333
OCAK-ŞUBAT 2007
 

İNGİLİZCE ÖZET / ENGLISH SUMMARY

TÜRKÇE ÖZET

MİMARLIK DÜNYASINDAN

  • Albert Gabriel’in İzinde
    Mathilde Pinon-Demirçivi

    Doktora Öğrencisi, Paris-IV Sorbonne Üniversitesi. Araştırmacı, Fransız Anadolu Araştırmaları Enstitüsü

    Pierre Pinon

    Prof., Paris-Belleville Mimarlık Fakültesi. Danışman, Institut National

MİMARLIK’tan 333



KÜNYE
ETKİNLİKLER

Albert Gabriel’in İzinde

Mathilde Pinon-Demirçivi

Doktora Öğrencisi, Paris-IV Sorbonne Üniversitesi. Araştırmacı, Fransız Anadolu Araştırmaları Enstitüsü

Pierre Pinon

Prof., Paris-Belleville Mimarlık Fakültesi. Danışman, Institut National

Yapı Kredi Kâzım Taşkent Sanat Galerisi’nde, 15 Eylül- 9 Kasım 2006 tarihleri arasında düzenlenen “Albert Gabriel (1883 – 1972): Mimar, Arkeolog, Ressam, Gezgin” başlıklı sergi, Yapı Kredi Yayıncılık, Fransız Anadolu Araştırmaları Enstitüsü (IFEA-İstanbul) ve Ulusal Sanat Tarihi Enstitüsü (INHA-Paris) işbirliği ile hazırlanmıştır. Sergi, Albert Gabriel’in, Fransa’nın Champagne bölgesinde, Bar-Sur-Aube’da bulunan evinde, 2003 yılında Pierre Pinon(1) tarafından keşfedilen eserlerinin ilk kez sunulduğu bir etkinlik olmuştur.

Albert Gabriel’in 1972 yılında ölümünden beri hemen hemen hiç kullanılmayan ve onun tüm dünyasını yansıtan evindeki eşyalar, bilinen birçok yönünün dışında yeni yönlerini de keşfetmemizi sağlamıştır: Kütüphanesi, arşivi (yazışmalar, daktilo edilmiş metinler, el yazmaları, notlar ve raporlar vs.), mesleki eşyaları (suluboya resimler, mimari çizimler ve eskizler için gerekli olan tüm ekipmanlar, fotoğraf makineleri, vs.), yüzlerce mimari çizim, yaklaşık 2.500 adet cam fotoğraf plakası, 300’ün üzerinde suluboya resim ve aralarında gezdiği yerlerden, özellikle de Türkiye’den satın aldığı çeşitli objeler de (kilimler, nakışlı kumaşlar, bir mangal) bulunan kişisel eşyaları.

Sergi için, elbette, bir bölümü bugüne kadar hiç yayımlanmamış tüm bu belgeler içinden bir seçim yapmak gerekmiş, Albert Gabriel, kariyerinin büyük bir bölümünü Türkiye’de yaptığı için, onun bu ülkedeki çalışmalarına öncelik verilmesi kararlaştırılmıştır. Gabriel’in gezip gördüğü ya da çalıştığı, İspanya, Almanya, Mısır, Suriye ve özellikle Yunanistan da bu sergide yer almıştır.

Sergi, Albert Gabriel’in eserlerini kullanılan tekniğe göre gruplandırmış, hem nitelikleri bakımından, hem de şimdiye değin gün ışığına çıkmamış eserler olduğundan, 67 adet suluboya resim, kuşkusuz en ilginç grubu oluşturmuştur. Gabriel’in büyük duyarlılığını kanıtlayan bu suluboyalar, onun, bilim adamı kimliği yanında yetenekli bir sanatçı olduğunu da ortaya koymaktadır. Albert Gabriel suluboya resimler yapmaya mimarlık eğitiminden de önce başlamış, ama bu resimlerini, özellikle 1906 yılından itibaren Avrupa’da, sonra da Doğu’da yaptığı geziler sırasında üretmiştir. Aynı kuşaktan mimarların çokça rağbet ettiği bu etkinlikte Albert Gabriel’in, kendisinden daha ünlü mimarlar kadar (Charles Garnier, Emmanuel Pontremoli ve Emile André) hatta bazılarından daha da çok (mesela eserlerini satan René Binet) yeteneği olduğu görülmektedir.

Albert Gabriel’in en gözde temaları arasında kent manzaraları, zaman zaman anıtlar ve ender olarak da deniz manzaraları yer almaktadır. Yaptığı 300’ü aşkın suluboya resmin yarısını 1909’dan itibaren Yunanistan’da, Atina, Delos, Meis Adası, Mykonos ve özellikle Rodos’ta gerçekleştirmiş, hatta etkileyici eserlerinden Rodos’ta yaptığı iki panoramik manzara resmi, 1921 yılında Paris Sanatçılar Salonu’nda (Salon des Artistes) sergilenmiştir. Gabriel, Kahire’de, Şam’da ve tabii Türkiye’de de suluboya resimler yapmış, ancak Türkiye’de gezerek geçirdiği zamanların çokluğuna rağmen, burada, diğer ülkelere göre daha az üretkenlik göstermiştir. Albert Gabriel’in Bar-Sur-Aube’daki evinde bulunan bu 26 suluboya resim daha çok, 1908-1913 yılları arasında gezdiği, İstanbul, Bursa ve İznik’e aittir. Gabriel, İstanbul’dan kent manzaraları, mezarlıklar, Bursa’dan anıtlar resmetmiştir. 1916 yılından itibaren suluboya resim çalışmalarına son verdiğinden, 1926 yılından sonra Anadolu ve Yukarı Mezopotamya’da uzun süreli geziler yapmasına rağmen suluboya resim yapmamış, mürekkepli kalem ve karakalem kullanmıştır.

Ecole des Beaux-Arts’da (Paris – Güzel Sanatlar Akademisi) yapılmış desenler, Delos rölöveleri, Rodos desenleri ve rölöveleri serginin ikinci grubunu oluşturmaktadır. Albert Gabriel 1900 yılında (17 yaşındayken) Ecole des Beaux-Arts’da mimarlık eğitimi almaya başlamış ve 1906 yılında mezun olmuştur. Eğitimi sırasında, “Rekabet Ödülü” veya “Eskiz Ödülü” olarak adlandırılan, öğrencilerin “madalya” kazanmak için katıldığı aylık yarışmalar düzenlenmektedir. Albert Gabriel çok başarılı bir öğrencilik geçirmiş ve belli konularda yapılan bu yarışmalarda (kamu yapıları, özel konutlar, vs.) birçok “madalya” kazanmıştır. Sanat tarihi ve arkeoloji dersleri de yarışmalar biçiminde yapılmış ve bu yarışmalarda öğrenciler eski anıtların rölöve ve restorasyon projelerini sunmuştur.

Albert Gabriel, 1908 yılında Ecole Française d’Athènes’den (Atina – Fransız Okulu), Delos’ta arkeolojik kazılarda rölöve çalışmaları yapması için çağrılmıştır. Mimarların bu tür bir çalışma yapması, 19. yüzyıldan itibaren yaygınlaşmıştır. Albert Gabriel, 1908 -1911 yılları arasında her yaz Tiyatro Mahallesi’ndeki bazı evlerin kazı sonrasındaki “mevcut durumlarının” rölövelerini ve grafik restitüsyonlarını (o dönemde söylendiği şekliyle “restorasyon”larını) hazırlamıştır. Bu eşsiz lavi çizimleri 1911 Paris Sanatçılar Salonu’nda sergilenmiş ve 1922-1924 yılları arasında arkeolog Jean Chamonard tarafından yayımlanmıştır.

1909-1924 yılları arasında Gabriel, kent surlarını incelemek ve Auberge de France’ı (bir Ortaçağ anıtı) restore etmek amacıyla düzenli olarak Rodos’a gitmiştir. 1921 yılında “Rodos Surları” konulu tezini Sorbonne Üniversitesi’nde savunmuş ve bu tez 1921 – 1923 yıllarında büyük bir kitap olarak, La Cité de Rhodes (2 cilt) adıyla yayımlanmıştır.

Mimari çizimler ve fotoğraflar serginin üçüncü ve dördüncü gruplarını oluşturmuştur. Albert Gabriel çok nitelikli mimari çizimlerini daha çok Türkiye’de, 1920 ve 1930 yılları arasında yapmıştır. Bu çizimlerin sanat açısından taşıdığı değer, en az suluboya resimler kadar yüksektir. En güzel çizimleri arasında, Rumeli Hisarı ve Anadolu Hisarı’nın görünüşleri yer almaktadır (1943 yılında Châteaux turcs du Bosphore adlı kitabında yayımlanmıştır). Bunun dışında karakalem veya mürekkepli kalem kullanarak Selçuklu (Kayseri ve Niğde) ve Akkoyunlu (Mardin) anıtlarının güzel aksonometrilerini de çalışmıştır. Albert Gabriel’in Bar-sur-Aube’daki arşivinde çeşitli Anadolu anıtlarının, özellikle Bursa ve Konya’dakilerin rölöveleri de bulunmuştur. Gabriel, Konya ile ilgili çalışmalarını hiç yayımlamadığından, bunlar da hiç bilinmeyen çizimlerdir. Daha önce Mısır (Al-Fustat) ve Suriye’de de (Şam, Palmira ve Kasr-el-Hayr) anıt rölöveleri yapmıştır.

Albert Gabriel, yalnız belgesel ve bilimsel amaçlı değil, suluboya resimlerindeki gibi sanat tutkusuyla da fotoğraflar çekmiştir. Bu fotoğraflar, anıtlar, kentler, manzaralar ve günlük yaşamdan kareler içermekte(2), oldukça eski tarihli olduklarından, Tokat, Amasya gibi kentlerin geçmişine de ışık tutmaktadır. Bazılarında yer ve konu yazılmadığı için nereye ait olduklarını saptamada güçlük çekilmiştir.

Albert Gabriel’in araştırma alanları çok geniş olduğundan, sergi vesilesiyle hazırlanan kitap için (3), Türkiye ve Yunanistan ile ilgili ayrı ayrı uzmanlardan (mimar, arkeolog, sanat tarihçisi, tarihçi, vs.) yardım alınmış ve on beş makalenin yanısıra, iki söyleşiye de kitapta yer verilmiştir. Albert Gabriel’i başka bir açıdan anlamaya imkân veren bu söyleşiler, kendisini tanımış olan coğrafyacı Prof. Dr. Xavier de Planhol (4) ve sanat tarihçisi Prof. Dr. Semavi Eyice (5) ile yapılmıştır. Kitapta ayrıca, sergilenen ya da Bar-Sur-Aube’daki evde yer alan eserlerin tanıtıldığı bir katalog bölümü yer almaktadır. (6) Albert Gabriel’in yaşamının ayrıntılı kronolojisine (7), bir bibliyografyaya (8) ve kendi çektiği bazı fotoğraflara da (23 adet)(9) kitapta yer verilmiştir. Bu katalog, Gabriel’in hiç yayımlanmamış el yazmaları, raporları ve notları da dahil, tüm çalışmalarının tanıtılmasına ve yorumlanmasına olanak sağlayan ilk girişim olmuştur.

Albert Gabriel’in başlıca bilimsel faaliyetleri arasında, Yunanistan’da Delos’ta (10) ve Türkiye’de Yazılıkaya’da (11) kazılar yapmak, Rodos’ta Auberge de France’ın restorasyon şantiyesini yönetmek (12), konutla (13) ve surlarla (14) ilgili çalışmalar yürütmek ve asıl tutkusu olan Türk anıt mimarisiyle, özellikle de ortaçağ mimarisiyle ilgilenmek (15) bulunmaktadır.

İstanbul Üniversitesi’nde profesörlük yapan, İstanbul Fransız Arkeoloji Enstitüsü’nün ilk müdürü olan ve daha sonra Collège de France’da ders veren bu Türkiye aşığı, örnek bir çalışma sonucu ortaya çıkan birçok kent ve anıt monografisi yayımlamıştır. (16) Bu araştırmalar, Gabriel’in düzenli işbirliği içinde olduğu Türk hükümetinin desteğiyle yapılmış, dönemin ulaşılabilir çeşitli kaynakları kullanılmış, aynı zamanda da ünlü uzmanların gezilere katılması sağlanarak onların da yardımları alınmıştır. Örneğin, Albert Gabriel’in incelediği anıtlardaki yazıtları okuyarak yayınlayan Jean Sauvaget (17) ve Osmanlı arşiv belgelerini kolayca okuyan, İstanbul Üniversitesi’nin kütüphane müdürü Fehmi Karatay bu uzmanlar arasındadır.

Albert Gabriel’in Türk sanatına, Türk anıtlarının korunmasına (18) ve gelecek kuşaklara bilgi aktarımına duyduğu ilgi (19), onun Türkiye’deki bilim çevresi içinde çok özel bir yer edinmesini sağlamıştır. Mesela, çabalarıyla Diyarbakır Surları’nın yıkımına engel olmuştur. Ayrıca ünlü Hasankeyf yerleşmesinin ilk fotoğraflarını çeken de odur. Albert Gabriel, bugün yaşasaydı, hiç kuşkusuz Ilısu Barajı’nın suları altında kalma tehlikesiyle yüz yüze bırakılan Hasankeyf (20)’i kurtarmak için mücadele edenler arasında yer alırdı.

1956 yılında Fransa’ya döndükten sonra bile Türklerle işbirliğini sürdüren Gabriel, Türkiye’deki arkeolojik kazıları izlemiş ve eski anıtlar kurulu mimarlarını, zorlu görevlerini yerine getirmede yüreklendirmiştir. İstanbul’daki imparatorluk sarayları çevresinde bir “Arkeolojik Park” oluşturulmasını öneren dostu Henri Prost’un bu projesini hayata geçirmek için uğraşmış, hatta UNESCO bünyesinde kurulan komisyon adına dönemin Cumhurbaşkanı İsmet İnönü’ye bir mektup yazarak bu dileği iletmiştir. Bu da göstermektedir ki, Albert Gabriel, Türkiye’nin yalnız geçmişine değil, geleceğine de özel bir ilgi göstermiş ve sahip çıkmıştır.

* Demet Erdoğan’a ve Deniz Mazlum’a teşekkürler

NOTLAR

1. Serginin küratörü ve INHA’da danışman. Sergi katalogunda bkz: “Albert Gabriel’in Yeniden Keşfi”.

2. Fotoğraflar ve fotoğraf makineleri ile ilgili olarak, Christian Landes ve Dominique Delaunay’nin Sanat Dünyamız ’ın Aralık 2006 sayısında yayımlanacak olan makalelerine bakınız.

3. Albert Gabriel (1883-1972): Mimar, Arkeolog, Ressam, Gezgin , 2006, Yapı Kredi Yayınları, İstanbul, 439 sayfa.

4. “Prof. Dr. Xavier de Planhol ile Söyleşi” (Pierre Pinon-Jacques Thobie)

5. “Prof. Dr. Semavi Eyice ile Söyleşi” (Pierre Chuvin-Mathilde Pinon-Demirçivi)

6. ss.263-412.

7. Kronoloji (ss. 243-250), A. Gabriel Arşivi’nde yer alan belgelere (raporlar, yolculuk notları, otobiyografik notlar), suluboya resimler ve çizimler üzerindeki tarihlere, çeşitli arşivlere ve biyografik notlara dayanılarak, Pierre Pinon tarafından hazırlanmıştır. Ayrıca, yine P. Pinon’un hazırladığı “Albert Gabriel’in Yaşamı ve Yapıtları” yazısına da bakınız.

8. ss. 251-262.

9. “Fotoğraflarla Yolculuk”, ss. 413-436.

10. “Delos Arkeolojisi” (Philippe Fraisse)

11. “Frygia Arkeolojisi” (Garance Fiedler)

12. “Büyük Savaş Sırasında Renkli Geziler” (Dominique Delaunay). Makale, Gabriel’in Fransız Deniz Kuvvetleri tercüman subayı olarak pek çok kez gittiği Meis Adası’nı da kapsamaktadır.

13. “Osmanlı Evleri” (Pierre Pinon)

14. “Boğaziçi’nin Türk Hisarları ve Rodos Kalesi” (Nicolas Faucherre)

15. “Albert Gabriel, Türkler ve Selçuklu Mimarisi” (Scott Redford); “Diyarbakır Anıtlar Tarihi” (Thomas Lorain); Diyarbakır Surları ve İçkale” (Mehmet Alper); “Mardin Ortaçağ İslam Mimarisi” (Deniz Beyazit).

16. Monografilerin arasında “Bursa” adlı kitabı yer almaktadır. Bu kitap sayesinde Gabriel, Ocak 1955’te İstanbul’un ardından, aynı yılın Kasım ayında Bursa kentinin de fahri yurttaşı ilan edilmiştir. Bkz. Alain Borie’nin “Bursa” makalesi.

17. E. De Boccard, 1940, Voyages archéologiques dans la Turquie orientale, avec un recueil d’inscriptions arabes par Jean Sauvaget , 2 volumes, Paris.

18. “Türkiye’de Sanat Tarihi ve Türk Sanatı Varlığı” (Mathilde Pinon-Demirçivi).

19. “Türkiye’de Öğretim ve Araştırma” (Annie Pralong).

20. Bu konuda bkz.: Deniz Beyazit, 2006, “Ein Kulturerbe der Südosttürkei in Gefahr. Der Bau des Ilisu-Staudamms bedroht das historische Hasankeyf”, Neue Zürcher Zeitung , 27 Eylül 2006.

RESİMLER

1. İtalyan Gölü’nün kıyısında bir villa, Güzel Sanatlar Akademisi yarışması, 53x94 cm, mürekkep ve suluboya.

2. Granada (İspanya) Generalife Bahçeleri, 28x21 cm, kağıt üzerine suluboya, “Generalife, 18 eylül 1907”.

3. Mykonos (Kyklad, Yunanistan), 28,5x20 cm, karton üzerine suluboya, “Mykonos, 1910”

4.Kahire Eski kentten görünüm (Mısır), 30x47 cm, mukavva üzerine suluboya, “Kahire, 1920 A.Gabriel”

5. Delos (Kyklad, Yunanistan), Yunuslar Evi, 110x75 cm, lavi,”Yunuslar Evi, güncel durum kesiti, güncel durum planı, restore planı”

6. Rodos (Yunanistan), Auberge de France, “restore edilmiş” cephe

7. Castelrosso (Meis Adası), koydan görünüm, 38x27 cm mukavva üzerine suluboya, “Castelrosso, 6 haziran 1916”

8. İstanbul, Divanyolu’nda Ayasofya’ya çıkan sokak, 28x21 cm, kağıt üzerine suluboya, “Kostantinopolis, 1910”

9. Bursa, Yeşil Türbe, 19x27,5 cm, karton üzerine suluboya

10. Fetiye, Telmessos, Amyntas’ın mezarı, 37x54,5 cm, karton üzerine suluboya

11. Anadolu Hisarı, restore edilmiş cephe, Boğaziçi’nden görünüm, 46x28 cm, kağıt üzerine karakalem, “A.Gabriel, Haziran 1942”.

12. Sultanhan (Konya Aksaray yolu üzerinde), kervansaray, restitüsyon aksonometri, 33x43,5 cm, aydınger üzerine mürekkep, “A.Gabriel”

13. Hasankeyef, rsetitüe edilmiş kent görünüm, 50x25 cm, aydınger üzerine mürekkep, “A.G”

14. Hasankeyef

15. Kayseri

16. Tokat

17. Albert Gabriel’in Güzel Sanatlar Akademisi öğrencisiyken çekilmiş bir fotoğrafı (“La Vie en Champagne” dergisinden alınmıştır, özel sayı, ocak 1974)

18. Albert Gabriel’in portresi Mayıs 1952 (“La Vie en Champagne” dergisinden alınmıştır, özel sayı, ocak 1974)

RESİMLER

1- İtalyan gölünün kıyısında bir villa, Güzel Sanatlar Akademisi yarışması, 53x94 cm, mürekkep ve suluboya

2- Granada (İspanya) Generalife Bahçeleri, 28x21 cm, kağıt üzerine suluboya, “Generalife, 18 eylül 1907”.

3- Mykonos (Kyklad, Yunanistan), 28,5x20 cm, karton üzerine suluboya, “Mykonos, 1910”

4- Kahire Eski kentten görünüm (Mısır), 30x47 cm, mukavva üzerine suluboya, “Kahire, 1920 A.Gabriel”

5- Delos (Kyklad, Yunanistan), Yunuslar Evi, 110x75 cm, lavi,”Yunuslar Evi, güncel durum kesiti, güncel durum planı, restore planı”

6- Rodos (Yunanistan), Auberge de France, “restore edilmiş” cephe

7- Castelrosso (Meis Adası), koydan görünüm, 38x27 cm mukavva üzerine suluboya, “Castelrosso, 6 haziran 1916”

8- İstanbul, Divanyolu’nda Ayasofya’ya çıkan sokak, 28x21 cm, kağıt üzerine suluboya, “Kostantinopolis, 1910”

9- Bursa, Yeşil Türbe, 19x27,5 cm, karton üzerine suluboya

10- Fetiye, Telmessos, Amyntas’ın mezarı, 37x54,5 cm, karton üzerine suluboya

11- Anadolu Hisarı, restore edilmiş cephe, Boğaziçi’nden görünüm, 46x28 cm, kağıt üzerine karakalem, “A.Gabriel, Haziran 1942”.

12- Sultanhan (Konya Aksaray yolu üzerinde), kervansaray, restitüsyon aksonometri, 33x43,5 cm, aydınger üzerine mürekkep, “A.Gabriel”

13- Hasankeyef, rsetitüe edilmiş kent görünüm, 50x25 cm, aydınger üzerine mürekkep, “A.G”

14- Hasankeyef

15- Kayseri

16- Tokat

17- Albert Gabriel’in Güzel Sanatlar Akademisi öğrencisiyken çekilmiş bir fotoğrafı (“La Vie en Champagne” dergisinden alınmıştır, özel sayı, ocak 1974)

18- Albert Gabriel’in portresi Mayıs 1952 (“La Vie en Champagne” dergisinden alınmıştır, özel sayı, ocak 1974)

Bu icerik 6569 defa görüntülenmiştir.