365
MAYIS-HAZİRAN 2012
 
MİMARLIK'tan

MİMARLIK DÜNYASINDAN

DOSYA

2012 / XIII. Ulusal Mimarlık Ödülleri

YAYINLAR



KÜNYE
KIRDAN KENTTEN

Divriği’nin Saklı Köyü: TUĞUT

Y. Metin Keskin, Y. Mimar

Merkeze 20 km. uzaklıktaki Tuğut köyü, bağlı olduğu Divriği kadar eski bir tarihe ve geleneğe sahip. Günümüzde adı “Çiğdemli”ye dönüştürülen, ancak eski adıyla anılmaya devam edilen Tuğut, bir dönem Erzincan’ı Malatya’ya bağlayan eski yol üzerinde yer alıyordu. Kasaba ölçeğinde önemli bir konaklama merkezi, aynı zamanda bir üretim yeriydi. Geçen yüzyıllarda Tuğut’tan Divriği ve İstanbul’a göçen varlıklı aileler, geri döndüklerinde köyde geniş odalı, çarkıfelekli ahşap tavanları olan, ustalıkla planlanmış büyük evler yaptırmışlar ve Divriği’deki büyük konakları andıran evlerde oturmuşlardı. Eski yolun önemini kaybetmesiyle kentlere verilen göçler, Tuğut’un merkezî konumunu zaman içinde yitirmesine neden oldu.

Köyün dar ve eğimli araziye yerleşmiş dik sokakları taştan döşenmiş ve yapıların eteklerinde taştan kaldırımlar yapılmış. Taş döşeli sokaklar üstündeki anıtsal nitelikte çeşmelerin, köprülerin varlığı günümüzdeki terkedilmişliğin aksine, Tuğut’un yüzlerce yıllık geçmişinin önemini yansıtan bir özellik olarak izlenmekte. Arazinin eğiminden ötürü yolun üstünde konumlanan evlerde, taş döşeli dar sokaklar evlerin altından geçmekte ve bu düzende yapılmış sokaklara yörede "gelgeç" adı verilmekte.

Köy, taş katmanlardan oluşan doğal zemin üzerine kurulmuş. Vadiden köyün taş evlerinin yükseldiği yamaca doğru bakıldığında, evler üstüne yapıldıkları arazinin doğal bir parçasıymış gibi yükselmekte. Doğadan plakalar olarak çıkarılan taşlar, köyün tümünde duvarların yapımında kullanılmış. Evlerin duvarları 10-15 cm. kalınlığındaki taş plakaların üst üste konulmasıyla yapılırken, aralarına bağlayıcı olarak ince bir çamur tabakası serilmiş. Taş duvarlarda ilgi çekici taş örgü yöntemleri de denenmiş. Birkaç sıra taş yatay düzende örüldükten sonra balıksırtı düzende açılı yerleştirilen bir sıra taş duvarın yalın etkisini zenginleştiriyor. Yörede bu düzendeki örgü biçimine "kırlangıç kanadı" deniyor. Bazı evlerin cephelerinde duvar örülürken, üstlerinde motifler olan devşirme taş parçaları aralara serpiştirilmiş.

Tuğut evlerinde iki ya da üç kat boyunca yükselen taş duvarların üstünde ahşap iskelet yöntemle yapılmış katlarda, çıkmalar kabaca düzeltilmiş ağaç parçalarından yapılan payandalarla taşıtılmış. Köyde tüm yapılarda dikkati çeken özellik, çepheleri biçimlendiren bütün yapı elemanlarının doğadaki yalın halleriyle kullanılmış olması. Özenli taş işçiliğinin evlerin anıtsal etkisine katkısı üst katlardaki ahşap payandalı çıkmaların dengeli mimari yapısıyla tamamlanmakta. Evlerde taş ve ahşabın birlikte kullanılmasıyla oluşan etkileyici cephe düzeni, evlerin tasarım çeşitliliğiyle birlikte bütünleşen bir mimari denge oluşturuyor.

Köydeki evlerin ahşap hatıllarında, döşeme kirişlerinde, direklerinde bölgede artık rastlanmayan ardıç ağacı kullanılmış. Evlerde pencere, kapı, tavan kaplaması gibi ahşap yapı elemanları özenle tasarlanmış ve uygulanmış. Yapıların cephelerinde kullanılan kabaca işlenmiş ahşap payandalar ve kirişlerin aksine iç mekânlardaki merdiven korkuluk ve küpeşteleri, parmaklıklar, çarkıfelekli tavanlar, dolap kapakları özenli çizgileriyle ustalıklı bir ahşap işçiliğini yansıtmakta. Evlerin tümüne yakını toprak damlı iken, son yıllarda bazı evlerin üstü çatıyla kapatılarak saçla örtülmüş.

Tuğut, Divriği’nin konut geleneğini büyük bir köy ölçeğinde günümüze kadar taşımış, korunmaya ve incelemeye değer, mimari yapısıyla benzerine az rastlanılabilecek ender yerleşmelerden birisi olarak yaşamını sürdürmekte.

Bu icerik 8758 defa görüntülenmiştir.