426
TEMMUZ-AĞUSTOS 2022
 
MİMARLIK'tan

MİMARLIK DÜNYASINDAN

YAYINLAR



KÜNYE
ETKİNLİK

İç Mekâna Disiplinler Arası Yaklaşımlar

Burkay Pasin, Doç. Dr., Yaşar Üniversitesi İç Mimarlık ve Çevre Tasarımı Bölümü

Türkiye’de Modern İç Mekânlar Sempozyumu “farklı disipliner açılım, yaklaşım ve temsilleri” çağıran docomomo_tr tarafından bu yıl ikinci kez düzenlendi. Programa ilişkin genel bir çerçeve çizen yazar, modern iç mekânı belgelemek kadar disiplinler ötesi bir yaklaşımla belki yeniden tanımlamanın da gerektiği sorusuyla genç araştırmacıları yüreklendiriyor.

 

13-14 Haziran 2022 tarihlerinde Docomomo Türkiye Çalışma Grubu İç Mekân Komitesi tarafından Yaşar Üniversitesi evsahipliğinde ve çevrimiçi olarak düzenlenen Türkiye’de Modern İç Mekânlar Sempozyumu II, konu üzerine güncel ve özgün çalışmalar yürüten 100’ün üzerinde araştırmacıyı bir araya getirdi. (Resim 1) Çalışılan yapı tipleri ve ölçekleri farklılaşsa da sempozyumdaki sunumların en belirgin ortak özelliği, çağrı metninde belirtilip beklenildiği üzere modern iç mekân çalışan tasarım tarihçisi ve kuramcılarının başvurduğu farklı disipliner açılım, yaklaşım ve temsillere odaklanmalarıydı.[1] Sempozyumun bu disiplinler arası niteliği komitenin de kuruluş amaçları arasında bulunan “iç mekânı birçok disiplinin buluştuğu bir araştırma alanı olarak sunma” hedefini fazlasıyla karşılamış oldu.[2]

Tarihsel olana disiplinler arası bakış yalnızca bilgi-bilimsel ve yöntemsel bir devşirme değildir.[3] Özellikle modern mekân tarihine iç / dış diyalektiğine hapsolmadan bakabilmek ve mekân olgusuna disiplinler arasında, hatta ötesinde yeni anlamlar yükleyebilmek mümkündür. Şumnu’nun “İç Mekânda Modernite Kavgası: Alternatif Bir Tarih Okuması” başlıklı bildirisi bu konuya ilişkin özgün bir kavramsal çerçeve sunar.[4] Bu okuma, 19. yüzyıl Avrupasında iç mekân, mimarlık, psikoloji, resim, edebiyat, sinema gibi farklı disiplinlerde eş zamanlı olarak kurgulanan içsel bir zihin ve deneyim dünyasına işaret eder. Bir modernite çelişkisi olarak iç mekân hem sığınılmak hem de kaçılmak istenen bir olgudur.

Modern iç mekâna dair bu yaklaşımlar ve beraberinde getirdiği çelişkiler Türkiye’de ancak 20. yüzyılın ilk çeyreğinde ortaya çıkmaya başlamış, halen söylem ve uygulama alanlarında etkisini sürdürmektedir. Bu bağlamda, sempozyum özelindeki bazı çalışmalar iç mekân tasarımının farklı sanatsal üretimlerle kesiştiği noktaları tespit edip irdeleyen bakış açıları sunmuştur. Fikret Tan’ın iç mekân tasarımlarını “Gesamtkunstwerk” (bütüncül sanat) sentezi üzerinden okuyan Zeynep Tuna Ultav, Deniz Hasırcı ve Melis Örnekoğlu Selçuk, 70’li yıllarda iç mekân üretiminde iç mimar - sanatçı iş birliğine odaklanarak modern iç mekânın tarihyazımına özgün bir katkıda bulunmaktadır. (Resim 2) Benzer bir yaklaşım, aynı yıllarda edebiyat, resim, heykel, grafik gibi alanlardaki sanatsal üretim ve deneyimlerin bütüncül bir modern iç mekân algısının yaratılmasına katkısını irdeleyen Melis Yıldırım’ın çalışmasında da görülebilir. Bu çalışmalardaki eksik ise sürekli olumlanarak artık neredeyse bir modernizm klişesi haline gelmiş bütüncül sanat ve tasarım anlayışını ters yüz eden, bu anlayışa zıt giden tarihsel deneyim ve örneklerden söz edilmemesidir.

Sempozyumdaki disiplinler arası yaklaşımların, oturum temalarının oluşmasına da yön veren iki temel çizgide olduğu söylenebilir: tipoloji ve temsiliyet. Kamusal olarak ayrılan eğitim, turizm, endüstri ve kültür yapıları ile konut yapılarına dair çalışmalar ayrı oturumlarda toplanmış; dolayısıyla her bir yapı tipi ve ölçeğindeki iç mekânın bulunduğu yapının işleviyle olan ilişkilerini sorgulayıp irdelemek hedeflenmiştir. Yapı tipleri farklı olsa da kamusal yapılara ilişkin oturumlar daha çok betimleyici ve belgelemeye yönelik bir yaklaşım izlemiştir. Bu oturumlardaki çalışmaların ilgili yapı tipinin işlevselliğini ya da iç mekân tasarımının bu işlevi nasıl şekillendirip dönüştürdüğünü sorgulamayan, tek taraflı bir bakış izlediği söylenebilir. Ancak kamusal yapılardaki modern iç mekânlara odaklanan iki çalışma, mekânsal üretim ve deneyimin işleve etkisi açısından dikkat çekicidir. Kübra Çeber, Ankara Sanat Okulu’nun mobilya üretimi ve marangozluk eğitimi arakesitinde toplumsal ve mekânsal belleğimize olan katkısını gün yüzüne çıkartırken; Mustafa Kemal Yurttaş, melez bir işlevselliğe sahip Borusan Contemporary Müzesi’ndeki geçici zamansallık üzerinden modern iç mekânı yeniden tanımlamıştır. (Resim 3)

Kamusal iç mekânla ilgili bildirilere kıyasla modern konut iç mekânı üzerine çalışmalar konutun işlevselliğinden ziyade evselliğin öznel, ideolojik ve kamusal açılımlarına odaklanmıştır. Güliz Öktem Taşdemir, Türkiye’de 1960’lı yıllara kadar önemli bir kitlesel iletişim aracı olan radyoyu evselliğin kurucusu olarak ele alır. Taşdemir’e göre radyo bir mobilya olmaktan öte kamusal dış mekânı özel iç mekâna taşıyan bir sosyal statü sembolüdür. Aynı oturumda yer alan Sevinç Alkan Korkmaz’ın çalışması İzmir’deki bir Levanten ailesinin karnavallarla şekillenen sıra dışı iç mekânlarına odaklanırken, “Islak Mekânlar ve Hijyen” başlıklı oturumda yer alan Cansu Değirmencioğlu’nun çalışması toplumsal sağlık konusunda ulus-devlet ölçeğindeki bilimsel söylem ve ideolojilerin ev içi mekâna nasıl nüfuz ettiğini tartışır. (Resim 4) Konut iç mekânını işlevselliğinden öteye taşıyan bu yaklaşımlar, mekânı nesneler ve bireyler arasındaki algı ve etkileşimin ürettiği bir atmosferik yapı olarak ele alan Löw’ün görüngüsel mekân kuramına örnek teşkil eder.[5]

Modern iç mekânın temsillerine odaklanan bildirilerde ise popüler medya ve sinemadaki kurgusal mekânsallığın belirgin bir baskınlığı mevcuttur. Alara Demirci Canbulat ve Umut Şumnu’nun Ses dergisindeki artist evlerine odaklanan eleştirel çalışması mekânsal temsilin bireye rağmen yine birey için nasıl bir arzu nesnesine dönüştüğünü irdeler. Benzer bir okumayı Süs mecmuasının yazılı ve görsel iç mekân betimlemeleri üzerinden yapan Damla Göre, Cumhuriyet ideolojisinin kadının kişisel beğenileri üzerinden konut içi mekânlara nüfuz etmesini tartışır. Hem lüks bir modern konut hem de bir film seti olan Sadıkoğlu Villası’nın Medya ve Sinema başlıklı oturumdaki iki bildiriye birden konu olması, modern iç mekân tasarımının sinema sanatı ile aynı kurgusallık ekseninde kesişimini yansıtmıştır. Bir başka deyişle bu villanın iç mekânları artık kendi gerçekliğinden koparak seçkinci bir modern yaşamın sinematografik bir temsili haline gelmiştir. (Resim 5)

Bu çalışmaların yanı sıra son dönemde modern iç mekân araştırmalarına da yön veren kültürel miras kavramı “Cumhuriyet Mirası” ve “Yeniden İşlevlendirme” başlıklı iki oturumda tartışılmıştır. Cumhuriyet dönemi yapılarının şuursuzca yok edildiği günümüzde bu yapıların artık yalnızca bir dönemin biçemsel ve ideolojik bağlamına hapsolmuş birer sembol olmadıkları, iç mekânlarındaki her tür detay ve bileşene nüfuz etmiş kültürel bellekleri anlayarak, belgeleyerek ve yeniden üreterek geleceğe taşınmaları gerektiği bu oturumlardaki bildirilerin ortak çıktısı olmuştur. Cumhuriyet mirasının niceliksel olarak Ankara, İstanbul ve İzmir gibi büyük kentlerde yoğunlaşması, belgelenen modern iç mekânların da kentsel, kolektif, anaakım ve kanonik nitelikleriyle ön plana çıkmasını kaçınılmaz kılmakta. Bu poster sunumlarında da görülen bir eğilim olsa da ilerleyen yıllarda Türkiye’nin farklı kentsel, banliyö ve kırsal coğrafyalarındaki modern, post-modern ve alter-modern iç mekânların da araştırılıp belgelenmesine ihtiyaç duyacağımız bir gerçek.

Sempozyumdaki disiplinler arası yaklaşımlar yalnızca bildiri sunumlarıyla sınırlı kalmayıp bu yaklaşımları yerelden küresel ölçeğe taşıyan davetli konuşmacıların sunumlarında da ön plana çıkmıştır. İlk gün konuşmacısı Penny Sparke’ın “Doğa ve Modern İç Mekân: İçerideki Bitkiler ve Çiçekler” (Nature and the Modern Interior: Plants and Flowers Inside) başlıklı sunumu, aynı konuda 2021 yılında yayınladığı kitabına[6] ve çevrebilim disiplinine referansla modern iç mekânda doğanın işlevsel, duyusal ve kültürel rollerine odaklanarak, bu konudaki hakim tarihyazımına alternatif bir okuma sağlamıştır. (Resim 6) Sempozyumun ikinci gününde aynı oturumda konuşan Docomomo Uluslararası İç Mekân Tasarımı Uzman Komitesi eş başkanları Bárbara Coutinho ve Zsuzsanna Böröcz, hem güncel çalışmalarını paylaştılar hem de komitenin amaçları ve alana katkılarıyla ilgili bir tanıtım yaptılar.[7] Coutinho, Lizbon’da gelecek yıl açılması planlanan MUDE Müzesi’nin diktatörlük ve demokrasi arasında şekillenen belleğini ve yeniden işlevlendirme sürecini paylaşırken; (Resim 7) Böröcz, sanatçı Michel Martens’in Belçika’da bulunan Katolik kiliselerdeki savaş sonrası modernist vitray uygulamalarını malzeme, cam işçiliği ve kompozisyon ilkeleri açısından değerlendirdi. (Resim 8)

Türkiye’de modern iç mekân tarihine ilişkin bu güncel okumalar ve disiplinler arası yaklaşımların, Pınar Sezginalp’in ilk sempozyuma dair değerlendirme yazısında da belirttiği “tersten okumak, ezber bozmak, en baştan başlamak, anahtar kelimeleri değiştirmek” gibi ümitlerini kısmen de olsa karşıladığı söylenebilir.[8] Sempozyum sonundaki değerlendirme oturumunda da tartışıldığı üzere modern iç mekânı bir kültürel miras olarak belgelemek kadar diğer disipliner mecralardaki açılımları ve temsilleri yoluyla yeniden anlamlandırmak da ilerleyen yıllardaki sempozyumlara dair önemli bir referans oluşturmaktadır. Şüphesiz, alandaki genç araştırmacılara bu konuda epey iş düşmektedir.

* Görseller etkinlik arşivinden alınmıştır.

NOTLAR

[1] Sempozyumun içeriğine dair detaylı bilgi, bildiri özetleri ve poster sunumlarına https://docomomo.yasar.edu.tr/ internet sitesinden erişilebilir.

[2] Docomomo Türkiye Çalışma Grubu ve İç Mekân Komitesi hakkında detaylı bilgi için, bkz: http://www.docomomo-tr.org/, https://www.docomomo-tr-interior.org/.

[3] Bu tip disiplinler arası yaklaşımların eğitim müfredatına yansımaları için, bkz: Jacobs, Heidi Hayes, 1989, “Interdisciplinary Curriculum: Design and Implementation”, Association for Supervision and Curriculum Development, Alexandria. Ayrıca bkz: Chandramohan, Balasubramanyam; Fallows, Stephen, 2009, Interdisciplinary Learning and Teaching in Higher Education: Theory and Practice, Routledge, Londra.

[4] Şumnu, Umut, 2020, “İç Mekânda Modernite Kavgası: Alternatif Bir Tarih Okuması”, Türkiye’de İç Mimarlık Eğitiminin Tarihi, Gelişimi ve Geleceği Ulusal Sempozyumu Bildiri Kitabı, 19-20 Aralık 2019, İTÜ Mimarlık Fakültesi, İstanbul,https://www.academia.edu/59346138/%C4%B0%C3%A7_

Mekanda_Modernite_Kavgas%C4%B1_Alternatif_Bir_Tarih_yaz%C4%B1m_Denemesi

[Erişim: 05.07.2022].

[5] Löw, Martina, 2008, “The Constitution of Space: The Structuration of Spaces Through the Simultaneity of Effect and Perception”, European Journal of Social Theory, sayı:11, cilt:1, ss.25-49, doi: 10.1177/1368431007085286.

[6] Sparke, Penny, 2021, Nature Inside: Plants and Flowers in the Modern Interior, Yale University Press, New Haven ve Londra.

[7] Davetli konuşmacıların sunum kayıtları Docomomo_tr İç Mekân Komitesi’nin YouTube kanalında izlenebilir: https://www.youtube.com/channel/UCKWZezJX_HrNpNpXcL8CZ7A.

[8] Sezginalp, Pınar, 2020, “İç Mekânı Çoğulcu Belgelemek: Docomomo_tr Türkiye’de Modern İç Mekânlar Sempozyumu”, Mimarlık, sayı:414, ss.40-42.

Bu icerik 360 defa görüntülenmiştir.