432
TEMMUZ-AĞUSTOS 2023
 
MİMARLIK'tan

MİMARLIK DÜNYASINDAN

YAYINLAR



KÜNYE
ULUSLARARASI GÜNDEM

UIA’da 75. Yıl ve Ötesi: Kopenhag Genel Kurulu Sonrası Yeni Bir Dönemeç Olası mı?

Ayşen Ciravoğlu, Prof. Dr., YTÜ Mimarlık Bölümü

...

2023 Cumhuriyetin yüzüncü yılı olması nedeniyle bizler için çok özel bir anlam ifade ediyor. Cumhuriyetin tüm kazanımlarının bir kez daha altının çizilmesi ve kutlanması açısından önemli bir fırsat yaratan bu yılı Odamız da pek çok kurum ve kuruluşla birlikte anıyor. 2023 yılı UIA’nın (Union of International Architects - Uluslararası Mimarlar Birliği) da 75. yılı. UIA 1948’de Lozan’da Türkiye’nin de aralarında olduğu yirmi yedi üye kesim tarafından kuruluyor. Küresel bir organizasyon olarak 75 yıldır etkinlikte bulunan UIA’nın kazanımları Temmuz ayında Kopenhag’daki İsviçre Konsolosluğu’nda düzenlenen bir resepsiyon ve UIA’nın 75 Yılı kitabının tanıtımıyla kutlandı.

UIA’nın kuruluş yıllarından bugüne dünyadaki ekonomik ve politik yapı önemli değişimler geçirdi. Buna karşın birlik yapısının, mimarların koşulları da dahil olmak üzere mimarlık yapma biçimlerinin dramatik değişimler geçirdiğini söylemek zor. Bu nedenle bir bilanço yapma fırsatı da yaratan 75. yılı, geçmişle hesaplaşarak önemli bir dönüm noktası olarak ele almak mümkün. Bu yıl 6-9 Temmuz tarihlerinde Kopenhag’da yapılan Uluslararası Mimarlar Birliği’nin 29. Genel Kurulu’nda seçilen UIA Başkanı Regina Gonthier’nin de adaylık konuşmasında söylediği gibi UIA’nın önündeki en zorlu görev, kendisini sorgulama ve konumlandırma, küresel misyonunu yeniden tanımlama ve somutlaştırma, hem kendi rolünü hem de mimarın rolünü netleştirme çabası olmalı. Ayrıca, genç nesil mimarlara ulaşmak, ilgilerini çekmek ve dahil etmek, uluslararası ve bölgesel kuruluşlarla belirli ortak konularda işbirliği yapmak ve UIA üye kesimlerine katma değer getirmek birliği geleceğe taşımak için elzem görünüyor. Bu yazıda, 2023 UIA Genel Kurulu notlarımı aktarırken UIA’nın yeni dönemecinin nasıl şekillenebileceğine dair gelişmeleri de paylaşmak istiyorum.

UIA’yı Geleceğe Taşıyacak Stratejik Plan

Bir önceki Başkan Thomas Vonier’nin genel kurulda özeleştiri niteliğinde ele alınabilecek sunumunda da söylediği gibi UIA’nın birliği bütünleştirmek, kamusal politikaları etkilemek, tasarım yoluyla toplumu ileriye taşımak için daha iyi eylem ve stratejilere ihtiyacı var. Tam da bu farkındalıkla 2021-2023 döneminde UIA’nın önemli bir etkinliğini dönem başında kurulan “task force” grubunun çalışmaları oluşturmuştu. Bu grup, bir nevi strateji komitesi gibi çalışarak, öncelikle UIA’nın adeta bir röntgenini çıkarmış, mevcut sorunları irdelemiş ve bir gelecek perspektifi çizmeye çalışmıştı. Bu bağlamda üye kesimlerle yapılan bölgesel toplantılar, konsey, büro toplantıları ve geçtiğimiz yıl yapılan Madrid olağanüstü genel kurul sunum ve tartışmaları sonucunda “task force” grubu UIA için on iki tavsiyede bulundu. Tüm tavsiyeler Kopenhag genel kurulunda oylandı ve oylamaya sunulduğu şekliyle kabul edildi. “Task force” grubunun genel kurulda kabul edilen tavsiyeleri şunlar:

  • UIA’nın yeniden yapılandırılması için vizyon ve hedeflerin oluşturulmasına öncelik verecek bir Strateji Komitesi oluşturulması;
  • Her on sekiz ayda bir kongre veya forum olmak üzere daha sık toplantılar yapılması ve gerektiğinde üye kesimlerle çevrimiçi etkileşim kurulması;
  • 5 Bölgeli UIA'nın mevcut yapısının korunması;
  • Başkan yardımcılarının, rollerinin ve yetkilerinin yeniden tanımlanması koşuluyla görevleri sürdürmesi;
  • Büro seviyesini ortadan kaldırarak, üç uluslararası görevli (başkan, genel sekreter, sayman) ve beş başkan yardımcısını konsey üyeleriyle birleştirerek, tüm karar alma seviyelerinde konsey ile daha yatay bir yapı oluşturmak için UIA Tüzüğü'nün revize edilmesi;
  • UIA'nın amaçlarını desteklemek için personeli genişleterek UIA ofislerini güçlendirmek. Belirli görevlere sahip bir UIA Direktörünün (CEO) atanması için net bir yapı ve süreç oluşturulması;
  • Etik, finans, iletişim konularında üç özel komite oluşturulması;
  • Genç nesil mimarların organizasyonun her seviyesindeki UIA faaliyetlerine katılımını teşvik etmek için mevcut yapının gözden geçirilmesi;
  • Ciddi ihlaller olduğu takdirde seçilmiş üyeler hakkında disiplin işlemi yapılabilmesi için tüzük ve tüzük hükümleri oluşturmak;
  • Kongre ve forumların geleceğinin düşünülmesi;
  • UIA'nın bir önceki dönem başkanı ve geçmiş başkanlarının rolünün gözden geçirilmesi;
  • Sürekliliği sağlamak ve “task force” grubunun 2021-2023 döneminde kaydettiği ilerlemeyi geliştirmek için 2023-2026 dönemi için grubun bileşimine en az iki mevcut üyenin dahil edilmesi.

 

Yukarıdaki listeyle kapsamlı bir değişimin yaratılabileceğini iddia etmek oldukça güç. Öte yandan, yatay bir yönetişime işaret eden, karar almada şeffaf ve katılımcı süreçleri tetikleyecek düzenlemeler dikkate alınmaya değer. Önümüzdeki 2023-2026 döneminin en önemli gündem maddesi UIA belgelerinin revize edilmesiyle önerilen yeni yönetişimin yasal altyapısını hazırlamak olacak.

Yukarıda sıralanan maddeler önemli ilk adımların atılmasını sağlayacak olsa bile önümüzdeki 75 yıl için gereken değişimin garanti altına alınması için öncelikle içinde yaşadığımız dönemin başat sorunlarıyla ilgilenmek gerektiğini iddia etmek yanlış olmayacak. Bu bağlamda UIA’nın mevcut çalışmalarını geliştirirken bazı acil konuları gündemine dahil edilmesi gerektiğinin altını çizebiliriz. Bunları aşağıda özetlemeye çalışacağım.

Küresel Krizler: İklim, Savaş, Afetler, Göç…

Geçtiğimiz dönem UIA çalışmalarında sıklıkla gündeme gelen krizlerden belki de üzerinde en çok çalışma yapılan konu iklim değişikliği ve sürdürülebilirlik alanıydı. Bilindiği gibi Kopenhag kongresi bütünüyle bu konuyu hedefe koyduğu için iklim konusu, geçtiğimiz dönemde UIA’nın tüm çalışmalarının en merkezî temasını oluşturdu. Bu bağlamda COP, WUF, Venedik Mimarlık Bienali gibi uluslararası platformlarda da UIA’nın bu alandaki katkıları sunulmuş oldu. Ancak yapılan tüm çalışmaların UIA üye kesimlerine, mimarlara ve mimarlık öğrencilerine ne kadar eriştiği ve hedeflenen değişimin nasıl bir parçası olunabileceği önemli bir tartışma alanı olarak gündemdeki yerini korudu. Bilindiği gibi, UIA Genel Kurulu ile ard arda düzenlenen Kopenhag UIA Dünya Mimarlık Kongresi sürdürülebilir bir geleceği tarif ederken kimseyi arkada bırakmamanın önemine değiniyordu. Bu bağlamda kongrenin bir nevi sonuç bildirgesi gibi görülebilecek Kopenhag dersleri (Copenhagen lessons) kongre başkanı Natalie Mossin tarafından şu şekilde sunuldu:

  • Tüm insanlar için haysiyet ve temsiliyet mimaride esastır, dışlamada güzellik yoktur.
  • Yapılı çevreyi inşa ederken, planlarken ve geliştirirken, geride kalma riski taşıyan insanlara öncelik sağlanmalıdır.
  • Mevcut yapılar her zaman önce yeniden kullanılmalıdır.
  • Hiçbir yeni gelişme yeşil alanları ortadan kaldırmamalıdır.
  • Doğal ekosistemler ve gıda üretimi her koşulda sürdürülmelidir.
  • Yeniden kullanım mümkünse, inşaatta saf malzeme kullanılmamalıdır.
  • İnşaatlarda hiçbir atık üretilmemeli veya geride bırakılmamalıdır.
  • İnşaat için malzeme tedarik ederken, yerel, yenilenebilir malzemeler öncelenmelidir.
  • İnşa ettiğimiz her şeyde karbon yakalama, karbon ayak izini aşmalıdır.
  • Yapılı çevreyi geliştirirken, planlarken ve inşa ederken, her faaliyetin su ekosistemlerini ve temiz su kaynağını olumlu yönde etkilemesi gerekir.

 

Yukarıda özetlenen on dersin yapılı çevre ve özellikle mimarlık pratiği için adeta bir zorunluluklar listesi, önemli bir çerçeve sunduğunu söyleyebiliriz. Özellikle yeşil alanlar, su kaynakları, doğal sistemler ve gıda üretimi, binaların ve yapılı çevrenin yeniden kullanımı gibi konuların mimarlardan çok yerel ve merkezî yönetimlerin yatırım kararlarında dikkate alması gereken unsurlar olarak ortaya çıktığını görmek zor değil. Kalkınmanın hâlâ çevreyi tahrip ederek sağlanmaya çalıştığı günümüzde Kopenhag derslerini zihinlerde her daim canlı tutmaya çalışmakta yarar var. Öte yandan bu on önemli dersi dünyanın dört bir yanına uygulamaya çalıştığımızda kimi hassasiyetlerin yerel sorunlar ve öncelikler nedeniyle “çeviride kaybolacağını” iddia etmek de yanlış olmayacaktır. Bu nedenle UIA kongresinin verdiği “derslerin” ve bu dersler için kullandığı “dilin” de kapsayıcılığını sağlamaya çalışmak gerekiyor.

İşte tam da bu perspektif, bizi UIA üye kesimlerin boğuştuğu, bazen de içinde boğulduğu acil sorunlarıyla da yüzleşmemiz gerektirdiği düşüncesine itiyor. Kentsel ve kırsal alanların, tüm unsurlarıyla yaşamın ve çevrenin korunması için verilen mücadeleler, savaşlar, iklim krizi, doğal afet ve göçler gibi yaşamı doğrudan etkileyen acil konularla ilgili UIA’nın etki yaratacak katkılarının neler olabileceği henüz yeterince tartışılmamış bir konu. Kamuoyu duyurularının yanı sıra güç gündemleri olan üye kesimlerle dayanışma biçimleri üzerine eğilmek gerekiyor.

Bu bağlamda UIA gündemini geçtiğimiz dönem en çok meşgul eden konu Rusya’nın Ukrayna’yı işgali sonrası başlayan savaş ortamı oldu. Geçen yıl Madrid’de yapılan genel kurulda da Ukrayna, Polonya, Almanya, Kanada, Amerika, Baltık (Letonya, Litvanya, Estonya) ve Nordik üye kesimleri (Danimarka, Finlandiya, İsveç, Norveç, İzlanda, Faroe Adaları), Rusya’nın UIA üyeliğiyle ilgili çeşitli itirazlarda bulunmuşlardı. Kopenhag’ta yapılan 29. Genel Kurul’da da Baltık Mimarlar Birlikleri, Rusya ve Belarus meslek kuruluşlarının üyeliklerinin askıya alınmaması ve/veya faaliyetlerinin kısıtlanmaması nedeniyle UIA üyeliğinden çekildiklerini ifade ettiler. Yine savaş ortamına temas eden farklı bir önerge de UIA Nordik Kesimi’nden geldi. İlgili ülkelerin meslek kuruluşları, UIA’nın Kahire’de 1985 yılında kabul edilen aşağıdaki giriş / önsöz metninin tüm üye kesimler tarafından 90 gün içinde imzalanmasının istenmesini, imzalamayan üye kesimlerin bu tavrının üyelikten çekilme olarak değerlendirilmesini önerdi. Kahire’de kabul edilen metindeki ilgili bölüm şu şekilde: “Önsöz ancak uluslararasında barışın olduğu bir dünyada anlam ifade edebilir. Hükümetlerin insanlıkla ilgili en büyük yükümlülüğü, dünyanın her yerindeki insanların ihtiyaç ve isteklerini gerçekleştirmenin temeli olarak barışı korumaktır. Hükümetler savaş için üretimi durdurmalı ve kaynaklarını tüm insanlık için koşulların iyileştirilmesi için kullanmalıdır.”

Her iki önerge sonrasında da pek çok konuşma yapıldı. UIA’nın Kahire metninin zaten kabul edilmiş olduğu ancak bugün genel kurulun bunu anımsatarak yeniden onaylamasının mümkün olabileceği belirtildi. Ancak metnin doksan gün içinde yeniden imzalanmasının teknik sorunlar nedeniyle hassasiyetle yürütülmesi geren bir süreç olduğu ifade edildi. Ayrıca kimi üye kesimler dünyada pek çok savaşın süregittiğini anımsattı ve savaşın meslektaşlar tarafından yapılmadığına, dolayısıyla koşulların meslek birlikleri ve meslektaşlar açısından zorlayıcı olabileceğine değindi. Önerge, tüm üye kesimlerin Kahire’de kabul edilmiş olan metni yeniden teyit edebileceği, konunun takibinin ise yeni yönetim tarafından yapılabileceği şeklinde karara bağlandı.

Genel kurula savaş gündemiyle hitap eden bir diğer meslektaşımız da Sudan’dan gelmişti. Savaşın etkisini derinden yaşayan meslektaşların sunumları, UIA’da kalacak ya da dışlanacak meslek odalarının tartışılacağı bir platform yerine savaş ve afetler gibi oldukça zor koşullar altında çalışmakta / yaşamakta olan meslektaşlara ve meslek birliklerine destek olacak küresel bir organizasyona ne kadar ihtiyaç olduğunun altını bir kez daha çizdi.  Mimarların yanı sıra mimarlık öğrencilerine yardım için de dayanışma ağlarının devreye girmesi düşüncesi değerlendirmeye değer bir konu. Bu bağlamda, UIA ile zaman zaman birlikte çalışan “Emergency Architects”e (Acil Durum Mimarları) de değinmek yerinde olur. Fransız Mimarlar Birliği kaynaklı bir kuruluş olan “Emergency Architects” acil durumlarda yapılı çevreyi merkeze alan bir destek kuruluşu. Afetler sonrasında yapılı çevrenin yeniden inşası da UIA içinde ele alınan bir konu. Bu alandaki çalışma UIA Meslek Pratiği komitesinin içindeki Afetler Sonrası Yeniden İnşa grubu tarafından yürütülüyor.

Ne yazık ki içinde bulunduğumuz yüzyılda sürece yayılan kriz koşulları yerine acil durumlar, afetler yeni normali belirlemiş durumda. Her ne kadar iklim ve savaş gibi krizler UIA gündemine alınmış olsa da hem bunların ele alınma biçimleri hem de güncel krizlerin yarattığı göç hareketleri ve yapılı çevre profesyonellerinin bunlara nasıl yanıt vereceği henüz yeterince olgunlaştırılmamış konular. Yukarıdaki örneklerden de izlenebileceği gibi UIA dünyada yaşanan krizlere mesleki, akademik yanıtlar vermeyi sürdürürken aynı zamanda bu katkının yapılı çevrenin tüm bileşenlerine yeterince aktarılması için işbirlikleri yapmalı ve ihtiyaç halinde bilgi birikimi ve desteğini kendi küresel ağı üzerinden organize edebilecek bir donanıma erişmeli. Bu nedenle UIA’nın da çağın başat sorunlarına daha yoğun bir biçimde eğilmesine ve bu tür durumlarda hızlı ve etkin yanıtlarının neler olabileceği üzerine düşünmesine her geçen gün daha fazla gereksinim duyuluyor.

UIA Komite Komisyon ve Çalışma Grupları

Güncel krizler bir yana UIA’nın ana çalışma aksını komite ve çalışma grupları üretimlerinin belirlediği söylenebilir. Bu nedenle genel kurulların önemli bir gündemini özellikle komite ve çalışma gruplarında ilgili dönemde yapılan işlerin değerlendirmesi oluşturuyor. Bu noktada yapılan işlere kısaca değinmeden geçmemek gerekir.

2022 yılının Sağlık için Tasarım olarak kabul edilmiş olması ve 2023’te Kopenhag Kongresinin temasının Sürdürülebilir Gelecekler olması nedeniyle, 2021-2023 döneminde, rutin çalışmalar dışında komite ve çalışma gruplarında, UIA webinarlarında bu iki aksın belirgin olduğunu söylemek mümkün. Great Green Wall (Büyük Yeşil Duvar) öğrenci yarışması da bu bağlamda bu dönemin önemli etkinliklerinden birini oluşturdu. Çalışma programları ilgili dönemde mimarlık ve toplum, habitat, kamusal hizmetler olmak üzere üç başlık altında toplanmıştı. Bu bağlamda çalışma programlarının ödül ve yarışma dökümü şu şekilde gerçekleşti: Erişilebilirlik Logo Tasarım Yarışması, Altın Küp Ödülü, Yeni Nesil Felçli Hasta Rehabilitasyon Merkezleri Öğrenci Fikir Yarışması, Sağlık İçin Tasarım ve Araştırma Ödülleri, Kapsayıcı ve Dost Mekânlar Ödülü.

Komiteler ise aşağıdaki şekilde özetlenebilecek çalışmaları genel kurulun dikkatine sundu:

Eğitim komisyonu, dönem içinde yapılan toplantılar, validasyon süreci devam eden ve tamamlanmış okullarla ilgili bilgi verdi. Camberra Accord’a tam üyelik için yapılan toplantılar ve çalışmalar özetlendi. 1996’da yayınlanan ve 2017’de güncellenen UNESCO UIA şartının mevcut yeni gelişmeler (pandemi, iklim değişikliği, sürdürülebilir kalkınma hedefleri, disiplinlerüstü bakış, sağlık, güvenlik, esenlik, çeşitlilik, kapsayıcılık ve eşitlik) bağlamında güncellenmesi için çalışmalar yapıldığından söz edildi. Bu bağlamda prosedürler yönergesinin de yenilenmesinin söz konusu olduğu ifade edildi. Bu dönemin önemli bir çalışması olarak SDG (Sürdürülebilir Kalkınma Hedefleri) komisyonuyla birlikte bu yıl ikincisi düzenlenen “Mimarlık Eğitiminde Yenilikçilik” ödülü hakkında bilgi verildi. Deniz İncedayı’nın jüri başkanı olduğu yarışmadaki ödüllerin İsveç, Türkiye, Çin ve Mısır’a verildiği aktarıldı.

Genel kurul katılımcıları, UIA UNESCO Validasyon sistemiyle ilgili tartışmalar yürüttüler. Sekreteryası RIBA tarafından yürütülen UIA UNESCO Validasyon sistemine ilişkin tek tek eğitim kurumların UIA’ya başvurmasının maliyetleri ve pratik zorlukları gündeme getirildi. UIA UNESCO sisteminin özellikle Afrika gibi bazı coğrafyalarda eğitime yön verici olarak konumlanmasının nasıl mümkün olabileceği tartışmaya açıldı. UIA’nın akreditasyon için şemsiye bir organizasyon olup olmayacağı tartışıldı.

Bu gündem maddesini takiben Meslek Pratiği Komisyonu sunumunu yaptı. Meslek pratiği grubunun en önemli etkinliği, bu dönem içinde çalışmaları başlayan ve tamamlanan UIA DEI (Çeşitlilik, Eşitlik ve Kapsayıcılık) politika metninin oluşturulmasıydı. Hem mimarlara hem de üye kesimlere yollanan iki anketin sonuçlarının değerlendirilmesiyle bu konudaki politika metni şekillendirilmişti. Ancak zaman kısıtlaması nedeniyle konsey onayına sunulamadığı için genel kurul oylamasına da dahil olamadı. Bu konuda kongre sürecinde bir de panel gerçekleştirilmiş ve anket çıktılarıyla birlikte konunun önemine değinilmişti. İlgili metnin önümüzdeki dönemde geliştirilip konsey ve genel kurula sunulması tavsiye edildi.

Çalışma grubunun ikinci etkinliği dünya çapında meslek örgütlerinin disiplin düzenlemelerinin bir araya getirildiği derlemeydi. Bu çalışmanın önümüzdeki dönem geliştirilecek olan disiplin yönergesine destek olacağı düşünülüyor. Dolayısıyla bu araştırmanın iyi örneklerinin kılavuz metinlere dönüştürülerek UIA için de geçerli olabilecek bir düzenlemeyle konsey onayına sunulması bekleniyor. Meslek pratiği komisyonun bir diğer çalışma grubu ise “Afetler Sonrası yeniden İnşa” grubuydu. Bu çalışma grubu, Nepal, Kolombiya ve Nijerya’da yapılan araştırmalar sonucunda özellikle afetler sonrasında mimarlık uzmanlığının eksik kaldığının tespitinden hareketle “daha iyi bir yeniden inşanın” nasıl olabileceği üzerine çalışıyor.

Meslek Pratiği Komitesinin diğer etkinlikleri, malsahibi-mimar sözleşmelerinin geliştirilmesi, UIA mentörlük programının oluşturulması, APAW (Dünyada Meslek Pratiği) veritabanının bilgi toplama aşaması, pandemi koşullarında mimarlık pratiğiyle ilgili kılavuz geliştirilmesi, mimar unvanının farklı ülkelerdeki kullanımlarına ilişkin araştırıma çalışmalardı.

Yarışmalar komitesi düzenli yapılan danışmanlık çalışmalarından, yapılan belge düzenlemelerinden söz etti. Buna göre, UIA organları tarafından düzenlenen uluslararası öğrenci yarışmalarıyla, UIA organlarının talep ettiği görsel sanatlar yarışmalarıyla ve UIA organları tarafından düzenlenen ödüllerle ilgili kılavuz metinlerin oluşturulduğunun altı çizildi. Bazı dokümanların ise bu dönem içinde revize edildiği aktarıldı. Bunlar uluslararası ödüllere UIA katılımı, ICC komitesi iç düzenleme kılavuzu, öğrenci yarışmalarıyla ilgili örnek çalışma, UIA Yarışma Kılavuzunun Fransızca çevirisi. Bunlara ek olarak UIA Yarışma platformu bu dönem kullanıma girmişti. UIA’nın düzenlediği yarışmaların süreçlerinin çevrimiçi bir platform tarafından yürütülmesi önemli bir gelişme olarak kayda geçti. 1949’dan bugüne tüm yarışmaları görselleştirecek interaktif bir harita ise sonraki dönemde geliştirilmesi önemli bir çalışma olarak vurgulandı.

Sürdürülebilir Kalkınma Hedefleri Komisyonu ise UN SDG 2030 (Birleşmiş Milletler 2030 Sürdürülebilir Kalkınma Hedefleri)’a yönelik mimarlığın katkısının altını çizen SDG Guide Book (Sürdürülebilir Kalkınma Hedefleri Kılavuz Kitabı) hakkında bilgi verdi. Açık çağrı ile yapılan katkılar arasından seçilen projelerin kitaba dahil edildiği bu çalışma, komitenin üretimlerinin önemli bir bölümünü oluşturuyor. Kitapta seçilen projeler Kopenhag kongresinde bir lansman ile duyuruldu, kitap ise önümüzdeki günlerde çevrimiçi olarak yayımlanacak. Komisyonun ikinci önemli çalışması mimari projeleri SDG (Sürdürülebilir Kalkınma Hedefleri) açısından değerlendirmek için bir araç olarak kullanılması önerilen “toolbox” oldu. Bu çalışmanın süreç içinde komisyon tarafından geliştirildiği ancak tamamlanamadığının altı çizildi. Kullanılması durumunda mimarlar açısından yarar sağlayabilecek bu çalışmanın sonraki dönemlerde geliştirilmesi bekleniyor. Araç tamamlandığında mimari projelerin SDG katkısına dair bir analiz yapmak mümkün olacak.

Sonuç Yerine

Bu yazıda UIA’nın mevcut çalışmalarını kayda geçirmek, yeni perspektiflerini aktarmak ve kanımca geliştirilmesi gereken alanlara dair görüşlerimi derlemeye çalıştım. Ancak kuşkusuz tüm bu iyileştirmeler UIA’nın yeni yönetiminde yer alacak kişiler tarafından başlatılacak. Bu bağlamda genel kurulun en önemli maddesi olan seçimlere değinmeden geçmemek gerekir. Pek çok adayın yarıştığı seçimlerde Türkiye’den geçtiğimiz dönem de görev almış isimler aynı görevlerine devam ediyorlar. Başkan, İsviçre’den Regina Gonthier, Genel Sekreter Çin Halk Cumhuriyeti, Makao Özel İdari Bölgesi’nden Rui Leao, Sayman ise Mısır’dan Seif Alnaga olarak belirlendi. Başkan Regina Gonthier genel kurulun ardından yaptığı ilk toplantıda yeni dönemin çalışma akslarına değindi ve değişim için umut verdi. İlgili dönemin öncelikli konularını belirlemek, yönetişimi iyileştirmek, tematik toplantılar yapmak, üye kesimlerle her ay rutin çevrimiçi görüşmeler yapmak, yeni komitelerin acilen çalışmaya başlamalarını sağlamak başkanın ilk toplantıda gündeme aldığı satırbaşlarını oluşturuyordu. Aynı toplantıda 2023 Dünya Mimarlık günü ise “Dirençli Topluluklar İçin Mimarlık” olarak belirlendi.

29. Genel Kurul’un UIA’ya ve dünya mimarlarına ne getireceği kuşkusuz henüz belirsiz ancak yeni seçilen başkanın vizyonu doğrultusunda hepimizin katkılarıyla yeni bir ufuk belirebilirse organizasyonun sürekliliği ve etkisi, dünya mimarları ve mimarlığı açısından olumlu olacağı şimdiden öngörülebilir. Bu bağlamda aşağıdaki toplantılar önem kazanıyor. Bu toplantıların içerikleri ve tartışma ortamları kuşkusuz geleceği belirleyecek. 2024’te Kuala Lumpur’da Uluslararası Forum, 2026’da Barselona’da, 2029’da ise Pekin’de Dünya Mimarlık Kongresi gerçekleştirilecek.

2023 bir dönemeç olabilecek mi henüz belirsiz ancak gerek yapılı çevrede gerekse meslek ortamında olumlu bir değişimi birlikte yaratmak için “birlik olmaya” ihtiyaç duyulduğu her geçen gün biraz daha çarpıcı hale geliyor.

Bu icerik 706 defa görüntülenmiştir.