428
KASIM-ARALIK 2022
 
MİMARLIK'tan

MİMARLIK DÜNYASINDAN

  • Başkentte Organize Kent Suçu
    Nihal Evirgen, ODTÜ Mimarlık Bölümü Doktora Öğrencisi, Mimarlar Odası Ankara Şubesi Yönetim Kurulu Sekreteri

YAYINLAR



KÜNYE
TEHDİT ALTINDAKİ KÜLTÜR MİRASI

Karaman’da Yitirilmekte Olan Kerpiç Mahalleler

Zeynep Eres, Doç. Dr., İTÜ Mimarlık Bölümü

 

Karaman kent merkezinde sokak aralarında dolaştığınız zaman Karamanoğulları Beyliği döneminin camileri, hanları, hamamları sizi sarmalar. Özellikle kentin bir ucundan öbür ucuna adım başı karşınıza çıkan irili ufaklı camiler, Osmanlı öncesi bu bölge kültürüne damgasını vuran Karamanoğlu Beyliği’nin 13. yüzyıldan 15. yüzyıla iki asır süren görkemi üzerine düşünmenizi sağlar. Ulucamiler, kubbeli camiler, ahşap direkli camiler, ahşap köşk minareli camiler çok renkli ve zengin bir kültürün son temsilcileridir. Kenti gezen bir ziyaretçi için Karaman’ı anıt yapılar üzerinden değerlendirmek onun adeta Osmanlı dönemini hiç yaşamamış bir Beylik merkezi olduğunu dahi düşünebilir, çünkü Osmanlı dönemi anıt yapılarının sayısı hayli azdır. Bununla birlikte kentin mahalleleri, dar eğrisel sokakları ve avlulu kerpiç evleri ile 18.-19. yüzyıl Osmanlı kent yaşamını bize sunar. Kerpiçten yapılmış tek ya da iki katlı sofalı (mabeynli) evler, yüksek avlu duvarları ya da ahır samanlık gibi ek yapıların sırtını sokağa dönerek çevrelediği ağaçlıklı avlular, açık mekânda dahi mahremiyeti sağlayan mekân kurgularıyla geleneksel Osmanlı aile yaşamının nasıl sürmüş olduğunu ortaya koyan son belgeliklerdir. Toprak düz damlı evler, her türlü gündelik işin yapıldığı geniş avlular, küçük bahçeler, ahırlar bir Osmanlı kentinde kırsalın nerede bitip kentin nerede başladığını düşündürtmektedir. Özellikle yakın dönemde yaşanan pandemi süreci kentten köye tersine göç kavramını kentlinin gündemine alırken, bir zamanlar Karaman’da kentte yaşanmış olan pastoral yaşamın kendisi, bugünkü Batı kaynaklı köy - kent tartışmalarının ötesinde geçmişi doğru kavrayarak değerlendirmek gerektiğini ortaya koymaktadır.

Bundan yakın zaman öncesine kadar sokaklarında dolaşmanın dahi insana zamanda yolculuk yaptığı hissi uyandıran Karaman’da son yıllarda çok sayıda kerpiç yapı kendiliğinden ya da bilinçli olarak yıkılarak / yıktırılarak ortadan kaldırılmıştır. O kadar ki kentsel sit olarak belirlenmiş olan alanda, artık sokaklar ve sokakları sınırlayan avlulu ev dizileri gibi bir kentsel dokudan bahsetmek pek de mümkün değildir. Tarihî evlerin parselleri tanımsız boşluklara dönüşerek kent merkezinde adeta bir kırsal seyrek doku karakteri oluşturmaktadır. İnsan, kendisini sarmalayan sokaktan geniş bir boşlukta tümsekleşmiş yapı molozları arasında tekil ağaçlarla adeta tanımsız bir ay yüzeyine dönüşmüş Karaman’da bu yıkıntıları inceleyerek dahi yakın geçmişin yerel mimarisi üzerine bilgi edinebilmektedir. Ancak hiç kuşkusuz son iki yüzyılda Karaman kentinde geleneksel yaşamın nasıl sürdüğünü anlamak ve daha da önemlisi mekânlarıyla deneyimleyebilmek için tarihî kentin sürdürebilirliğinin de sağlanması gerekmektedir. Kerpiç ev ve mahalle geleneğinin güçlü bir temsilcisi olan Karaman’ın bugün can çekişen yapılarının ayrıntılı belgelenmesi ve korunmasıyla, Beylikler döneminin görkemli anıt yapılarıyla birlikte bu yerel halk kültürünün Karaman’ın çok katmanlı tarihini ortaya koyması sağlanacaktır. Karaman’ın kerpiç mahalleleri acil olarak koruma önlemlerinin alınmasını beklemektedir.

*Fotoğraflar yazar tarafından çekilmiştir.

Bu icerik 1016 defa görüntülenmiştir.