341
MAYIS-HAZİRAN 2008
 
MİMARLIK'tan

MİMARLIK DÜNYASINDAN

DOSYA: Söylem ve Mimarlık

İNGİLİZCE ÖZET / ENGLISH SUMMARY
TÜRKÇE ÖZET
YAYINLAR



KÜNYE
ÖDÜL

Yirminci Yılında Uluslararası Yapı ve Yaşam Kongresi ve Kongrenin Geleceği

Mehmet Saner

Araş. Gör., Abant İzzet Baysal Üniversitesi, Mimarlık Bölümü

Mimarlar Odası Bursa Şubesi tarafından düzenlenen 20. Uluslararası Yapı ve Yaşam Kongresi 20-22 Mart 2008 tarihlerinde Bursa'da toplandı. 1989'dan bu yana her yıl düzenlenen kongrenin bu yılki teması "Erk ve Mimarlık"tı.

Yapı ve Yaşam Kongreleri, ilk altı yıllık dönemin ardından, 1995 yılından bu yana her yıl farklı bir tema ile düzenlenmiş. 1997'deki "Habitat II'nin Ardından Mimarlıkta ve Şehircilikte Hedefler ve Stratejiler", 1999'daki "Osmanlı Devletinin Kuruluşunun 700. Yıldönümünde Bursa ve Yöresi" ve 2004 yılındaki "UIA 2005 İstanbul Kongresi'ne Doğru 50. Yılında Mimarlar Odası" gibi dönemsel vurgu taşıyan özel temalar dışında, Yapı ve Yaşam Kongreleri için geniş kapsamlı ve kapsayıcı konuların tercih edildiği söylenebilir. 1995'teki "Kültür ve Mekân", 1996'daki "Mimarlık ve İletişim", 2003'teki "Kentler ve Mimarlık", 2005'teki "... ve Mimarlık" ve bu yılki "Erk ve Mimarlık" konuları bu tercihe örnek olarak gösterilebilir.

Bu yönüyle Yapı ve Yaşam Kongreleri'nin her zaman mimarlık alanında kalan, ama bir yandan da farklı temalarla, mimarlığın hem kendi etkinlik alanının sınırlarını hem de diğer alanlar ve disiplinlerle ilişkilerini irdeleyen bir organizasyon olduğunu söylemek yanlış olmaz. Ancak kongre temalarının geniş kapsamlı ve kapsayıcı kavramlar seçilerek belirlenmesinin olumsuz sonuçları da yok değil. Doğrudan mimarlık alanı ile sınırlandırılamayacak kavramlarla mimarlığın ilişkisini sadece mimarlık alanından bakarak tek yönlü olarak saptamaya çalışmak, bu ilişkilerin ne derece sağlıklı saptanabileceği sorusunu gündeme getiriyor. Kuşkusuz burada amaç "Erk ve Mimarlık" temalı 20. Uluslararası Yapı ve Yaşam Kongresi'nde mimarlık ile erk arasındaki ilişkinin saptanamadığını iddia etmek, ya da saptamaların sağlıklı yapılıp yapılmadığı hakkında bir yargıya varmak değil. Ancak, bildiri sahipleri ve diğer katılımcıların çok büyük bir kısmını mimarların oluşturduğu bir topluluk yerine, farklı disiplinlere daha açık olan ve disiplinlerarası niteliği artırmayı hedefleyen bir organizasyon, belki bu anlamda daha tatmin edici sonuçlara ulaşılmasını, erkle mimarlığın ilişkisinin karşılıklı olarak anlaşılmasını sağlayabilirdi.

Fakat, disiplinlerarası olmakla anlatılmak istenen sadece katılımcıların farklı disiplinlerden gelmesinin sağlanması ya da davetli konuşmacıların temaya uygun olarak farklı disiplinlerden seçilmesi değil, belki de öncelikle Yapı ve Yaşam Kongreleri Bilimsel Kurulu'nun kompozisyonunda farklı disiplinlerden katkı verebilecek akademisyenlere yer verilmesidir. Kabul edilmelidir ki mimarlığın bir başka alan ya da disiplinle ilişkisini incelemeyi hedefleyen bir kongrenin bilimsel kurulu sadece mimarlarla ve mimarlık formasyonundan gelen akademisyenlerle oluşturulamaz.

Bu noktada kongre sırasında çok haklı olarak gündeme gelen bir soruna da değinmek gerekir. Kongrede, zaman zaman, sunulan bir bildiri ile kongre teması arasındaki bağlantıyı anlamakta güçlük çekildiği ifade edildi. Buna çözüm olarak da bildirilerin sadece özetlerinin değil, tam metinlerin de bilimsel kurul tarafından değerlendirilmesi ve sunulacak bildirilerin bu iki aşamalı değerlendirme ile seçilmesi önerildi. Son derece haklı olan bu öneriye, yukarıda değinildiği gibi, bilimsel kurulun, temaya göre farklı disiplinlerden davet edilen, bilimsel ya da mesleki yeterliği kabul edilmiş üyelerden oluşturulmasını de eklersek, sanırım hem bu sorun, hem de kongrenin bilimselliği ile ilgili şüpheler ortadan kalkacaktır.

Kuşkusuz bu tür sorunları ortadan kaldırmanın tüm sorumluluğu, bu yılki kongrede olduğu gibi, bir kişinin omuzlarına da yüklenmemelidir. Geçmiş kongrelere ilişkin olarak, davetli konuşmacıların seçimi, temanın belirlenmesi ve bildiri değerlendirme yöntemi konularında birtakım eleştirilerde bulunan Prof. Dr. Sümer Gürel, bu gibi sorunların üstesinden gelmek üzere bu seneki kongrede görevlendirilmiş. [1] Gerçekten de sevgili hocamız, kongre boyunca kendisinden "rica edilen" görevi en iyi şekilde yerine getirmek için büyük bir özen ve ilgi göstermiş ve -kongredeki konuşmaları sırasında birkaç kez dile getirdiği "kendi egosuyla olan savaşı"nda zaman zaman yenik düşme pahasına- çok değerli katkılarda bulunmuştur. Ancak böylesi bir görev, sebep her ne olursa, ya da kişi her kim olursa olsun, bir kişiye yüklenebilecek bir sorumluluk değildir. Gerçekten de, hem Gürel'in eleştirilerine hem de bu yazıya konu olan ortak sorunlara çözüm bulma işi, bir kurul ya da komitenin tamamı tarafından üstlenilmesi ve paylaşılması gereken bir görev olmalıdır.

Yapı ve Yaşam Kongresi'ne ilişkin bir diğer eleştiri konusu ise kongrenin uluslararası niteliğidir. Adında "uluslararası" ifadesi geçen bir kongrede bildirilerin tümünün ulusal düzeydeki katılımcılar tarafından yapılması, etkinliğin ne kadar uluslararası olduğu sorusunu sormayı gerektirir. Sadece davetli konuşmacıların farklı ülkelerden seçilmesi bir kongrenin uluslararası olarak nitelendirilmesi için yeterli olamaz. Bugün, uluslararası bir kongrede, bırakınız sadece davetli konuşmacıların yurtdışından çağrılmasını, sunulan bildirilerin sahiplerinin çoğunlukla bir ülkeden gelmeleri bile -hele ki bu ülke aynı zamanda etkinliğin düzenleyicisi ise- kongrenin uluslararası niteliği ve kalitesi hakkında ciddi bir şüphe uyandırır. Yapı ve Yaşam Kongresi özelinde bu sorunun üstesinden gelebilecek kurum ise Mimarlar Odası Bursa Şubesi'nden ve organizasyon sorumlularından önce Uludağ Üniversitesi olmalıdır. İster üniversitedeki öğretim görevlilerinin kişisel çabaları ile, isterse üniversitenin kurumsal işbirliği ile olsun, Yapı ve Yaşam Kongresi uluslararası bağlantılarını güçlendirmeli ve adında yer alan ifadenin ve edindiği yirmi yıllık deneyimin hakkını vermelidir.

Diğer yandan kongreye yöneltilen bu eleştiriler bir gerçeği gölgelememelidir. Bursa Yapı ve Yaşam Kongreleri, Türkiye'de başarılması hiç de kolay olmayan bir şekilde, 20 yıldır düzenli olarak gerçekleştirilmektedir. Bu 20 yılda kongrenin sürekli gelişerek ve her yıl üzerine yeni bir şeyler koyarak belirli bir deneyimi artırdığı, böylece ülkenin mimarlık ortamında önemli bir yer edindiği gerçektir. Fuarla bütünleşik olarak düzenlenen fuardan üst düzeyde katkı alan organizasyonun bu katkıyı gayet iyi bir şekilde kongreye ve tüm katılımcılara yansıtmaya çalıştığı da inkâr edilemez. Ancak Yapı ve Yaşam Kongreleri için yeni hedefler belirlemek, hem organizasyon anlamında olası bir ataletten sakınmak, hem de elde edilen deneyimi bir üst düzeye taşıyabilmek için gereklidir. Belirlenecek bu hedef, yukarıda da değinildiği gibi, öncelikle kongrenin gerçek anlamda "uluslararası" bir etkinlik haline getirilmesi olmalıdır. Kongrenin uluslararasılaşması, şüphesiz gerek bilimsel kurul, gerek organizasyon komitesi için, her açıdan zorlayıcı olacaktır. Benzer bir şekilde, uluslararası ortama daha fazla açılarak genişleyen bir etkinlikte bildiri sunarak yer almak isteyen katılımcıları da daha zorlu bir eleme sürecinin beklemesi muhtemeldir. Hatta uluslararası bir kongrenin gerçekleştirileceği mekânın da yeniden ele alınması, sözgelimi daha yüksek kapasiteli salonların yine fuar alanında yer alacak şekilde tasarlanması ya da varolan mekânların yeniden düzenlenmesi dahi düşünülmelidir. Ancak, Yapı ve Yaşam Kongreleri'nin kalitesinin artırılması amaçlanıyorsa, tüm bu zorluklar göze alınmalı, gerekli ortaklıkların ve işbirliği ile yürütülecek çalışmaların temelleri atılmalı, bu amaca hizmet edecek eylem planları ve programlar hazırlanmalıdır. Bursa Yapı ve Yaşam Kongreleri daha da zenginleşecek ve uluslararası ortama açılabilecek potansiyele sahiptir ve bu potansiyeli değerlendirmesi sadece kendi geçmişine değil, Türkiye mimarlık ortamına karşı da sorumluluğudur.

1. Sümer Gürel, 2008, "Mimarlık-Erk İlişkilerinde Birey", Erk ve Mimarlık, 20. Uluslararası Yapı ve Yaşam Kongresi Bildiriler Kitabı içinde, Mimarlar Odası Bursa Şubesi Yayınları, Bursa, s.9.


 

Bu icerik 2864 defa görüntülenmiştir.