446
KASIM-ARALIK 2025
 
MİMARLIK'tan

  • Giriş
    Dosya Editörleri: Koray Güler, Nisa Semiz

YAYINLAR



KÜNYE
DOSYA: TÜRKİYE'NİN KIRK YILLIK DÜNYA MİRASI VARLIKLARI

Divriği Ulu Camisi ve Darüşşifası’nın Dünya Mirası Sürecine Retrospektif Bir Bakış

Zeynep Ahunbay, Prof. Dr., İTÜ Mimarlık Bölümü, Emekli Öğr. Üyesi

6 Aralık 1985 tarihinde Dünya Mirası Listesi’ne giren Divriği Ulu Camisi ve Darüşşifası, Anadolu’nun Ortaçağ’dan kalan başyapıtları arasında yer alıyor. Zaman içinde deprem, bakımsızlık gibi nedenlerle hasar gören cami, darüşşifa ve türbenin bakımının Cumhuriyet Dönemi’nde Vakıflar Genel Müdürlüğü tarafından yürütülmüş ve Dünya Mirası Listesi’ne girdikten sonra onarımı için hazırlıklara başlanmış olduğu kaydedilen yazıda, Külliye’nin tarih içinde geçirdiği onarımlarla birlikte zemin ve taşıyıcı sistemine ilişkin değerlendirme ve çalışmalar aktarılıyor. Yazar, Üstün Evrensel Değer taşıyan ve nitelikli disiplinlerarası çalışmaların sonucunda onarılan Divriği Ulu Camisi ve Darüşşifası’nın geleceğinin güvenceye alınması için bir sürekli bakım programı hazırlanması ve uygulanmasının gerekliliğine dikkat çekiyor.

1985 yılında, Türkiye’nin UNESCO’ya yaptığı başvurular arasında yer alan Divriği Ulu Camisi ve Darüşşifası, İstanbul’un Tarihî Alanları ve Göreme’yle birlikte Dünya Mirası Listesi’ne giren ilk üç alanından biridir. Bu önemli külliye, Cumhuriyet döneminde çeşitli bilimsel araştırmalara konu olmuş; Sivas ve çevresindeki Ortaçağ yapılarını inceleyen Prof. Albert Gabriel, Divriği’deki Ulu Cami ve Darüşşifa’nın o günkü durumunu yansıtan rölövesini ve fotoğraflarını yayımlamıştır[1]. 1960’larda Y. Mimar Ali Saim Ülgen denetiminde, dönemin sınırlı teknik ve mali olanakları çerçevesinde gerçekleştirilen onarımda, Geç Osmanlı döneminde yapılan bazı ekler kaldırılmış, cephelerin hasarlı bölümlerinin taş kaplaması yenilenmiş, çatı onarılmıştır[2]. Müdahale öncesi ve sonrası fotoğraflar yapılan işleri değerlendirmeye yardımcı olmaktadır.

Anadolu Türk Mimarisinin Kaynak ve Sorunları adlı çalışması için yaptığı araştırmalar sırasında Divriği’deki külliyeyi ayrıntılı olarak inceleyen Prof. Doğan Kuban, bu eşşiz mimari eserin önemini vurgulayan birçok yayın yapmıştır[3]. Cami ve darüşşifanın zengin ayrıntılarının bakımsızlık nedeniyle yitirilebileceği konusunda kaygı duyan Kuban, 1982 yılında Vakıflar Genel Müdürlüğü tarafından düzenlenen I. Restorasyon Seminerine Divriği Ulu Camisi ve Darüşşifası’nın korunması için yapılması gerekenler konusunda bir bildiriyle katılmıştır[4]. Sunumunda Cami ve Darüşşifa’nın ayrıntılı bir rölövesinin yapılmasını, uzmanların külliyenin oturduğu zemini, yapımında kullanılan malzemeleri araştırmalarını, taşıyıcı sistemin incelenmesini, cephelerde, iç mekânda ve çatıda gözlenen bozulmaların nedenlerinin saptanarak, hasarların durdurulmasını önermiştir. Kuban’ın önerileri olumlu karşılanmış, ancak söyledikleri hemen uygulamaya konulmamıştır.

DÜNYA MİRASI DİVRİĞİ ANITLARININ KORUNMASI

1985 yılında Dünya Mirası Listesi’ne giren Divriği Ulu Camisi ve Darüşşifası’nın bakım, onarım sorumluluğu devlet tarafından üstlenilmiş, ancak sistematik bir izleme süreci tanımlanmamıştır. Ancak özel tasarımı ve zengin bezemeleriyle Külliye, birçok yayın ve araştırmaya konu olmuştur. Bu kapsamda Kültür ve Turizm Bakanlığı ile UNESCO Türkiye Milli Komisyonu tarafından ülkemizin Dünya Mirası Listesi’ndeki sitlerinin tanıtımı için yapılan Türkçe ve İngilizce yayınlar önemlidir[5]. Dünya Mirası Listesi’ne giren değerli kültür varlıkları için ilgili sanat tarihçi, arkeolog ve koruma uzmanlarından metinler istenmiş ve renkli fotoğraflarla desteklenen yayınlar yapılmıştır. Ülkemizin Dünya Mirası Listesi’ne giren anıt ve sitlerini tanıtan kitaplarla, bu alanlarda yürütülmekte olan araştırma ve projeler de kamuoyuna duyurulmuş; Dünya Mirası varlıklarının korunması konusunda bilincin artmasına destek olunmuştur. Bu kapsamda Divriği anıtları hakkında da yayınlar yapılmıştır. Prof. Doğan Kuban ve Prof. Ömür Bakırer’in Divriği Ulu Camisi ve Darüşşifası ile ilgili olarak hazırladıkları makaleler geniş kitlelere ulaşmıştır[6]. Prof. Oya Pancaroğlu’nun Dünya Mirası yayınları kapsamında basılan Divriği kitabı da, Ulu Cami ve Darüşşifa ile ilgili tarihî araştırmaları içeren değerli bir monografidir[7].

2015 yılında Divriği anıtlarının Dünya Mirası Listesi’ne girişinin 30. yılı kutlanmıştır. Tanıtım, ilgi çekmek ve bilinçli koruma çalışmalarını yaymak için önemli bir araçtır. Birçok ülkede Dünya Mirası alanları yabancı turistlerin özel olarak ziyaret etmek istedikleri yerlerdir. Zengin Ortaçağ eserleriyle Divriği de ilgi çekmektedir. Ulu Cami ve Darüşşifa’yı görmek isteyen yerli ve yabancı turistlerin taleplerini karşılamak isteyen turizm şirketleri külliyeyi Doğu Anadolu tur programlarına alarak, bu özel yerin daha geniş kitleler tarafından ziyaret edilmesine olanak sağlamışlardır. Divriği’ye kara ve demiryolu ile ulaşım sağlanmaktadır. Son yıllarda Sivas - Divriği karayolu bağlantısı, otoyol inşa edilerek kolaylaştırılmıştır. Turizm açısından olumlu bir diğer gelişme, kenti günübirlik ziyaret edenler ve gece kalmak isteyenler için yeni yeme - içme, konaklama tesislerinin açılmasıdır.

Divriği Belediyesi, Kaymakamlığı ve Sivas Valiliği’nin desteğiyle Divriği’nin ihmal edilmiş olan kültür varlıklarının bakım - onarımları için projeler geliştirilmiştir. Kentin anıtsal ve sivil mimarlığına ilgi gösterilmesi olumlu sonuç vermiştir. Alt katları kerpiç duvarlı, üst katları ahşap taşıyıcılı ve tavanlı tarihî konaklar onarılarak, sergileme, lokanta gibi işlevlerle ziyarete açılmıştır. Yapılan onarımlarla Divriği Kalesi’nin, Kale Camii’nin, türbe, hamam gibi yapıların, çarşının genel görünümü olumlu yönde değişmiş, kentin zengin yerel kültürünün, geleneksel mimarisinin daha iyi sunularak tanıtılmasına yardımcı olunmuştur.

Divriği’ye olan ilgisini, Ulu Cami ve Darüşşifa Dünya Mirası Listesi’ne girdikten sonra da sürdüren Prof. Doğan Kuban, konferans, sergi ve yayınlarıyla külliyenin durumuna dikkat çekmiş, onarımı için uyarılarda bulunmuştur[8]. Ancak onarım için 2004 yılına kadar beklenmiştir. Bu tarihten sonra, Vakıflar Genel Müdürlüğü, Külliye’nin ayrıntılı olarak incelenmesi, belgelenmesi, bezemeli kapılarındaki bozulmaların durdurulması, Cami ve Darüşşifa iç mekânlarındaki nem ve diğer sorunların çözümü için eyleme geçmiş, Kültür Bakanlığı ve Sivas Valiliği ile bir protokol yapılarak ön araştırmalara başlanmıştır.

2005 yılında tarih, sanat tarihi, mimari koruma, zemin ve taşıyıcı sistem mühendisliği ve konservasyon uzmanlarından oluşan bir Bilimsel Danışma Kurulu oluşturulmuş[9], 2006’da hazırlanan “Acil Önlemler Projesi” uygulamaya konulmuştur. Kayseri Koruma Kurulu tarafından onaylanan proje kapsamında yamaçtan gelen suyun Ulu Cami ve Darüşşifa’dan uzaklaştırılması - çevre drenajı, kurşun çatı örtüsünün bozulan kısımlarının onarımı, minare şerefesinin korkuluklarının sağlamlaştırılması, çimento harçlı sıvaların raspa edilmesi gibi konular ele alınmıştır. Oluşturulan Bilimsel Danışma Kurulu, yapılması gereken çalışmalar konusunu görüşmüş ve yürütülen ön araştırmaları yerinde izleyerek değerlendirmiştir.

2010 yılında külliyede kapsamlı restorasyon çalışmalarının başlatılmasına karar verilmiştir. 2013’te hazırlanan uygulama projesi Sivas Koruma Bölge Kurulu’na sunulmuş; incelenerek onaylanmıştır. 2015 yılında ihale edilen restorasyon - konservasyon uygulamaları, titizlikle sürdürülerek 2024’te tamamlanmış ve cami ziyarete açılmıştır.

Onarım kapsamında yürütülen araştırma ve uygulamalar şöyle özetlenebilir:

  1. Jeolojik ve geoteknik araştırmalar: Cami ve Darüşşifada yapılan ön incelemeler sonrasında, yapısal hareketlerin bilgisayarlı sistemle izlenmesine ve jeofizik araştırmaların yapılmasına karar verilmiştir. Bu çalışma kapsamında 10 - 15 m derinlikte altı sondaj kuyusu açılmış; yapılan ölçümlerde yer altı suyuna rastlanmamıştır. Yapısal hareketlerin bilgisayarlı sistemle izlenmesine 2010 yılı Haziran ayında başlanmış ve çalışma 2011 yılı sonuna kadar devam etmiştir. İzleme sonunda yapılarda ısı değişimleri dolayısıyla küçük hareketler olduğu, önemli bir yer değiştirme bulunmadığı saptanmıştır[10].

 

  1. Malzeme analizleri, taşlarda yüzey temizliği ve sağlamlaştırma: Ulu Cami ve Darüşşifa’nın ana yapım malzemesi taştır. Taş duvarların örgüsünde harç kullanılmış, iç mekânlarda duvar yüzeyleri sıvanmıştır. Mevcut duvar, ayak, kemer, tonoz gibi ögelerden alınan taş, tuğla, harç ve sıva örnekleri analiz edilerek malzemelerin cinsleri incelenmiştir. Özgün malzemelerin fiziksel ve kimyasal özellikleri, içinde bulundukları durum değerlendirilerek, sorunlara yol açan etkenler belirlenmiştir. İncelemeler sonunda taşıyıcı ögelerin ve bezeme ayrıntılarının mikritik kireç taşlarından yapıldığı, taşların birleştirilmesinde kireç esaslı harçlar kullanıldığı saptanmıştır[11]. Ancak 20. yüzyıl onarımlarında çimento bağlayıcı harçlar kullanılması sorun yaratmış, taşlarda çiçeklenmeye yol açmıştır.

Yürütülen onarımlarda özgün dokuların korunmasına özen gösterilmiş, farklı malzeme ve teknikle yapılmış olan niteliksiz ekler dikkatle kaldırılmıştır. Taş sağlamlaştırma konusunda uygulamaya geçilmeden önce, Roma Sapienza Üniversitesi öğretim üyesi ve ICCROM’un taş koruma uzmanı Prof. Marissa Laurenzi Tabasso, yapılacak konservasyon uygulamaları konusunda görüşü alınmak üzere Divriği’ye davet edilmiştir. 2019 yılı Eylül ayı sonunda Divriği’ye gelen Prof. Tabasso, Divriği anıtları için İBB KUDEB tarafından hazırlanmış olan taş analiz raporlarını incelemiş, yerinde yaptığı gözlemlerden sonra, taş temizlik ve sağlamlaştırma konularında önerilerini kapsayan bir rapor hazırlamıştır. İtalya’da “Sınır Tanımayan Konservatörler” bilimsel ekibinin başkanı olan Tabasso’nun evrensel değer taşıyan Divriği anıtlarını yerinde inceleyerek, korunmaları konusunda yaptığı öneriler önemlidir ve yapılan çalışmalara yansımıştır. Taç kapıların yüzeylerindeki kirliliğin temizlenmesi, klorür ve sülfat tuzlarının uzaklaştırılması için mekanik yöntemler ve kağıt hamuru kullanılmıştır (Resim 1, 2). Taç kapıların aşınmış ve zayıflamış bölümlerinin sağlamlaştırılması için yüzeylere % 2 ve % 3 yoğunlukta PB 72 fırça ile sürülmüştür[12].

  1. Taşıyıcı sistemdeki sorunların giderilmesi: Duvarlarda yapılan georadar incelemelerinden sonra külliyenin depreme karşı güvenlik durumu değerlendirilmiştir. Bu amaçla Cami ve Darüşşifa’nın üç boyutlu modeli hazırlanmış, model iki yıllık izleme sonucunda elde edilen verilere göre kalibre edildikten sonra, taşıyıcı sistemin düşey ve deprem yükleri altındaki davranışı analiz edilmiştir. Deprem analizinde, taşıyıcı sistemin kontrollü hasar için yeterli olmadığı görülünce, yapısal güçlendirme için çalışmalar yürütülmüştür. Sağlamlaştırma için geliştirilen işlemler:

a) Kârgir yapıdaki boşlukların özgün harçla uyumlu kireç bazlı harç enjeksiyonuyla doldurulması,

b) Taşıyıcı duvarların üstünde paslanmaz çelik donatılı bir hatıl sistemi oluşturulması,

c) Dış duvarlarla içteki ayaklar arasındaki açıklıklara gergiler konulması olarak özetlenebilir.

Ayrıca iç mekânı örten tonozların sağlamlaştırılması için işlemler yapılmıştır. Önce çatıdaki kaplama ve tonozların arasındaki dolgular kaldırılarak kârgir örtünün durumu yakından incelenmiştir (Resim 3). Karmaşık dokulu üst örtünün durumuyla ilgili değerlendirme sonunda, iç mekânı örten taş tonozların üstten karbon tekstil donatılı harçla sarılarak sağlamlaştırılması uygun görülmüştür. Duvarlar, ayaklar ve örtüde yapılan sağlamlaştırma müdahaleleriyle tüm sistemin depreme dayanımı artırılmıştır.

GENEL DEĞERLENDİRME

Dünya Mirası oluşundan sonra, Divriği Ulu Camisi ve Darüşşifası ilgili kurumlar tarafından ilgiyle izlenmiş; ayrıntılı olarak belgelenmiş, yürütülen araştırma, gözlem ve değerlendirmeler sonunda belirlenen sorunlar tartışılmış, gerek duyulan iyileştirmeler yapılmıştır. Gerçekleştirilen sağlamlaştırma işlemleriyle taşıyıcı sistem deprem riskine hazır duruma getirilmiştir (Resim 4). Taş sağlamlaştırma ve temizlik uygulamaları ile evrensel değer taşıyan anıtsal kapıların dayanımları ve görsel etkileri artırılmıştır. Cami iç mekânında mihrap, minber, ayaklar, tonozlar elden geçirilmiş, yüzey temizlikleri ve sağlamlaştırma işlemleri yapılmıştır (Resim 5). Camideki tonoz yüzeylerinin temizliği sırasında tonoz yüzeylerini bezeyen, kırmızı boya ile yapılmış desenler açığa çıkarılmıştır (Resim 6).

Darüşşifa’da kapsamlı araştırmalar yürütülmüş; duvarlar, taşıyıcı ayaklar, doğu eyvanı, türbe iç mekânı ve örtüsü, sandukalar ele alınarak, hasarlı, bozulmuş yüzeylerin konservasyonları yapılmıştır (Resim 7). Darüşşifa avlusundaki havuzu besleyen su sisteminin tekrar çalışır duruma getirilmesi, içinin su ile doldurulması, avlu mekânına olumlu bir katkı olmuştur (Resim 8) .

Nitelikli mühendis, mimar ve konservatörlerin emek ve çabalarıyla onarılan Divriği Ulu Camisi ve Darüşşifası’nın geleceğinin güvenceye alınması için bir sürekli bakım programı hazırlanması ve kültür varlıklarının yıllık ve beş yıllık bakım programlarıyla izlenmesi gereklidir. Tüm Dünya Mirası varlıkları için istenen bu düzenlemenin en kısa zamanda oluşturularak uygulamaya konulmasını diliyoruz.

NOTLAR

[1] Gabriel, A., 1934, Monuments turcs d’Anatolie, C.2, Amasya - Tokat - Sivas, Paris.

[2] Ülgen, A. S., 1978, “Divriği Ulu Camii ve Darüşşifası”, Divriği Ulu Camii ve Darüşşifası, Y. Önge (ed.), İ. Ateş (ed.), S. Bayram (ed.), VGM Yayınları, Ankara, ss.305 – 320; İ. Ateş, S. Bayram, 1978, Divriği Ulu Cami ve Darüşşifası, VGM Yayınları, Ankara, s.58.

[3] Kuban, D., 1968, “The Mosque and Hospital at Divriği and the Origin of Anatolian - Turkish Architecture”, Anatolica 2, ss.122 – 129; Kuban, D.,1997, Divriği Mucizesi, Selçuklular Çağında İslam Bezeme Sanatı Üzerine Bir Deneme, YKY, İstanbul.

[4] Kuban, D., 1982, “Divriği Ulu Camii ve Şifahanesi ve Restorasyon Uygulamaları Üzerine Gözlemler”, Rölöve ve Restorasyon Dergisi, sayı:4 (I. Restorasyon Semineri Özel Sayısı), VGM yayınları, Ankara, ss.23 – 26.

[5] Akat, Y.; Özgünel, N.; Durukan, A., 1991, Anatolia – A World Heritage, Ankara Kültür Bakanlığı; Ahunbay, Z., 2009, Cultural Heritage of Turkey, T.C. Kültür ve Turizm Bakanlığı, Ankara.

[6] Kuban, D., 2006, “Divriği Ulu Camii ve Darüşşifası”, Dünya Mirasında Türkiye, T.C. Kültür ve Turizm Bakanlığı, Ankara, ss.241 – 271; Bakırer, Ö., 2016, “Great Mosque and Hospital of Divriği”, UNESCO World Heritage in Turkey, Ankara ss.86 – 109.

[7] Pancaroğlu, O., 2014, Great Mosque and Hospital of Divriği (A Historical Approach), TC Kültür ve Turizm Bakanlığı, Ankara.

[8] Kuban, D., 2014, Cennetin Kapıları, Divriği Ulucamisi ve Şifahanesinde Hurremşah’ın Yontu Sanatı, İstanbul.

[9] Yurttaş Yaren, E.; Dişli, G., 2016, “Kültürel Mirasın Korunmasında Vakıflar Genel Müdürlüğünce Yürütülen Restorasyon Öncesi Hazırlık Çalışmaları: Divriği Ulu Camii ve Darüşşifası Koruma Programı Örneği”, Kârgir Yapılarda Koruma ve Onarım Semineri VIII, İBB Kültür Varlıkları Daire Başkanlığı Koruma Uygulama ve Denetim Müdürlüğü, İstanbul, s.162.

[10] A.g.e., s.164.

[11] Güleç, A., 2016, “Divriği Ulu Camisi ve Darüşşifası Yapı Malzemelerinin Analizi ve Koruma - Onarım Önerileri”, Kârgir Yapılarda Koruma ve Onarım Semineri VIII, İBB Kültür Varlıkları Daire Başkanlığı Koruma Uygulama ve Denetim Müdürlüğü, İstanbul, s.153.

[12] A.g.e., s.157.

Bu icerik 76 defa görüntülenmiştir.