428
KASIM-ARALIK 2022
 
MİMARLIK'tan

MİMARLIK DÜNYASINDAN

  • Başkentte Organize Kent Suçu
    Nihal Evirgen, ODTÜ Mimarlık Bölümü Doktora Öğrencisi, Mimarlar Odası Ankara Şubesi Yönetim Kurulu Sekreteri

YAYINLAR



KÜNYE
TEMA[S]

Arta Kalan Mekânlarda “Dalga”

Gizem Cebeci, TEDÜ Şehir ve Bölge Planlama Bölümü Öğrencisi

 

Mekânla kurduğumuz ilişki; neyi, nasıl düşündüğümüzle / yaşadığımızla ve nelerle yüzleştiğimizle ilişkili olabiliyor. Kentsel ilişki kuramadığımız arta kalan mekânların yeniden kurgulanabilirliği üzerine süre gelen tartışmalar devam ediyor. “Dalga” ise bu mekânların kentsel ilişkilerle birlikte kent dinamiğine uyum sağladığı, dayanışma temelli özgün bir mekân örneği. Sitio Eriazo, Şili'nin Valparaiso kentindeki şu anda çöplük olan ve suçluları cezbeden boş, terk edilmiş kentsel alanları kurtarmayı amaçlayan bir kolektif. Grubun üyeleri tiyatro, sanat ve mimarlık okullarından yeni mezun olmuş isimler olarak ön plana çıkıyor. Çeşitli alanlardan gelen grup üyelerinin ana motivasyonu, karşılıklı desteğe ve hiyerarşik olmayan bir organizasyona dayanıyor. Temmuz 2003'te koloniyal zamandan kalma mimariye sahip tarihî merkezi, UNESCO tarafından Dünya Kültür Mirası olarak ilan edilmiş Valparaiso şehrinin, kentsel mirasını kurtarmak ve topluma sunmak için çalışıyorlar. Valparaiso şehri, büyük oranda denizin kenarında yükselen bir tepenin yamaçlarında yer alan bir kent dokusuna sahip. Bu nedenle şehirdeki günlük yaşamda ulaşımı füniküler sağlıyor. Okuyanlar belki de benim gibi bu şehri, Italo Calvino’nun Görünmez Kentleri’ne benzetebilir. İzlemeyenler için, Joris Ivens’ın 1962’de sinema dersleri verip filmler çekmek üzere Şili’nin 42 tepe üzerine kurulu Valparaiso şehrine davet edilmesiyle, öğrencileriyle beraber şehrin günlük yaşamının dinamikliğini harika bir görsel şölenle sunan, 1963 yapımı “Valparaiso” incelenebilir. Şili’nin en önemli limanlarından birine sahip olanValparaiso şehri; edebiyat, müzik ve diğer sanat eserlerine konu olmuş, Şili’nin kültürel başkenti olarak biliniyor. Günümüzde ise sanatçılarla dolu, bohem bir şehir. Sitio Eriazo'nun davetiyle Kıtlık ve Yaratıcılık Atölyesi’ne katkıda bulunan Oslo Mimarlık ve Tasarım Okulu yüksek lisans öğrencileri; tiyatro, müzik gösterilerinin ve çeşitli performansların sergilenebileceği esnek ve dinamik bir mekân tasarladı. Çevresindeki herkese fayda sağlayacak bir kamusal alan yaratmayı amaç edinen öğrenciler, tiyatro ile kentsel çevre arasında mimari bir bağ kurmayı başardı; uzun zaman önce terk edilmiş binanın dış duvarlarını tasarımlarına entegre edebilecekleri bir anlayış geliştirdi. Eski duvarlar aynı zamanda tasarlayacakları tiyatronun sokakla sınırını oluşturdu. Dalga adı verilen, klasik tiyatro mimarisinden günümüze yorumlanan yarım daire kurgusundaki tiyatroda, her biri farklı kotlara oturtulan koltuklar arasında bağ oluşturan örtüler aynı zamanda dalga formu oluşturuyor. Tasarımda atölye ve servis birimleri sahnenin altında yer alıyor. Çeşitli fonksiyonlardaki mekânların ayrılması ise görsel ve akustik bağlantı sağlıyor. Tasarlanan bu mekân yaklaşık 100 kişilik kapasiteye sahip. Sitio Eriazo tarafından burada düzenlenen etkinlikler ücretsiz olması mekânın aktif kullanımına teşvik sağlıyor. Ayrıca yemek pişirmek için kullandıkları bir kerpiç pizza fırını ve barbekü ızgaraları da mevcut. Sitio Eriazo'nun mutfakta kullanılmak üzere sebze ve otlar ekebileceği bir sebze bahçesi de olması kendi kendine yetebilmenin iyi bir örneğini oluşturuyor.

Bu icerik 974 defa görüntülenmiştir.