değerlendirilmesi- İller Bankası Deneyimleri”, 80 sonrası Mekân ve Planlama, Gazi Üniversitesi Mimarlık Fakültesi, Şehir ve Bölge Planlama Bölümü, Ankara, ss.3-20.
[8] Serter, Gencay, 2015, “Belediyeler Bankası’ndan İlbank A.Ş.’ye Bir Dönüşüm Öyküsü”, Çağdaş Yerel Yönetimler, 24(4), ss.1-26.
[9] 6107 sayılı yasa ile İller Bankası'nın İlbank Anonim Şirketi'ne dönüştürülmesi, 2011, T.C. Resmî Gazete, 27840, 8 Şubat 2011.
[10] Plan sayılarına ilişkin veri seti 19.01.2021 tarihinde İller Bankası A.Ş.’den temin edilmiştir. Bu veri tabanına ulaşmamızda yardımlarını esirgemeyen Şehir Plancısı Jale Kuyululu ve Şehir Plancısı Mutlu Dulkadir’e teşekkürü borç biliriz.
[11] Eraydın, Ayda, 2006, “Mekânsal Süreçlere İlişkin Tartışma ve Araştırmalara Toplu Bakış: 1923-2003”, Değişen Mekân, Dost Kitabevi Yayınları, Ankara, ss.25-67.
[12] A.g.e.
[13] Tekeli, İlhan, 2001, Türkiye Cumhuriyeti’nin 1930-1980 Arasında İzlediği Sosyal ve Ekonomik Düzenleme Politikaları, Ankara.
[14] 6785 sayılı İmar Kanunu, 1956, T.C. Resmî Gazete, 9359, 9 Temmuz 1956.
[15] Enlil, Zeynep; Dinçer, İclal; Can Çetin, Burcu, 2020, “Planlamada müdahale, regülasyon ve yatırım ikilemleri: İstanbul üzerinden bir değerlendirme”, Hüseyin Kaptan’a armağan: Kent planlama, (ed.) İclal Dinçer, Zeynep Enlil, YEM Yayın, İstanbul, ss.69-84.
[16] 6785 sayılı İmar Kanunu, 1956.
[17] Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı, 2023, “Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı'nın Tarihçesi”, (https://csb.gov.tr/tarihcemiz-i-7012). [Erişim: 13.07.2023]
[18] 6785 sayılı İmar Kanunu, 1956.
[19] Boratav, Korkut, 2015, Türkiye İktisat Tarihi 1908- 2009, İmge Kitabevi Yayınları, 21. Baskı (İlk Baskı 2003), Ankara.
[20] Tekeli, 2001.
[21] Eraydın, 2006, ss.25-67.
[22] Şengül, Hüseyin Tarık, 2001, Kentsel Çelişki ve Siyaset: Kapitalist Kentleşme Süreçleri Üzerine Yazılar, İmge Kitabevi.
[23] Eraydın, 2006, ss.25-67.
[24] 634 sayılı Kat Mülkiyeti Kanunu, 1965, T.C. Resmî Gazete, 12038, 2 Temmuz 1965.
[25] Uzun, Nil, 2017, “Kentsel Yenileme ve Dönüşüm”, Kent Planlama, (ed.) Ayda Eraydın vd., İmge Kitabevi, İstanbul, ss.583-600.
[26] 775 sayılı Gecekondu Kanunu, 1966, T.C. Resmî Gazete, 12362, 30 Temmuz 1966.
[27] Uzun, 2017, ss.583-600.
[28] Enlil vd., 2020, ss.69-84.
[29] TMMOB Şehir Plancıları Odası, 2010, “Yarışmalar Dizini”, Planlama Dergisi, sayı:50, 140-158.
[30] Gezim ve Kiper, 2016, ss.3-20.
[31] Köymen, Oya, 2014, Türkiye: Kırılmaların Altındaki Süreklilik, Sermaye Birikirken, Yordam Kitap, 3. Baskı, İstanbul, ss. 97-137.
[32] Kaya, Yunus, 2010, “Küreselleşme ve İktisadi Entegrasyon Bağlamında 2000 Sonrasında Türkiye Ekonomisi”, İnsan ve Toplum, 1 (1), ss.67-86.
[33] Boratav, 2015.
[34] Yıldırım, Erhan.; Lopcu, Kenan; Çakmaklı, Selim, 2011, “Türkiye Ekonomisinde İktisadi Dalgalanmalar Ve Krizler: 1980 Öncesi Ve Sonrası Üzerine Karşılaştırmalı Bir İnceleme”, Bilsay Kuruç'a Armağan, (ed.) S. Şahinkaya ve N. İ. Ertuğrul, Mülkiyeliler Birliği, Ankara, ss.1155-1189.
[35] Kaya, 2010, ss.67-86.
[36] Eraydın, 2006.
[37] A.g.e.
[38] 2561 sayılı Büyük Şehirlerin Yakın Çevresindeki Yerleşim Yerlerinin Ana Belediyelere Bağlanmaları Hakkında Kanun, 1981, T.C. Resmî Gazete, 17538, 8 Aralık 1981.
[39] 2634 saylı Turizmi Teşvik Yasası, 1982, T.C. Resmî Gazete, 17635, 16 Mart 1982.
[40] 2863 sayılı Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Kanunu, 1983, T.C. Resmî Gazete, 18113, 23 Temmuz 1983.
[41] 2985 sayılı Toplu Konut Kanunu, 1984, T.C. Resmî Gazete, 18344, 17 Mart 1984.
[42] 2981 sayılı İmar ve Gecekondu Mevzuatına Aykırı Yapılara Uygulanacak Bazı İşlemler ve 6785 sayılı İmar Kanunu’nun Bir Maddesinin Değiştirilmesi Hakkında Kanun,1984, T.C. Resmî Gazete, 18335, 8 Mart 1984.
[43] 3030 sayılı Büyükşehir Belediyelerinin Yönetimi Hakkında Kanun Hükmünde Kararnamenin Değiştirilerek Kabulü Hakkında Kanun, 1984, T.C. Resmî Gazete, 18453, 9 Temmuz 1984.
[44] 3194 sayılı İmar Kanunu, 1985, T.C. Resmî Gazete, 18749, 9 Mayıs 1985.
[45] 3030 sayılı Kanun, 1984.
[46] Serter, 2015, ss.1-26.
[47] 3194 sayılı İmar Kanunu, 1985.
[48] Özdemir Sönmez, F. Nihan, 2017, “Planlamada Yeni Yasal düzenlemeler”, Kent Planlama, (ed.) Ayda Eraydın vd., İmge Kitabevi, İstanbul, ss.643-665.
[49] Gezim ve Kiper, 2016, ss.3-20.
[50] A.g.e.
[51] Serter, 2015, ss.1-26.
[52] Kaya, 2010, ss.67-86.
[53] Boratav, 2015.
[54] Öktem, Binnur, 2006, “Neoliberal Küreselleşmenin Kentlerde İnşası: AKP’nin Küresel Kent Söylemi ve İstanbul’un Kentsel Dönüşüm Projeleri”, Planlama Dergisi, (2), ss.53-63.
[55] A.g.e.
[56] Enlil vd., 2020, ss.69-84.
[57] 5162 sayılı Toplu Konut Kanunu’nda ve Genel Kadro ve Usulü Hakkında Kanun Hükmünde Kararnamenin Eki Cetvellerin Toplu Konut İdaresi Başkanlığına Ait Bölümünde Değişiklik Yapılması Hakkında Kanun, 2004, T.C. Resmî Gazete, 25460, 5 Mayıs 2004.
[58] 2985 sayılı Toplu Konut Kanunu, 1984.
[59] Keleş, Ruşen, 2020, “21. Yüzyılın ilk çeyreğinde konut hakkına yeniden bakmak”, Hüseyin Kaptan’a armağan: Kent planlama, (ed.) İclal Dinçer, Zeynep Enlil, YEM Yayın, İstanbul, ss.127-136.
[60] Boratav, 2015.
[61] 5393 sayılı Belediye Kanunu, 2005, T.C. Resmî Gazete, 25874, 13 Temmuz 2005.
[62] 5366 sayılı Yıpranan Tarihi ve Kültürel Taşınmaz Varlıkların Yenilenerek Korunması ve Yaşatılarak Kullanılması Hakkında Kanun, 2005, T.C. Resmî Gazete, 25866, 5 Temmuz 2005.
[63] Zorlu, Fikret; Söğüt, İlker, 2019, “Türkiye’de 1980 Sonrası Dönemde Kentsel Planlama Pratiğinin Dönüşümü: Adana Örneği”, İdealkent, 10(28), ss.1158-1183.
[64] 644 sayılı Çevre ve Şehircilik Bakanlığının Teşkilat ve Görevleri Hakkında Kanun Hükmünde Kararname, 2011, T.C. Resmî Gazete, 27984, 4 Temmuz 2011.
[65] Enlil vd., 2020, ss.69-84
[66] 6306 sayılı Afet Yasası Afet Riski Altındaki Alanların Dönüştürülmesi Hakkında Kanun, 2012, T.C. Resmî Gazete, 28309, 31 Mayıs 2012.
[67] 6360 sayılı On Üç İlde Büyükşehir Belediyesi ve Yirmi Altı İlçe Kurulması İle Bazı Kanun ve Kanun Hükmünde Kararnamelerde Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun, 2012, T.C. Resmî Gazete, 28489, 6 Aralık 2012.
[68] Mekânsal Planlar Yapım Yönetmeliği, 2014, T.C. Resmî Gazete, 29030, 14 Haziran 2014.
[69] Enlil vd., 2020, ss.69-84.
[70] 6107 sayılı Kanun, 2011.
[71] Gezim ve Kiper, 2016, ss.3-20.
[72] Serter, 2015, ss.1-26.
[73] A.g.e.
[74] Gezim ve Kiper, 2016, ss.3-20.
[75] 6785 sayılı İmar Kanunu, 1956.
[76] 3194 sayılı İmar Kanunu, 1985.
[77] 3030 sayılı Kanun, 1984.
Bu icerik 1024 defa görüntülenmiştir.