MİMARLIK
350
KASIM-ARALIK 2009
 
MİMARLIK'TAN

MİMARLIK DÜNYASINDAN

  • Giriş
    Editör: Ayşen Ciravoğlu

YAYINLAR



KÜNYE
CUMHURİYET DÖNEMİ MİMARLIĞI

1960’ların Modern Mimarlık Mirasına İki Örnek: Bergama Tusan Motel ve Selçuk Tusan Motel

Gökçeçiçek Savaşır
Arş. Gör. Dr., DEÜ Mimarlık Bölümü

Zeynep Tuna Ultav
Yrd. Doç. Dr., İzmir Ekonomi Üniversitesi, İç Mimarlık ve Çevre Tasarımı Bölümü

Tusan Turizm Sanayi Şirketi, 1960’larda Turizm Genel Müdürlüğü'nün daveti üzerine, Bergama, Selçuk, Çanakkale, Pamukkale ve Ürgüp’te birer, Kuşadası’nda iki otel inşa eder. Bu turizm yapıları zincirinin bugün kullanımda olmayan iki örneği, Bergama ve Selçuk Tusan motelleri, Türkiye’de uluslararası üslubun gözden uzak kalmış, nitelikli örneklerinden.

Türkiye turizm sektöründe uzun denebilecek bir süre varlık göstererek önemli bir yer edinmiş olan TUSAN (Turizm Sanayi AŞ) firmasının erken 1960’larda inşa edip hizmete soktuğu otellerden (1) Bergama Tusan Motel ve Selçuk Tusan Motel’in, sahip oldukları -neredeyse aynı denilebilecek- mimari dil irdelendiğinde, Türk modern mimarlık tarihinin belli bir dönemini temsil ettiklerini söylemek güç olmaz. (2) (Resim 1, 2)

Bu makale kapsamında, Bergama Tusan Motel (1961) (3) ve Selçuk Tusan Motel (erken 1960’lar) (4), sahip oldukları güçlü mimari dil ve uluslararası üsluba referans veren imgeleriyle Türk modern mimarlık tarihinin kayda değer yapıları olarak incelenecektir. Yapılara ait, olabildiğince ulaşılan, belge ve bilgilere temellenen bu makalede, yapıların mimari özellikleri uluslararası üsluba verdikleri referanslar ortaya konarak değerlendirilecektir. (5) İzmir il sınırları içinde yer alan önemli ve büyük iki turistik çekim noktası olan Bergama ve Efes antik kentlerine oldukça yakın bir konumdaki her iki yapının da, içinde bulundukları coğrafi, tarihî ve mimari bağlamla kurdukları ilişki açısından benzerlikleri ve tarihçelerindeki tasarım-yapım-kullanım serüvenlerindeki ortaklıkları nedeniyle eşleştirildikleri belirtilmelidir. Yapım tarihlerinden günümüze, gerek konaklama hizmeti vererek turistlere, gerekse sosyal ve kültürel etkinliklere mekân sağlayarak çevre halkına hizmet vermiş olan bu motellerin makalenin odak noktasını oluşturmalarının ardında, her ikisinin de günümüzde atıl durumda olmaları, bu nedenle belgelenmeleri ve korunmalarıyla ilgili gerekli atılımın yapılması için zaman kaybedilmemesi gerektiğine olan inanç yatmaktadır.

Günümüzde, 1960’ların Türkiye mimarlık pratiğini temsil edebilecek üretimlerin kısıtlı sayıları ve bunların belgelenmeleri konusundaki yetersizlikler gözönüne alındığında, mimarlık nesnesi olarak yapıların irdelenmesinin, hem o dönemin mimarlık pratiği hem de mimar öznenin mimarlık pratiğindeki rolü hakkında ipuçları vereceği düşünülebilir. Aslında, mimarlık nesneleri üzerinden ya da mimar özneler üzerinden iki farklı izlekte yol alması mümkün olan böyle bir okuma, “mimarlık nesnesinin Türkiye’deki dönemdeşlerine referanslarıyla”, “mimarlık nesnesinin uluslararası dönemdeşlerine referanslarıyla”, “mimarlık nesnesinin zamansal değişimi / dönüşümü üzerinden”, “mimar öznelerin birbirleriyle karşılaştırılmasıyla” ve/ya “mimar öznelerin dönemdeşlerine referanslarıyla” gerçekleştirilmesi mümkün olabilir. Fakat günümüzde bu türden birkaç yapının ve bu yapılara ait belediye arşivlerinde saklı kalmış mimari projelerin ötesine geçemeyen verileri ışığında yapılacak bir sorgulamanın, mimarlık nesneleri üzerinden gerçekleştirmesi daha olanaklı görünmektedir. Dolayısıyla, Bergama Tusan Motel ve Selçuk Tusan Motel’in zaman içindeki değişimi / dönüşümü ve bu iki yapının Türkiye turizmindeki dönemdeşlerine referansları üzerinden iz sürmenin yukarıda tariflenen türden bir okumaya kapı aralayacağı düşünülmektedir. (6)

Bergama Tusan Motel, Bergama ilçesi sınırlarında, İzmir-Çanakkale Karayolu Bergama yol ayrımında (Yolçatı mevkiinde) konumlanmıştır. (Resim 3) Yapı sistemi betonarme olan ve yaklaşık 3.000 m²’lik inşaat alanıyla iki katlı olarak tasarlanan yapı, toplam 42 adet 21 m²’lik standart tipolojide otel odasının yanı sıra, idari mekânlar ve servis mekânlarından oluşmaktadır. (Resim 4) Projelendirme anlamında, yapı toplam üç aşamadan geçmiştir: Mimar Y. Sadi Tugay (İTÜ, 1953) 1961 yılında 48 kişilik bir otel olarak projelendirmiş; 1972’de mevcut projenin kuzeyine 36 kişilik ilave blok tasarlamıştır. Son olarak, Mimar Mehmet Oruç Muratoğlu (İDGSA, 1960) 1973 yılında yapının tadilat projesini çizmiştir. (7) İlk proje tarihinden bu yana iskân izni bulunmayan yapı, 1990’lardan itibaren atıl durumda olmakla beraber, 2000-01 yılları arasında kısa bir süre otel işlevinin dışında kullanılmıştır. (8) 2001 yılından günümüze değin kullanım dışı olan yapının oldukça nitelikli olduğu düşünülen mimari dili, bu süreç içinde yapılan bazı müdahaleler sonucunda kısmen nitelik kaybına uğramıştır. (Resim 5)

Selçuk Tusan Motel ise, Selçuk ilçesi sınırlarında, Selçuk-Kuşadası Karayolu (Dr. Sabri Yayla Bulvarı) Efes Antik Kenti yol ayrımı üzerinde konumlanmıştır. (Resim 6) Bergama Tusan Motel’de olduğu gibi betonarme yapı sistemi ile kurulmuş olan ve ek müştemilat kütleleriyle birlikte yaklaşık 900 m²’lik inşaat alanıyla tek katlı olarak tasarlanan yapı (9), 12 adet standart otel odasından ve bu odalara teknik ve idari anlamda servis veren mekânlarından oluşmaktadır. (Resim 7) (10) Teknik servis mekânlarıyla personel odalarının, motelin doğusundaki tekil yapı biriminde konumlandığı bu yapı grubunun konaklama ve eğlence işlevleriyle kurulan programına, 2000’li yıllarda standart otel tipolojisinin gerektirdiği idari ve ticari mekânların (Resim 8) yanısıra, bir motel oluşunun gerektirdiği kamping alanı da eklenmiştir. Yapının belediye arşivinde yer alan dosyasında, yapım tarihine ve mimarına ait bilgiler proje künyesinde belirtilmemekle birlikte, yapının iskân ruhsatının alınması için yazılan 1978 tarihli bir dilekçede belirtildiği üzere, 1963 yılından önce Mimar Kemal Bostancı tarafından yapıldığı bilinmektedir. (11) 1964 yılında hizmet vermeye başlamış olan, ancak restoran birimi dışında yaklaşık son beş yıldır hizmet vermeyen yapının karayoluna bakan ve motel odalarından oluşan cephesi, tüm cepheyi boydan boya kaplayan bir ilan panosuyla kapatılarak gizlenmiş durumdadır. (12) (Resim 9)

Özgün projelerinde plan şemaları yaklaşık aynı olan bu iki yapı, hem tasarım ve yapım tarihleri itibariyle bir dönemin izlerini güçlü biçimde temsil etmekte, hem de konaklama yapıları tipolojisinin karakteristik imgelerini taşımaktadır. Yalın, gösterişsiz fakat nitelikli kütleleri, rasyonel mimarileri ve işlevsel plan şemalarıyla modern bir dile sahip olan yapıların, bu özellikleriyle 20. yüzyılda dünya çapında etkileri gözlenmiş olan uluslararası üslubun Türkiye’deki örneklerinden olduğu söylenebilir. Modernizmi oluşturan niteliklerin eleştirelliğini kaybederek ilkeleşmiş ve formüle edilmiş hali olarak kabul edilen uluslararası üslup, “kütle yerine hacmin ifadesi”, “simetri yerine denge” ve “süslemeden kaçınma” olarak başlıca üç ilkeye temellenir. Bu ilkelerle tariflenmiş yalın geometrik formların, düz çatıların, konsolların, sade ve net iç mekânların, süslemeden arınmış detayların, teknolojinin ve yeni malzemelerin benimsendiği mimari bir dille, modernist estetiğin katılaşmış hallerinden birine işaret eder. Yine de, bu mimari dilin görüntüsünün ardında, mutlak soyutlamaya ve rasyonelliğe dayanan bir tasarım anlayışı ve evrensel bir estetik değere ulaşma amacı yatmaktadır. İçinde bulunduğu “yer” ile bütünleşmeyen ve doğa ile oldukça soyut bir ilişki kuran her iki motel yapısı da, yalın kütle biçimlenmesi, dengeli plan ve cephe organizasyonu, işlevin gerektirdiği biçimde kurulmuş strüktür sistemi, sade cephe elemanları ve net detayları ile uluslararası üsluba göndermeler yapmaktadır.

Bu çerçeveden bakıldığında, karayolları üzerinde konaklama hizmeti vermeleri ve dolayısıyla otellere nispeten daha kısa süreli konaklamalara imkân sağlamaları nedeniyle, “yer” kavramının her iki motelin tasarımı için de çok etkin olmadığı söylenebilir. Bir başka deyişle, manzara, iklim, konumlanma gibi tasarım girdileri bu yapıların tasarımında öncelikli konumda değildir. Bununla birlikte rasyonellik faktörünün aslında otel tipolojisinin kendi doğasından kaynaklandığı düşünülürse, bu iki motel örneğinin rasyonel mimari anlayışla tasarlanmış olmaları rastlantı değildir. (13)

Her iki otelde de, turizm yapılarında önceliği daha belirgin olarak ortaya çıkan işlevselliğin bir gereği olarak, oda birimleri açık bir koridor üzerine çizgisel olarak dizilmiş, prizmatik kütleler vaziyet planında birbirlerine dik olarak yerleştirilmiştir. (Resim 3 ve 6) Kütlelerin oranlarına bakıldığında, yatay bir vurgu oluşturdukları söylenebilir. Peyzaj elemanlarıyla etkisi artırılan yataylık vurgusu, iki katlı Bergama Tusan Motel’e göre, tek katlı olan Selçuk Tusan Motel’de daha da güçlü bir biçimde hissedilmektedir. Bergama Tusan Motel örneğinde yapıyı çevreleyen servi ve çam ağaçlarıyla, Selçuk Tusan Motel örneğinde ise iklimsel koşullara bağlı olarak moteli çevreleyen palmiye ağaçları ve havuzla oluşturulan peyzaj, her iki motel kütlesinin yatay dilini pekiştirmeye hizmet etmektedir. (Resim 10, 11)

Oda boyutlarının belirlediği strüktür sisteminin dışarıdan da okunabildiği ve tutarlı cephe diliyle yalın olarak nitelendirilebilecek her iki yapının da cephe düzeninde, ortogonal plan şemasının getirdiği standartlık sınırları içinde boşluk-doluluk dengesi kurulmuştur. Cephelerde kolaylıkla fark edilen ve dönemin otel mimarisi karakteristiğini yansıtan “petek balkon düzeni”, her iki yapının da kütle şekillenmesinde en belirgin özellik durumundadır. (14) (Resim 12, 13) Odaların tekrarından kaynaklanan tekdüze cepheyi sonlandıran bir eleman olarak kullanılan taş kaplı sağır duvarlar, iki yapıyı da birbirine benzer kılan bir diğer mimari öğedir. Yapıların görsel süreklilik ile tekdüzelik arasında bir çizgide duran cephe dili, doluluk-boşluk ilişkisinin yanısıra, cephe “süsleme elemanları” olan “betonarme griller” ile karakteristik bir etkiye sahip olmaktadır. (15) (Resim 14, 15) Bu cephe elemanları sayesinde bir taraftan cephede tekrar eden oda balkonlarının oluşturduğu boşluk dengelenirken, diğer taraftan, yapılarda iç ve dış mekânları arasında görsel ve iklimsel anlamda bir eşik yaratılmaktadır. (Resim 16, 17) “Süs briketleri” kadar güçlü bir şekilde varlık göstermeseler de, her iki yapıya ait balkon korkuluklarının birbirine benzer modernist dile sahip olmaları da dikkat çekicidir. (Resim 18, 19) Dolayısıyla, balkon korkuluklarıyla benzer dile sahip olan iç merdiven korkulukları, kuranglez grilleri ve saçak pergolası, Bergama Tusan Motel’in karakteristik mimari detayları olarak gösterilebilirken; Selçuk Tusan Motel’in nitelikli mimari detayları geri planda kalmıştır. (Resim 20, 21) Oysa ki bu yapıların özgün tasarım ve kullanımlarında yakalanan “yalınlık içindeki detay ustalığı”, yapıların modernist dilini güçlendirmekle kalmaz, onları aynı dönemde yapılan diğer pek çok konaklama yapısına nispeten özellikli kılar.

Kütle kompozisyonu, oranları, mekân örüntüleri ve nitelikleri, malzemeler ve detaylar gibi pek çok bileşenden oluşan mimari dil ve hem inşa edildikleri hem de kullanımda oldukları bağlamla birlikte ele alındığında ortaya çıkan kimlik, her iki otelde de benzerdir. “Mimari kimlik” ve “kurum kimliği” olarak iki şekilde yorumlanabilecek olan “kimlik” kavramıyla, burada, 1960’lar dönemi konaklama yapılarına referansları ve bir işletme olan TUSAN AŞ’nin oteller zincirinde yansıyan hizmet anlayışına referansları bulmak mümkündür.

Bu anlamda, yapıların belgelenmesini zorunlu kılan en önemli etmenler, her iki yapının da şu anda atıl durumda olmaları, dolayısıyla “tahrip” ve “yok olma” tehlikesiyle karşı karşıya bulunmalarıdır. Bergama Tusan Motel’in, 2000’li yılların başında üstlendiği “gece kulübü” (16) işlevi ile paralel olarak, yapının ana girişine ciddi anlamda bir müdahale yapılmış ve yapının nitelikli mimari diline karşıtlık oluşturacak biçimde “postmodern” olarak nitelendirilebilecek çeşitli elemanlarla “süslenmeye” çalışılmıştır. Selçuk Tusan Motel’in karayoluna bakan cephesi ise, aktif olarak hizmet veren tek birim olan restorana ait ilan panosunu taşımaya hizmet etmekte, bu da motelin mimari dilini ciddi biçimde bozmaktadır. Yine de, halen restoran birimiyle kısmen hizmet vermekte olan Selçuk Tusan Motel’in yeni yapılan dış tadilatı ve şu andaki kullanım biçimine bakılarak, Bergama Tusan Motel’e göre daha kabul edilebilir bir “korunma süreci” içinde olduğu söylenebilir. Tüm bu nitelikleriyle, Bergama Tusan Motel ve Selçuk Tusan Motel, Türkiye’deki, hatta uluslararası alandaki dönemdeşlerine referanslarla, belgelenmesi, değerlendirilmesi ve bir sonraki aşama olarak da birer kültür varlığı olarak tescil edilmesi gereken yapılardır. Bununla birlikte, bu yapıların birer mimarlık nesnesi olarak yarım yüzyıla yaklaşan ömürleri süresince geçirdiği zamansal değişim / dönüşüm üzerinden belgelenmeleriyle ortaya çıkan bilgi, aynı zamanda bu süreçteki mimari, toplumsal, ekonomik, kültürel pek çok okumaya da olanak sağlayacaktır.

 

NOTLAR

1. Enver Muradoğlu kuruculuğunda inşaat firması olarak faaliyet göstermiş olan TUSAN Turizm Sanayi AŞ, Turizm Genel Müdürlüğü'nün daveti üzerine, 1960’larda birbirine benzer nitelikte 7 adet turizm yapısı inşa etmiştir. Bunlardan metin içinde konu edilen Bergama ve Selçuk’taki motellerin yanısıra, Çanakkale, Pamukkale ve Ürgüp’te birer, Kuşadası’nda iki otel yapısı, firmanın turizm yapıları zincirinin diğer örneklerindendir. Bilgiler, 11 Temmuz 2009 tarihinde Selçuk Tusan Motel’in sahiplerinden Ali Rıza Arın ile gerçekleştirilen sözlü görüşme sonucu edinilmiştir. Bu makale kapsamında, yalnızca İzmir il sınırları içinde yer alan Bergama Tusan Motel ve Selçuk Tusan Motel üzerinden bir okuma yapılacaktır.

2. Bergama Tusan Motel, Uludağ Üniversitesi tarafından 26-27 Aralık 2009 tarihlerinde düzenlenmiş olan DOCOMOMO_Modernizmin Yerel Açılımları IV toplantısında, yazarlar tarafından poster olarak sunulmuştur.

3. Bergama Belediyesi İmar Müdürlüğü Arşivi’nden 24 Eylül 2008 tarihinde elde edilen proje künyesine ait bir bilgidir.

4. Selçuk Belediyesi Harita Mühendisi Onur Yetiz ile 3 Mart 2009 tarihinde yapılan sözlü görüşmede elde edilen bir bilgidir.

5. Her iki yapıyla ilgili belge ve çizimlere, bağlı bulundukları belediye arşivlerinden ulaşılmıştır.

6. Şevki Vanlı, 20. yüzyıl Türk mimarlık tarihini eleştirel bir biçimde özetleyen, Bilinmek İstenmeyen 20. Yüzyıl Türk Mimarlığı: Eleştirel Bir Bakış adlı kitabında, Türkiye’deki otel mimarlığının filizlenme sürecini 1950’lerde Emekli Sandığı’nın girişimlerine dayandırmakta; daha sonra özel sektör girişimlerinin bu sürece nasıl katıldıklarını anlatmaktadır. 1960’lardaki TUSAN girişimine ait Bergama Tusan Motel ve Selçuk Tusan Motel de bu sürecin bir parçası olarak okunmalıdırlar. Dönemin konaklama yapılarıyla daha genel bir değerlendirme için bkz. Vanlı, Ş. 2007, Bilinmek İstenmeyen 20. Yüzyıl Türk Mimarlığı: Eleştirel Bir Bakış, Şevki Vanlı Mimarlık Vakfı Yayınları, Ankara, s.755.

7. Bu bilgiye, Bergama Belediyesi İmar Müdürlüğü Arşivi’nde yer alan yapı proje künyesinden erişilmiştir. Bergama Tusan Motel’in güvenlik görevlisi Halil Ersöz ile 24 Ağustos 2009 tarihinde gerçekleştirilen sözlü görüşmede elde edilen bilgiye göre, yapının mülkiyeti Şinasi Hurda’ya aittir.

8. Bergama Belediyesi İmar Müdürü Yıldıray Kanat ile 24 Eylül 2008 tarihinde gerçekleştirilmiş sözlü görüşmede elde edilen bir bilgidir.

9. Ana kütlenin çamaşırhane ve personel odalarını barındıran bodrum katı, bir süre sonra kullanıma kapatılmıştır.

10. Yapıya ait ölçülendirilmiş çizimler, belediye arşivindeki ilgili dosyada bulunmadığından, yapının toplam inşa alanı yaklaşık olarak hesaplanmıştır. Bununla birlikte, yapının arsa sınırlarının Selçuk-Kuşadası Karayolu inşası öncesinde eski karayoluna kadar uzadığı bilinmektedir.

11. Selçuk Belediyesi İmar Müdürlüğü’nden elde edilen bilgiye göre, mülk sahibi Günhan Arın’ın müştemilat inşaat izni ve iskân ruhsatı alabilmek için yazmış olduğu 10 Ekim 1978 tarihli dilekçede “[…] yapının 1963 yılından evvel yapıldığına dair belgelerin incelenmesi dikkate alındığında […]” şeklinde bir ifade yer almaktadır. Yapı ilk olarak 1978 tarihinde Enver Muradoğlu tarafından Günhan Arın’a devredilmiştir. Yapının bugünkü mülk sahipleri Ali Rıza Arın ve Selim Arın’dır.

12. Motelin sahiplerinden Ali Rıza Arın’ın ifadesine göre, yapının tadilatının en kısa zamanda gerçekleştirilmesi ve otel işleviyle tekrar hizmete girmesi planlanmaktadır. 11 Temmuz 2009 tarihinde Ali Rıza Arın ile gerçekleştirilen sözlü görüşmede edinilen bir bilgidir.

13. Vanlı, rasyonel mimarlığın Türk mimarlık pratiğine 1950’lerde otel mimarlığıyla girdiğini belirtmektedir. Vanlı, 2007, s.752.

14. Vanlı’nın “odalar arasını ayıran bölmeler, kat döşemelerinin oluşturduğu oda önlerindeki balkonlarla uluslararasında çoktandır kullanılan petek doku görünüşler, sanırım yirmi yıl kadar Türkiye’nin gelenekseli olmuştur” ifadesi dikkate alındığında, bu yapıların Türkiye’deki dönemdeşlerine verdiği referans, belirgin bir şekilde ortaya çıkmaktadır. Vanlı, 2007, s.756.

15. Yapıya ait “Son Durum Proje Paftası”nda bu ifade kullanılmaktadır.

16. Bergama Belediyesi İmar Müdürü Yıldıray Kanat ile 24 Eylül 2008 tarihinde gerçekleştirilmiş sözlü görüşmede belirtilmiştir.

Bu icerik 3508 defa görüntülenmiştir.