MİMARLIK
360
TEMMUZ-AĞUSTOS 2011
 
MİMARLIK'tan

MİMARLIK DÜNYASINDAN

  • Siena ve Palio
    Feride Pınar Arabacıoğlu, Arş. Gör. Dr., YTÜ Mimarlık Bölümü
    Burçin Cem Arabacıoğlu, Doç. Dr., MSGSÜ İç Mimarlık Bölümü

YAYINLAR



KÜNYE
MEA ARCHITECTURA MEA CULPA

Sultanahmet Camii ve Türkiye Üzerine*

Gürhan Tümer, Prof. Dr., DEÜ Mimarlık Bölümü

* Yazı ilk kez, MİMARLIK’ın 301. (Eylül-Ekim 2001) sayısında yayımlamıştır.

 

Bir binanın somut işlevini, kendi imgesini, yakın çevresine olan etkisini aşarak, yeni bir anlam kazanarak, bir kentin, bir ülkenin simgesi haline gelmesi, mimarlık mesleği açısından çok güzel, çok gurur verici bir durum.

Evet, Big Beng’i görünce Londra, Sagrada Familia’yı görünce Barselona anımsanır. Sidney biraz da o kentteki opera binasıdır. Eyfel Kulesi’ne gelince, o yalnızca tartışma götürmez biçimde Paris değildir; aynı zamanda tartışma götürmez biçimde Fransa’dır da.

Şimdi, bir yaz sabahı, İzmir’in Kordonboyu’nda yürürken, turistik eşyalar satan bir dükkanın vitrininde görüp satın aldığım şu kartpostala bakın.

Ne diyorsunuz?

Rüküşlüğü bir yana, doğru bir resim mi bu?

Ben diyorum ki, hayır, değil.

Sultanahmet Camii’ni severim. O çok görkemli bir binadır, bir MEA ARCHITECTURA’dır. Ama bu kartpostalın çağrıştırdığı gibi Türkiye’nin simgesine dönüştürmeye kalkarsam onu, o zaman o bir MEA CULPA olur.

POST SCRIPTUM: Türkiye Cumhuriyeti’ni simgeleyen bir bina var mı?

 

Bu icerik 2005 defa görüntülenmiştir.