430
MART-NİSAN 2023
 
MİMARLIK'tan

MİMARLIK DÜNYASINDAN

YAYINLAR



KÜNYE
ÖDÜL

2023 Pritzker Ödülü’nün Sahibi: David Chipperfield

Burcu Kaplan, Mimar

Pritzker ödülünü bu yıl ilk defa Afrikalı bir mimar aldı. Seçici jürilerin geçmişten günümüze yolculuğunu yorumlayan yazar, ödülün bu yılki adresi olan “mimar, eğitimci ve sosyal aktivist” Kéré’nin “topluluklar için ve topluluklara ait” mimarlığını inceliyor.

 

”Mimarlar olarak sadece daha güzel değil, aynı zamanda daha adil ve daha sürdürülebilir bir dünya yaratmak için daha belirgin ve katılımcı bir role sahip olabileceğimizi biliyoruz.”[1]

1979 yılından beri verilen “mimarlığın nobeli” de sayılabilecek Pritzker ödülü bu sene de sahibini buldu. Bu senenin kazananı Sir David Alan Chipperfield mayıs ayında Yunanistan’ın başkenti Atina’da yapılacak törenle ödülüne kavuşacak. Üzerinde Vitruvius’un “firmitas, utilitas, venustas” yani “sağlamlık, işe yararlık, zariflik” kelimelerinin işlendiği bu bronz madalya aynı zamanda uluslararası alanda bir mimarın kariyerinde gelebileceği en üst seviyeyi de temsil ediyor.[2]

1953 Londra doğumlu olan mimar, şehir plancısı ve aktivist Sir David Chipperfield öğrenimini de yine İngiltere’de, önce 1976’da Kingston School of Art’da sonrasında ise 1980’de AA (Architectural Association)’da aldığı eğitimle tamamlamıştır. 1885 yılında kendi ofisi olan David Chipperfield Architects’i kurmadan önce kariyerini Douglas Stephen, 1999 Pritzker sahibi Norman Foster ve sonrasında 2007 Pritzker ödülü sahibi Richard Rogers’ın yanında sürdürmüştür. Halihazırda Londra’da yaşayan ve Berlin, Milano, Şangay ve Santiago ve Compostela’daki ek ofislerin de yönetimini sürdüren Chipperfield, 40 yılı aşkın süredir dünyanın pek çok farklı kendinde mimari faaliyetini sürdürmektedir.[3]

Aynı zamanda 100’ün üzerinde uluslararası ödülün de sahibi olan Chipperfield, 2011 yılında RIBA Altın Madalyası’na, yine 2011 yılında Mies van der Rohe ödülüne de layık görülmüştür. Mimarın en önemli başarılarının başında ise 2012 yılında yaptığı Ortak Zemin (Common Ground) başlıklı 13. Venedik Mimarlık Bienali Küratörlüğü gelmektedir. Bienal, ortak alanlara ve güncel mimarlığın kamusallığına yaptığı vurgu ile dikkat çekmişti.[4]

Öte yandan, akla müze mimarlığı ve restorasyonu denilince ilk gelen isimlerden birisi olan Chipperfield, başta Fransa Reims’deki Musée des Beaux-arts (Resim 1) ve Berlin’deki Neues Museum (Resim 2) restorasyon projesi ile adından ve diğer yapıtlarından sık sık söz ettiriyor. Chipperfield’ın estetik ve işlevsel özellikleri mimari tasarımda benimsediği sadelik ve minimalist çizgilerle ortaya koyması yarattığı kompozisyonların da akılda kalıcılığını artırmakta. Aynı zamanda aktivist kimliğiyle de bilinen Chipperfield, “Mimarlar olarak sadece daha güzel değil, aynı zamanda daha adil ve daha sürdürülebillir bir dünya yaratmak için daha belirgin ve katılımcı bir role sahip olabileceğimizi biliyoruz.” diye konuşmuş ve mimarların ürettikleri her yapıda kamusal alanda da büyük bir sorumluluk alması gerektiğini vurgulamıştır.[5]

Özellikle son yıllarda Berlin’de ürettiği projeler ile mimari yaklaşımı hakkında da bize somut örnekler sunan Chipperfield, II. Dünya Savaşı’ndan sonra harabeye dönen, kentin en önemli lokasyonlarında bulunan projeleriyle kentte kaybedilenin tekrar kazanılamayacağını ama tamamen de gözden çıkarılmaması gerektiğini bizlere en güzel şekilde vurguluyor. Mesela Berlin’in müzeler adasında bulunan James-Simon Galerie’de yine kendisi tarafından yapılmış ama müzeler adasında bulunan ilk yeni bina özelliğini taşıyor. Bulunduğu lokasyon itibariyle hem küçük ve dar bir alana sıkışan hem de çevresindeki yapılarla bir bütün olarak çalışan galeri, aslında Karl Friedrich Schinkel’in Neuer Packhof isimli idare binasının 1938 yılına kadar durduğu alanda kendini konumlandırıyor. Bizlere ise hem müzeler adasına giriş hem de Neues Müzesi, Altes Müzesi ve Bode Müzesi arasında arkeolojik bir gezinti sağlayan fiziksel bir yapı olarak hizmet ediyor. (Resim 3, 4) Tarihe selam veren, galeri cephesi boyunca uzayan sütunlarıyla hem klasik mimarinin vurgusunu yaparken hem de içeride kullandığı malzeme seçimi ve ışık oyunlarıyla modern mimarideki birçok unsuru tek potada eritiyor. Kendisi de bu dinamizmi şu sözlerle belirtiyor: “Proje bu kadar büyük bir alanı esnek aktiviteler için ayırarak bizi müzenin ne olduğunu ve kimin için var olduğunu yeniden düşünmeye teşvik ediyor. Müzeler bir zamanlar dünyadan yalıtılmış kapalı kutulardı, ancak günümüz müzelerinin dinamik sosyal alanlar olması gerekiyor.”[6]

2023 Pritzker Ödülü Jüri Başkanı ve 2016 Pritzker Ödülü sahibi Alejandro Aravena ise Chipperfield’ı ödüle layık görme sebeplerini şu şekilde açıklıyor: "Pek çok mimarın tarihi alanlarda iş almayı kendi portföylerine yeni bir eser ekleme fırsatı olarak gördüğü bir dünyada, o, her projeye hassasiyetle ve büyük bir özenle seçtiği belirli araçlarla yanıt veriyor. Bu yanıt, bazen güçlü ve anıtsal bir jest gerektirirken, diğer zamanlarda neredeyse ortadan kaybolmasını gerektiriyor. Ancak onun binaları her daim zamana meydan okuyacak çünkü operasyonunun nihai amacı daha büyük bir iyiliğe hizmet etmek. Moda olandan kaçınması onun kalıcı olmasını sağladı.”[7]

Herkesin hafızasında en az bir yapısıyla iz bırakan Chipperfield, bizlere yapılarında malzemeden gelen sadeliğe ve özellikle kamusal alanlarda bağlamla kurduğu güçlü bağlantılarla üzerinde konuşacak çok fazla yapı sunuyor. Önemli eserleri arasında River and Rowing Müzesi (Henley-on-Thames, Birleşik Krallık, 1997), Campus Saint Louis Sanat Müzesi (Missouri, Amerika Birleşik Devletleri, 2013), Museo Jumex (Mexico City, Meksika, 2013), Inagawa Mezarlığı Şapeli ve Ziyaretçi Merkezi (Hyogo, Japonya, 2017), Museum of Modern Literature (Marbach, Almanya, 2006), MUDEC Museum (Milano, İtalya, 2015) ve Kunsthaus Zürich (Zürih, İsviçre, 2020) bulunuyor.[8] (Resim 5-8)

2013 yılında “Kalebodur’la Mimarlar Konuşuyor” dizisinin özel konuğu olarak İstanbul’a da gelen Sir Chipperfield, 30 yıllık mesleki deneyimi ve başta müze yapıları olmak üzere ürettiği projelerle bizlere de ilham kaynağı olmaya devam ediyor.

NOTLAR

[1] İngiliz Mimar, şehir Plancısı ve aktivist sir David Alan Chipperfield CH, 2023 Pritzker Mimarlık ödülü'nün Sahibi Oldu. http://mimdap.org/2023/03/ingiliz-mimar-sehir-plancisi-ve-aktivist-sir-david-alan-chipperfield-ch-2023-pritzker-mimarlik-odulunun-sahibi-oldu/ [Erişim: 20.02.2023]

[2] “About the Prize | The Pritzker Architecture Prize”, https://www.pritzkerprize.com/about [Erişim: 20.02.2023]

[3] “Sir David Alan Chipperfield CH | The Pritzker Architecture Prize”, https://www.pritzkerprize.com/laureates/sir-david-alan-chipperfield-ch#laureate-page-2501 [Erişim: 20.02.2023]

[4] “2023 Pritzker Mimarlık Ödülü’nün Sahibi David Chipperfield Oldu!”, https://bi-ozet.com/2023/03/09/2023-pritzker-mimarlik-odulunun-sahibi-david-chipperfield-oldu/ [Erişim: 20.02.2023]

[5] “David Alan Chipperfield, 2023 Pritzker Mimarlık Ödülü’nü Aldı”, https://xxi.com.tr/i/david-alan-chipperfield-2023-pritzker-mimarlik-odulunu-aldi [Erişim: 20.02.2023]

[6] “James-Simon-Galerie / David Chipperfield architects”, https://www.arkitektuel.com/james-simon-galerie/ [Erişim: 20.02.2023]

[7] URL 5

[8] “David Chipperfield architects. David Chipperfield Architects”, https://davidchipperfield.com/projects [Erişim: 20.02.2023]

Bu icerik 845 defa görüntülenmiştir.