371
MAYIS-HAZİRAN 2013
 
MİMARLIK'tan

MİMARLIK DÜNYASINDAN

  • Kadıovacık
    Ülkü İnceköse, Selim Sarp Tunçoku, Tonguç Akış
    Yazar sırası ile, Öğr. Gör. Dr. / Doç. Dr. / Öğr. Gör. Dr., İYTE Mimarlık Bölümü



KÜNYE
ETKİNLİK

Erkut Şahinbaş Mimarlığı: “Işıkla Serüven”

Başak Uçar, Yrd. Doç. Dr., TEDÜ Mimarlık Bölümü

Mimarlar Odası’nın Ulusal Mimarlık Sergisi ve Ödülleri kapsamında verilen “Mimar Sinan Büyük Ödülü”ne, tüm meslek hayatı boyunca verdiği eserleri ve mimarlığa geçen hizmetleri nedeniyle 2012 yılında Erkut Şahinbaş değer bulunmuştu. Mimar Sinan Büyük Ödülü’ne değer görülen mimarlar için düzenlenen ve bu yıl üçüncüsü geçekleştirilen “Sinan Ödüllü Mimarlar Programı” kapsamında, 12 Nisan 2013 tarihinde TED Üniversitesi Kültür Merkezi’nde Erkut Şahinbaş ve mimari ürünlerine ilişkin bir panel ve sergi düzenlendi. N. Müge Cengizkan’ın küratörlüğünde hazırlanan ve “Işıkla Serüven: Erkut Şahinbaş Mimarlığı” alt başlığında mimarın öne çıkan yapı ve projelerinden oluşan sergi, Nisan ayı sonuna kadar aynı mekânda izleyicisi ile buluştu. Sergi, 17 Mayıs - 8 Haziran 2013 tarihleri arasında Mimarlar Odası İstanbul BK Şubesi’nin Karaköy Hizmet Binası’nda izlenebilecek.

Panelin açılış konuşmasını yapan Mimarlar Odası Genel Sekreteri Necip Mutlu, Erkut Şahinbaş’ın mimarlık alanındaki uygulamalarını, eğitimci ve tasarımcı kişiliğini ve sivil toplum örgütlerindeki katkılarını gündeme taşıyarak Şahinbaş’ın çağdaş Türkiye mimarlığına olan katkısının ve kentlerimizdeki mevcut gelişmelerin karşısında Şahinbaş mimarlığının gündeme getirilmesinin anlamının altını çizdi.

Panel ve sergiye evsahipliği yapan TED Üniversitesi’nin Rektörü Prof. Dr. Öktem Vardar yaptığı konuşmada, bir şehir üniversitesi olarak katkı vermeyi toplumsal bir sorumluluk olarak gördükleri bu gibi etkinliklerin, öğrencilerin alanları ile ilgili gündem ve tartışmalara girişinin, meslektaşı olmaktan gurur duyacakları bir mimarın, parçası oldukları mimarlık ortamı tarafından onurlandırılmasına şahit olmalarının ve onun üretiminden ve deneyiminden doğrudan öğrenmelerinin, eğitimleri adına çok değerli olduğunu belirtti.

Yürütücülüğünü Abdi Güzer’in yaptığı ilk oturumun konuşmacıları Jale Nejdet Erzen ve Esin Boyacıoğlu idi. Güzer, mimarlık birikimiyle Sinan Ödülü’ne değer görülen Şahinbaş’ı bir kez daha kutlarken, konuşmasında Şahinbaş’ı hem mimar, hem eğitimci olarak hem de yaşamla kurduğu ilişkiler üzerinden değerlendirdi ve Şahinbaş mimarlığını kronolojik olarak da birbirini takip eden, birbirlerinden farklı ama süreklilik içinde üç dönemde inceledi: Mezuniyet sonrası ilk yılları ve İskandinav tasarım kültür ve eğitiminin de etkisiyle yoğurulmuş bir anlayışla Türkiye’ye döndükten sonra yaptığı yapıları kapsayan birinci dönem; modern sonrası olarak tanımladığı 1980’ler sonrası ikinci dönem ve Türkiye mimarlığının yurtdışına açılmaya başladığı uluslararası üçüncü dönem. Güzer konuşmasında, Şahinbaş mimarlığının bu üç döneminde dışavurum olarak farklı sınıflandırmalar yapılabilse bile, ışık, plan kurgusu, mekân anlayışı, tektonik varoluş, strüktürün temel düzenleyici olarak öne alınması ve bağlamın bir tasarım girdisi olarak değerlendirilmesi ile ilişkili olarak vazgeçilmezlere sahip olduğunu vurguladı.

Panelin ikinci konuşmacısı olan Jale Nejdet Erzen ‘‘Erkut Şahinbaş: Klasik Bir Çağdaş ya da Çağdaş Bir Klasik’’ başlıklı sunuşunda Şahinbaş mimarlığını hareket ve renk kavramları üzerinden inceledi ve Şahinbaş yapılarındaki mekânsal nitelikleri ve malzeme seçimini vurguladı. Işık ve renk birlikteliğinin seçilen malzemenin rengi ile yorumlandığını dile getiren Erzen, Şahinbaş’ın ışıkla birlikte ritmi ve müzikselliği elde ettiğine dikkat çekti. Şahinbaş’ın mekânı harekete göre tasarladığını dile getiren Erzen, Şahinbaş yapılarında odaklanmalar, ışık odakları ve simetri eksenleri kullanılarak fiziksel ve görsel hareketlerin tasarlandığına ve klasik niteliklerine sahip bir birikimin çağdaş bir yetkinlikle ifade edildiğine vurgu yaptı.

Erzen’den sonra söz alan Esin Boyacıoğlu, mekân ve mekânın duyusal algısı çerçevesinde ortaya koyduğu okumada, örnekler üzerinden Şahinbaş mimarlığının ışığa verdiği önemi ve ışığın mekânın biçimlendirilmesinde üstlendiği rolü vurguladı. Boyacıoğlu konuşmasında, Şahinbaş mimarlığının özgünlüğünün ve söyleminin, ışık ile mekân arasında ortaya konan ilişkide ışığın mekânın vazgeçilmez bir bileşeni olarak ele alınması olduğunu belirtti. Bununla birlikte Boyacıoğlu, Şahinbaş yapılarında mekânın ışık ile kurgulanmasını ve mekânların bulunduğu yerin ışığı ile yaşam bulmasını bağlamsal bir mimarlık anlayışı olarak değerlendirdi.

Yürütücülüğünü Ali Cengizkan’ın yaptığı ikinci oturumun diğer konuşmacıları ise Ziya Tanalı ve İlhan Kural oldu. Aynı zamanda 2008 yılı Ulusal Mimarlık Ödülleri’nde “Mimar Sinan Büyük Ödülü” sahibi olan Ziya Tanalı konuşmasında, “yer” ve “zaman” kavramlarının Şahinbaş’ı derinden etkilediğini, çevre ve zamanın biraraya getirilişinde ortaya koyduğu becerinin onu nesnelliğin ötesinde bir duyarlılık ortaya koymasını sağladığını belirtti. Şahinbaş’ın zaman içinde ortaya koyduğu işlerde belirginleşen değişimin, onun yer ve zamanın şartlarına gösterdiği uyumun sonuçları olduğuna dikkat çeken Tanalı, büyük başarıyla yorumladığı modern ve modern sonrası yapılarda ışık kullanımın önemli bir etken olduğunu belirtti. Tanalı’ya göre Şahinbaş, modern sonrası yapılarında ışıkla çokluğu evcilleştirmiş ve şiire dönüştürmüştür.

Tanalı’dan sonra söz alan İlhan Kural, Erkut Şahinbaş ile olan ortak çalışmaları üzerinden Şahinbaş mimarlığının temel unsurlarını gündeme getirdi. ODTÜ’de aldığı eğitim ve ardından yüksek lisans eğitimini aldığı ve uzun bir süre çalıştığı Danimarka ve İskandinav ülkelerinin Şahinbaş ve mimarlığına etkilerini dile getiren Kural, Şahinbaş yapılarında bağlam ve çevre unsurlarının yapı formu ve mimarisinde belirleyici olmasına dikkat çekti. Yaşamın tüm alanlarına yansıttığı inceliğin, titiz ve takipçi yapısının, eğitici ve paylaşımcı özelliklerinin mimarlığında da belirleyici olduğunu belirten Kural, Şahinbaş ofisinden ortaya çıkan eserlerde her bir tasarımcının birbirini beslediği bir süreç izlendiğini, ortak bir tasarım dili ve bu dilden türeyen bir yapı belirdiğini ortaya koydu.

Son olarak söz alan ikinci oturumun yürütücüsü Ali Cengizkan, Erkut Şahinbaş’ın son dönem yapıları arasında mekân kurgusunun ışıkla yorumu ile en çok dikkat çekenlerden birisi olan Doğramacızade Ali Sami Paşa Camisi üzerinden, katmanlılık, derinlik ve poche kavramlarını tartıştı. Tasarım masasından Şahinbaş mimarlığını ve camiyi değerlendiren Cengizkan, tersten giderek yapıyı okumayı tercih etti. Bu bağlamda Cengizkan, Şahinbaş’ın mekânları katmanlaştırarak derinliği nasıl hissettirdiğini, katmanlılığın ve derinliğin ışıkla birlikte nasıl yoğurulduğunu, poche kavramının çok katmanlı mekânlar arasında nasıl tanımlandığını değerlendirdi ve Şahinbaş’ın cami yapısında katmanlılığı bir mimari heykel yaratırcasına dıştan içe, içten dışa biçimde gerçekleştirdiğini belirtti.

Son sözü alan Erkut Şahinbaş, zaman, ışık ve mekân arasındaki ilişkiyi irdelediği konuşmasında, eğitim hayatının ve Finlandiya’daki çalışma deneyiminin ve kuzey ülkelerinde deneyimleme fırsatı bulduğu ışığı, önemli ve yaşayan bir öge olarak ele alan bir mimarlık anlayışının kendi mimarlık deneyimine olan etkilerini vurguladı ve bu etkinliğe katkısı geçen herkese teşekkürlerini sundu.

Bu icerik 5808 defa görüntülenmiştir.