371
MAYIS-HAZİRAN 2013
 
MİMARLIK'tan

MİMARLIK DÜNYASINDAN

  • Kadıovacık
    Ülkü İnceköse, Selim Sarp Tunçoku, Tonguç Akış
    Yazar sırası ile, Öğr. Gör. Dr. / Doç. Dr. / Öğr. Gör. Dr., İYTE Mimarlık Bölümü



KÜNYE
KENTSEL TASARIM

Sultanahmet Meydanı’nda Hareket ve Algı Esaslı Kentsel Tasarım Analizi

Ayşe Özbil, Yrd. Doç Dr., Okan Üniversitesi Mimarlık Bölümü Özlem Özer, Y. Şehir Plancısı, İTÜ Şehir ve Bölge Planlama Bölümü Ayşe Sema Kubat, Prof. Dr., İTÜ Şehir ve Bölge Planlama Bölümü

İstanbul’un en önemli tarihî kent merkezi olarak yoğun yaya / taşıt trafiğine sahip olan Sultanahmet bölgesi için UKOME tarafından bir yayalaştırma projesi geliştirildi. Yazarlar, Sultanahmet Meydanı ve çevresinin mekânsal ve algısal organizasyonunu güçlendirecek, kentsel tasarım ve yayalaştırma çalışmalarına yön verecek bir tasarım çerçevesini kurmaya çalışan araştırma projesinin sonuçlarını aktarıyorlar.

Günümüzde dünya metropollerindeki tarihî alanlar, hızla artan nüfusa bağlı olarak yoğun yaya ve taşıt trafiğine maruz kalmaktadır. Yaya ve taşıt trafiği açısından kargaşa yaratan bu alanlarda turizm potansiyelini ve bölge dokusuna zarar vermeden bölgenin çekiciliğini artırmak, gelen ziyaretçilerin daha rahat dolaşımını sağlamak amacıyla yerel yönetimler, trafikten arınmış yaya mekânları yaratmaya yönelik girişimlerde bulunmaktadırlar.  

Bu amaçla İstanbul Büyükşehir Belediyesi tarihî kentsel alanlar için “Aksaray Meydanı Kentsel Tasarım ve Kısmî Yayalaştırma Projesi”, “Beyazıt Meydanı ve Yakın Çevresi Kentsel Tasarım ve Yayalaştırma Projesi” ve “Karaköy Meydanı Kentsel Tasarım Projesi” gibi detaylı projeler hazırlamıştır. Ancak uygulanmakta olan projelerin amacına ulaşmakta yetersiz kaldığı görülmektedir. Bu yazıda, Ulaşım Koordinasyon Merkezi (UKOME) tarafından Sultanahmet bölgesi için önerilen “Sirkeci Hocapaşa, Hobyar Mahallesi ve Çevresi Yayalaştırma ve Trafik Sirkülasyon Projesi”ni sayısal ortamdaki nesnel bir yöntem aracılığı ile değerlendirmek ve bölgeye sistematik olarak uyarlanabilecek yayalaştırma önerileri geliştirmek amaçlanmaktadır. (Resim 1)

“PROJEM İSTANBUL” kapsamında İstanbul Büyükşehir Belediyesi tarafından desteklenen bir araştırma projesi çerçevesinde hazırlanan bu yazı, zengin bir tarihî geçmiş sergilemekte olan Sultanahmet bölgesinin bu özelliğini vurgulayarak, mekânsal ve algısal organizasyonunu güçlendirecek kentsel tasarım ve yayalaştırma çalışmalarına yön verecek bir tasarım çerçevesini açıklamaktadır. Bu projede geliştirilen taslak çerçevesinde, Sultanahmet bölgesini etkileyecek yeni gelişme önerilerinin ve bu bölgeye özgü olarak önerilen projelerin alanın hareket dokusu üzerindeki etkilerinin saptanması ve değerlendirilmesi mümkün olacaktır.

SULTANAHMET MEYDANI VE YAKIN ÇEVRESİ İLE İLGİLİ ÖN BULGULAR

Çalışma alanı her ne kadar Sultanahmet Meydanı olarak belirlenmiş olsa da, etkileşimi nedeniyle meydanın yakın çevresine (2x2 kilometrekarelik bir alan) ilişkin değerlendirmeler ve yönlendirmeler bundan sonraki çalışmalar için yararlı olacaktır. (Resim 2) Yapılan ön gözlem ve analizler ışığında Sultanahmet Meydanı ve yakın çevresi ile ilgili ön bulgular şöyle sıralanabilir:

  • Tarihî meydana erişimi sağlayan 3 ana yaya aksı mevcuttur: Beyazıt Meydanı ile Sultanahmet Meydanı’nı bağlayan batı aksı (Divanyolu Caddesi), Eminönü Vapur İskelesi ile meydanı bağlayan kuzey aksı (Million – Hidayet Camii Parkuru), meydan ile güneyden geçen deniz yolunu bağlayan güney aksı (Kennedy Caddesi’nden meydana açılan Akbıyık hattı – Ahırkapı İskele Sokak ve Şadırvan Sokak ile Küçük Ayasofya hattı –Aksakal Sokak).
  • Batı aksı Divanyolu Caddesi üzerinden Sultanahmet Meydanı’na ulaşmakta, ancak hareketlilik doğrusal bir aks boyunca sınırlı kalarak yakın çevre içine çekilememektedir. Bu nedenle, ana caddeye çok yakın bir mesafede olmalarına rağmen çevredeki önemli tarihî eserler (Örneğin, Binbirdirek Sarnıcı, Ermeni İncil Kilisesi) gözden kaçmaktadır.
  • Kuzey aksından Sultanahmet Meydanı’na yöneliş Ankara Caddesi aksı yerine tramvay hattı ile çakışan Hüdavendigar Caddesi’ni tercih etmektedir. Bu kullanım, hem bu ana hat üzerinde yeterli yaya yürüme alanı olmadığından yayaların büyük zorluk yaşamasına neden olmakta, hem de Ankara Caddesi üzerindeki belli başlı tarihî eserlerin (Örneğin, Sirkeci Postane, Nallı Mescit, Beşirağa Medresesi) ziyaret edilmemesine yol açmaktadır.
  • Sultanahmet Meydanı ile sahil yolunu (Kennedy Caddesi) bağlayan güney aksı arasındaki mekânsal ve algısal kopukluk, bu hattın ziyaretçiler tarafından az kullanılmasına, dolayısıyla bu hat üzerinde yer alan önemli tarihî dokunun (Örneğin, Küçük Ayasofya Camii, Arasta Çarşısı) gözden kaçmasına yol açmaktadır.
  • Kentsel organizasyonun zayıflığı ve mekânsal kopukluklar yüzünden bazı önemli tarihî nirengi noktaları (Örneğin, Milyon Taşı, Yerebatan Sarnıcı, Mozaik Müzesi, vb.) fark edilmemekte ve kentsel dokunun içinde kaybolmaktadır.
  • En çok kullanılan bölümler (Sultanahmet Camisi, Aya Sofya, Hipodrom ve Yerebatan Sarnıcı dörtgeni arasında kalan alan) mekânsal kalite ve güvenlik açısından daha yüksek standartlarda ve bakımlı iken, meydana dahil olan ve ana aksa çok yakın olan yerler bu bağlamda çok zayıf, bakımsız, güvensiz (yaya dolaşımı açısından zayıf) durumdadırlar. (Resim 3) Ayrıca “Tarihî Yarımada-Sultanahmet yayalaştırmaları” kapsamında araç trafiğinden arındırılan ana yaya arterlerinin, turist otobüsleri ve servis araçları tarafından istilası nedeniyle, yayalara ne derece güvenli olanaklar sunduğu belirsizdir.

 

Yaya dolaşımını kolaylaştırmak ve daha güvenli hale getirmek için kent peyzajına yönelik rehabilitasyon çalışmaları da kentsel organizasyonun yapılanmasına olumlu katkıda bulunacaktır; ancak bu tür çalışmalar Sultanahmet Meydanı ve yakın çevresinin hem mekânsal hem de algısal organizasyonunu güçlendirerek ziyaretçiler tarafından mekânın kullanımını artırmak için tek başına yeterli olmayacaktır. Düzenlenen yolların mevcut yaya ağı ile bütünleşmesi gerekmektedir. Ayrıca bu ana mekânların uzantılarında da kentsel alana hareket verecek odaklar yaratılması önem taşımaktadır.

MEVCUT HAREKET DOKULARI

  • Yaya Hareket Düzeylerinin Tespiti

Araştırma ekibi, meydanı ve çevresindeki yaya hareketlerini gözlemleyerek mevcut hareketlilik yoğunluklarını ve mekânsal kullanım dokuları saptamıştır. Mekânsal özellikleri farklılık gösteren ve Sultanahmet bütününde önemli aksları içeren 116 gözlem noktası belirlenmiştir. (Resim 4) Bu gözlem noktalarındaki yaya hareketlerinin düzeyi, bir gözlemci grubu tarafından hafta içi (Perşembe-Cuma) ve hafta sonu (Cumartesi-Pazar) 6 farklı saat diliminde gözlemlenmiştir. Gözlemler “yerel kullanıcı” ve “turistler” olarak iki gruba ayrılmıştır. Resim 5, tespit edilen hareket düzeylerini iki farklı gün için göstermektedir. Hafta içinde yerel kullanıcıların hareket düzeylerinin gün boyu turistlerden daha yüksek olduğu görülmektedir. Hafta sonu hareket oranlarına bakıldığında ise, yerel kullanıcı oranlarının çok fazla değişmediği, buna karşın turistlerin hareket oranlarının oldukça arttığı ve yerel kullanıcıların kullanım düzeylerini geçtiği görülmektedir. Turist ve yerel kullanıcıların alanı kullanım örüntüleri incelendiğinde, hafta içinde turistlerin meydan ve yakın çevresinde yoğunlaştıkları, yerel kullanıcıların ise tramvay güzergâhını ve Ordu Caddesi’ni daha yoğun kullandığı gözlemlenmiştir.

  • Kentsel Dokuda Yol Bulma

Sultanahmet bölgesine gelen ziyaretçilerin kentsel dokuyu nasıl okuduklarını, tarihî bölgede hareket ederken yollarını nasıl bulduklarını ve kendilerini nasıl yönlendirdiklerini anlayabilmek için tarihî merkezdeki 2 x 2 kilometrekarelik bir alanda deneklerle yol bulma çalışması yapılmıştır. Bu deney kapsamında, bölgeyi daha önce hiç gezmemiş 19 mimarlık öğrencisinden, belirlenmiş başlangıç noktalarından önemli nirengi noktalarını bulmaları istenmiştir. Bu yönlendirilmiş arama (directed search) çalışması için seçilen başlangıç noktaları şöyledir: a) 1. grup: Ankara Caddesi girişi (Bölgeye vapur ile ulaşan ziyaretçiler için kuzey erişim aksı), b) 2. grup: Ahırkapı Sokak (Bölgeye otobüs / tren ile ulaşan ziyaretçiler için güney erişim aksı). Yol bulma çalışmasında kullanılmak üzere seçilmiş tarihî ve kültürel nirengi noktaları ise şöyledir: Aya Sofya Müzesi, İslam Eserleri Müzesi İshak Paşa Sarayı, Binbirdirek Sarnıcı, Kapalıçarşı (herhangi bir girişi), Yerebatan Sarnıcı ve Sultanahmet Camisi. Deneklere sağlanan GPS (Küresel Konumlandırma Sistemi) veri araçları sayesinde deneklerin yol bulma esnasında izledikleri rotalar CBS ortamındaki yol haritası üzerinde kaydedilmiştir. (Resim 6)

MEKÂNSAL ANALİZLER

Çalışma alanındaki hareket ağının ve arazi kullanımlarının yaya hareketi ve yol bulma (wayfinding) örüntüleri üzerindeki etkilerinin saptanabilmesi için mekân dizimi (space syntax) yöntemi (1) kullanılarak bölgedeki kent dokusunun hem fiziksel hem görsel açıdan erişebilirlik örüntüleri analiz edilmiştir.

  • Alanın Erişebilirlik Örüntüsü

Bu çalışmada, bir kentsel alan içindeki çeşitli mekânsal özellikleri ayırt edebilen ve niceliksel olarak kıyaslanmalarına imkân tanıyan detaylı yol ağı ölçütleri (2) kullanılmıştır. Bu ölçütlerden metrik erişim (metric reach), belirli bir yürüme çapı içinde erişilebilen yol ağı uzunluğunu ölçer. Bu ölçütün, literatürde yaygın olan diğer ortalama değer yansıtan belirteçlere olan üstünlüğü, aynı alandaki birbirine yakın yol parçalarını ayırt edebilmesidir. Açısal erişim (directional reach) ise belirli bir yürüme çapı içinde belli bir sayıdaki açısal değişim (directional change) dahilinde her yöne doğru hareket ederek erişilebilen yol uzunluğunu ölçer. Dolayısıyla, bu ölçüt yol ağının hem şekline hem de dizilimine duyarlıdır. Erişebilirlik ölçütleri (metrik /açısal erişim) kullanılarak bölgenin mekânsal örüntüsü incelendiğinde, yol ağının ilişkisel özelliklerine bağlı olarak bir yol hiyerarşisi belirmektedir. (Resim 7) Açısal erişim modelinde doğu-batı aksında uzanan Ordu Caddesi, onu dik olarak kesen yan yollar ve Sultanahmet Meydanı ile Yerebatan Sarnıcı’nı bağlayan çapraz yol açısal erişim bakımından kuvvetli olan yollar olarak belirmektedirler.

  • Alanın Görülebilirlik Örüntüsü

Görülebilirlik analizi haritası (visibility graphy analysis, VGA) mekânsal bir ağ içindeki karşılıklı görülebilir mekânların oranını belirler. Sultanahmet bölgesi gibi büyük bir kentsel sistemi inceleyebilmek için bir adet küresel ölçüt [görsel bütünleşme (integration, HH)] ve bir adet yerel ölçüt [görsel bağlantılılık (connectivity)] kullanılmıştır. Görsel bütünleşme bir noktanın sistemdeki her noktadan görece görülebilirliğini, yani o noktanın tüm sistem içindeki merkezîliğini tanımlar. (3) Görsel bağlantılılık, her bir düğüm noktasından doğrudan görülebilen mekânların sayısını hesaplayan yerel bir ölçüttür. (4) Resim 8 çalışma alanının görsel bağlantılılık (visual connectivity) örüntüsünü göstermektedir. Sultanahmet Meydanı ve Divanyolu Caddesi’nin coğrafi olarak meydana en yakın olan bölümleri, görsel bağlantılılık kapsamında avantajlı olan mekânlar olarak tespit edilmiştir. Sultanahmet Camisi ve Aya Sofya Müzesi arasındaki yaya mekânları bölgedeki ana odak noktalarını oluşturmaktadır.

  • Arazi Kullanımı ve Arazi Topografyası

Çalışma alanındaki mevcut arazi kullanımları, CBS veritabanında temel bir sınıflandırma kullanılarak haritalandırılmıştır. Arazi kullanımı analizinde ikinci bir değerlendirme olarak parsel ölçeğindeki arazi kullanımları konut ve iş (ofis, perakende, kurum, rekreasyon, endüstri) kategorilerine ayrılmıştır. Arazi kullanımlarının brüt yoğunlukları yol parçası ölçeğinde doğrusal bir ölçüt olarak hesaplanmış ve her bir yol parçası üzerindeki konut ve iş yeri yoğunlukları, yol parçasının uzunluğu ile normalize edilerek metrekare cinsinden kaydedilmiştir. Ayrıca çalışma alanı ve yakın çevresi, halihazır haritadan okunan arazi kotları üzerinden modellenerek arazi yüzeyi elde edilmiş ve eğim değerleri hesaplanmıştır.

SONUÇLAR

Yol bulma örüntüleri ile alanın görülebilirlik bütünleşme örüntüsü kıyaslandığında her ikisi arasında niteliksel bir örtüşme görülmektedir. (Resim 9) Mekânsal düzenlemenin yol bulma davranışları üzerindeki etkisini belirleyen niceliksel ve eksiksiz bir model geliştirmek amacıyla yol parçası kullanım sıklığını açıklamaya yönelik çoklu regresyon analizleri yapılmıştır. (5) Çoklu regresyon modelleri, görülebilirlik ve erişebilirlik özelliklerinin mekân kullanımı üzerindeki etkisini belirtmektedir. İstatistiksel sonuçlara göre kentsel çevrenin mekânsal yapısı tek başına mekânsal kullanımı % 38 oranında açıklayabilmektedir (p<0.01). Kısaca, deneklerin en çok kullandıkları yollar görsel olarak en bütünleşik mekânlarda ve tüm alan içinde en çok doğrudan bağlantıya sahip olan yollarda yoğunlaşmıştır.

Sultanahmet Meydanı ve yakın çevresindeki mevcut yaya hareketinin dağılımı yapılan yaya sayımları ile belirlendikten sonra yaya hareketlerini etkileyen fiziksel çevre etmenlerini belirleyebilmek için çoklu regresyon analizleri yapılmıştır. Değişkenlerin görece etki katsayıları incelendiğinde yaya dağılımını etkileyen ana etmenin yol ağının açısal erişebilirlik düzeyi (p<0.01) olduğu görülmektedir. İkincil etmenler ise görsel bağlantılılık (p<0.05) ve konut dışı kullanım yoğunluğu (p<0.05) seviyeleridir. Yaya dağılım modelleri turist ve yerli kullanıcılar için ayrı olarak geliştirildiğinde iki grup arasında önemli farklar ortaya çıkmaktadır. Turistler yürümeyi seçtikleri yollarda görsel bağlantılılık ve açısal erişebilirlik düzeylerine öncelik verirken, yerli kullanıcılar ise metrik erişebilirlik düzeylerine öncelik vermektedir. Başka bir deyişle, bölgeyi tanıyan yerli kullanıcılar, başlangıç ve bitiş noktaları arasında metrik olarak daha çok potansiyeli olan (erişebilirlik açısından en kısa rotayı ve en çok seçenekli bağlantıyı sağlayan “kestirme”) yolları seçmektedirler. Bölgeye yabancı olan turist kullanıcılar ise kaybolma risklerini en aza indirmek ve seçtikleri yolların birbirleriyle ve tüm yol ağıyla olan konumsal ilişkisini akıllarında tutabilmek için görece düz ve uzun yollar ile yüksek oranda görüş sağlayan mekânları seçmektedirler.

DEĞERLENDİRME VE ÖNERİLER

Yapılan mekânsal analizler ve oluşturulan istatistiksel modeller doğrultusunda Sultanahmet Meydanı ve yakın çevresi için yayalaştırma odaklı bir stratejik çerçeve geliştirilmiştir. (Resim 10a) Amaç, yarımadanın birbirinden kopuk kısımları arasındaki fiziksel yaya bağlantılarını sağlayarak daha geniş ve tümleşik bir canlı merkez oluşturmaktır. Bu stratejik çerçevenin dayandığı ilkeler şu şekilde özetlenebilir:

  • Bölgede oluşturulacak yaya-odaklı yolların çevre ile basit, doğrudan bağlantılar sağlayabilmesi ve kolaylıkla erişebilir olması. Yaya erişim kalitesini artıracak bu yeni yayalaştırma önerileri, hem durağan aktivite hem de geçiş aktivitesi için rahat kullanabilir bir dolaşım aksı meydana getirecektir.
  • Kuzey ve güney sahil gezinti bantları ile tarihî merkez arasındaki bağlantıların güçlendirilmesi. Bu pekiştirme sahil bantlarını özellikle de güney sahil bandını kullanan yayaların tarihî merkeze doğru yönlenmelerini teşvik edecektir.
  • Kuzey-güney doğrultusunda sürekli bir yaya aksı oluşturularak tarihî merkezin etrafındaki alanlar ile tümleştirilmesi. Bu yeni yaya aksı tarihî bölgenin omurgası olacak ve yayaların tüm bölgeyi kolay bir şekilde dolaşmalarını sağlayacaktır.
  • Oluşturulacak bu yaya aksı etrafında ikincil yaya bağlantı akslarının geliştirilmesi. Öngörülen bu yeni yayalaştırılmış bağlantı yollarında bulunan mevcut ticari kullanımlar burada oluşacak yüksek yaya hareketinden faydalanacak, yeni ticari oluşumlara olanak sağlanacaktır.

 

Yukarıda sıralanan ilkeleri uygulayabilmek için gerekli görülen kentsel tasarım hamleleri beş ana grupta toplanmıştır:

  • Sahil gezinti bantları,
  • Tarihî merkezi sahil şeritlerine bağlayan kuzey-güney aksları,
  • Temel doğu-batı aksı olarak Ordu Caddesi,
  • Sürekli bir yaya-dolaşım aksı elde edebilmek için kuzey-güney aksları arasında uzanan ve önemli tarihî odak noktalarını bağlayan ikincil yaya aksları,
  • Divan Yolu ile güney sahil gezinti bandı arasında uzanan ve Kapalıçarşı ile Nuruosmaniye Camisi’ni bağlayan bir ikincil arter.

Bu ilkeler doğrultusunda yayalaştırılacak yolları belirlemek için UKOME’nin çalışma alanında yayalaştırmayı öngördüğü yollar incelenerek, oluşturulan mekânsal modeller ışığında gözden geçirilerek bütünleşik bir yaya dolaşım sistemi geliştirilmiştir. (Resim 10b). Resim 11 proje ekibinin geliştirdiği Sultanahmet tarihî merkezi ve yakın çevresi yayalaştırma projesini detaylı olarak açıklamaktadır. Sahil bantlarındaki mevcut taşıt dolaşımına müdahale edilmemiş, ancak bölgeyi kuzey-güney aksında kesen taşıt akslarına bir takım öneriler getirilmiştir. Bölgedeki taşıt dolaşımının, kuzeyde Ankara Caddesi - Bab-ı Ali Caddesi doğrultusunu ve Hükümet Konağı Sokak - Alayköşkü Caddesi doğrultusunu takip ederek Divan Yolu’nu kesmesi, Klodfarer Caddesi - Üçler Sokak boyunca ilerleyerek Sultanahmet Camisi’nin güneyinden Torun Sokak - Akbıyık Caddesi - Ahırkapı Sokak güzergâhı sayesinde güney sahil bandına ulaşması öngörülmüştür. Divan Yolu Caddesi’nin taşıt trafiğine kapatılması ile Beyazıt istikametinde ilerlemek isteyen taşıtlar için de Divan Yolu Caddesi’nin güney paralelinde uzanan Emin Sinan Hamamı Sokak ve Gedik Paşa Camii Sokak güzergâhları dolaşım aksı olarak planlanmıştır.

Yayalaştırma kapsamında tramvay hattının geçtiği Divanyolu - Alemdar Caddelerinin tamamen taşıt trafiğinden arındırılması öngörülmüştür. UKOME’nin yayalaştırılmasını öngördüğü yollardan bazıları yapılan analizler doğrultusunca kabul edilerek devamlı bir yaya aksı oluşturmak amacıyla bir takım yollar da proje ekibi tarafından eklenmiştir. Örneğin kuzey sahil bandına paralel uzanan Aşir Efendi ve Hamidiye Caddelerinin yayalaştırma önerisi korunarak, bu yolların devamındaki Ebusuut ve Hüdavendigar Caddeleri de yayalaştırmaya dahil edilerek ana yaya arteri ile bütünleşmeleri sağlanmıştır. Proje ekibince önerilen stratejik dolaşım planı çalışma alanındaki mevcut mekânsal düzenleniş, arazi kullanım özellikleri ve taşıt dolaşım güzergâhlarını göz önüne alarak oluşturulduğundan bütüncül ve etkin bir tasarım planıdır. Ancak bu tasarım planının ileride uygulanması halinde stratejik noktalardaki taşıt düzenlemeleri için proje ekibine katılacak bir trafik mühendisi ile konsültasyon yapılmasında yarar görülmektedir.

İstanbul için yayalaştırma projelerinin son yıllarda önem kazandığı ve birçok kentsel mekân düzenlemelerinde yaya ağırlıklı tasarım önerileri kapsamında kullanılmakta olduğu bilinmektedir. Söz konusu projemizin, getirdiği yaklaşımlar, kullandığı yöntem ve bulguları ile gelecekte bu anlamda üretilecek tasarım projelerine rehberlik yapacağına inanmaktayız. (6)


NOTLAR

* Bu makale, Mart 2011 - Mart 2012 tarihleri arasında “PROJEM İSTANBUL” kapsamında İstanbul Büyükşehir Belediyesi tarafından desteklenen ve Ayşe Sema Kubat tarafından yürütülen "Kentsel Ana Odakların Mekânsal Sürekliliklerinin İncelenmesi: Sultanahmet Meydanı'nda Hareket ve Algı Esaslı Kentsel Tasarım Analizi" isimli araştırma projesi doğrultusunda hazırlanmıştır.

1. Hillier, 1996; Peponis, Wineman, 2002, ss.271-291.

2. Peponis, Bafna ve Zhang, 2008, ss.881-901.

3. Hillier, Hanson, 1984, ss.108-109.

4. Conroy, 2001.

5. Kubat, Özbil, Özer ve Ekinoğlu, 2012.

6. Kubat, Özbil ve Özer, 2012.

KAYNAKLAR

Hillier, B. 1996, Space is the Machine, Cambridge University Press, Cambridge.

Peponis, J. ve J. Wineman, 2002, “The Spatial Structure of Environment and Behavior”, Handbook of Environmental Psychology, (ed.) R. Bechtel, A. Churchman, Wiley&Sons Inc., New York.

Peponis J., S. Bafna ve Z. Zhang, 2008, “The Connectivity of Streets: Reach and Directional Distance”, Environment and Planning B: Planning and Design, sayı:35.

Hillier, B. ve J. Hanson, 1984, The Social Logic of Space, Cambridge University Press, Cambridge.

Conroy, R. A. 2001, Spatial Navigation in Immersive Virtual Environments, yayımlanmamış doktora tezi, Bartlett School of Graduate Studies, UCL, Londra.

Kubat A.S., A. Özbil, Ö. Özer ve H. Ekinoğlu, 2012, “The Effect of Built Space on Wayfinding in Urban Environments: A Study of the Historical Peninsula of İstanbul”, 8th International Space Syntax Symposium, (ed.) M. Green, Santiago, Şili.

Kubat A.S., A. Özbil ve Ö. Özer, 2012, “Kentsel Ana Odakların Mekânsal Sürekliliklerinin İncelenmesi: Sultanahmet Meydanı’nda Hareket ve Algı Esaslı Kentsel Tasarım Analizi”, PROJEM İSTANBUL kapsamında İstanbul Büyükşehir Belediyesi, Emlak İstimlak Daire Başkanlığı, Yerleşmeler ve Kentsel Dönüşüm Müdürlüğü için hazırlanan proje raporları (ara rapor ve sonuç raporu), İstanbul.

Bu icerik 11110 defa görüntülenmiştir.