369
OCAK-ŞUBAT 2013
 
MİMARLIK'tan

MİMARLIK DÜNYASINDAN

  • MİMARLIK Dergisinin Elli Yıllık Birikimi
    Ali Artun, 1975-1980 arasında Mimarlar Odası'nda Araştırma Sekreteri, Yayın Komitesi Üyesi, Genel Sekreter. Galeri Nev Kurucusu. İletişim Yayınları Sanathayat Dizisi Editörü

YAYINLAR



KÜNYE
MİMARLIK DÜNYASINDAN

TAKSİM'DE NELER OLUYOR?

İstanbul Büyükşehir Belediyesi tarafından 17 Haziran 2011 tarihinde kabul edilerek, 17 Ocak 2012 tarihinde onaylanan Beyoğlu İlçesi, Taksim Meydanı Yayalaştırma Projesi'ne ilişkin 17.01.2012 tasdik tarihli 1/5000 ve 1/1000 ölçekli Koruma Amaçlı Nazım ve Uygulama İmar Planı tadilatı’, yoğun imar faaliyetleri ve bunları besleyecek ulaşım projeleri ile kentin yeşil alanları, doğal havzaları, kamusal alanları ve tarihî değerleri üzerinde yaratılan tehdidin önemli bir parçası olarak kamuoyunda büyük tepkiler yarattı.

TMMOB Mimarlar Odası İstanbul BK Şubesi, TMMOB Şehir Plancıları Odası İstanbul Şubesi, TMMOB Peyzaj Mimarları Odası İstanbul Şubesi, Beyoğlu İlçesi, Taksim Meydanı Yayalaştırma Projesi'ne ilişkin 17.01.2012 tasdik tarihli 1/5000 ve 1/1000 ölçekli Koruma Amaçlı Nazım ve Uygulama İmar Planı Tadilatı”nın yürütmesinin durdurulması ve iptali istemiyle dava açtı. Ayrıca bu davaların yanı sıra semt dernekleri ve birçok yurttaş tarafından da imece yöntemiyle maddi kaynaklar yaratılarak bir dizi dava açıldı.

Taksim Meydanı ve yakın çevresinin yaşamsal ve görsel bütünlüğünü yok eden yeraltı projesinin durdurulması talebiyle 15 Şubat 2012 tarihinde biraraya gelen Taksim Dayanışması ise, tüm itirazlara ve devam eden hukuki süreçlere rağmen, 5 Kasım 2012 tarihinde Tarlabaşı ve Cumhuriyet Caddesi’nin belirli bölümlerinin araç ve yaya trafiğine kapatılarak proje için inşaatların başlamasına karşı, her gün 18.00-21.00 saatleri arasında Taksim Meydanı metro çıkışının önünde kararlılıkla nöbet tutmaya başladı. Nöbetlerde projenin durdurulması talebiyle atılan imzaların sayısı kısa sürede 20 bine ulaştı ve artmaya devam ediyor.

Cumhuriyet Caddesi üzerinde Tarlabaşı-Harbiye yönünde 400 metre, Harbiye-Tarlabaşı yönünde 320 metre uzunluğunda yapılacağı İstanbul Büyükşehir Belediyesi tarafından duyurulan tünellerin şantiyesi devam ediyor. İnşaatın birinci günü başlayan trafik çilesi geçen sürede, katlanarak devam etti, altyapıya kontrolsüz müdahale sonucu elektrik ve su kesintileri ile Taksim'de yaşayanlar ve çalışanlar mağdur edildi.

İnşaat faaliyetleri devam ederken yaşanan sorunlar bir yana, "Taksim Meydanı Yayalaştırma Projesi" adı altında yapılmak istenen müdahale sonucunda ortaya çıkan yapılaşmanın, problem çözmek yerine kendisinin birçok problem alanı oluşturacağı da defalarca yapılan basın açıklamaları ve yazılan yazılarla farklı kişi ve kuruluşlar tarafından dile getirildi.

Basında meydanın “yayalaştırılması” gibi olumlanan bir yaklaşımla sunulan proje için önerilen planlar, söylenenin aksine, aslında meydana yaya erişimini sınırlandıracak mekânsal müdahaleler içeriyor. Taksim Meydanı’na giriş noktalarında, büyük istinat duvarlarıyla çevrili olarak tasarlanmış dalış tünelleri, bulundukları caddenin meydanla ilişkisini kopartarak yaya hareketliliğini sınırlandırırken, kaldırımlar arası geçişler istinat duvarlarının yükselmeye başladığı noktalardan itibaren imkânsızlaşarak, caddelerin kimliklerini de yok edecek bir yapı öneriyor.

Araç trafiğinin yerin altına alınması projesi, Taksim Meydanı’nın yakın çevresinde yer alan Tarlabaşı Kentsel Dönüşüm Projesi, Demirören AVM, inşa edilmesi planlanan Taksim Kışlası ve benzeri yoğun imar etkinliklerini besleyecek, aslında mevcut araç trafiğini artıracak bir ulaşım kararı niteliği taşıyor. Araç trafiğini meydanın altına alacak olan tünellerde, sabah ve akşam saatlerinde geri bölgelerde oluşacak sıkışık trafikten yönelimlerle trafik artışı yaşanması, Beyoğlu bölgesi ve çevresindeki yol ağları gözönünde bulundurulduğunda meydanda trafik yükünün artması ve yeni altyapı sorunlarının ortaya çıkışı kaçınılmaz olacak. İstanbul trafiğindeki geçmiş deneyimlerin de defalarca kanıtladığı, uzmanlarca ortaya konulan bu öngörü, kentte yapılan her yol ve kavşak düzenlemesinde somut bir şekilde gözlemlenebiliyor.

Bununla birlikte İstanbul’un merkezi kabul edilen Taksim Meydanı’nın tarihî çevresi, kültürel mirası, sosyal, kültürel, ekonomik yapısı ve fiziksel koşulları göz önüne alınmadan, komşu yapı ve sokak dokusu gözetilmeden ve gerekli etüt çalışmaları yapılmadan, yer altı geçişleri ve Topçu Kışlası’nın ihyası adı altında yeşil alanlarını yapılaşmaya açan plan kararları getiriliyor.

Cumhuriyet tarihinin Taksim Anıtı ve Atatürk Kültür Merkezi gibi önemli simgelerini barındıran, 1976’dan bu yana her türlü yasak, engelleme, baskı ve katliama rağmen, işçi ve emekçilerin yıllar süren kararlı mücadelesiyle, 1 Mayıs Alanı olarak simgeleşmiş ve mevcut haliyle korunması gereken Taksim Meydanı’nın her ne şekilde olursa olsun yapılaşmaya açılması, tüm bu tarihlerin de yok sayılması anlamına geliyor. Koruma Kurulu kararlarında da açıkça belirtildiği gibi, Taksim Meydanı’na neredeyse dokunulmazlık sağlayan unsurlardan olan Tarihî Taksim Maksemi, Atatürk Kültür Merkezi ve korunması gerekli kültür varlıkları olarak tescilli yapıların hemen yanında, Taksim Gezi Parkı üzerine inşa edilmesi planlanan herhangi bir yapının bu tarihî meydanın kimliğini onarılmaz şekilde zedeleyeceği de bir gerçek.

Meydanın yaya erişimi bakımından sınırlandırılması ile Taksim Meydanı şenlik, tören, kutlama veya gösteriler için kullanılamaz hale getirilecek ve çok sesliliğin vücut bulduğu toplumsal gücün simge mekânı olma özelliği de elinden alınmış olacak. Taksim Meydanı ve Gezi Parkı’nda yapılmak istenenler, Beyoğlu ve çevresinde hızla uygulamaya konulan soylulaştırma projelerinin merkezinde yer alıyor. Bununla birlikte Taksim Dayanışması’nın her basın açıklamasında kararlılıkla dile getirdiği gibi; “Kentimizin simgesi haline gelmiş, kamu malı kültür mekânlarımız olan Emek Sineması ve AKM'nin yıkılmasını öngören projelerle, Beyoğlu ve Tarlabaşı'nı sermayenin emrine sunarak, gerçek sahiplerinin yerlerinden yurtlarından edildiği dönüşüm projeleriyle ve sadece İstanbul'da değil tüm ülkemizde afet bahanesiyle üzeri örtülerek rant çılgınlıkları ile sokak sokak yıkımları öngören kentsel dönüşüm projeleriyle, ancak bu meydandan yayılacak dayanışmanın gücüyle ve birlikte mücadele edilebilir.” ► Derya Karadağ

Bu icerik 1616 defa görüntülenmiştir.