361
EYLÜL-EKİM 2011
 
MİMARLIK'tan

MİMARLIK DÜNYASINDAN

YAYINLAR



KÜNYE
DOSYA

Diyarbakır’da 1950-1970 Döneminde İnşa Edilen İdari Yapılar*

F. Meral Halifeoğlu, Yrd. Doç. Dr., Dicle Üniversitesi, Mimarlık Bölümü
Neslihan Dalkılıç, Yrd. Doç. Dr., Dicle Üniversitesi, Mimarlık Bölümü

1950’den bugüne Türkiye’de mimarlığı, 1950 ile 1960 arası ve 1960 sonrası olmak üzere iki döneme ayırmak genel bir eğilimdir. Bununla birlikte, pek çok açıdan 20. yüzyılın ikinci yarısını tek bir dönem olarak ele almak daha doğru olacaktır. Herşeyden önce, 1950’li yıllar Cumhuriyet dönemi Türk mimarlığında tam bir dönüm noktası sayılmalıdır. Görüldüğü gibi Birinci Ulusal Mimarlık, işlevci-rasyonalist dönem ve İkinci Ulusal Mimarlık dönemi hep kesin çizgilerle belirlenmiştir. Oysa 1950 sonrasında pek çok anlayış, üslup ve düşünce aynı anda, birarada varolabilmiştir. (1)

Dünyadaki hızlı gelişmeler, 1950’li yıllarda olanakların elverdiği oranda ülkemize aktarılmaya, Ulusal Mimarlık akımının etkileri de gittikçe zayıflamaya başlamıştır. Artık bu dönemde yeni biçimler aranmaya, teknik olanaklar denenmeye, yeni bir arayış içinde mimarlık ortamımız değişime uğramaya başlamıştır. (2)

1950’li yıllarda kentler, hızlı sanayileşme, nüfus artışı, kentin belediye sınırları dışına taşarak büyümesi ve ulaşım araçlarının sayı ve çeşit olarak artması doğrultusunda biçimlenmiştir. Ulaşım teknolojisinin demiryolları taşımacılığından karayolları taşımacılığına geçmesi ile kentlerin etki alanları gelişmiştir. Kentlerde artan ticaret, küçük üretim olanakları ve yapılaşma kırsal kesimde yaşayanlar için kenti çekici hale getirmiştir. Şehrin içinden geçen ana güzergâhların yanında, ulaşımı kolaylaştırmak için istimlâk çalışmaları yapılarak yollar genişletilmiş, bazı sokaklar da caddelere dönüştürülmüştür. Yeni kurulan semtlerin dışa açıldığı bulvarlar ve meydanlar düzenlenmiştir. Bu gelişmeler tarihî kent merkezleri için önemli sorunlar oluştururken, genişletilen yollar, merkezî ticaret alanındaki binaların kat sayılarında artışa, nüfus ve araba sayısının çoğalmasına, dolayısıyla uzun bir süreçte biçimlenmiş doğal çevrenin bozulmasına yol açmıştır. (3)

Kentlere elektrik ve su getirilmesinin ardından en çok önem verilen çalışmalardan biri yol açma işleriydi. Kentlerin görünümünü değiştirmek için kaplamalı, asfalt ve kaldırımlı yol yapılması bu dönemde başlatılmış ve yaygınlaştırılmıştır. İki yanı ağaçlandırılmış kaldırımlı ve parke döşeli geniş yollar, belediyeler tarafından en önemli bayındırlık işi olarak görülmüştür. (4) Ancak Yapı ve Yollar Kanunu ile zorunlu kılınan çıkmaz sokakların kaldırılması, kentlerin ortasından bir ana yol geçirilmesi ile yerleşmelerin farklılık ve özellikleri gözönüne alınmadan uygulanması, tarihî çevrenin yok olması sürecini başlatmıştır. (5)

1950-1970 DÖNEMİNDE DİYARBAKIR’DA SOSYAL VE MİMARİ YAPIDA GELİŞİM VE DEĞİŞİM

Diyarbakır’da, 1945 yılına kadar 40 bin civarındaki kent nüfusunun tamamı Suriçi’nde yaşamaktaydı. 1960’lı yıllardan sonra il genelinde nüfus patlaması yaşanmıştır. Diyarbakır’da hızlı nüfus artışı ve kentleşmenin başlıca nedeni, kırsal kesimdeki feodal yapının çözülme mekanizmalarının hız kazanmasıdır. Yani bu süreçte Diyarbakır kentinin nüfus artışı önemli ölçüde kendi kırsalına dayanmaktadır. (6)

Diyarbakır kentleşme hızını 1955-60 döneminde düşük bir oranda yakalamıştır. 1960-65 döneminde hız daha da düşmüş, 1965-70 döneminde ise en yüksek oranını yakalamıştır. (7)

Diyarbakır kentsel sit alanının tamamen yokolmasını önleyen, başka bir deyişle belirli oranda günümüze ulaşmasını sağlayan, kentin sur dışında gelişmesinin hız kazanması 1950–55 dönemine rastlar. (8) Ancak ticari yoğunluk ile birlikte yerleşim alanı olarak halen Suriçi’nin tercih edilmesi, bu alanda da bir takım bozulmaları ve olumsuz gelişmeleri beraberinde getirmiştir.

1950’li yıllarda ülke genelinde görülen toplumsal dönüşümün yaklaşık on yıl gecikmesi ve bu durumun Diyarbakır’a yansıyan yanları ile 1960’larda kentte önemli değişiklikler yaşanmaya başlanmıştır. Eskinin, geniş, birleşik ve ataerkil aile yapısı parçalanmaya başlamış, kent sur dışına taşmış, çekirdek aile yaşamına uygun konut inşaatlarının yapımı hızlanmış, artan nüfusa koşut olarak, mülk konut sahibi olma olanakları sınırlı toplumsal kesimlerin ortaya çıkışıyla, kiralık konut üretilmeye başlanmıştır. 1955 nüfus sayımında 60 bin olan kent nüfusu, 1965’te 100 binin üzerine çıkarken, kentte planlı bir mekân organizasyonu için hiçbir çaba harcanmamıştır. (9)


1950’den sonra sur dışında birçok idari, eğitim, sağlık yapısının yer aldığı yeni bulvarlar ile bunları birbirine bağlayan yollar açılmıştır. Dağ Kapı’dan açılan ve Seyrantepe kavşağında sonlanan Elazığ Yolu ile Urfa Kapı’dan açılan ve İstasyon Bulvarı’nda sonlanan Akkoyunlu Caddesi’nin çevresinde kentsel yaşam alanları düzenlenmiştir. Her iki ana çıkış güzergâhını Suriçi’nde surlara paralel bir yol bağlarken, sur dışındaki imar çalışmaları sonucu yeni yollar oluşturulmuştur. Özellikle kooperatif ve kredi teşvikleriyle Müfettişlik çevresi ve Lise Caddesi üzerinde 2, 3 katlı özel mülkiyetli konutlar ile apartmanlar yapılmıştır. Bu yeni oluşumla birlikte mahalle çarşıları olarak tanımlanabilecek küçük alışveriş grupları oluşmuştur. (10) Toprak Mahsulleri Ofisi’nin çevresinde daha çok, bahçeli 2 katlı konutlarla kurulan yerleşim bölgesi Ofis Semtiolarak gelişimine devam etmiştir.

1950–1970 yılları arasında geleneksel yapım tekniğinden uzak, çok katlı betonarme karkas yapılar inşa edilmiştir. Geleneksel mimariye ait detaylar yok denecek kadar az kullanılırken, geniş yapı yüzeylerinde büyük ve çok sayıda pencereler, geniş saçaklar, kiremit örtülü kırma çatılar tercih edilmiştir. Modern mimari anlayış içerisinde kente özgü taş malzeme, bazı yapıların sadece subasman kotunda ve bina giriş basamaklarında kullanılmıştır. Simetri ve denge ağırlığının hissedildiği sıvalı cephelerde, geniş pencereler üzerine kullanılan güneş kırıcılarla cepheler hareketlendirilmiştir.

İDARİ BİNALARIN YAPIM ÖZELLİKLERİ

Bu dönemde kentte inşa edilen idari yapılar, Diyarbakır’ın Yenişehir bölgesindeki kentsel ve mimari gelişimde özel bir yer tutar. Genelde bir yerleşke düzeninde inşa edilen bu yapılar, ihtiyaç duyulan pek çok kurumsal ve sosyal yapıyı birarada bulundurmaktadır. Diyarbakır’ın bölgesel bir kent özelliği göstermesinden dolayı, komşu kentlere de hizmet verecek şekilde düzenlenmişlerdir. Bu dönem aralığında inşa edilmiş idari yapılardan Karayolları, Devlet Su İşleri, Toprak Mahsulleri Ofisi, Devlet Malzeme Ofisi ve Köy Hizmetleri yerleşkeleri bu çalışma kapsamında incelenmiştir. (Resim 1) Kurum arşivlerinde yapılan araştırmalarda bu yapı ve yerleşimlerin müelliflerinin isimlerine ulaşılamamıştır.

Karayolları İdare Binası

Cumhuriyetin ilk yıllarında ulaşımda, dönemin en çağdaş teknolojisi olarak kabul edilen demiryolu yapımı ağırlık kazanmıştır. Ancak bir süre sonra demiryolunun tek başına yeterli olmadığı, ulaşım için karayoluna ihtiyaç olduğu görülmüştür. 1929 yılında Nafia Vekâleti (Bayındırlık Bakanlığı) içinde Şose ve Köprüler Reisliği kurularak çıkarılan Yol Kanunu ile karayolu yapım çalışmalarına hız verilmiştir. (11) 1950 yılında Karayolları Genel Müdürlüğü ve buna bağlı on tane bölge müdürlüğü kurulmuş; 9. Bölge Müdürlüğü olarak hizmete başlayan Diyarbakır Karayolları Teşkilatı, kendisine bağlı 6 kente (bugünkü bölünmeye göre Diyarbakır, Şanlıurfa, Mardin, Siirt, Batman, Şırnak) hizmetini sürdürmektedir.

Diyarbakır Karayolları Yerleşkesi, Suriçi’nden Çift Kapı’yla geçilerek ulaşılan bulvar üzerinde, Valilik, Tarım il Müdürlüğü, Tekel Müdürlük Binası gibi özellikli yapıların yer aldığı alanda kurulmuştur. Yaklaşık 100 bin metrekarelik yerleşkede idare, saymanlık, tesisler şefliği, atölyeler, sosyal tesisler (yemekhane, kantin, doktorluk, spor salonu), lojmanlar, misafirhane, toplantı salonu, otoparklar, spor kulübü, dinlenme ve çocuk oyun alanları bulunmaktadır. Kurumun ana girişinin yanında, iki yan giriş daha yer almaktadır. (Resim 2-4)

Batıdaki ana girişten ulaşılan ve bugün yapılan ek yeni yapı ile birlikte kullanılan idare binası 1952 yılında yapılmış, bodrum üzeri 2 kattan oluşmaktadır. Subasman kotu ile bodrum cephesinin bir kısmı dönem özelliklerini gösteren diğer yapılarda olduğu gibi bazalt taş örgülüdür. Bunun yanında giriş cephesinin birinci katındaki balkon çıkmasını destekleyen taş bingi biçimindeki kirişler, revak anlayışının bir uzantısı olan sütunlar, geniş saçaklar ile pencere altındaki silmeler, geleneksel yapım detaylarının devamı biçimindeki öğelerdir. Taş örgülü bodrum yüzeyinin dışında yapı cephesi, sıvalı ve beyaz badanalıdır. Günümüzde özgün işlevini sürdürürken, daha fazla mekân gereksiniminden dolayı, yakın zamanda kuzey yüzüne ek yapı inşa edilmiştir. (Resim 5) Karayolları Yerleşkesi içerisinde yer alan misafirhane, kafeterya gibi sosyal tesisler ile lojmanların bir bölümü de dönemsel özellikler gösterir. Geniş saçaklarla çevrelenmiş, dik kesitli çatılar ile bu dönemde pek çok yapıda görülebilen sütunlarla geçiş alanı düzenlemesi, bu yapılardaki tasarım öğelerindendir. (Resim 6-9)

Karayollarının farklı dönemlerde yapılmış, toplam 101 konuttan oluşan lojmanları bulunmaktadır. Ancak bunlar içerisinde iki konut grubu 1970 öncesi yapılar arasında yer almaktadır. 1956 yılında kurumun idarecileri için yapılan 3 katlı lojman günümüze ulaşamamıştır. Alanın kuzeydoğusunda yer alan tek katlı bitişik nizamlı işçi lojmanları ise 1962 yılında, Karayolları’nın kazan dairesinin sonradan konuta dönüştürülmüş yapılarıdır. 110 m² lik lojmanlar iki oda, salon, mutfak, wc ve banyo ile giriş önü ve arka bahçeden oluşmaktadır. Geniş saçaklı, iki cepheli bu 11 konut, bahçeli ev anlayışının bitişik yapım düzenini yansıtmaktadır. (12) (Resim 10, 11)

Devlet Su İşleri İdari Binası

Cumhuriyetin ilânıyla beraber ülkemizde, özellikle 1930’lu yıllarda ülkenin su kaynaklarını geliştirme yolunda geniş çaplı girişimlerde bulunulmuştur. 1925 yılında “Umur-u Nafıa Müdüriyet-i Umumiyesi”ne bağlı bir “Sular Fen Heyeti Müdürlüğü” kurularak Bursa, Adana, Ankara, Edirne ve İzmir Su İşleri Müdürlükleri oluşturulmuş, ancak gerek gözlem yetersizliği, gerekse de ödenek azlığı, işlerin beklenen ölçüde gelişmesine imkân vermemiştir. Diyarbakır Devlet Su İşleri 10. Bölge Müdürlüğü Mardin, Siirt, Bitlis, Muş, Van, Hakkâri ve Şanlıurfa illerini de kapsayacak şekilde 1954 yılında kurulmuştur. (13)

Devlet Su İşleri (DSİ), batıdaki Urfa Kapı’dan başlayan sur dışına çıkışta geniş bir alana yayılarak inşa edilmiş bir yapı grubudur. Bina, bu yönde ilk olarak yapılan Gar Binası’na giden yolun her iki tarafına inşa edilmiş dönem özellikli yapılardandır. Doğudaki İstasyon Caddesi’ne ve güneydeki Şehitlik Caddesi’ne açılan iki girişi bulunmaktadır. (Resim 12) Doğu girişi sadece idare binasına yöneliktir. Yaklaşık 30 dönümlük alana yayılmış Diyarbakır Devlet Su İşleri, güvenlik, bekleme salonu, idare, lojmanlar, atölyeler, yemekhane, lokal, berber, sağlık merkezi, spor salonu, eğitim merkezi, ısı merkezi, makine ikmal ambarları, misafirhane ile toplantı salonundan oluşmaktadır. Yapılar, alan içerisine gruplandırılarak yerleştirilmiş, yaya yolları ile bağlantıları sağlanmıştır.


1954 yılında yapılan DSİ İdare Binası, bodrum üzeri 3 kattan oluşmaktadır. Subasman kotu ile bodrum cephesinin bir kısmı bazalt taş örgülüdür. Geniş saçaklı yapının taş örgülü bölümünün dışında tüm yüzeyleri sıvalı ve badanalıdır. Modüler düzende tekrar eden pencereler yatayda ve düşeyde çıkıntılı dişler içine alınmıştır. İdare binasına bağlı birkaç yapı ile 3 katlı lojman yapıları aynı zaman aralığında yapılmıştır. Yapı, günümüzde de özgün işlevini sürdürmektedir. (Resim 13-15)

Yerleşke alanı içerisinde yer alan diğer idari birimlerle misafirhane de dönemsel cephe özellikleri göstermektedir. Betonun bütünsel kullanıldığı misafirhanede cephe dikeyde ve yatayda kalın beton güneş kırıcılarla zenginleştirilmiştir. (Resim 16)

DSİ 10. Bölge Müdürlüğü Lojmanları, idare binası ile aynı dönem aralığında yapılmış toplam 5 bloktan oluşmaktadır. 3 katlı yapılar her katta 2 konutludur. Merdiven sahanlığının cephe yüzeyi ince ve sık düzenlenmiş beton dilimlerinden oluşmaktadır. Subasmanı diğer yapılar gibi bazalt olan konutlar, geniş saçaklı çatılarla örtülüdür. (Resim 17,18)

Toprak Mahsulleri Ofisi

Toprak Mahsulleri Ofisi (TMO), Akkoyunlu Caddesi’nin Ekinciler Caddesi ile oluşturduğu kavşak bölgesinde yer alan, yerleşke biçiminde bir yapı grubudur. Demiryolu ile Akkoyunlu Caddesi arasına sıkışmış bölgenin ön kısmında idare binası, lokal, lojmanlar, güvenlik birimi ile kömürlük, daha geri alanda ise malzeme deposu, şube hizmet binası ve silolar (Resim 21) yükselmektedir.

1950’li yıllarda yapılmış ilk dönem idare binası 1984 yılında yıkılmış, yerine bugünkü yapı inşa edilmiştir. (Resim 19) Bunun yanında idare binasının hemen arkasındaki malzeme (erzak) deposu, dönem özelliklerini taşıyan biçim, malzeme, teknik ve tasarımı yansıtmaktadır. (Resim 20)

1956 yılı yapımı, 2 bloktan oluşan ilk dönem lojmanlar, günümüzde de kullanılmaktadır. Aynı katta üç konuttan oluşan lojmanlar, yaklaşık 60 m2 kadardır. Hemen yanındaki çok katlı lojmanlar ise daha yakın dönemlidir. (Resim 22,23)

Devlet Malzeme Ofisi İdare Binası

Devlet kamu kurumlarının kâğıt, karton, kırtasiye, büro makineleri ve benzeri malzeme ihtiyacının tek elden karşılanması için 1954 yılında Devlet Malzeme Ofisi Genel Müdürlüğü kurulmuştur. (14) 1956 yılında Sur İlçesi Dabanoğlu Mahallesi’nde 571 m2 yüzölçümlü kâgir yapıda hizmete başlamış, 1969 yılında ise bugünkü binasına taşınmıştır.

Kentin ilk olarak sur dışına açıldığı kuzeydeki Elazığ Caddesi’ni dik olarak kesen, Kurt İsmail Paşa Caddesi ile Rızvanağa Sokağı’nın buluştuğu köşede yer almaktadır. Güney yüzü (giriş cephesi) Karayolları 9. Bölge Müdürlüğü’nün lojmanlarına, doğusu askerî lojmanlara, batısı Paşa Konağı’na, kuzeyi ise konut alanlarına komşu bir yapı grubudur. Güneydeki dikdörtgen ana bina, bodrum ve iki kattan oluşan karkas bir yapıdır. (Resim 24) Dış sınırları bahçe duvarı ve metal korkuluklarla sınırlı yapı, az eğimli metal bir çatı ile örtülüdür. Giriş cephesi, sütunlu revak ile dışa çıkıntılı dişlerle çerçeve içine alınmış pencerelerden oluşur. Zemin kattaki revaklı bölüm girişin doğu kısmını oluşturmakta, ikinci sütun sırası ise içeride kalmaktadır. Girişin batı kısmı ise kapalı olup, dörtgen pencerelerle geçilmiştir. (15) (Resim 26-29)

Geniş bir parsele yayılmadığı için çalışanların konut gereksinimini karşılamak amacıyla idari yapının üst katına lojman yapılmıştır. (Resim 25) Böylece, idare ve 2 konutlu lojman birlikte düşünülmüştür. Tek yapıdan oluşan ya da alan sorunu olan yapılarda, idari birimler ve lojmanları biraraya getiren bu kurgu, 1950 yılı öncesinde de uygulanmıştır.

Köy Hizmetleri İdare Binası

1984 tarih ve 235 sayılı KHK ile Yol Su Elektrik (YSE) Topraksu-Toprak ve İskân İşleri Genel Müdürlükleri ile Orman Genel Müdürlüğü’nün Orman Yolları ünitesi birleştirilerek, Köy Hizmetleri Genel Müdürlüğü kurulmuştur. Diyarbakır’daki ilgili kurumların tamamı da Köy Hizmetleri 8. Bölge Müdürlüğü adı altında toplanmıştır. (16) 2000 yılından itibaren kurumun Elazığ Yolu üzerindeki bölge müdürlüğüne taşınmasıyla kuruma ait yapıların bir bölümü 2007’den itibaren Valilik tarafından yeniden düzenlenirken, bir bölümü de 2002’den itibaren Yenişehir Belediyesi tarafından kullanılmaktadır. Günümüzde Sağlık Sosyal Güvenlik Merkez Müdürlüğü olarak kullanılan yapı, 1967 yılında Topraksu Müdürlüğü olarak hizmete girmiştir. Bunun hemen arkasındaki yapı ise 1969'da YSE Müdürlüğü olarak inşa edilmiştir. (Resim 30, 31)

Uzun süre boş bekletilen eski YSE İdare Yapısı, günümüzde Gençlik Destek Merkezi olarak yeniden işlevlendirilmiştir. (Resim 32-34) Kuruma ait diğer yapılarda da Valilik tarafından bölge çocuk ve gençlerine yönelik sosyal yapı düzenlemeleri yapılmaktadır. YSE Müdürlüğü’ne ait lojmanlar, şimdilik Yenişehir Belediyesi tarafından kullanılmaktadır. Köy Hizmetleri adı altında toplanan müdürlüklere ait sosyal birimler ile lojmanlar da dönemsel mimari özellik göstermektedir. Bir bölümü kullanılmayan bu yapılar içinde atölyeler de depo olarak değerlendirilmektedir. (Resim 35)

Köy Hizmetleri’nin daha ileri dönem olarak 1967 yılında yaptırdığı çok katlı lojmanlar, diğerlerine göre daha fazla sayıda ve kattan oluşan bloklardan ibarettir. Bu yapılar özelleştirmeyle birlikte bir süredir Yenişehir Belediyesi’nin hizmet binaları olarak kullanılmaktadır. (Resim 36)

SONUÇ

Gelişmiş ülkelerde sadece geçmiş dönemlerin değil, her dönemin kendi sosyal, kültürel ve sanatsal özelliklerini yansıtan mimarlık ya da sanat ürünlerine değer verilmektedir. İlgili dönemin anlayışlarını belirleyen bu eserler, aynı zamanda geçmişe ait somut sonuçların kanıtlarıdır. Bu ürünlerin nitelikli olanlarının seçilerek bir belge olarak saklanması da çağdaş bir uygulamadır. Modernizmin hâkim olduğu dönemlerde ortaya çıkan yapılar ise tüm dünyada korunması gerekli yapılar kapsamına girmekte ve korunmaktadır. Bu yapıların korunması, kültürel mirası oluşturmanın yanında, çağdaş ülkelerde araştırmacıların ve alanla ilgili kişilerin çalışmalarına kaynak oluşturmakta, bu yapılar tüm ülkelerde sıkça ziyaret edilmektedir. (17)

Diyarbakır’ın bölgesel ve kırsal alanlar için bir cazibe merkezi oluşu, coğrafi konumu, hızlı nüfus artışı, dönemin ekonomik koşulları, halkın sosyal yapısı, farklı işlevlerdeki pek çok kamu yapısı ile konut bölgelerinin yapımını gerekli kılmıştır.

Diyarbakır’da Cumhuriyet sonrasında başlayan sur dışına çıkış ve yapılanma süreci, bu dönemde de büyük bir hızla devam etmiştir. Müfettişlik, Hükümet Konağı, askeri yapılar ile bazı kamu yapıları (18) dışında, farklı idari yapılarla birlikte daha özelleşmiş yapılar da inşa edilmiştir. 1950 yılına kadar Dağ Kapı’dan Seyrantepe’ye varan Elazığ Caddesi üzerindeki yapılaşma, Urfa Kapı’dan Gar Binası’na bağlanan İstasyon Caddesi’nin çevresi ile her iki ana güzergâhı bağlayan ara bölgelerde devam etmiştir. Bu yeni kentsel düzenlemeyle birlikte sur dışında kamu ve özel yapılaşma alanları oluşturulmuştur.

1950–70 döneminde birer yerleşke düzeninde inşa edilen Karayolları, Devlet Su İşleri, Devlet Malzeme Ofisi, Toprak Mahsulleri Ofisi özgün işlevlerini mevcut yapılarında sürdürmeye devam etmektedir. Ancak Köy Hizmetleri yapı grubunun bir bölümü, özelleştirme sonrası boş bırakılırken, bir bölümü Yenişehir Belediyesi tarafından kullanılmaktadır.

2009 yılında Diyarbakır’da düzenlenen Türkiye Mimarlığında Modernizmin Yerel Açılımları V, DOCOMOMO Türkiye Etkinlikleri organizasyonunda Karayolları, Devlet Su İşleri ve Devlet Malzeme Ofisi poster şeklinde sunularak önemi vurgulanmış, Diyarbakır KTVKK tarafından Karayolları ve Devlet Su İşleri idari binalarının tescillenmeleri sağlanmıştır.

 

 

NOTLAR

* DÜBAP 06-MF–47 sayılı "Cumhuriyet Sonrası, 1923–1970 Yılları Arasında Diyarbakır’da Mimari Gelişim” başlıklı araştırma kapsamında hazırlanan ve Ocak 2010’da tamamlanan bu çalışma, Dicle Üniversitesi Bilimsel Araştırma Koordinatörlüğü tarafından desteklenmiştir.

1. Sözen, 1996, ss.273-285.

2. Sözen, 1996, ss.273-285.

3. Osmay, 1998, ss.142-146.

4. Batur, 1998, ss.209-234.

5. Batur, 1998, ss.209-234.

6. Arslan, 1999, ss.81-107.

7. 1998, Bölgeiçi Zorunlu Göçten Kaynaklanan Toplumsal Sorunların Diyarbakır Kenti Ölçeğinde Araştırılması, ss.86-89.

8. Can, 1991, ss.113-120.

9. Arslan, 1998, ss.105-113.

10. Arslan, 1999, ss.81-107.

11. URL1

12. Halifeoğlu, Oğuz, Şimşek, 2009, s.23.

13. URL2

14. URL3

15. Halifeoğlu, Oğuz, Şimşek, 2009, s.37.

16. URL4

17. Tarım, Ciravoğlu, 2001.

18. Dalkılıç, Halifeoğlu, 2011, ss.74-84.

 

KAYNAKLAR

1998, “Diyarbakır Nüfusunun Mekânsal Hareketliliği ve Yerleşme Fonksiyonları ile İlişkisi”, Bölgeiçi Zorunlu Göçten Kaynaklanan Toplumsal Sorunların DİYARBAKIR Kenti Ölçeğinde Araştırılması, TMMOB Yayınları, Ankara.

Arslan, R. 1998, “Diyarbakır ve Güneydoğu Anadolu Sorunları Üzerine”, Bölgeiçi Zorunlu Göçten Kaynaklanan Toplumsal Sorunların Diyarbakır Kenti Ölçeğinde Araştırılması, TMMOB Yayınları, Ankara.

Arslan, R. 1999, “Diyarbakır Kentinin Tarihi ve Bugünkü Konumu”, Diyarbakır Müze Şehir, YKY, İstanbul.

Batur, A. 1998, “1925-1950 Dönemi’nde Türkiye Mimarlığı”, Yetmiş Beş Yılda Değişen Kent ve Mimarlık, Türkiye İş Bankası ve Tarih Vakfı Ortak Yayını, İstanbul.

Can, C. 1991, “Diyarbakır Tarihî Çevre Değerlerinin Kronolojik Yerleşmesi ve Şehir Strüktürü”, Diyarbakır'ı Tanıtan Adam Yazar Şevket Beysanoğlu'na 70. Yaş Armağanı, San Matbaası, Ankara.

Dalkılıç, N. ve F.M. Halifeoğlu, 2011, “Erken Cumhuriyet Döneminde Diyarbakır’da Kamu Binaları: 1923-1950 Dönemi”, Mimarlık, sayı:357, Ocak-Şubat 2011.

Halifeoğlu, M. ve R. Aksoy, 2009, “Diyarbakır Karayolları Lojmanları”,Türkiye Mimarlığında Modernizmin Yerel Açılımları V, Poster Sunuşları Özet Kitabı, Diyarbakır.

Halifeoğlu, F. M., G. Oğuz ve M. Şimşek, 2009, “Diyarbakır Devlet Malzeme Ofisi”, Türkiye Mimarlığında Modernizmin Yerel Açılımları V, Poster Sunuşları Özet Kitabı, Diyarbakır.

Osmay, S. 1998, “1923’ten Bugüne Kent Merkezlerinin Dönüşümü”, Yetmiş Beş Yılda Değişen Kent ve Mimarlık, Türkiye İş Bankası ve Tarih Vakfı Ortak Yayını, İstanbul.

Sözen, M. 1996, Cumhuriyet Dönemi Türk Mimarisi, Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları, İstanbul.

Tarım, B. ve A. Ciravoğlu, 2001, “1950’ler: Yakın Dönem Mimarlık Ortamının Korunmasına İlişkin Bir Derleme”, Mimar.ist, sayı:1, dergi eki.

URL1: www.kgm.gov.tr

URL2: www.dsi.gov.tr

URL3: www.dmo.gov.tr

URL4: www.khgm.gov.tr

Bu icerik 8419 defa görüntülenmiştir.