371
MAYIS-HAZİRAN 2013
 
MİMARLIK'tan

MİMARLIK DÜNYASINDAN

  • Kadıovacık
    Ülkü İnceköse, Selim Sarp Tunçoku, Tonguç Akış
    Yazar sırası ile, Öğr. Gör. Dr. / Doç. Dr. / Öğr. Gör. Dr., İYTE Mimarlık Bölümü



KÜNYE
KENTSEL AKUPUNKTUR

Bireysel Taktiklerden Kentsel Stratejilere, Küçük Ölçekli Müdahale(1)

Evren Uzer, Yrd. Doç. Dr., Pratt Enstitüsü PSPD, New York

Herşeyin büyüklükle ölçüldüğü günümüzde yazar, küçük ölçekli, kamu yararını ön plana alan ve en önemlisi kullanıcı katılımını önemseyen kentsel müdahalelere değiniyor. Bu kentsel müdahaleler, ölçeği küçük olsa da ihtiyacı özünden kavrayan ve domino etkisi ile daha büyük reaksiyonları tetikleme gücüne sahip küçük dokunuşlar olarak nitelenebilir.

DEĞİŞİM

Kentin altyapı ve üstyapı sistemlerinin, donatılarının, başka nedenlerin yanı sıra, tanım ve yapı olarak çeşitlenen 'kentli'nin ihtiyaçlarına cevap verebilmek için değişmesi / dönüşmesi gerekir. Planlama, mimari ve tasarımın bu değişimi yönlendirecek ve ihtiyaçlara cevap oluşturacak araç ve gereçleri vardır. Değişim, sürecindeki aktörler itibariyle, politika, ekonomi, sosyoloji ve benzeri alanların araç ve tanımlamalarına da ihtiyaç duyar.

İstanbul, Ankara, İzmir gibi büyük kentlerimiz hâlâ kırsaldan ve başka kentler ile yurtdışından yıllara göre değişen / azalan miktarda göç alıyor. Türkiye'de karar vericiler, bazı istisnalar dışında, kente dair politikalarında kentlinin yaşam kalitesini yükseltecek kamusal alanlar, parklar, kütüphaneler gibi alanlar yerine, ağırlıklı olarak toplumsal mutabakat da aramadan, ekonomi perspektifini temel alan yatırımlar yapıyorlar. Bu yatırımlar hızlanan bir ivme ve giderek uygulayıcıları lehine sağlamlaşan bir yasal zemin ile devam ediyor. Henüz her alanda sonuçlarını görmemiş olsak da, şu an kısmen de olsa biliyoruz ki, kamusal alanları ilgilendiren uygulamalar bu alanların giderek daraltılarak, gözlem ve müdahale araçları ile kontrol altına alınmasına neden olmaktadır.

Her ne kadar bu tür uygulamaları yapanların temel amacının toplumsal mutabakat aramak olmadığını bilsem de, olması gerekenin bu olduğunu düşünerek kamusal alanda yapılabilecek müdahalelere vereceğim örneklere bu varsayım ve kamu yararı öngörüsü ile başlıyorum. Küçük ölçekli uygulama olarak tanımladığım örnekler tekil müdahaleler olabileceği gibi, aslında kamusal alanda çok hızlı ilerleyen bir süreçle yapılan tasarımın, süreç olarak kullanıcıyı içine alabilir biçimde nasıl değiştirilebileceği konusunda da bir fikir verebileceğini düşünüyorum.

Kamusal alanda küçük ölçekli müdahaleler, düşük teknoloji kullanmak, uyarlanabilir olmak, kullanıcıyı dahil etmek, müşterek olanı oluşturmak için daha fazla olanak sunmak ve esnek olmak, tasarım sürecinin araştırma aracı / bileşeni olarak kullanılmak gibi özellikleri taşıyorlar. Bu özellikler, küçük ölçekli olanı hızlıca gerçekleştirilebilir bağımsız kentsel tasarım araçları olarak görmeme neden oluyor. Bu yazıda örneklediğim çalışmaların hepsi bir ya da öbür nedenle değerli, bazıları büyük ölçekte kentsel politikalara da etki ederek dahil oldukları alanı genişletiyorlar.

DÜŞÜK TEKNOLOJİ

Kamusal alanda yüksek teknoloji ürünü, kullanıcı için karmaşık gelebilecek, tamiri zor ve/veya yüksek maliyetli, parçası zor bulunan sistemler yerine düşük teknoloji taşıyan, rahatça yeni bileşenleri üretilebilir, yerel olarak temin edilebilir malzemeden, analog sistemlerin kullanılması.

Edible Estates (Yenilebilir Mülkler) Los Angeles'ta yaşayan sanatçı Fritz Haeg'in Amerikan evindeki standart çim bahçenin yerini mutfak bahçeleri ile değiştirerek bu evlerde yaşayanların kendi kullanacakları meyve ve sebzeleri üretmelerine olanak sağlamayı amaçlayan bir proje. 2005'te Detroit'te birkaç örnek ile başlayan çalışma, Haeg'in (2) inisiyatifi ve katkısıyla Amerika'da ve Avrupa'da da yaygınlaşmış. Her bir bahçe bulunduğu çevre, iklim, bahçe sahibinin istekleri gibi etmenler gözönüne alınarak planlanmakta. Haeg, minimum maliyet için, projede bulunmuş veya bağışlanmış malzemenin kullanımını ve çalışma için komşu ve arkadaşların gönüllü yardımını esas alan bir çalışma prensibi belirlemiş. Bu proje hem kent içindeki atıl alanların (kamusal veya yarı kamusal) daha verimli kullanımına, hem de kişi ve çevre arasındaki ilişkinin güçlenmesine fayda sağlıyor. Ayrıca çok temelinde Amerikan hayalinin en önemli bileşenlerinden olan müstakil evin 'özenli kesilmiş çim alanına' çok verimli bir şekilde saldırıyor.

Brolab, Bench Press (2011-devam ediyor), New York. BroLab ekibi Benchpress (3) projelerinde büyük kentlerde, otobüs duraklarından özellikle evsizlerin kullanmasına engel olmak amacıyla kaldırılan banklara / oturma gruplarına odaklanmış. Bir grup sanatçıdan oluşan BroLab, Brooklyn Queens arasındaki kalabalık hatların durduğu otobüs durakları için geçici modüler bir sistem yaratmış. Bu iki mahallenin kendi içlerinde oldukça hareketli olmasına rağmen, iki mahallenin arasındaki alanın tanımsız, yabancılaştırıcı ve kentsel donatılar açısından oldukça zayıf olmasından yola çıkarak bir rota belirlemişler. 14 Ekim 2011'de (Flux Factory ekibinin bir projesi kapsamında) bir gün boyunca sabah 4.00 ile 21.00 arasında 80 otobüs durağına bank eklemiş ve kaldırmışlar. Aynı proje 2012 yılında New York Belediyesi’nin Urban Art (Kentsel Sanat) programı altında Manhattan'da farklı rotalarda bütün yaz boyunca tekrarlanmış. Bu proje, 'banksızlaştırma' bir kent politikası olarak sürdürüldüğü için kalıcı bir hale (en azından yasal olarak) gelmese de, basit bir sistemle üretildiği için 'sistemin dışından' çalışan gruplar için ilham verici olacaktır.

UYARLANABİLEN-TEKRARLANABİLEN

Küçük ölçekte uygulanan bir tasarım (ürün, hizmet, yer) tekrarlanabilirlik ve/veya uyarlanabilirlik açılarından esnektir. Tekrar edilebilir olması farklı konumlarda uygulanabilecek kadar basitleşmiş ve/veya evrensel bir dile oturmuş olması ile tanımlanabilir. Farklı koşullarda farklı ihtiyaçlara yönelik olarak kolayca dönüşebilir bir çekirdek fikirden oluşması uyarlanabilirliğinin göstergesidir.

Anonim Bisikletçiler (4), tek ve tanımlı bir merkezleri olmayan, dünya üzerinde pek çok katılımcısı bulunan, bisiklete binenlerin kentte daha güvenle yol alması için müdahaleler üreten kişiler olarak tanımlanabilir. Türkiye'de tek tük biçimde uygulamaya giren, Avrupa'da oldukça yaygın ve görünür olan bisiklet politikaları, Amerika ve Kanada'da ancak yakın dönemde planlamanın bir parçası haline geldi. Pek çok kent, Türkiye'deki gibi artan sayıda bisikletçiye rağmen, bisiklete binenler için çok konforlu biçimde tasarlanmış değil. Kente dair karar verenlerin bisikletle ilgili kararlarda ağırdan alması nedeniyle bir grup bisikletli 2007'de Toronto'da Urban Repair Squad (Kentsel Onarım Timi) adlı bir grubun taşıt yollarına bisiklet şeritleri ve yön işaretlerini (sharrow (5)) boyaması ile başlamış, ama bugün çalışma dünyanın her tarafına anonim biçimde yayılmış durumda. Los Angeles'tan anonim bir başka grup bu çalışmayı, bisiklet rota işaretleri, “Bisikletlileri geçerken özen gösterin” posterleri ve hatta bisikletlilerin dönüşlerini kolaylaştırmak için bir miktar betonla 'yumuşatılmış' dönüşlerle çeşitlendirmişler.

Walk Your City (6) (Kentinizde Yürüyün), Raleigh North Carolina'da sadece taşıt odaklı tasarlanan yol tabelalarından bıkan planlama öğrencisi Matt Tomasulo tarafından Ocak 2012'de, yayaların rahat yön bulabilmesine ve mesafeleri bilmelerine yardımcı olacak 27 tabela ile başlamış. Her tabela varılmak istenecek yer için yürünecek yönü, varılacak yere kaç dakikada yürünebileceğini ve daha fazla bilgiye erişim için QR kodunu içeriyor. Her ne kadar belediye tarafından takip eden günler içinde bu tabelalar sökülmüş olsa da, yarattığı gündem ve aldığı güçlü yerel destek ile Belediye Meclisi izleyen günlerde yayalar için sağlıklı ve güvenli bir çevre amaçlayan Walk Raleigh (Yürü Raleigh) pilot projesini başlatmış. Kasım 2012'de de projeyi başlatan ekiple ortak çalışmaya ve Tomasulo'nun projesini Raleigh Kenti Yaya Erişim Planına dahil etmeye karar vermişler. Bu uygulama taşıt odaklı bir kentte ve kültürde yayaları daha çok yürümeye teşvik etmesinin yanı sıra, kentlinin kentle olan ilişkisini de (kolay yön bulmaya yardımcı olduğu ve aşinalık hissini artırdığı için) olumlu anlamda iyileştiriyor. Projenin telif hakkındaki kısıtlamaları azaltarak paylaşılır halde sunulması, başka kentlere hızlı yayılmasına sağlamış. Amerika genelinde 20 eyalette bu örnekten esinlenen başka örneklerin ortaya çıkmasına olanak vermiş. Projenin çok basit bir fikir ve uygulama ile bize yaşadığımız çevrede yaya olarak ihtiyacımız olanı hatırlatması, bu ihtiyacı karşılaması ve belki de bu kolaylaştırma sayesinde insanları daha çok yürümeye teşvik etmesi gibi güçlü özellikleri var.

Bu tabelalar normal zamanda yaya erişiminin kolaylaşmasına çok katkı sağlıyor ve fakat sel, kasırga ve deprem gibi afetler sonrası yardım ve bilgiye ulaşabilmek veya eskisinden farklı görünen kentsel çevrede yön bulabilmek için varlıkları zorunluluk haline geliyor. Ekim 2012'de Karayipler, Küba ve Haiti'nin yanı sıra Amerika'nın farklı eyaletlerinde de yüksek maddi hasar yaratan Sandy Kasırgası’nın ardından New York'ta organize olan Occupy Sandy (7) ekibi, New York'un özellikle kıyı alanlarında, Hudson nehri ve iç bağlantılarının ve kanalizasyon sisteminin aşırı yüklenerek taşması sonucu hasar gören, elektriksiz ve susuz kalan alanlarda, yardım ve bilgi dağıtımlarının yürüme mesafesinde bilgilerini vermek üzere Walk Raleigh projesindeki tabela sistemini kullandılar. Toplu taşımanın devredışı kaldığı, benzin temin etmenin zor olduğu kasırgayı takip eden iki-üç haftalık dönemde, yalnızca yürüyerek veya bisikletle gidilebilecek alanlar için kullanılan bu tabelalar, afet sonrası kargaşanın azalmasına ve yardımın düzenli ve dengeli biçimde dağıtılmasına yardımcı oldu.

Walk Your City projesinde tabelaların ve el kitapçıklarının projenin web sitesinden (8) ücretsiz indirilebiliyor oluşu, kullanıcının istediği eklemeleri yapabilmesine üzerinde değişiklikler önerebilmesine olanak sağlıyor.

İÇEREN-DÂHİL EDEN

Küçük ölçekte uygulanan tasarım, yakın kullanıcısını tasarlama ve üretim sürecine dâhil edebilir. Daha büyük ölçekli projeler için örnek oluşturabilir, tasarıma yönelik bilgi toplama aracı haline gelebilir.

The Community Living Room (Mahallenin Oturma Odası) (9) projesi, kentsel alanlardaki tipik bir sorundan ortaya çıkmış: Bir mahallenin, içinde yaşayanları yerinden etmeden, fiziksel kalitesini ve sakinlerinin yaşam kalitesini nasıl artırabiliriz? 2002'de Steve Rasmussen Cancian inisiyatifi ile Kaliforniya'da düşük gelir gruplarının yer aldığı birkaç mahallede bir çalışma başlatmışlar. Ağırlıklı olarak Afrikalı Amerikalı veya hispanik kökenlilerin bulunduğu bölgede ev önü merdivenlerinde, sokak köşelerinde oturma ve sandık veya atık ahşap, metal, plastik gibi malzemelerle doğaçlama oturma elemanları yapıp kullanma alışkanlıklarını gözlemleyerek mahallelilerle beraber, mahalle dışındakilere çok çekici gelmeyecek dış mekân oturma grupları tasarlamış ve uygulamışlar. Mikro ölçekte sokak kültürüne yaptıkları katkı ile dış mekânı daha konforlu hale getirerek fiziksel çevrenin soylulaştırma gibi bir sürece gidecek biçimde değil, hâlihazırdaki kullanıcıyı gözeten biçimde şekillenmesini sağlamışlar. Bu proje de ilham alan başkalarınca farklı kentlerde benzer şekillerde tekrar edilmiş.

Crown Heights Katılımcı Şehircilik (10), Manuel Ávila tarafından NY Brooklyn'de iki mahalle olan Crown Heights ve Coney Island arasında hizmet veren trenin 1887'den kalma köprüsünün yakın çevredeki kullanıcılar tarafından yeniden şekillendirilmesi üzerine bir proje. Benzer bir örneğini Highline (11) projesinde gördüğümüz ve fakat orada özel iştirak ve dernekler tarafından kullanıcılardan bağımsız olarak tasarlanan alan, bu projede kullanıcının fikir ve istekleri ile katıldığı bir planlama sürecine dönüştürülmeye çalışılıyor. 2012 yılı boyunca mahallelilik ruhunu güçlendirecek, kamusallık fikrine katkıda bulunacak proje önerilerini ve fikirleri toplamak için kamuya açık toplantılar gerçekleştirilmiş. Ayrıca blog ile oluşturulan internet forumları ve yakın çevredeki dükkânlara yerleştirilmiş fikir defterleri ile toparlanan fikirler ve öneriler, beş farklı alanla ilgili tasarım düşüncesini ortaya çıkartmış. Bir kolaylaştırıcı şeklinde çalışan Manuel Ávila bu küçük ama dönüştürücü özelliklerin gerçekleştirilmesi için şehir planlama ofisi ile birlikte çalışıyor.

[KENTSEL] STRATEJİ

Örneklediğim çalışmalar hitap ettiği ve erişebildiği küçük gruplardan ve onların ihtiyaçlarından ortaya çıkıyor. Uyarlanarak daha büyük ölçekli tasarımlar için bir araştırma aracı olarak kullanılabilirler, böylelikle eğitimimiz veya mesleki formasyonumuz nedeniyle sormayı aklımıza getiremeyeceğimiz soruların cevaplanmasını sağlayabilirler. Başladığımız noktaya geri dönersek, kentteki değişimin ve dönüşümün meslek pratiklerimizden beslenerek yönlendirilmesi mümkün olabilir. Bu süreçte katılımcı stratejilerin ortaya çıkabilmesi ve hatta bunun kamu tarafından talep edilebilmesi için güçlü bir birlik içinde çalışan ortak noktaları olan bir topluluğa / kamuya ihtiyaç var. Küçük ölçekli müdahaleler bu müşterekliğin ve ortak paydanın oluşturulmasına katkıda bulunabilir.

Benzer ihtiyaçları olan, fakat aynı sisteme erişimi olmayan veya sesi duyulamayanlar için, daha doğrusu kamu yararının gözetildiği daha eşit kentsel çevreler için stratejinin, bireyden sonraki kademeler için üretilen çalışmalara da yansıması gerekiyor. Bu örnekler, mesleğimizden bağımsız olarak düşünebileceğimiz, kentte yaşayanlar olarak çoğaltabileceğimiz çalışmalar. Mesleki araçlarımızla birlikte çok daha güçlü etki yaratabilirler. Örneğin umut verici çalışmalardan olan Herkes için Mimarlık (12), yakın zamanda biraraya gelen bir grup genç mimar ve öğrencisinin mimarlık hizmetini ihtiyaç sahibi gruplara ulaştırmak için çok değerli çalışmalar yapan bir dernek. Öncesinde Ölçek 1e1 gibi yine doğrudan uygulamaya dönük bir gruptan doğan dernek, merkezin dışında hareket etmeleri, tasarım ve uygulama sürecinde kullanıcıyla doğrudan temas edecek ve etkileşecek biçimde aldıkları konum nedeniyle Türkiye'de mimarlık uygulamasına yeni bir perspektif getiriyorlar. Noktasal müdahalelerin büyük etkileri olmasını, mimarlığın daha geniş kitlelere yayılmasını ve mimarlık kültürünün yaygınlaşmasını istiyorsak bu ve benzer grupların (İmece vb.) desteklenmesi hem de farklı biçimlerde başka inisiyatiflerce yürütülen benzer amaçlı çalışmaların çoğaltılması gerekiyor.

Kurumsal ölçekte yapılabileceklere güzel bir örnek de, San Francisco merkezli kâr amacı gütmeyen kuruluş olan Public Architecture'ın (13) (Kamu Mimarisi) % 1 programı olabilir. % 1, tasarım yardımına ihtiyaç duyan, kâr amacı gütmeyen organizasyonları, zamanlarının bir kısmını hibe edecek (pro bono) tasarım ve mimarlık firmaları ile birleştiren platformudur. (14) Hesaplarına göre eğer ABD'de hizmet veren her profesyonel mimar zamanının % 1'ini pro bono olarak teklif ederse, bu yıllık 5.000.000 saate ve 2.500 kişi/şirketin tam zamanlı kamu yararı için çalışmasına denk gelmektedir. Bu ağ içinde 2013 itibariye programda 1.139 firma ve 688 kâr amacı gütmeyen kuruluş yer almaktadır. Bugün sadece İstanbul'da Mimarlar Odası'na kayıtlı 16.956 mimar var (15), herhalde en az bu kadar da şu veya bu nedenden kayıtlı olmadan ofisler bünyesinde çalışan mimardan bahsetmek mümkün. Böyle bir potansiyelin yanında kentsel alanlarda ve dışında mimarlığın ihtiyaç duyulduğu yerler / durumlar var. Türkiye'de benzer örneklerin daha çok çoğaltılabilmesi için bu inisiyatifleri başlatacak insan kaynağı var, fakat onları alışılagelenin dışında çalışma biçimlerinin de olabileceğine ikna edecek bir mimarlık kültürüne ve bu çalışmalarının devamlılığını teşvik edecek, üst ölçeklere taşınmasına yardımcı olacak özel ve kamusal destek sistemlerine ihtiyaç var.

 

NOTLAR

1. Michel de Certeau'nun (1984) The Practice of Everyday Life kitabındaki “taktik” ve “strateji” tanımlarına atıfta bulunulmuştur. “Taktik” güçsüzün (dağıtık biçimde bulunanın), bu durumda halkın; “strateji” ise güçlünün, yine bu durumda kentteki karar vericinin eylem biçimidir.

2. Disiplinlerarası projeler için sergileme ve araştırma mekânı olan SALT Beyoğlu'nun en üst katında bulunan ve kamuya açık çatı bahçesi de yine Fritz Haeg'in tasarladığı bir süreç ile oluşturulmuştur.

3. Brolab ekibinin Bench-press projesi için: http://brolab.org/2011/10/bench-press/

4. www.architectmagazine.com/architecture/spontaneous-interventions--47-to--62.aspx [Erişim: 29.03.2013]

5. Sharrow “şeridi paylaşın” anlamında türetilmiş sözlükte olmayan bir kelime.

6. Walk Your City websitesi: http://walkyourcity.org

7. Occupy Sandy grubu, Occupy Wall Street! (Wall Street'i İşgal et!) adıyla 17 Eylül 2011'de Manhattan'da Wall Street Borsa binasına yakın Zucotti Park'ın işgali ile başlayan eylem / eylemci grubunun düşünsel ve yapısal olarak bir parçası. Eşit ve adil gelir ve kaynak dağılımı ile yola çıkan ve dünya çapında destek gören OWS oluşumu, Zucotti Park'ından çıkarılmalarının ardından, farklı alanlarda eylemleri ile çalışmaya devam ediyor. Occupy Sandy, hem OWS'den hem de dışarıdan gönüllüler ile Sandy Kasırgası sonrası yetersiz kalan FEMA ve Kızılhaç örgütlerinin yanında kendi ağı ile bağış ve malzeme toplanması, ihtiyaç alanlarının ve malzemenin belirlenmesi ve bunların dağıtılması konusunda aktif olarak çalışmıştır.

8. Tabela dosyalarını indirmek için: http://walkyourcity.org/templates [Erişim: 29.03.2013]

9. Proje ile ilgili bilgi için Steinhauer, Jennifer, 26 Nisan 2008. “Outdoor ‘Living Rooms’ Bring Touches of Cheer to Central Los Angeles” (http://www.nytimes.com/2008/04/26/us/26busstop.html) [Erişim: 29.03.2013]ve Hammett, Kingsley. “Sidewalk Living Rooms” (http://www.designerbuildermagazine.com/designerbuilder_sidewalk.html) [Erişim: 29.03.2013]

10. Proje ile ilgili bilgi http://participatoryurbanism.blogspot.com, katılımcı sürece ve sonuç projelere ilişkin el kitabı http://issuu.com/ma2651/docs/chpu/10  [Erişim: 29.03.2013]

11 . Highline, Manhattan NY'ta yükseltilmiş bir tren köprüsünün kent parkı olarak dönüştürülmesi ile ortaya çıkmış bir peyzaj projesidir. Biyo-çeşitlilik vurgusu yapılan bitki seçimi ve program çeşitliliği açısından ilginç olmakla beraber, son dönemde yakın çevresinde yarattığı fiyat spekülasyonları ve soylulaştırma dalgası nedeniyle eleştirilmektedir. www.thehighline.org

12. Herkes için Mimarlık websitesi: www.herkesicinmimarlik.org

13. Public Architecture, kendi tanımlarıyla, “kamu söylemi için kamusal alan ve donatıların tasarımı, savunulması ve buna yönelik eğitim için bir katalizör olma” amacıyla ortaya çıkmıştır: www.publicarchitecture.org

14. 2005'te bir sanat fonu ile ortaya çıkan % 1 programı, mimarlık ve tasarım hizmetinde hibe önermesi ve bunu bir sisteme dönüştürmesi açısından ilk örnektir.

15. Şubat 2013,www.mimarist.org


RESİMLER

1. Brooklyn'den bir otobüs durağı, Eylül 2012. “İlk not: Burada oturulabilir bir otobüs durağına ihtiyacım var! İkinci not: Lütfen, hepimizin ihtiyacı var.”

2. Edible Estates Baltimore'dan bitki dikim aşaması (© www.fritzhaeg.com )

3. Edible Estates Baltimore'dan aynı bahçenin büyümüş bitkilerle görünümü (© www.fritzhaeg.com)

4. Benchpress monte edilmiş hali (© NYCDOT Urban Art Program)

5. Bisiklet şerit işaretleri yere çizilirken San Francisco Haigt Sokağı (© SF Bisiklet Koalisyonu flickr sayfası)

6. Walk your City, Raleigh (© www.kickstarter.com/projects/cityfabric/walk-your-city)

7. Occupy Sandy yön tabelaları (© Occupy Sandy, http://jdeanicite.typepad.com)

8. Mahallenin oturma odaları projesine, mahallelinin katkısıyla oluşturulmuş Los Angeles'tan bir otobüs durağı örneği (© Monica Almeida, The New York Times)

9. Crown-heights projesine bir örnek (© www.domusweb.it)

Bu icerik 7354 defa görüntülenmiştir.