361
EYLÜL-EKİM 2011
 
MİMARLIK'tan

MİMARLIK DÜNYASINDAN

YAYINLAR



KÜNYE
KIRDAN KENTTEN

Kastamonu Araç’ta Bir Dağ Köyü: PELİTÖREN

Y. Metin Keskin Y. Mimar

Kastamonu Araç yolunda ilerlerken, tepede aynı yöne bakan ev cepheleriyle küçük bir köy çeker dikkati. Araç’a bağlı Pelitören’dir köyün adı. Issız, sakin, biraz da terk edilmiş bir görüntü verir köye doğru yaklaşıldığında.

Pelitören’in köy dokusunu oluşturan evleri, yapı malzemelerinin farklı kullanımının ilgi çekici örnekleriyle kendini hissettirir. Ahşap yığma, ahşap çatkı, çatkılar arasında dolgu malzemesi olarak kullanılan tuğla, kerpiç, ahşap dolgu parçaları, kimi sıvanmış ama ahşap çatkıları açıkta bırakılmış ev cepheleri mimari çeşitliliği yansıtır. Yöre köylerinin genel özelliklerinden biri olarak Pelitören’de de yerleşim dokusu dağınık ve düzensizdir. Her ev zaman içinde gelişen yapı bölümleriyle bir bütün oluşturmakta ve mülkiyet sınırları içinde birbirlerinden ayrı evler olarak yerleşmiş durumdadır. Evler iki ya da üç katlıdır: Zemin kat ahır ve depo, üst kat yaşama mekânları olarak kullanılmaktadır.

Köyün ahşap yığma yapım tekniğiyle yapılan evlerinde, taştan yapılan temel duvarı üstüne “karaboğaz” dedikleri birleştirme tekniğiyle ahşap kütükler üst üste yığılarak yerleştirilmiştir. Üst kata geçildiğinde kullanılan ahşap kesitleri düzeltilmiş ve düzgün köşeler oluşturulmuştur. Dışarıdan bakıldığında ağaç kütüklerinin birleşme yerlerinden evin mekânlarını, odaların boyutlarını okumak mümkündür. Ahşap kütüklerin dış yüzeyleri doğal dokusuyla bırakılırken, odaları oluşturan iç yüzeyler düzeltilerek işlenmiştir.

Yaygın olarak kullanılan bir başka yapım tekniği ise ahşap çatkıdır. Evlerde ahşap çatkıların arası kalın harçla örülmüş tuğla ile doldurulurken, tuğla malzeme, balıksırtı, çaprazlama ya da üst üste şaşırtmalı olarak kullanılmıştır. Malzemenin çeşitliliği, kararmış ahşap çatkı arasında beyaz harçlı yüzeyleriyle tuğla dokusu ve aynı yapı malzemelerinin evlerde farklı biçimlerde kullanımı, benzer planlardaki evlerin mimarisini de çeşitlendirmektedir. Evlerin mimari detayları da olabildiğince yalın, süsleme öğesi olarak yalnızca yapı malzemesinin işlevsel kullanımından gelen çeşitlilik kullanılmıştır. Kapı üstlerinde ve saçak altlarında ise uğur sayılan geyik boynuzları ya da öküz başları sarkmaktadır. Ahşabın bölge mimarisinin biçimlenmesindeki etkisi cephe kurgusunun ötesinde, ahşaptan yapılmış kapı sürgüsü, çörten, kafes gibi küçük yapısal parçalarda da kendini göstermektedir.

Evlerin cephe düzeninde dikkatle değerlendirilmesi gereken nokta, kullanılan yapı malzemesinin kısıtlılığına karşın, yalnız ahşap kullanımında bile nitelikli bir çizgi çeşitliliğine ulaşılmasıdır. Tek bir cephede dahi bu gözlemlenebilir. Yan yana iki kapıda, birinin üstünde küçük kareler, diğerinde içleri köşegenlerle parçalanmış dikdörtgen boşluklar, üstte dik, yatay ve çapraz kullanılan çatkılar arasında ahşap elemanların çizgisel varlığını öne çıkaran sıvalı dolgu yüzey ve cephenin bütününü oluşturan geometrik çeşitlilik, yalın bir köy mimarisi için ilgiyle izlenebilecek cephe kararlılığıdır.

Köydeki evlerin bir bölümü tıpkı bölgenin diğer köylerinde olduğu gibi terk edilmişliğinin izlerini yavaş yavaş yıkılarak göstermektedir. Pelitören’in yaşlıları, geçim kaygısının gençleri köyden göçe zorladığını söylüyorlar.

Kastamonu Araç köyleri farklı konumlarına karşın, doğada yerleşme biçimleriyle ortak bir noktada birleşmekte, doğal çevre burada yalnız yeşili ile değil insan eli değen tüm yapısal öğeleri ile yaşamaktadır.

 

Bu icerik 5029 defa görüntülenmiştir.