ETKİNLİK
İçinde Festival Olan Şehir: Kayseri
Burak Asiliskender, Prof. Dr., Abdullah Gül Üniversitesi Mimarlık Bölümü
Bu yıl Mimarlar Odası Kayseri Şubesi tarafından dördüncüsü düzenlenen Kayseri Mimarlık Festivali, 2 – 5 Ekim 2025’te Melis Varkal küratörlüğünde gerçekleştirildi. Yazar, “Yeni Topluluklar: Bir Arada Yaşamın Mimarlığı” temasıyla düzenlenen, topluluk olma hali, birarada yaşama kültürü ve mekânsal örgütlenme arasındaki ilişkilerinin kent merkezindeki Kayseri Kalesi’nde gündeme alındığı festivalden detayları aktarıyor. Festivalin dünden bugüne konu ve çıktılarıyla ele alındığı yazıda, “yerel” ile “küreselin”, “tarihi” ile “güncelin”, “kolektif” ile “bireyselin” arasında kent ve mimarlık bağlamında köprüler kurulduğunu ifade eden yazar, etkinliğin Kayseri kentine ve mimarlık ortamına katkılarını değerlendiriyor.
Mimarlar Odası Kayseri Şubesi tarafından dört yıldır düzenlenen Kayseri Mimarlık Festivali, tematik sürekliliği ve mekânsal tercihleriyle kentsel ve mesleki kültürü dönüştüren önemli bir etkileşim ve üretim alanı oluşturmaktadır. Her bir festival etkinliği, seçilen tema, mekân ve küratöryel yaklaşım üzerinden hem Kayseri’nin mimarlık kültürünü daha görünür kılmakta hem de kentin ulusal ve uluslararası mimarlık ortamı ve tartışmalarıyla güçlü bağlar kurmasına olanak sağlamaktadır.
İlki, Ekim 2022’de, Murat Sönmez küratörlüğünde, Erciyes Kültür Merkezi’nde düzenlenen mimarlık festivali, yoğun panel ve söyleşi programları ve sergilerle, kentin mimarlık gündemini kurma, meslek alanı ile kamuyu biraraya getirme ve tartışma zemini açma işlevi görmüştür. Ekim 2023’te, Kerem Piker küratörlüğünde, gerçekleştirilen ikinci festival, ulusal mimarlık gündemini sadece kentin mimarlık ortamına değil, kent merkezinde yer alan Selçuklu mirası Gevher Nesibe Medresesi’nde gerçekleşen etkinlikleri Mimar Sinan Parkı’na kurulan ekranlar aracılığıyla doğrudan gündelik kamusal ortama taşımıştır. Mimarlık temalı bir etkinliğin ulusal ölçekte kamusal bir kültür programı olmasına öncülük etmiştir.
Ekim 2024’te, Sevince Bayrak küratörlüğünde, düzenlenen üçüncü festival, tematik ve mekânsal tercihiyle önceki iki yılın ötesine, daha özgün ve eleştirel bir odakla gerçekleştirilmiştir. Festival, henüz dönüşümü tamamlanmamış AGÜ Sümer Kampüsü Bakım - Onarım Atölyesi’nde, yıkıp yeniden yapmak yerine mevcut yapıya yeni bir anlatı ekleme fikrini, ekonomik, ekolojik ve kültürel bağlamda zorunlu ve üretken bir tasarım stratejisi olarak tartışmaya açmıştır. Festival kapsamında ulusal ve uluslararası katılımcılarla, mimarlığın kültürel bağları üzerinden mevcut olanın yeniden değerlendirilmesi, dönüşmesi ve mimarlığın hikaye yazma kapasitesi vurgulanmıştır. Temaya eşlik eden yapının bizzat deneyimiyle festival, söyleşiler ve sergiler odaklı alışılagelmiş bir etkinlik olmaktan çıkarak, herkes için bilgi üretimi ve etkileşim alanına dönüşmüştür.
İlk üç festivalin (Resim 1) sürekliliği olarak 2 – 5 Ekim 2025’te, Melis Varkal küratörlüğünde, gerçekleştirilen dördüncü festival (Resim 2), “Yeni Topluluklar: Bir Arada Yaşamın Mimarlığı” temasıyla topluluk olma hali, birarada yaşama kültürü ve mekânsal örgütlenme arasındaki ilişkileri kentin tam da merkezinde, Kayseri Kalesi’nde gündeme almıştır. Kentin çok katmanlı geçmişine ve mimari kültürüne ait simge yapılarından biri çağdaş bir kamusal tartışma sahasına dönüştürmüştür. Böylece önceki yıllarda Erciyes Kültür Merkezi, Gevher Nesibe Medresesi ve Mimar Sinan Parkı ile AGÜ Sümer Kampüsü Bakım - Onarım Atölyesi gibi kentsel mekânlarda kurulan festival deneyimi, Kayseri Kalesi gibi çok katmanlı bir tarihi yapı üzerinden kentin kalbine taşınmıştır.
Kayseri Kalesi’nde düzenlenen dördüncü festival, mimarlık, kentleşme, toplumsallık ve kültürel miras eksenlerinde sadece şehir ölçeğinde değil, ulusal ve uluslararası düzeyde de akademik, mesleki ve toplumsal katkı sağlamıştır. Festivalin ana teması olarak seçilen “Yeni Topluluklar: Bir Arada Yaşamın Mimarlığı” ile güncel kent dinamiklerini ve toplumsal dönüşümleri odağına alarak, kentleşme, dijitalleşme, göç, konut ve iklim krizlerinin sosyal ve mekânsal etkileri tartışmaya açılmıştır. (Resim 3 - 5) Söyleşi ve panellerde dönüşen kentlilik bilinci, dijital topluluk deneyimleri, mekânsal adalet, sürdürülebilirlik ve ekolojik duyarlılık gibi güncel konular ele alınmıştır. Dijitalleşen topluluklar ve yeni kamusal alanlar; fiziksel ve dijital mekân bütünleşmesinin avantajları ve riskleriyle ele alınmıştır. Kale’nin tarihsel çeşitliliğinin kentte kapsayıcı sosyal modeller için hem yaşantısal hem örnek oluşturucu olduğu vurgulanmıştır. Göç olgusunun kentte mekânsal ayrışmayı ve sosyal kapsayıcılık gereksinimini nasıl artırdığı tartışılmıştır. Doğayla birlikte yaşayan tasarım yaklaşımlarında insan merkezli olmayan mimarlık ve ekolojik duyarlılık modellerine dair yenilikçi örnekler paylaşılmıştır. Toplum, mekân ve kent üzerine çalışmalar yapan uzmanların katılımıyla çok sesli bir platform oluşturulmuş, farklı ölçeklerde projeler, saha deneyimlerini ve yeni nesil şehircilik modelleri paylaşılarak kolektif üretimin olasılıkları değerlendirilmiştir.
Festival kapsamında eş zamanlı düzenlenen atölyeler, kent bulmacası, keşif rotaları ve sergiler; kentin geçmişi ile geleceği arasında güçlü bir bağ kurarak Kayseri’nin mimarlık kültürünü geniş bir izleyici kitlesine ulaştırmakla kalmamış, toplumsal kapsayıcılığı ve çok kuşaklı katılımı teşvik ederek Kale’yi festival süresince kentlinin ortak üretim ve deneyim mekânı haline getirmiştir. Sosyal inovasyon, mekânsal adalet, kapsayıcılık ve sürdürülebilirlik eksenlerinde derinleşen tartışmalarla festival, kenti ve toplumu dönüştürme gücüne odaklanmıştır. Ayrıca etkinlikler, kent hafızasını güncel tartışmalarla yeniden gündeme taşıyarak her yaştan kentliyle mimarlık arasında diyalog kurulmasına olanak sağlamıştır.
Dördüncü festivalin, önceki üç yılın birikimini iki eksende derinleştirdiği söylenebilir. Bağlamsal olarak, bir önceki “Yeniden Anlatılan Hikayeler” temalı üçüncü festivalde konu edinilen mevcudu dönüştürme ve yeniden anlatma fikri, 2025’te birarada yaşamın mekânsal kurgusunu sorgulayan daha geniş bir toplumsal çerçeveye evrilmiştir. Mekânsal olarak ise, AGÜ Sümer Kampüsü’nde başlatılan kültürel mimari mirasın günlük hayatın yeniden içinde var edilmesi tartışması, Kayseri Kalesi gibi merkezî ve kamusal bir yapıya deneyimsel olarak taşınmıştır. Mimarlık merkezli tartışmalar, kent ölçeğine aktarılmış ve kentliler için gündem yaratılmıştır.
Kayseri Kalesi gibi kent merkezinde tarihi bir mekânın tercih edilmesi toplumsal ve kültürel katkıyı güçlendirmeyi de amaçlamaktadır. Kentin farklı toplumsal kesimleri ve yaş grupları surlar, burçlar ve avlular boyunca etkinliklerle biraraya gelmiş, Kale aktif bir kamusal buluşma alanına dönüşmüştür. Kale’nin etkinlik mekânı olarak tercih edilmesi, geçmişin mahalle, ticaret ve topluluk hafızasını güncel mimarlık ve sosyal inovasyon düşünceleriyle buluşmasına imkan sağlamıştır. Açık hava sergileri ve kamusal etkinlikler, tarihi alanı koruyucu bir perspektifle yeniden işlevlendirirken, kentte kültürel ve mekânsal çeşitlilikte kapsayıcı bir model geliştirilmiştir.
Mimarlık festivali gibi etkinlikler şehrin sadece mimari birikimini değil toplumsal ve kültürel dokusunu da dönüştürmektedir. Tarihi alanların yeniden işlevlendirilmesi, kent mirasının yaşamda canlı tutulması ile mümkündür. Bu bağlamda Kale, bu festivalle birlikte şehrin yeni etkinlik merkezine dönüştürülmüş, kent kimliğine yenilikçi ve katılımcı bir ortam sunulmuştur. Kale mekânsal olarak, toplumsal ilişkiler, kültürel çeşitlilik ve mimari yeniliğin birlikte deneyimlenmesini sağlamış; akademik buluşmalar, mesleki diyaloglar ve toplumsal katılım Kayseri’de sosyal inovasyon zemininin kurulmasına öncülük etmiştir. Kayseri’nin tarihsel ve güncel potansiyelinin birlikte değerlendirilmesi, festival üzerinden kentte aidiyet ve kültürel sürdürülebilirlik açısından örnek bir model yaratılmasına imkan tanımıştır. Kent içi sosyal dayanışma ve kolektif kültür üretimi için öncü bir uygulama gerçekleştirilmiştir. Öğrenciler, uzmanlar ve kentliler birlikte mimarlık merkezli güncel tartışmalar üzerinden biraraya getirilmiştir. Festivale katılan farklı disiplinlerden uzmanlar, alternatif tasarım düşüncelerin geliştirilmesine imkan sağlamıştır. Festival temaları ve içerikleri üzerinden güncel sürdürülebilirlik, çevre bilinci ve toplumsal kapsayıcılık gibi çağdaş kavramlar gündem edinilmiş, şehirde gelecek odaklı tartışmalar başlatılmıştır.
Bütüncül bir bakışla, Kayseri’de bugüne dek düzenlenen mimarlık festivallerinin mekân seçimleri üzerinden de kentsel ve kültürel politika üretimini tartışmaya açtığı söylenebilir. Her bir festival, kentin farklı bir kritik noktasını sahneye çıkarmıştır. Mesleki ve akademik buluşma mekânı olarak Erciyes Kültür Merkezi’nde başlayan festival, önce Gevher Nesibe Medresesi ve Mimar Sinan Parkı ile dönemin güncel mimarlık tartışmalarıyla gündelik kamusal alana taşınmıştır. Ardından, AGÜ Sümer Kampüsü Bakım - Onarım Atölyesi’nde başlatılan çağdaş dönüşme pratikleri üzerinden kentin çok katmanlı mimarlık kültürü, Kayseri Kalesi gibi kentin en önemli toplumsal belleği olan bir mekânla bütünleştirilmiştir. Bu mekânların her biri bir taraftan Kayseri’nin mimarlık ve kent tarihinin farklı bir katmanını açığa çıkarırken, diğer taraftan kentin dönüşüm gündemine mimarlık aracılığıyla dahil olmasına da olanak sağlamıştır. İlk yıl mesleki görünürlük ve buluşma ön plandayken, ikinci yıldan itibaren festival temalarının giderek daha eleştirel ve bağlamsal bir dönüşüm geçirdiği izlenmektedir. “Yeniden Anlatılan Hikayeler” ve “Yeni Topluluklar: Bir Arada Yaşamın Mimarlığı” temaları ile hem ekonomik - ekolojik krizler hem de sosyal dönüşümler karşısında mimarlığın hikaye yazma, topluluk kurma ve mekânı dönüştürme kapasitesi tartışmaya açılmıştır. Böylece festival, sadece panel ve söyleşilerin yapıldığı, sergilerin düzenlendiği bir vitrin olmaktan çıkıp, yerel ve ulusal ölçekte kentsel politika, kültürel miras ve sosyal adalet tartışmalarının yürütüldüğü bir platforma dönüşmüştür.
Mimarlık festivalleri, Kayseri’yi yalnızca önemli bir Anadolu kenti olmaktan çıkarıp, mimarlık ve kent kültürü alanında referans verilebilen bir deney alanına da dönüştürmektedir. 2025’te Kayseri Kalesi’nde düzenlenen dördüncü etkinliğin mekân ölçeğini ve tartışma derinliğini kademeli olarak artıran bir kurumsal çizgi izlediği açıktır. Bu sayede, Mimarlar Odası Kayseri Şubesi, kentteki akademik ve pratik paydaşların desteği ile Mimarlık Festivali’ni özgün ve yaratıcı bir kentsel kültür programı haline getirme iradesini ortaya koymuştur.
Kayseri Mimarlık Festivali, yerel mimarlık pratiklerinin Türkiye mimarlık ortamı ile buluşmasına, kamu, meslek örgütleri ve akademinin ortak projeler üretmesine zemin hazırlamaktadır. Küresel güncel tartışmalar üzerinden etkileşimli bilgi ve çözüm üretiminde örnek bir model olarak festival, Kayseri’yi mimarlık ve kent çalışmaları için ulusötesi bir referans noktası haline getirme potansiyeli taşımaktadır.
Festival, Kayseri ve Gevher Nesibe Medresesi, AGÜ Sümer Kampüsü ve Kale gibi çok katmanlı hafızasını kentte yaşayan topluluklarla buluşturarak hem yerel hem küresel düzeyde geniş içerikli ve kalıcı bir model ortaya koymaktadır. Güncelin meslek ortamına taşınması, sürdürülebilirlik, kültürel miras, kentlilik bilinci, tasarım eğitimi ve gençlere erişim olanaklarına kadar festivalin kente kazandırdığı her boyut hem literatürde hem kentli özelinde önemli bir yere sahip olmuştur.
Kayseri Mimarlık Festivali, geçmiş ile geleceği, yerel ile küreseli, anıtsal miras ile güncel sürdürülebilir üretimi, kolektif ile kişisel katılımı birarada ele alarak Türkiye şehirlerinin ve topluluklarının gündeminde yeni bir ele alış ve bakış açısı kazandırmıştır. Festival, mimarlıklar üzerinden sosyal, eğitimsel, kültürel ve ekonomik katma değerler kazandırarak, kentsel yaşama ve kültüre alan açmaktadır. Mimarlık ağında deneyimli isimlerle genç yetenekleri buluşturmakta, Türkiye yerel mimarlık uygulamalarının görünürlüğünü artırılmasına önemli katkılar sunmaktadır. Atölyeler ve tartışmalarla geliştirilen modeller üzerinden kentsel yaşam, mimarlık kültürü, barınma, kapsayıcılık, sürdürülebilirlik gibi güncel sorunlar ulusal mimarlık gündemine taşınmaktadır. Mimarlar Odası ile paydaşı meslek örgütleri, üniversiteler, kamu kurumları ve kentlilerin aktif işbirlikleri teşvik edilmekte, disiplinlerüstü diyalogun kurulmasına ve yeni ortak projelerin gelişmesine imkan sağlanmaktadır.
Sonuç olarak, dördüncüsü düzenlenen Kayseri Mimarlık Festivali, bir söyleşi etkinliği olmanın ötesinde, yerel ile küresel, tarih ile güncel, kolektif ile bireysel arasında köprü kurarak kent ve mimarlık meslek alanı için toplumsal çeşitlilik, yenilikçilik, sürdürülebilirlik ve kültürlerarası diyalogun kurulmasına öncülük etmektedir. Kentin çok katmanlı geçmişi üzerinden - başta Kayseri için - güncel sorunların ele alındığı sosyal ve kamusal bir platform oluşturulmaktadır. Festival, yerel, ulusal ve küresel mimarlık gündemi için özgün değerler, modeller ve bakış açıları sunarak kent yaşamına akademik ve kültürel düzlemde kalıcı bir izler bırakmaktadır.
* Görseller TMMOB Mimarlar Odası Kayseri Şubesi arşivinden alınmıştır.
Bu icerik 123 defa görüntülenmiştir.