424
MART-NİSAN 2022
 
MİMARLIK'tan

MİMARLIK DÜNYASINDAN

YAYINLAR



KÜNYE
ETKİNLİK

“İleri Dönüşüm” ve Sinopale 8

Emre Zeytinoğlu, Dr., Sanatçı, Mimar Sinan Güzel Sanatlar Üniversitesi Emekli Öğretim Üyesi

2006 yılından bu yana düzenlenen Uluslararası Sinop Bienali’nin bu yıl sekizincisi gerçekleşti. Şimdiye dek “şey”, “şeylerin yeni düzeni”, “gizli anılar kayıp izler”, “gölgenin bilgeliği”, “kümeler ve kristaller: sıfır noktasında gözlem”, “aktarım”, “burada ve nerede” olarak belirlenen ana başlıkların yenisi: ileri dönüşüm. Yazar bu kavramı, yeni bienali ve artık Sinop’ta yerleşik hale gelen bienal geleneğini aktarıyor.

 

Uluslararası Sinop Bienali, Türkiye’deki en istikrarlı organizasyonlardan biri olarak 2006 yılından bu yana etkinliğini sürdürüyor.[1] T. Melih Görgün’ün sanatçılar ve küratörlerle birlikte kendi kentine, yani Sinop’a yaptığı bir geziden doğan bu organizasyon, giderek genişleyen bir ekiple gerçekleştirilmeye başlandı ve hatta neredeyse tüm kentlilerin gönüllü katılımıyla kolektif bir çalışmanın ürünü haline geldi. (Resim 1) Söz konusu bienali benimseyen ve onu kesintisiz sürdürebilmek için çaba gösteren Sinopluların yanı sıra maddi destek sağlayan kurum ve kişilerin, sivil inisiyatiflerin, kente dışarıdan gelip yapıtlarını sergileyen sanatçıların, küratörlerin ve organizasyonda çeşitli görevler üstlenenlerin de bu kolektif çalışmanın eşit birer üyesi olduğunu belirtmek gerekir.

Ne var ki Sinopale 8 bu kez hiç de öngörülemeyen bir engelle yüz yüze kaldı. Üstelik bu engelin ortadan kaldırılabilmesi ne dayanışmaya ne özveriye ne de daha yoğun çalışmaya bağlıydı. Dünyayı saran ve yaşamı felç eden COVID-19 virüsü bir yandan çalışma ortamlarını vururken öte yandan da seyahat olanağını ortadan kaldırdı. Böylece bienalin asli figürleri olan sanatçı ve küratörlerin kente ulaşıp kendi çalışmalarını yapabilmeleri, yapıtlarını kanlı canlı sergileyebilmeleri olanaksızlaştı. O halde sürekliliğin sağlanabilmesi için bir yöntem bulunmalıydı ki işte el altındaki en yakın yöntem de çevrimiçi alana başvurmaktı. Sonuçta Sinopale 8 “ileri dönüşüm” başlığıyla dijital ortama taşındı. (Resim 2) Sekiz ayrı projede on bir küratör ve otuz yedi sanatçı yer aldı.

İleri dönüşümün birbiriyle iç içe geçmiş iki anlamı var. İlk anlamı, üretimin ve temel tüketim gereksinimlerini sağlamanın sürdürülebilir olmadığına gönderme yapıyor. Bu da bize, kullanılabilecek her tür kaynağın sonraki zamanlara uzanacak bir garantisinin olmadığını anımsatıyor. Diğer anlamı da şu: Bu garantisizlik Sinopale için de geçerli; öyle ki organizasyonun bir gün kesintiye uğrayacağını, çalışmaların ve ulaşımın aksayacağını normal koşullarda hiç kimse düşünemezdi. Ama olağan dışı koşulların nerede pusuya yattığı ve ne zaman harekete geçeceği pek de kestirilemez. Bu durumda yapılacak şey, elbette, kaynakları verimli kullanmaktır. Bu nedenle Sinopale’nin arşivinde birikmiş iki yüz elliden fazla sanat yapıtına ve birtakım söyleşilere başvuruldu, oradaki öykülere yeniden bakıldı. Dolayısıyla Sinopale arşivi “yeniden dönüşüm”e sokuldu; bu dönüşüm, organizasyonun sürdürülebilir olmasında en büyük rolü oynayacaktı.

Sinopale 8’in sekiz farklı projesi bir noktada birleşiyordu, o nokta da Sinop’la ilgiliydi elbette. Küratörler, yapıtları göz önünde tutarak, seçtikleri sanatçılardan yorumlarını alarak ve söyleşileri izleyerek yeni değerlendirmelere giriştiler. Ayrı ayrı oturumlarda, bir bakıma o yapıtlardaki ve söyleşilerdeki içerikleri dönüşüme sokarak bu değerlendirmeleri güncellediler. Organizasyonun aktif ekibi içinde yer almakta olan Çağatay Şimşek ve Serra Tansel, projeleri şöyle tasnif ederek Art News’da yayımlamışlardı:[2]

Konuksever Deniz: Projenin küratörlüğünü Beral Madra üstleniyor. Hem Avrupa hem de Asya’da yaygın bir ilgiyle karşılanan Karadeniz’i tarihî, coğrafî, politik ve kültürel açılardan inceleyen proje, burayla ilişkili çalışan sanatçıları güncel ve gelecek değerlendirmelerine dayanarak bienal kapsamında işlerini yeniden yorumlamaya çağırıyor. (Resim 3) Etkinlikte yer alan sanatçılar Alparslan Baloğlu, Adrien Tirtiaux, Bahanur Nasya, Burçak Konukman, Evrim Kavcar, Emre Koyuncuoğlu, Johannes Vogl, Sümer Sayın, Yılmaz Vurucu ve Yusuf Emre Yalçın. “Görsel belgeleme” açıklamasıyla duyurulan projenin Mart - Nisan buluşmaları şöyle: 23 Mart saat 20.00 Yunus Emre Yalçın, 20 Nisan saat 20.00 Alparslan Baloğlu, yine 20 Nisan saat 20.00 Yılmaz Vurucu ile Bahanur Nasya.

Gizli Kent: Projenin koordinatörlüğünü Emre Zeytinoğlu üstleniyor. Italo Calvino’nun Görünmez Kentler kitabından yola çıkan projede, Sinop kökenli sanatçılarla, çalışmalarındaki “Sinop duygusu” yorumlanıyor. (Resim 4) Etkinlikte yer alan sanatçılar Aylin Çakıner, Burçak Konukman, Güngör Erdem, İpek Hamzaoğlu, Müride Aksan, Nil İlkbaşaran ve T. Melih Görgün. “Çevrimiçi oturum” açıklamasıyla duyurulan projenin Mart - Nisan programı yok.

Birikenler İçinde Beklenmedik Keşifler: Projenin koordinatörlüğünü Işın Önol ve Livia Alexander birlikte üstleniyor. Proje kapsamında sanatçılar hem bienale geçmişte katkıda bulundukları eserleri yeniden düşünüyor, hem de bireysel deneyim ve anılarını arşiv niteliğinde gözden geçiriyor. (Resim 5) Proje, Eşref Yıldırım’ın “Küçük Suçlar Hapishanesi”, Johanna Reiner ile Johannes Hoffman’ın “Bir Günlük Müze”, Ashley Hunt’ın “Ben Başka Bir Ordu Düşlüyorum”, Berglind Jóna Hlynsdóttir’in “Rehber Işık” işlerini ve bunların üretim süreçlerini içeriyor. “Çevrimiçi oturum” ve “görsel belgeleme” açıklamalarıyla duyurulan projenin Mart - Nisan buluşmaları şöyle: 16 Mart saat 20.00 Ashley Hunt, 30 Mart saat 20.00 Berglind Jóna Hlynsdóttir.

Yer ve Şey Hissi - İnsanın İnsana Teması: Projenin küratörlüğünü Mürteza Fidan üstleniyor. Projede Sinop’un merkezde olmayan konumu, fiziksel deneyimler ve etkileşimler üzerindeki etkileriyle birlikte inceleniyor. Sinop’ta üretmenin süreci ve sanatçıları nasıl yönlendirdiğine, bireysel ve toplumsal olarak yeniden konumlanma durumlarına dikkat çekiliyor. (Resim 6) Etkinlikte yer alan sanatçılar Nezaket Ekici ve Sümer Sayın. “Çevrimiçi oturum” açıklamasıyla duyurulan projenin Mart - Nisan programı yok.

Sinopale’nin İlişkisel Atlası: Projenin küratörlüğünü Rana Öztürk üstleniyor. Bienalin kendisinin ilişkisel bir karşılaşmalar sahası olarak gören proje, önceki bienaller kapsamında kentte üretilen ve sergilenen yapıtlar üzerinden, Sinop ile başka yerler arasında yeni bağlantılar keşfetmeye çalışıyor. (Resim 7) Etkinlikte yer alan sanatçılar Anne Metzen, Johannes Vogl, Julie Upmeyer, Raluca Popa, Riikka Tauriainnen, Ronan McCrea ve Satellietgroep. “Canlı yayın”, “çevrimiçi basın”, “ortaklaşa okuma”, “çevrimiçi sunu”, “performatif anlatı” ve “arşiv belgeleme” açıklamalarıyla duyurulan projenin Mart - Nisan buluşmaları şöyle: 30 Mart saat 20.00 Julie Upmeyer, yine 30 Mart saat 20.00 Raluca Popa, 27 Nisan saat 20.00 Ronan McCrea, yine 27 Nisan saat 20.00 Johannes Vogl.

Yerinde ve Ötesi Düşünceler: Projenin küratörlüğünü T. Melih Görgün üstleniyor. Projede, pandemiyle birlikte kesintiye uğrayan “üretim ve katılım” kavramları üzerine geçmişte çalışmış sanatçılar, yapıtlarındaki ilişkileri araştırıyor. (Resim 8) Etkinlikte yer alan sanatçılar Dejan Kaludjerovic, Hayırlı Evlat, Mehtap Baydu, Monali Meher ve Roland Straatmann. “Çevrimiçi oturum” açıklamasıyla duyurulan projenin Mart - Nisan programı şöyle: 6 Nisan saat 20.00 Dejan Kaludjerovic ile Hayırlı Evlat.

Büyüyen Her Şeyi Düşünmek: Projenin küratörlüğünü Jonatan Habib Engqvist üstleniyor. Projenin yola çıkış noktası, bienalin geleneksel bir kurumdan çok bir ağ olması üzerinden, her bienalin yaratıcı sürece ilişkin bir sonuçtan çok başlangıç olduğu. (Resim 9) Etkinlikte yer alan sanatçılar Alvaro Campo, Éric van Hove, Maria Lantz, Ulrika Mohr, Raluca Popa ve Bella Rune. “Görüntülü söyleşi” açıklamasıyla duyurulan projenin Mart - Nisan buluşmaları şöyle: 2 Mart saat 20.00 Maria Lantz, 16 Mart 20.00 Raluca Popa, 6 Nisan saat 20.00 Éric van Hove.

Çay Eşliğinde Canlı Bir Arşiv: Projenin küratörlüğünü Lars Ebert, Mahir Namur ve Nil İlkbaşaran ortak olarak üstleniyor. Proje kapsamında Sinop’un kültürel arşivlerinden yola çıkarak düzenlenen söyleşiler, bienalin burada oynadığı rolü, karşıladığı işlevi, gösterdiği etkiyi ve yaşanabilir bir kent uğruna biriken ortaklaşa anıların katkılarını ortaya seriyor. (Resim 10) Etkinlikte yer alan sanatçılar Ahmetcan Alphan, Alpay Tırıl, Bahar Aksel, Bülent Oktay, Cansu Kırcan, Çağatay Şimşek, Emre Koyuncuoğlu, Erman Topgül, Güngör Erdem, Hülya Karakaş ve Onur Çevik. “Çevrimiçi oturum” açıklamasıyla duyurulan projenin Mart - Nisan buluşmaları şöyle: 9 Mart saat 20.00 ve 13 Mart saat 20.00 “Sinopale sanatçıları, katılımcıları, destekçileri ve gönüllüleri”.

Bu projelerin her biri, birbirlerinden farklı konulara doğru ilerliyorlar ve farklı öyküler kuruyorlarsa da aslında tek bir öyküye gönderme yapıyorlar. Venedikli Marco Polo, Kubilay Han’a geceler boyu gidip gördüğü pek çok kenti anlattır. Kubilay Han bir gece şöyle der: “Bu kadar kent içinde bir tek kendi kentini, yani Venedik’i anlatmadın.” Marco Polo’nun yanıtı ise ilginçtir: “Bunca zaman ne anlattım sanıyorsun ki sana?”

* Aksi belirtilmedikçe görseller 2022 Sinopale 8 için hazırlanan internet sitesinden alınmıştır: https://sinopale8.org/

NOTLAR

[1] “Sinopale” Uluslararası Sinop Festivali internet sitesi için bkz: https://sinopale.org/

[2] Demirtaş, Ali, 2022, “Sinopale 8, çevrimiçi olarak izlenecek”, IstanbulArtNews, https://www.istanbulartnews.com/post/sinopale-8-cevrimici-olarak-izlenecek [Erişim: 18 Şubat 2022].

Bu icerik 355 defa görüntülenmiştir.