ETKİNLİK
“Afetler Karşısında Mimarlık ve Eğitimi” Temalı 13. Mimarlık ve Eğitim Kurultayı’ndan (MEKXIII) Türkiye’de Mimarlık Mesleği ve Mimarlık Eğitimine Bakış
Derya Yorgancıoğlu, Doç. Dr., Özyeğin Üniversitesi Mimarlık Bölümü
13. Mimarlık ve Eğitim Kurultayı, 14 – 15 Kasım 2025 tarihlerinde “Afetler Karşısında Mimarlık ve Eğitimi” temasıyla MSGSÜ ev sahipliğinde gerçekleştirildi. Yazar, çeşitli sunumların yer aldığı toplam sekiz oturum, öğrenci forumu ve öğrenci projeleri sergilerini içeren etkinlikten detaylarla birlikte, belirlenen tematik odağın yanında öne çıkan çeşitli tartışma alanlarına da değiniyor. Yakın zamanda kaybettiğimiz Prof. Dr. Orhan Hacıhasanoğlu’na ithaf edilen Kurultay’ın, meslek örgütleri, mesleki uygulayıcılar, mimarlık eğitimi kurumları, akademisyenler ve öğrencileri biraraya getirerek eleştirel ve bütünsel değerlendirmeler için verimli bir zemin sunduğunu vurguluyor.
Mimarlık ve Eğitim Kurultaylarının on üçüncüsü “Afetler Karşısında Mimarlık ve Eğitimi” temasıyla 14 – 15 Kasım 2025 tarihlerinde Mimar Sinan Güzel Sanatlar Üniversitesi’nin ev sahipliğinde Sedad Hakkı Eldem Oditoryumu’nda gerçekleştirildi. Başkanlığını MSGSÜ Mimarlık Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Ayşin Sev’in yaptığı kurultayın programı, ana temayla ilişkili çeşitli sunumların yer aldığı toplam sekiz oturum ve öğrenci forumunun yanı sıra, deprem bölgelerinde yürütülen mimari proje stüdyolarında üretilen seçili öğrenci projeleri, “afetler” konusunun ele alındığı seçili sayıda diploma projesi ve MimED ödüllerinde “kriz ve afet” temalı projelerin yer aldığı bir sergi açılışından oluştu.
Kurultayın temel amacı, yerel ve küresel ölçekte afetler ve krizlerin yaşanmakta olduğu Cumhuriyet’in ikinci yüzyılında, mimarlık eğitimi ve meslek alanındaki güncel gelişmeleri ele alarak; afetlere dayanıklı, güvenli yapı tasarımını mimarlık eğitimine entegre etmek, eğitimde nitelik standartlarını ve asgari koşulları belirlemek, mesleğe kayıt / kabul süreçlerini tartışmak ve yapı denetimi aşamasında nitelikli mimarlık hizmetlerine yönelik gerekliliklerin ele alınarak değerlendirilmesi olarak tanımlandı [1]
. Kurultay aracılığıyla TMMOB Mimarlar Odası İstanbul Büyükkent Şubesi ve Türkiye’nin farklı illerinden şubeler, KTMMOB Mimarlar Odası gibi meslek örgütleri ve mesleki uygulayıcılar ile mimarlık eğitimi alanının başlıca kurumsal yapıları olarak Mimarlık Fakültesi Dekanları Konseyi (MİDEKON), Mimarlık Eğitimi Akreditasyon Derneği (MiAK), Mimarlık Okulları Bölüm Başkanları İletişim Grubu (MOBBİG) temsilcileri, mimarlık bölümleri akademisyenleri, Öğrenci Temsilciler Kurulu (ÖTK) ve mimarlık öğrencileri biraraya geldi.
PROF. DR. ORHAN HACIHASANOĞLU ANISINA
Toplam iki gün süren kurultayın ilk günü, TMMOB Mimarlar Odası İstanbul Büyükkent Şubesi Başkanı Prof. Dr. Alper Ünlü’nün, Mimarlar Odası Genel Başkanı Doç. Dr. Zeynep Eres Özdoğan’ın, KTMMOB Mimarlar Odası Başkanı Onur Olguner’in ve MSGSÜ Mimarlık Fakültesi Dekanı ve Kurultay Başkanı Prof. Dr. Ayşin Sev’in açılış konuşmalarıyla başladı. MEKXIII’ü diğer kurultaylardan ayırt eden özelliği, 21 Temmuz 2025 tarihinde beklenmedik bir şekilde aramızdan ayrılan Prof. Dr. Orhan Hacıhasanoğlu’na ithaf edilmiş olmasıdır. Açılış konuşmalarının devamında Prof. Dr. Orhan Hacıhasanoğlu’nu Anma Etkinliği kapsamında Özyeğin Üniversitesi Mimarlık ve Tasarım Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Aslıhan Ünlü ve Işık Üniversitesi Mimarlık Bölümü öğretim üyesi Prof. Dr. Ahsen Özsoy kendi deneyimleri çerçevesinde Prof. Dr. Hacıhasanoğlu’nun bir akademisyen, idareci, çalışma arkadaşı ve insan olarak çeşitli yönlerine vurgu yaptıkları konuşmalarını gerçekleştirdiler (
Resim 1, 2). Prof. Dr. Hacıhasanoğlu 2008 – 2012 yılları arasında İTÜ Mimarlık Fakültesi Dekanlığı ve 2012 – 2020 yılları arasında Özyeğin Üniversitesi Mimarlık ve Tasarım Fakültesi Kurucu Dekanlığı yapmış olmanın yanı sıra, mimarlık eğitimi alanına “kurumlar üstü” katkılar verdi. Prof. Dr. Hacıhasanoğlu, Mimarlık Okulları Bölüm Başkanları İletişim Grubu’nun (MOBBİG) kurucusu ve Mimarlık Eğitimi Akreditasyon Derneği’nin (MiAK) 2. ve 3. Dönem Yönetim Kurulu Başkanı olarak, mimarlık eğitiminde akreditasyonun amacı ve kapsamına dair farkındalığın oluşmasına, eğitim ve öğretim süreçlerinde niteliğin artırılmasına yönelik startejilerin geliştirilmesine, MiAK’ın ulusal bağlamda Yükseköğretim Kalite Kurulu (YÖKAK) akreditasyonu alması ve uluslararası bağlamda CEENQA ağına (
Central and Eastern European Network of Quality Assurance Agencies in Higher Education) tam üye olması süreçlerinde öncü ve özverili çalışmalar gerçekleştirdi.
ÇALIŞMA GRUPLARI OTURUMLARI VE TEMATİK OTURUMLAR
Kurultayın ilk günü olan 14 Kasım 2025 Cuma günü birinci oturumda Prof. Dr. Ayşen Ciravoğlu, Doç. Dr. Bülent Batuman, Prof. Dr. Hülya Turgut ve Prof. Dr. Şebnem Hoşkara’dan oluşan Krizler Karşısında Mimarlık ve Eğitimi Çalışma Grubu, “Çoklu Krizler Çağında Afetler: Yeni Bir Mimarlık ve Eğitimi Gündemine Doğru” başlıklı bir sunum gerçekleştirdi (
Resim 3). Çalışma grubu adına sunumu yürüten Prof. Dr. Turgut, afetlerin küresel çoklu krizler çerçevesinde ele alınması gerektiğini ve bu çoklu krizler karşısında dünyanın, kentlerin ve mimarlığın pozisyonunun yeniden belirlenerek, mimarlık eğitiminin de içerik ve yöntemlerini buna uygun olarak çok boyutlu bir şekilde güncellemesi gerektiğini vurguladı. Sürekli krizler çağında mimarlık eğitiminde teknik, kültürel ve sosyal dayanıklılığın birarada ve etkileşim içinde ele alınması gerektiği ve mimarlık eğitiminin dayanıklı, etik ve reflektif bir pozisyon almasının elzem olduğu vurgulandı. Prof. Dr. Ciravoğlu “Krizler Karşısında İyileşme, Dirençlilik ve Yeniden İnşa: Uluslararası Çalışmalardan Gözlemler” başlıklı sunumunda uluslararası bağlamda küresel krizleri odağına alan çalışmalarıyla öne çıkmakta olan UN Habitat Professionals Forum (HPF – BM Habitat Uzmanlar Forumu)
[2]
, UIA Natural and Human Disasters Work Programme (N&HD WP – Uluslararası Mimarlar Birliği Doğal ve Beşeri Afetler Çalışma Programı)
[3]
, UIA Professional Practice Commission (PPC – Uluslararası Mimarlar Birliği Mesleki Uygulama Komisyonu)
[4]
, Architects’ Council of Europe (ACE) Disaster Relief Task Force (Avrupa Mimarlar Komisyonu Afet Yardımı Çalışma Grubu)
[5]
, ARCASIA Emergency Architects (ARCASIA Acil Durum Mimarları)
[6]
ve Emergency Architects (Acil Durum Mimarları)
[7]
oluşumları ve pratikleri hakkında kısaca bilgiler paylaştı. Prof. Dr. Ciravoğlu, günümüzde bu uluslararası oluşumlarda çoklu krizler ve afetlerle ilişkili olarak “iyileşme” (
recovery), “dayanıklılık” (
resilience) ve “daha iyi yeniden inşa” (
build back better) gibi kavramların önem kazandığının altını çizdi. Doç. Dr. Batuman ise, kapitalizmin kriz üretme ve bu krizleri mekânsal çözümlerle yönetme döngüsüne mimarlık ve tasarım etiği açısından dikkat çekti. Doç. Dr. Batuman’a göre kapitalizm mimarlığı da etkisi altına alan bir sistem olarak bir kriz döngüsü yaratırken, bu krizlere çözüm üretme pratiklerini çoğunlukla “mekân” üzerinden üretmekte, bu durum mimarlığa “yabancılaşma” ve “angaje olma” şeklinde bir ikilik üzerinden etik bir sorumluluk yüklemektedir. Doç. Dr. Batuman gerek meslek pratiğinde gerekse mimarlık eğitiminde, mimarlığın nesnesinden yabancılaşmadan, aksine değişim yaratmada aktif bir rol üstlenmek üzere “angaje” olmanın önemine işaret etti. Prof. Dr. Hoşkara, çoklu krizler çağında meselelere disiplinlerarası yaklaşımın daha da önem kazandığına ve mimarlık eğitiminde de buna yönelik çerçevelerin ve stratejilerin geliştirilmesi gerektiğine vurgu yaptı.
Prof. Dr. İlkay Koman’ın yürütücülüğündeki ikinci oturumda, Prof. Dr. Ali Tolga Özden, Prof. Dr. Cânâ Bilsel, Doç. Dr. Koray Pekeriçli ve Prof. Dr. Mustafa Özgünler’den oluşan Mimarlık Eğitimi ve Afetler Çalışma Grubu üyeleri sunumlarını gerçekleştirdiler (Resim 4). Prof. Dr. Özden afet konusunun Türkiye’de mimarlık eğitimi özelinde dersler bağlamında ne şekilde ele alındığına dair bir irdeleme sundu. Prof. Dr. Bilsel, sürdürülebilirlik ve dirençlilik kavramlarına vurgu yaparak, ODTÜ Mimarlık Bölümü’nde mimari tasarım stüdyolarında bu konuların ne şekilde ele alındığını örnekler üzerinden detaylandırdı. Doç. Dr. Pekeriçli afet konusunu BIM ve yapay zekâ ile ilişkilendirerek mimarlık eğitimi perspektifinden ele aldı. Prof. Dr. Özgünler ise mimarlık ve afetler konusunu yangın güvenliği odağında ele aldı.
Dr. Arsal Arısal’ın yürütücülüğünde “Mimarlık ve Eğitimine Yönelik Araştırmalar” temasıyla gerçekleştirilen üçüncü oturumda, sırasıyla Dr. Alper Ünlü ve Y. Mimar Nihal Evirgen sunum yaptı (Resim 5). TMMOB Mimarlar Odası İstanbul Büyükkent Şubesi Başkanı Prof. Dr. Ünlü “Mimarlar Odasına Kayıt Yaptıran Yeni Mezun Mimarların Mimarlık Eğitimi ile İlgili Görüşleri” başlıklı sunumunda, TMMOB Mimarlar Odası’nın gerçekleştirdiği mezunlar anketinin sonuçlarına göre mezunların, mimarlığın tercih edilen meslekler sıralamasında gerilediği, mimarlık eğitimi müfredatlarında fizik, kimya, ekonomi, hukuk gibi konu alanlarına yeterince yer verilmiyor olmasının mimarın kazanması gereken bilgi, beceri ve yeterlilikleri üzerindeki olumsuz etkileri, eğitim alanı ile meslek alanı arasındaki etkileşimin yetersizliği konularına dikkat çektiklerini belirtti. Evirgen ise lisansüstü öğrencilerinden oluşan bir kolektif üretim ve tartışma platformu olan “uncomfortablequestions.arch” oluşumunun çalışmaları hakkında bilgi verdi [8]
. Evirgen, açık forumlar yoluyla; “Mimarlık ve Pedagoji”, “Stüdyo Kültürü”, “Müfredat Teşhiri”, “Sınıf ve Emek” ve “Toplumsal Cinsiyet” gibi başlıkları Ankara’da bulunan çeşitli mimarlık fakültelerindeki öğrencilerle tartıştıkları deneyimlerini paylaştı.
Öğrenci Temsilciler Kurulu tarafından yürütülen Öğrenci Forumu, kurultayın dördüncü oturumunu oluşturdu (Resim 6). Öğrenci forumunda “etik konusunda farkındalık” önemli bir tartışma başlığı olarak ele alınırken, Türkiye’nin farklı illerinde bulunan mimarlık bölümlerinden temsiliyetin yeterince sağlanamamış olduğu gözlemlendi.
15 Kasım 2025 Cumartesi günü, kurultay beşinci oturumla devam etti. Mimarlık eğitimi ile ilgili kurumların çalışmalarının sunulduğu bu oturumu Prof. Dr. Elif Özlem Oral Aydın yürüttü (Resim 7). MİDEKON Başkanı Prof. Dr. Neriman Şahin Güçhan, MİDEKON tarafından yürütülen Mimarlık Eğitim Süresi Çalışmaları ile asgari eğitim koşulları ve norm kadronun belirlenmesinin doğrudan ilişkili olduğunu; bu belirlemelerin, mesleğe giriş koşullarının tanımlanmasına da zemin hazırlayacağını belirtti. Prof. Dr. Güçhan, Yüksek Öğretim Kurumu’nun (YÖK) uluslararasılaşma politikaları ile uyumlu olacak şekilde mimarlık eğitiminin sürecinin beş yıla çıkarılmasının Türkiye’de mimarlık eğitiminin uluslararasılaşmasına katkı sağlayacağının altını çizdi. Mimarlığın, tıp ve hukuk gibi insan sağlığını doğrudan etkileyen bir meslek olması sebebiyle eğitimde yüksek kriterler tutulması gerektiğini belirtirken, bu bağlamda, mimarlık eğitiminin niteliğini artırmak amacıyla, merkezî yerleştirme sınavındaki 250.000 olan başarı sıralaması barajının tekrar yükseltilmesinin önemine dikkat çekti. MOBBİG Koordinasyon Kurulu Üyesi Prof. Dr. Bilsel, MOBBİG’in yürütmüş olduğu “Norm Kadro” ve “Mimarlık Eğitimi Süresi” çalışmalarını sunumunda özetlerken, yılda iki kez toplanan MOBBİG'in, mimarlık eğitimi aktörlerini biraraya getirerek ve uluslararası gelişmeleri de dikkate alarak, Türkiye’de mimarlık bölümlerinin yaşadığı zorluklar ve güncel konuları tartışmak için kritik bir platform olduğunu vurguladı. Bu oturumda ayrıca Mimarlık Eğitim Akreditasyon Derneği (MiAK) 3. Dönem Yönetim Kurulu Başkanı Doç. Dr. Hacer Ela Aral, MİAK çatısı altında yer alan “Lisansüstü Akreditasyon Çalışma Grubu” ve “Uluslararası Çalışmalar Grubunu”nun güncel çalışmaları hakkında bilgiler paylaştı. Doç. Dr. Aral, MiAK’ın uluslararası kalite kuruluşu Central and Eastern European Network of Quality Assurance Agencies in Higher Education (CEENQA) üyeliğini hakkında bilgi verdi. MiAK’ın, mimarlık eğitimi süresinin beş yıla çıkması durumunda önem kazanacak olan tezli / tezsiz yüksek lisans programlarının akreditasyonundaki kritik rolüne dikkat çekerken, bu amaçla MiAK tarafından Türkiye’deki mimarlık bölüm başkanlarının katılımına yönelik hazırlanan anketin sonuçlarını aktardı. Beşinci oturumda söz alan bir diğer konuşmacı MiAK - MAK (Mimarlık Akreditasyon Kurulu) 10. Dönem Başkanı Prof. Dr. Şebnem Hoşkara oldu. Prof. Dr. Hoşkara MiAK ve MiAK - MAK’ın koordine bir şekilde gerçekleştirdiği belge güncelleme ve stratejik plan geliştirme çalışmalarına dair kısa bilgiler sunarken, akreditasyona başvuracak olan mimarlık lisans programları için kılavuz niteliğindeki “Koşullar” ve “Süreçler” belgeleri güncellenirken, günümüzde ulusal ve uluslararası mimarlık eğitimi bağlamında yer bulan afetler, krizler ve dijital dönüşüm gibi güncel tartışma konularının dikkate alındığını belirtti. Devamında söz alan Prof. Dr. Deniz İncedayı UNESCO - UIA Validasyon Kurulu Eş - Başkanı olarak, UNESCO - UIA Eğitim Komisyonu ve Validasyon Kurulu süreçleri çerçevesinde son gelişmeleri ve bu gelişmelerin ulusal akreditasyon süreçlerini yürüten MiAK için olası etkileri hakkında görüşlerini paylaştı [9]
. Prof. Dr. İncedayı, çevresel sorunlar, afetler, iklim krizi, dijitalleşme ve göç gibi küresel konuların mimarlık ve eğitimi üzerindeki etkilerini ele aldı. Bu çerçevede, “insan merkezli” bakıştan “ekolojik ve bütünsel” yaklaşıma geçişi vurgulayarak, UNESCO - UIA programındaki yeni başlıklar ve çalışma grupları hakkında bilgi sundu. UIA'nın ulusal akreditasyon kuruluşlarıyla etkileşim kurma çabaları doğrultusunda, MiAK'ın UNESCO - UIA validasyonuna başvurması ile Türkiye'deki mimarlık programlarının ulusal akreditasyonunu sağlayan bu yapının uluslararasılaşmasının destekleneceğini belirtti.
Kurultayın altıncı oturumu Bülend Tuna yürütücülüğünde Afetler Bağlamında Lisansüstü Eğitimi Çalışma Grubunun araştırmalarına odaklandı (Resim 8). Oturumda, lisans eğitiminin mimarlık öğrencilerine gerekli bilgi, beceri ve deneyimi kazandırmakta yetersiz kaldığı ve bu nedenle lisansüstü programların eğitimde kritik bir rol üstlendiği vurgulandı. Prof. Dr. Nuran Zeren Gülersoy, Kocaeli Depremi sonrası oluşturulan İTÜ'deki Konut ve Deprem Tezsiz Yüksek Lisans Programı’nın detaylarını paylaşırken, Türkiye'deki afet ve deprem konularına odaklanan lisansüstü programların önemine işaret etti. Prof. Dr. Ahsen Özsoy ise, uluslararası lisansüstü programlarında afetler ve krizler konularının ne şekilde ele alındığına dair bir özet sunarken, Avrupa, Amerika ve Kanada’yı kapsayan bir coğrafi çeşitlilikte, küresel iklim değişikliği ve göçler gibi güncel gelişmelerin tematik olarak öne çıktığına dikkat çekti. Bu bağlamda 2000’li yılların başından bu yana lisansüstü programlarda afetler konusuna dair yaklaşımlarda odağın “afetle mücadele”den “afeti önleme, hazırlık ve dirençlilik” konularına kaydığının altını çizerken, bunun temelinde mühendislik - teknik yaklaşımlar yerine, sosyal - ekolojik yaklaşımların önem kazanmış olmasının yattığını belirtti. Prof. Dr. Demet Binan, kültürel miras ve afetler konusunu ele aldığı sunumunda, mimarlık eğitiminde “kültürel mirasın neden ve nasıl korunması gerektiği” sorusunun önem kazandığını belirtti. Prof. Dr. Binan, kültürel mirasın korunması farkındalığının lisans düzeyinde verilmesinin yanı sıra, bu alandaki uzmanlaşmanın lisansüstü eğitimle desteklenmesinin gerekliliğini vurguladı. Ayrıca, MSGSÜ’nde faaliyet gösteren “Koruma ve Restorasyon Tezli Yüksek Lisans Programı” kapsamında yapılan envanter, analiz ve değerlendirme çalışmalarına örnekler vererek, bu çalışmalarda öğrencilere sadece yapının korunması değil, yaşam çevrelerinin korunmasının gerekliliği konusunda farkındalık kazandırdığına dikkat çekti. Doç. Dr. Nuri Serteser, Türkiye'nin bir yangın ülkesi olmasına ve binalarda yangın emniyetinin kritik önemine rağmen, mimarların lisansüstü düzeyde bu alanda uzmanlaşmaya yeterince ilgi göstermediğine dikkat çekti. Doç. Dr. Serteser, İTÜ, ODTÜ, YTÜ ve İstanbul Üniversitesi gibi köklü devlet üniversitelerindeki bina yangın emniyeti yüksek lisans programlarına dikkat çekerek, bu uzmanlığa sahip mimarların performansa dayalı tasarımdan BIM'e, risk değerlendirmeden afet sonrası yeniden yapılandırmaya kadar çeşitli alanlarda hizmet sunabileceğini vurguladı. Dr. Öğretim Üyesi Kurtuluş Atasever, mimarlık lisans eğitiminde deprem konusunun “öğrenme - risk değerlendirme - çözüm üretme” bütünlüğünde işlenmesi ve mimarın bir “inşacı” olarak süreçteki paydaşlık rolüne dair farkındalık kazandırılması gerektiğini belirtti. Mimarlık eğitiminde mimarlık ve mühendislik etkileşiminin artırılmasının, mimarın deprem sonrası süreçlerde sadece “yıkım ve yeniden yapılandırmada” değil, aynı zamanda “güçlendirme ve yenileme” çalışmalarında da aktif rol alabileceği bilincini destekleyeceğini vurguladı.
Eyüp Muhcu yürütücülüğünde “Mesleğe Kabul ve Sürekli Mesleki Gelişim Çalışmaları” temasıyla gerçekleştirilen yedinci oturumda toplam üç sunum gerçekleştirdi (Resim 9). Prof. Dr. Neslihan Dostoğlu, TMMOB Mimarlar Odası - Mimarlık Mesleğe Kabul Komisyonu (MiMeKK) çalışmalarını ele aldığı sunumunda, mimarlık eğitimi ve meslek pratiğinin bütünlüğünü vurgularken; mevcut sorunlar olarak mimarlık lisans programları kontenjanlarının düşürülmesine rağmen dolmaması ve merkezi yerleştirmede mimarlığın tercih sıralamasında gerilemesi gibi konulara dikkat çekti. Prof. Dr. Dostoğlu ayrıca, MiMeKK, ACE ve UIA’nın belirlediği standartlar doğrultusunda, yurt dışında eğitim görmüş mimar adaylarının Türkiye'de meslek pratiğine başlayabilmeleri için gereken kayıt ve tescil koşullarına değindi. Mimar Mehmet Bozkurt, “Mimarlık Mesleğe Kabul Sürecinde Staj ve Meslek Pratiği” başlıklı sunumunda, staj ve mezuniyet sonrası pratiğin 2003'ten beri MEK çalışmalarına dahil edildiğini belirtirken, YÖK'ün staj yönetmeliğine rağmen, Türkiye'deki mimarlık bölümlerinde stajların tür, sayı, süre ve uygulama sıralamasında büyük çeşitlilik bulunduğuna dikkat çekti. Türkiye’de mevcut durumda yaklaşık 40.000 mimarlık öğrencisinin staj yeri bulma güçlüğüne değinirken, “home-office”, “sanal ofis” gibi güncel çalışma biçimleri ışığında; çeşitli staj modellerinin, kabul koşullarının ve stajlara ilişkin hukuki düzenlemelerin (sözleşmeler) oluşturulmasının zorunluluğunu dile getirdi. Öğr. Gör. İsmail Doğanyılmaz ve Prof. Dr. Özgür Özkan, TMMOB Mimarlar Odası - Sürekli Mesleki Gelişim Merkezi’nin (SMGM) çalışmaları hakkında bilgiler verdiler. Öğr. Gör. Doğanyılmaz sürekli mesleki gelişimin, mesleğin ve toplumun değişen ihtiyaçları karşısında hem kamusal yararın gözetilmesi hem de mesleki standardizasyonun sağlanması ve kalitenin yükseltilmesi için, “mesleki” olduğu kadar “etik” bir gereklilik olduğuna işaret etti. Prof. Dr. Özkan ise, SMGM'nin 49. Dönem (2024 – 26) çalışmaları kapsamında, yetkilendirme, enerji kimlik belgesi, bina akustiği, su yalıtımı ve fikri mülkiyet hakları gibi konularda verilen eğitimleri örneklerle detaylandırdı ve eğitim anketlerinden elde edilen geri bildirimleri özetledi.
Kurultayın ikinci gününde ayrıca KTMMOB Mimarlar Odası’nın “Nitelikli Mekânlar, Çevre Afet ve Mimarlık” teması odağında 1 Kasım 2025 tarihinde gerçekleştirdiği 8. Mimarlık ve Eğitim Kurultayı'nın Sonuç Bildirgesi’nde öne çıkan bulguların özetlendiği bir sunum gerçekleştirildi (Resim 10). Oda Yönetim Kurulu Faal Üyesi İpek Yaralıoğlu, kurultay bulguları olarak afet ve kültürel miras, afet ve çağdaş mimarlık ve kentler, mimarlık eğitimi ve afet, ekolojik sürdürülebilirlik, yapay zeka ve dijital dönüşüm gibi temalara dikkat çekti. KKTC'de afet yönetimine dair bütüncül yasal düzenlemeler eksikliğine değinen Yaralıoğlu, KTMMOB'nin, yasa ve mevzuatlardaki eksiklikleri ve bunların mimarlık eğitimi üzerindeki etkilerini inceleyerek; “eğitim hareket planı” ve “mesleki hareket planı” olmak üzere iki temel çalışma üzerinde yoğunlaştığını vurguladı [10]
.
Kurultayın son oturumu olan sekizinci oturumda, Prof. Dr. Nesrin Dengiz yürütücülüğünde “Değerlendirme ve Forum” gerçekleştirildi (Resim 11). Bu forumda, oturum başkanları İlkay Koman, Arsal Arısal, Elif Özlem Oral Aydın, Bülend Tuna ve Eyüp Muhcu kurultay oturumlarında öne çıkan konuları özetleyerek bunların kurultayın ana teması olan “Afetler Karşısında Mimarlık ve Eğitimi” ile ilişkisini kuran değerlendirmelerde bulundular. Forumda ayrıca kurultay katılımcıları söz alarak iki gün boyunca ele alınan konulara ve mimarlık mesleği ve eğitiminin yaşamakta olduğu sorunlara ilişkin görüşlerini paylaştı. Forumda öne çıkan konular şu şekilde özetlenebilir:
- Mimarlık eğitimindeki uluslararası kriterlerle uyum sorunlarının ve taleplerinin YÖK'e iletilmesinde yaşanan güçlükler ve bir disiplin alanı olarak mimarlığın YÖK'te temsil edilmemesi sorunsalı;
- YÖK’te mimarlık alanı temsiliyetinin oluşabilmesi / destelenebilmesi için MiDEKON ve Mimarlar Odası’nın koordineli çalışıp birlikte aksiyon alması gerekliliği;
- Mimarlık yasal olarak tanımlanmış bir meslek olmasına rağmen, mimarlık eğitiminde mesleğin yasal sorumlulukları, yetkileri ve etki alanları hakkında yeterli bilgi kazandırılmaması;
- Mimarlık eğitiminde nitelik artışı için, mimarlık bölümü başarı sıralaması barajının yükseltilmesinin önemi;
- Mimarlık lisans müfredatlarında asgari zorunlu dersler konusunda mutabakat sağlanması ve elzem konuların seçmeli derslere bırakılmaması;
- Günümüzde bilgiye erişimin kolaylaşması ve çeşitliliğin artması sebebiyle, öğrencilere bilgiyi eleştirel bir süzgeçten geçirerek işleme ve yeniden üretme becerileri kazandırılması zorunluluğu;
- Mimarlık eğitim süresinin beş yıla yükseltilmesi için YÖK nezdinde yönetmelik değişikliği gerçekleştirilmesi ihtiyacı.
SERGİ
Kurultayın kapsamında 2024 – 2025 öğretim yılında gerçekleştirilen diploma projelerinden oluşan “Diploma Projeleri Sergisi VIII”, “Deprem Bölgelerinde Yürütülen Mimari Proje Stüdyoları Sergisi” ve “MimED Ödüllerinde Kriz ve Afet Temalı Projeler Sergisi” de yer aldı (
Resim 12). Açılışını kurultayın ilk günü olan 14 Kasım 2025 Cuma günü TMMOB Mimarlar Odası Genel Başkanı Doç. Dr. Zeynep Eres Özdoğan’ın yaptığı sergi, 28 Kasım 2025 tarihine kadar MSGSÜ Mimarlık Fakültesi Mimar Sinan salonunda ziyarete açık kaldı (
Resim 13).
“Deprem Bölgelerinde Yürütülen Mimari Proje Stüdyoları Sergisi” kapsamında toplam 77 öğrenci projesinin üretildiği üniversiteler şu şekilde sıralandı: Abdullah Gül Üniversitesi, Bilkent Üniversitesi, Gaziantep Üniversitesi, Hatay Mustafa Kemal Üniversitesi, İstinye Üniversitesi, Kahramanmaraş İstiklal Üniversitesi, Karabük Üniversitesi, Mardin Artuklu Üniversitesi, Mimar Sinan Güzel Sanatlar Üniversitesi, Orta Doğu Teknik Üniversitesi, Özyeğin Üniversitesi ve Yıldız Teknik Üniversitesi. “Diploma Projeleri Sergisi” kapsamında ise toplam 33 devlet ve vakıf üniversitesi birer öğrenci projesi ile temsil edildi: Abdullah Gül Üniversitesi, Adana Alparslan Türkeş Bilim ve Teknoloji Üniversitesi, Aksaray Üniversitesi, Altınbaş Üniversitesi, Balıkesir Üniversitesi, Çankaya Üniversitesi, Dicle Üniversitesi, Doğu Akdeniz Üniversitesi, Fatih Sultan Mehmet Vakıf Üniversitesi, FMV Işık Üniversitesi, Gebze Teknik Üniversitesi, Harran Üniversitesi, Hatay Mustafa Kemal Üniversitesi, İstanbul Bilgi Üniversitesi, İstanbul Gedik Üniversitesi, İstanbul Kültür Üniversitesi, İstanbul Sabahattin Zaim Üniversitesi, İzmir Demokrasi Üniveristesi, İzmir Yüksek Teknoloji Enstitüsü, Karabük Üniversitesi, Karadeniz Teknik Üniversitesi, KTO Karatay Üniversitesi, Mersin Üniversitesi, Mimar Sinan Güzel Sanatlar Üniversitesi, Necmettin Erbakan Üniversitesi, Ondokuz Mayıs Üniversitesi, Orta Doğu Teknik Üniversitesi, Özyeğin Üniversitesi, Sakarya Üniversitesi, TED Üniversitesi, Trakya Üniversitesi, Yıldız Teknik Üniversitesi.
“MimED Ödüllerinde Kriz ve Afet Temalı Projeler Sergisi”nde ise, Türkiye’nin çeşitli illerindeki mimarlık bölümlerinden, 1. yıl, 2. yıl, 3. yıl ve 4. yıl kategorilerinde ödül alan öğrenci projeleri yer aldı. Bunlar arasında göç, kentsel dayanıklılık, ekolojik sürdürülebilirlik, yerel kalkınma gibi olguların, farklı programatik ve işlevsel çeşitlilikte ve kentsel / kırsal bağlamla diyalog kurularak ele alındığı projeler göze çarptı.
İZLENİMLER VE DEĞERLENDİRMELER
İklim krizi, deprem, yangın gibi doğal afetler ve küresel göç hareketleri başta olmak üzere, 21. yüzyılın çevresel ve sosyoekonomik kırılganlıkları ile birlikte teknolojik ilerlemelerin dönüştürücü etkileri, bir akademik disiplin ve mesleki uygulama alanı olarak mimarlığın bütüncül yapısında etkilerini hissettirmektedir. Söz konusu güncel bağlam, mesleki ve akademik tartışmaların gündemindedir. Ülkemizin özgün koşulları dikkate alındığında, doğal ve insan kaynaklı afetlerin, söz konusu kriz odaklı mesleki ve akademik söylemin odak noktalarından biri olması kaçınılmazdır. Bu çerçevede, meslek ortamı ve mimarlık eğitimi temsilcilerini biraraya getiren XIII. Mimarlık ve Eğitim Kurultayı’nda “Afetler Karşısında Mimarlık ve Eğitimi” temasının belirlenmiş olması kritik ve isabetli bir şeçimdir. Kurultay boyunca, “afetler” teması çoklu krizler üst çerçevesinde ve çok boyutlu bir perspektiften irdelenerek, ulusal ve uluslararası bağlamlarda mimarlık meslek pratiği ve eğitimi üzerinde belirleyici etkileri bulunan kurumsal aktörlerin (UNESCO - UIA, MİDEKON, MiAK, MOBBİG, vb.) konuya dair güncel yaklaşımları ve uygulamaları kapsamlı bir şekilde ele almıştır. Ayrıca, “afetler” temasının, lisans düzeyindeki mimari tasarım stüdyoları ve yapı / teknoloji dersleri gibi uygulamalı dersler ile lisansüstü programlar - özellikle yüksek lisans düzeyinde - kuramsal çerçeve ve uygulama boyutlarında işlenme yöntemleri örnekler üzerinden ortaya konulmuştur. Bununla birlikte, Kurultay tartışmalarının etkinliğini artırmak adına, uluslararası teorik çerçeveler ve politikaların, çoklu krizlerin ve afetlerin etkilerini şiddetli bir şekilde deneyimleyen Türkiye bağlamına dönük pratik katkılarının daha derinlemesine ele alınması gerekmektedir. Örneğin, konunun 6 Şubat 2023 depremlerinin yarattığı kentsel yeniden yapılandırma süreçleri ve mimarlığın bu süreçteki kritik ve eylemsel rolü gibi somut vakalar üzerinden tartışılması, hem meslek pratiği hem de mimarlık eğitimi için uygulamaya dönük, yenilikçi projeksiyonların geliştirilmesine katkı sağlayacaktır.
Sonuç olarak, “Afetler Karşısında Mimarlık ve Eğitimi” temasıyla 14 – 15 Kasım 2025 tarihlerinde MSGSÜ ev sahipliğinde gerçekleştirilen 13. Mimarlık ve Eğitim Kurultayı, belirlenen tematik odağın yanı sıra, mimarlık eğitiminin ve meslek pratiğinin temel sorunlarını (mimarlık eğitiminin süresi, mimarın kazanması gereken bilgi, beceri ve yeterlilikler, mimarın yetki ve sorumlulukları, yasal düzenlemeler vb.) kapsayan çok boyutlu bir tartışma ortamı sunarak, meslek ve eğitim alanının paydaşlarını biraraya getirerek eleştirel ve bütünsel bir çerçevede tartışılmasına önemli bir zemin oluşturdu.
NOTLAR
[1]> TMMOB Mimarlar Odası 13. Mimarlık ve Eğitim Kurultayı, “Çağrı Metni” (http://www.mo.org.tr/mek/index.cfm?kurultay=XIII&Sub=belge&RecID=145). [Erişim: 16.11.2025]
[2] UN Habitat, “UN habitat Professionals Forum (HPF)”, (https://unhabitat.org/node/144091). [Erişim: 17.11.2025]
[3] International Union of Architects, “UIA Natural and Human Disasters Work Programme (N&HD WP)”, (https://www.uia-architectes.org/en/workprogram/natural-and-human-disasters/). [Erişim: 17.11.2025]
[4] International Union of Architects, “UIA Professional Practice Commission (PPC)”, (https://www.uia-architectes.org/en/commission/professional-practice/). [Erişim: 17.11.2025]
[5] Architects’ Council of Europe (ACE), “Architects’ Council of Europe (ACE) Disaster Relief Task Force”, (https://ace-cae.eu/work-groups/natural-and-man-made-disasters-task-force-disasters-tf/). [Erişim: 17.11.2025]
[6] ARCASIA – Architects Regional Council Asia, “ARCASIA Emergency Architects”, (https://arcasia.org/). [Erişim: 17.11.2025]
[7] Emergency Architects, (https://architectes-urgence.ca/). [Erişim: 17.11.2025]
[8] Instagram, “Uncomfortable Questions in Architecture”, (https://www.instagram.com/uncomfortablequestions.arch/?hl=en). [Erişim: 04.12.2025]
[9] International Union of Architects, “UNESCO - UIA Validation Board”, (https://www.uia-architectes.org/en/commission/validation/). [Erişim: 04.12.2025]
[10] KTMMOB Mimarlar Odası, “Mimarlar Odası’ndan “Afet Dayanıklılığı” Odaklı Yeni Tüzük Çağrısı”, (https://www.mimarlarodasi.org/Sayfalar?LINK=MIMARLAR_ODASI_NDAN__AFET_DAYANIKLILIGI__ODAKLI_YENI_TUZUK_CAGRISI) [Erişim: 04.12.2025]
Bu icerik 100 defa görüntülenmiştir.