322
MART-NİSAN 2005
 
MİMARLIK'tan

UIA 2005 İSTANBUL’A DOĞRU

MİMARLIK DÜNYASINDAN

DOSYA

  • SANATHAYAT
    Ali Artun

    İletişim Yayınları SANATHAYAT Dizisi Editörü

YAYINLAR

  • Yazılı Camiler
    Gürhan Tümer

    Prof.Dr., DEÜ Mimarlık Bölümü, Yayın Komitesi Üyesi



KÜNYE
YARIŞMA

Kültür Bilincini Geliştirme Vakfı Bursa Muradiye Külliyesi ve Türbeleri için Özgün Tasarımlar Yarışması: ÇOK İŞLEVLİ GİRİŞ ÜNİTESİ

Osmanlı tarihinde önemli bir yere sahip olan Bursa Muradiye Külliyesi ve Türbeleri için yaratıcı, kültürel çevreye duyarlı ve fonksiyonel bir giriş ünitesi yapılması konusunda bir konsept ve uygulama projesi elde etmek için açılan yarışma 21 Eylül 2004 tarihinde sonuçlandı. Jüri 55 projeyi değerlendirmeye aldı; bunlar arasından 5 projeyi ödüllendirildi.

Jüri Üyeleri

Tomur Atagök (Prof.Dr., YTÜ Sanat ve Tasarım Fakültesi)

Yücel Gürsel (Y.Mimar)

Baha Tanman (Prof.Dr., İÜ Edebiyat Fakültesi)

Uğur Tanyeli (Prof.Dr., YTÜ Mimarlık Fakültesi)

Uşun Tükel (Doç.Dr., İÜ Edebiyat Fakültesi)

ÖDÜL

GİZEM ÜNEK (Mimar, YTÜ)

Proje Raporundan

“Giriş Ünitesi iki bölümden oluşmaktadır: Duvar ve ona takılan kiosk. Tasarımda önerilen beton duvar, şimdiki zamandan Osmanlı’nın o dönemine atıfta bulunmakla beraber, içinde bulunulan ‘an’dan, türbelerin yoğunlukla yer aldığı Külliye’deki ruhani dünyaya geçişi hazırlayan bir simge olarak yerleştirilmiştir. Renklendirilmiş brüt beton bu zamanın kalıcı çağdaş malzemesi olduğundan duvarda özellikle kullanılmıştır. Duvardan uzaklaştıkça bir diğer zamana geçiş, duvardaki azalarak giden bölünmelerle ifade edilmektedir. Bu bölünmelerin oranları Le Corbusier’nin MODULOR’üne göre tasarlanmıştır. Duvara takılmış olan kiosk ise Osmanlı dönemindeki ahşap malzemeyle geçici olarak yapılan yapılara atıfta bulunmaktadır. Kioskun ahşap olarak yapılmasının en önemli nedeni, geçicilik ve külliyenin içinde doğada kaybolmuş izlenimini yaratmasıdır. Bir anlamda duvarın arkasında ve külliyenin içinde pasifize edilmiştir. (…) Külliyenin hakim özelliği yola yapışan yapıların özellikle cami ve medresenin oluşturduğu cephe düzenidir. Giriş ünitesinin konumu, bu cepheyi bölmemesi için varolan duvarın gerisinde düşünülmüştür.”

MANSİYON

TOMRİS AKIN (Mimar, İTÜ)

Proje Raporundan

“Eskinin yanına yapılacak yeni nasıl olmalı? Yeni tasarlanan giriş ünitesi bu soruya yanıt arar. Kendi cevabını, içinde bulunduğu külliye birimlerinin her birinin varoluşunu sağlayan düzenlenmiş geometri dünyasından alır. Camide, medresede, türbelerde hatta kapılarının üzerindeki süslemelerde bu birim, tekrar, bütün ilişkisini okumak mümkündür. Yeni tasarlanan ünite bu varoluşun düzenini tekrarlar. İstenen, birim esaslı türeterek oluşturma/tasarlama alışkanlığını tekrar ederek yeniyi oluşturmaktır. Dış duvarlar taşıyıcının dışına alınarak iç alanlarını yeni bir dolap konstrüksiyonu yapmaya gerek kalmadan dolap olarak kullanmak mümkün olmuştur. (…) Planda ve yükseklikte bulunan oransal ilişki yapıdaki diğer elemanlar arası ilişkilerde de kendini gösterir, kepenkler, dolap yükseklikleri, masa genişliği, kapı boyutu, etraftaki çevreden çekme oranı hep aynı birimin katlarıdır. Tüm yapı, taşıyıcılar dahil ahşap elemanlardan oluşur. Cephe için düşünülen UV dayanımı ve böceklenmeye karşı işlem görmüş fabrikada hazırlanmış 1.5 cm kalınlığında kontrplak plakalardır. Ahşabın doğal rengi dışında renk önerilmez.”

MANSİYON

ERVİN GARİP (Mimar, İTÜ)

Proje Raporundan

“Gözenekli bir kabuk tasarlama fikri ve esneklik, giriş ünitesi tasarımının ana konseptini oluşturmaktadır. Gözenekler, ışığı farklı açılar ve kırılmalarla içeriye alır ve geceleri bu ışığı tarihi Külliye’ye geri verir. Bu gözenek fikri, Osmanlı mimarisinde rastladığımız ışık oyunlarına (hamam ışıklıkları, tepe aydınlıkları) da atıfta bulunur ve ileriye dönük bir yorumla sunar. Fonksiyonel ve yapısal esneklik tasarımda belirleyici olmuştur. Giriş ünitesi farklı zamanlarda ve hava koşullarında farklı kullanım olanakları ile “esnek kutu” konsepti doğrultusunda geliştirilmiştir. Kış aylarında kendini kapatan giriş ünitesi yaz aylarında açılıp çok fonksiyonel bir standa dönüşür. Bu dönüşüm süreci içersinde saydamlığını her zaman korur.

Yapısal esneklik (Teknik Özellikler): Herhangi bir cam atölyesinde döküm yoluyla kolayca üretilebilecek olan yeşil cam gözenekler (R:40/30), gözenekli dış kabuk konseptinin temelini oluşturur. (…) Giriş ünitesinin yaz-kış aylarında gireceği farklı durumlara göre (yazın yarı açık bir alan, kışın ise kapalı camlar) ön tarafında konumlanan camlar açılıp sağ ve solda toplanabilecektir. Bu camlar 6/12/6 mm çift cam şeklinde düşünülmüştür.”

MANSİYON

BEGÜM YAZGAN (Y.Mimar, İTÜ, ODTÜ)

Proje Raporundan

“Öneri tasarım, kiosk tipolojisinden farklı olarak, giriş ünitesini bir giriş mekânı ve bu mekândaki deneyimi tarifleyen ve çeşitlendiren bir bilgi mekânı önerisidir. Duvar ve oturma birimi, Külliye’nin diğer birimlerine uzanan aksın üzerindeki dış mekânı tarifler. Bu mekânın deneyimi, türbelerin gezilmesi sırasındaki deneyimden ayrışır. Buradaki deneyimin ana fikri, türbelere dair, türbelerin ziyareti sırasında edinilemeyecek basılı, görsel, işitsel bilgileri toplamak ve sunmaktır. Bu alan bir çeşit kütüphane gibi de çalışır. (…) Brüt beton duvar, farklı bilgi ünitelerini önündeki koruyucu camla birlikte biraraya toplar. Yine bu duvara takılan cam bir saçak, farklı iklim şartlarına göre ziyaretçilerin korunmasını sağlar. Giriş ünitesinin ihtiyaç programını oluşturan parçalar bir duvarda toplanmış, danışma görevlisi için gerekli kapalı mekân minimuma indirilmiştir.”

MANSİYON

EMRE AYDİLEK (Mimarlık Öğrencisi, Yeditepe Üniversitesi)

Proje Raporundan

“Külliye’ye önerilen ek, esasen deforme olmuş beton bir küpten ibarettir… Deformasyon iki düzeyde gerçekleşir. İlk olarak, beton küpün bir yüzeyi ötelenerek yolu ikiye bölen bir duvar haline gelir ve küp ile arasında hizmet alanı denebilecek bir boşluk oluşturur. ‘İç’ tarafında kitap ve broşürlerin sergilendiği -geceleri kapatılan- raflar bulunan duvar, ziyaretçiye doğrudan türbelere ya da danışma ve satış işlemlerinin yapıldığı bu boşluğa yönelme şansı tanır. Külliye’nin sükunetini broşürlerin “saldırgan” estetiğinden kısmen korumak da şekillenişin nedenlerinden biridir. İkinci olarak, küpün geri kalanı yer yer içe doğru yırtılarak çeşitli işlevleri yerine getirecek birimleri oluşturur. Örneğin, duvar ve çatının bir bölümü yere doğru yırtılarak danışma masasını oluştururken, boşalan yerlerden ışık alır ve görevlinin görüş açısını genişletir. Bu süreç devam ettirilerek oturak ve dolap gibi diğer işlevlere de uygulanır. Dış, içe doğru işlevsel hareketler sonucunda şekillenmiştir. (…) Bunun dışında, mevcut yapılarla ne düzeyde olursa olsun bir ilişki kurulmaya ya da onlara tezat oluşturmaya çalışılmamış, etkileyici bahçe düzeninin daha da bozulmaması için bile mevcut beton zemine oturtulmuş, kendi yağında kavrulmasına özen gösterilmiş bir projedir”

Bu icerik 2035 defa görüntülenmiştir.