430
MART-NİSAN 2023
 
MİMARLIK'tan

MİMARLIK DÜNYASINDAN

YAYINLAR



KÜNYE
MİMARLIK ELEŞTİRİSİ

İzmir’de Yeni Bir Açılım: Zone Ticaret Merkezi

İpek Akpınar, Prof. Dr., İzmir Yüksek Teknoloji Enstitüsü Mimarlık Bölümü
Aysu Gürman, Arş. Gör., Yaşar Üniversitesi Mimarlık Bölümü; Doktor Adayı, İYTE Mimarlık Bölümü

2022 Ulusal Mimarlık Ödülleri’nde “Yapı Dalı Ödül Adayı” olan Zone Ticaret Merkezi’ne ilişkin değerlendirmede bulunan yazarlar, yapının “sahip olduğu yenilikçi yaklaşımla, sadece merkezin konumlandığı alan içerisinde değil, aynı zamanda yakın çevresinde, İzmir’de hedeflenen inovatif dönüşümün değerli bir parçası olma gücünde” olduğunu vurguluyor.

 

“eşik alanlar değişimlere damgasını vurur, farklı alanlar arasındaki karşılaştırmaları gösterir ve değişimler üreten bir edim olarak geçiş edinimini düzenleyip ona anlam katar”[1]

İzmir kentinin genç kuşak mimarlarından Tolga Kezer, uluslararası tasarım ve inşaat tecrübesini yerel bilgi birikimi ile birleştiren, yenilikçi ve eleştirel bir tasarım anlayışına ve detaylara önem verişiyle bölge mimarlığının öne çıkan isimlerinden. Tasarımlarında, insan odaklı ve çevreci tasarım ilkeleriyle birlikte bağlam odaklı bir tasarım yaklaşımını benimsemekte. 2022 yılında XVIII. Ulusal Mimarlık Ödülleri’nde “Yapı Dalı Ödül Adayı” olarak gösterilen yapılar arasında Mehmet Tolga Kezer tarafından İzmir Gaziemir’de tasarlanan Zone Ticaret Merkezi yer alıyor.

Bilindiği gibi TMMOB Mimarlar Odası, Türkiye’de mimarlık faaliyetlerine olan farkındalığın sağlanması ve belgelendirilmesi, mimarlık alanındaki katkıların kamuoyunun gündeminde bulundurulması ve güzel sanatların teşvik edilmesi amacıyla 1988 yılında başlayarak iki yılda bir Mimar Sinan’ın anısına “Ulusal Mimarlık Ödülleri” veriyor. Sinan Haftası mimarlık etkinlikleri çerçevesinde Ulusal Mimarlık Sergisi düzenleniyor. (2022 yılında Mimar Sinan Büyük Ödülü ve Yapı, Proje ve Fikir Sunumu alt dallarıyla birlikte Başarı Ödülü olmak üzere iki ana başlık altında ödüller sahiplerini buldu.)

Bu yazı, 2022 Ulusal Mimarlık Sergisi’nin parçası olan Zone Ticaret Merkezi’nin öncelikle tasarımı, mekân organizasyonu üzerine bir değerlendirme sunuyor. Öte yandan inovasyon ve teknoloji başkenti olarak ifade edilen İzmir’den, “Yapı Dalı Ödülü”ne özgün bir tasarım ve üretim biçimiyle aday olmanın ayrı bir anlam taşıdığını öne sürüyor. Ulusal ve yerel stratejik planlarda Türkiye’nin inovasyon, girişimcilik ve gelişen teknolojinin merkezi olarak tanımlanan kentte, yapım biçimi ve kurgu açısından farklı bir mimari açılımın gerçekleşmesi yeni anlamlar kazanıyor. Bu yazı, kendi kentinde tasarımlarını sürdüren genç bir mimarın, inovasyon başkenti olma sürecinde İzmir’de, yerel sanayi bölgesine mimarlık ekseninden katkısına ışık tutuyor. 

İNOVASYON BAŞKENTİ OLMAYA DOĞRU İZMİR

Girişimcilik ve dijital teknolojiye verdiği önemle İzmir, günümüzde katılımcı, sürdürülebilir ve erişilebilir inovatif çözümler geliştirme sürecindedir. 2006 yılında Bakanlar Kurulu kararı ile Türkiye’deki ilk iki pilot ajanstan biri olarak kurulan İzmir Kalkınma Ajansı, İzmir’in sürdürülebilir kalkınması için mavi ve yeşil büyüme gibi bölgesel politika uygulamaları geliştirmektedir. [2] Benzeri hedef ile İzmir Büyükşehir Belediyesi pek çok somut adım atmıştır. (Açık ve Çevik Akıllı Şehirler -OASC-Open and Agile Smart Cities- topluluğuna üyelik, İzmir Ulaşım Hackathonu ve FikrimİZ Ideathonu organizasyonları, İzmir Açık Veri Portalı’nın kullanıma açılması, Sürdürülebilir Kentsel Gelişim Ağı’nın ilk sekretaryası görevinin üstlenilmesi, Türkiye’nin ilk sürdürülebilirlik merkezini kurmak için İzmir Sürdürülebilirlik Merkezi Ulusal Mimari Proje Yarışması açılması, vb) Bu bağlamda kentteki bir başka öncül çatı, Türkiye'deki kamu-özel ortaklığı modelinin ve yerel ile merkezî yönetim birlikteliğinin en önemli örneklerinden biri olan TARKEM’dir. Kemeraltı bölgesini ve tarihî şehir merkezini yenilemek amacıyla İzmir kentinin kültürel ve tarihî değerini katılımcı bir yönetim anlayışıyla yönetmek üzere faaliyetler göstermektedir.[3] 21. yüzyıl hedefleri çerçevesinde İzmir’de iki önemli serbest bölge bulunmaktadır: Gaziemir’de bulunan Ege Serbest Bölgesi (ESBAŞ) ve Menemen’de bulunan İzmir Serbest Bölgesi (İZBAŞ). 1990 yılından bu yana faaliyette olan Ege Serbest Bölgesi, ülkemizin en büyük ticaret hacmine sahip serbest bölgelerinden biridir. [4]

Bunlara ek olarak, kentte, sanayi ve üniversite iş birliğini sağlayan ileri teknolojide ürün ve hizmet üretmek için İzmir Ekonomi Üniversitesi bünyesinde İzmir Bilimpark, Dokuz Eylül Üniversitesi bünyesinde Dokuz Eylül Teknoloji Geliştirme Bölgesi, Ege Üniversitesi bünyesinde Ege Teknopark Teknoloji Geliştirme Bölgesi ve İzmir Yüksek Teknoloji Enstitüsü bünyesinde İzmir Teknoloji Geliştirme Bölgesi (Teknopark İzmir) bulunmaktadır. Tüm bu unsurlar ile 2021 yılı için İzmir kenti gayri safi milli hasılası % 6,4 pay ile 462 milyar 152 milyon TL’dir. [5]

Bilimin ışığında teknolojik atılımlar, inovasyon ve girişimcilik, İzmir kentinin merkezi ve yerel yönetimlerinin örtüşen ortak stratejik hedeflerini besliyorlar. Bu dinamikleri somutlaştırma potansiyeline sahip her yeni kentsel ve mimari proje kent ve kentli için ayrı bir önem taşıyor. Tam da bu çerçevede, tasarım sürecinde farklı mekânsal arayışları olan ve yeni tekniklerle uygulanan Zone Ticaret Merkezi projesi kentin dinamikleri ile doğru bir zamanda buluşuyor. Diğer bir deyişle hızla büyüyen İzmir’de; Zone Ticaret Merkezi’nin bir eşik mekân yaratma amacı taşıması yeni bir açılıma işaret ediyor. Yeni uygulamalar, kentin hırslı dinamiklerini görünür kılıyor.

MEKÂNSAL BİR EŞİK OLARAK ZONE: YAPININ KONUMU VE TASARIM YAKLAŞIMI

İmar planında sanayi yapısı olarak tanımlanmış 35.000 metrekarelik bir parsel üzerine konumlanan Zone Ticaret Merkezi, İzmir Adnan Menderes Havalimanı’na 10 dakika ve şehir merkezine ise 25 dakika araç mesafesindedir. Bir köşe parsel olan proje alanın güneybatısında endüstriyel üretim yapıları ve doğusunda konut yapıları yer alırken, kuzeydoğusunda çam ormanı bulunmaktadır. (Resim 1)

İki-üç katlı ve farklı büyüklüklerdeki 70 ticari birim için 50.000 metrekare kapalı alana sahip ticaret merkezi, zeminde 15.000 metrekarelik alana yerleşen ve 10 bloktan oluşan ayrık yapı düzeni şeklinde tasarlanmıştır. Üç katlı ticari birimlerin çalışanların kullanımına açık, düz çatı üzerinde yeşil bölücülerle tanımlanan terasları bulunmaktadır. Düz çatı üzerine serilen çakıl taşı renklerinin blokların dış cephe renkleriyle aynı olması, mimarın mekânsal kurgudaki titizliğini bir kez daha ortaya koymaktadır.

Yapının orta kısmının kentten kopuk olmaması için proje alanında, yaya yolları ile desteklenen dış araç yolu genişliğinde bir iç araç yolu açılmıştır. Bir kentsel tasarım kararı olarak bu araç yolu hem ticari birim sahiplerinin hem de şehirlinin kullanımına bir kontrol noktasından geçmeksizin açıktır. Bu iç araç yolu üzerinde bulunan ticari birimlerin, diğer üç dış cephede bulunan ticari birimler kadar tercih edildiği mimar tarafından ifade edilmiştir. Ayrıca proje alanın ortasında konumlanan avlu, kentlinin kullanımının yanı sıra yapı kullanıcılarının öğle aralarında veya mesai bitiminde kullanabilecekleri kamusal bir mekân olarak düşünülmüştür. (Resim 2) Gelecekte avluda bulunan birimin bir kafe veya restoran olarak değerlendirilmesi düşünülmektedir.

Farklı kent dokularının ortasından yer alan ticaret merkezini çeşitli açılardan değerlendirmek olası. Öncelikle, birbirinden farklı kent dokularını ve işlevlerini bir araya getiren bir ara yüzdür. Konut alanlarının bitip, endüstriyel üretimin başladığı alanda konumlanması nedeniyle iki farklı kentsel işlev arasında kalan bir eşik olarak değerlendirilebilir. Ticari bloklar arasında tasarlanan kamusal iç sokaklar ve avlu açısından ele alındığında ise geçirgen bir sınır bölgesi olarak nitelendirilebilir. (Resim 3) Böylece yapı, eşik olma özelliği nedeniyle kurgusunda geçiş ve sınır ikiliğini aynı anada barındırmaktadır.

FARKLI İŞLEVLERİN BİR ARAYA GELDİĞİ ESNEK TİCARİ BİRİMLER

Mimar Tolga Kezer, proje alanını konumu nedeniyle bir sanayi bölgesinin ötesinde değerlendirilmesi gerektiği düşüncesiyle yola çıktığını aktarmaktadır. Böylece, farklı işlev birimlerinin bir araya gelebileceği yeni bir iş konsepti yaratmıştır. İzmir’de sanayinin çekim merkezi olması hedeflenen Zone Ticaret Merkezi’nin programında bulundurduğu ofis, imalathane, sergi ve depo birimleri bir araya getirilerek ticari birimler oluşturulmuştur. Böylelikle ticari birimleri kullanan firmalar, iş sürecinin farklı basamaklarını aynı mekândan takip edebilmektedir. Örneğin, mevcutta ticari birimlerden birini kullanan bir gelinlik firması, sergi katında gelinliklerin sergilenmesi, atölye katında gelinliklerin dikilmesi ve ofis katında kurumsal yönetimin gerçekleşmesi gibi farklı fonksiyonları tek bir çatı altında toplayabilmiştir. Bu mekânsal kurgu, günlük iş hayatındaki alışkanlıklara yeni açılımlar sağlamaktadır.

Her biri doğal ışık ve temiz hava alabilen ticari birimlerin sergi birimi olarak tasarlanan zemin katlarının sokaklardan doğrudan giriş almasıyla etkileşim ve erişim sürekliliği sağlanmıştır. (Resim 4) Farklı hava koşullarında yaya sirkülasyonunun sağlanabilmesi için zemin katları geri çekilmiştir ve iki metre uzunluğunda saçaklar elde edilmiştir. Buradan doğan emsal hakkı ile bazı ticari birimlere üçüncü katlar eklenmiştir. (Resim 5) Böylece bazı ticari birimler, düz çatıda yeşil bölücülerle tanımlanan teraslara sahip olmuştur.

YAPI STRÜKTÜRÜNE VE CEPHE MALZEMESİNE İNOVATİF YAKLAŞIM

Tolga Kezer’in projenin mimarı olmasından önce sadece imalathane ve depo olarak düşünülen yapının maliyet nedeniyle prefabrik betonarme yapılmasına karar verilmiştir. Bu çerçevede, prefabrik betonarme sistem mekân kurgusuna dahil olmuştur. Kısıtları tartışılan ama ekonomik, yaygın ve yalın prefabrik betonarme sistem, modern ve nitelikli bir karma yapı elde etmek için hem yapı hem de detay ölçeğinde sorgulanmış ve yeniden yorumlanmıştır. Yapının taşıyıcı sisteminde kullanılan ön germeli prefabrik kirişler sayesinde birbirinden bağımsız birimlerin içinde on bir metre açıklık geçilmiş ve kullanıcı isteğine göre şekillenebilecek esnek kullanıma uygun iç mekânlar yaratılmıştır. (Resim 6) Böylece zorunluluk olarak görülen prefabrik betonarme uygulaması, projenin kazanımına dönüşmüştür. Bir karkas sistemi olarak alışılagelen prefabrik betonarme yönteminin cephelerde giydirme cephe yerine tercih edilmesi ve kullanılması, yapıyı bulunduğumuz mimari ortamda özgün ve inovatif kılmaktadır. Prefabrik beton cephe panellerinin sahada yerine yerleşimi sırasında hasar görme olasılığının yüksek olması nedeniyle yapının cephelerinde cam elyafı katkılı prefabrik cephe panellerinin (GRC) kullanılmasına karar verilmiştir. (Resim 7) Böylece, özel olarak geliştirilen bu prefabrik cephe panellerin yapıya yapı elemanı olarak eklemlenerek döşemeden döşemeye çalıştırılmasıyla 1. kat ve 2. kat çeperlerinde 20 cm yer kazanılmıştır. (Resim 8) Bu şekilde fazladan 2.000 metrekare kullanım elde edilmesiyle cephe kendi bütçesini yaratmıştır.

BİTİRİRKEN

Mimarlıkta eşik, iç-dış, özel-kamusal, açık-kapalı, ayrı-birleşik veya sürekli-kesintili gibi sahip olduğu kavramsal, algısal, fiziksel ve sosyal anlam çeşitliliği nedeniyle mekân olma özelliği taşımaktadır. Eşiklerde ikilikler üzerinden kurulan ilişkiler sonucunda yarı açık-yarı kapalı, yarı özel-yarı kamusal veya biraz içeride biraz dışarıda olarak kurgulanan mekânlar ortaya çıkmaktadır. Bu bağlamda, 2022 yılında XVIII. Ulusal Mimarlık Ödülleri’nde “Yapı Dalı Ödül Adayı” olarak gösterilen Zone Ticaret Merkezi, değişimlere öncülük ederek mekânlar arası geçiş esnasında karşılaşmalar sağlamakta ve diyaloglar kurmaktadır.

Proje, tasarım ve uygulama hikayesi boyunca 2016’dan 2021 yılına kadar küresel ve yerel ölçekte ortaya çıkan olumsuzluklarla birlikte, bu olumsuzluklara rağmen, mimarın ve işverenin karşılıklı özverisiyle hayata geçirilmiştir. Bu nedenle yapı, tasarım kararlarıyla iki farklı kent dokusunu bir araya getirerek sağladığı iletişim ile öncül olmasının yanı sıra farklı proje aktörlerinin birbirleriyle kesintisiz ve uyumlu iletişim sağlaması nedeniyle de öncül bir proje sürecine sahiptir. Projenin ilk kavramsal tasarım aşamasından uygulama bitişine kadar mimarın ve işverenin projeye olan güveni sayesinde, nitelikli bir yapı inşa edilebilmiştir. Yapıyı Mimar Tolga Kezer ile birlikte deneyimlerken, titiz tasarım yaklaşımını gördük. Ticari birimlerin cepheye astığı tanıtım levhalarından ve cephede kullandıkları jaluzi rengine, kapı önlerine koymak istediği masa-sandalyeye kadar düşünülen detaylar, bütüne olumlu yansımaktalar.

Hem mimari ve kentsel tasarım kararlarıyla hem karkas ve cephe malzemesi seçimlerine gösterdiği özenle yapı, yer aldığı bölgede özgünlüğüyle dikkat çekmektedir. Bu kapsamda, yapılı çevrede yer alan prefabrik betonarme karkas sistemine sahip soğuk ve büyük imalathane ve depo yapılarından farklı olarak gelişmekte olan Gaziemir-Sarnıç sanayi bölgesinde yeni bir alfabe yaratmaktadır. Ticari bloklar arasında kamu kullanımına açık iç sokaklar ve avlu yaratılarak ticaret merkezi dışa dönük ve etkileşime açık bir kent parçası olarak biçimlendirilmiştir. (Resim 9) Ayrıca yapının zemin kattaki mekânsal yaklaşımı, çağdaş bir iş ve üretim merkezinin kurgulanmasını ve nitelikli bir kent parçasının oluşturulmasına ivme vermiştir. Mimari yaklaşım ile kamusal bir eşik mekânına dönüşüm, ancak yoğun bir yaya sirkülasyonuyla gelecekte sağlanabilecektir. Konumu nedeniyle, yapı kentli için gündelik hayatında henüz aktif bir uğrak yeri değildir. İç sokaklar ve avlu, dengeli miktarda karma etkinliklerle canlandırıldığında farklı üretim ve ofis türlerini barındıran bloklarla kentlinin keşfetmesi için merak uyandırıcı olma potansiyeli taşımaktadırlar. Bu çerçevede yapı, sahip olduğu yenilikçi yaklaşımla, sadece merkezin konumlandığı alan içerisinde değil, aynı zamanda yakın çevresinde, İzmir’de hedeflenen inovatif dönüşümün değerli bir parçası olma gücündedir.

*Görseller Ulusal Mimarlık Sergisi ve Ödülleri Programı arşivinden alınmıştır.

KÜNYE

Proje Adı: Zone Ticaret Merkezi

Proje Yeri: Gaziemir, İzmir

Proje Ofisi: Kezer Mimarlık

Tasarım Ekibi: Tolga Kezer

İşveren: İntegral Yapı A.Ş.

Yüklenici: İntegral Yapı A.Ş.

Statik Projesi: Dere Prefabrik

Mekanik Projesi: Ersa Mühendislik

Elektrik Projesi: Bolelli Mühendislik

Peyzaj Projesi: Terry Filidis

Fotoğraflar: ZM Yasa

Proje Başlangıç Yılı: 2015

Proje Bitiş Yılı: 2017

İnşaat Başlangıç Yılı: 2017

İnşaat Bitiş Yılı: 2021

Arsa Alanı: 35.000 m2

Toplam İnşaat Alanı: 43.798 m2

NOTLAR

[1] Stavrides, S., 2016, Kentsel Heterotopya, Özgürleşme Mekânı Olarak Eşikler Kentine Doğru, (çev.) A. Karatay, Sel Yayıncılık, İstanbul, ss.11-12.

[2] “İzmir Kalkınma Ajansı: Hakkımızda”, https://izka.org.tr/hakkimizda/ [Erişim: 05.02.2023]

[3] “TARKEM: Hakkımızda”, http://www.tarkem.com/kurumsal/hakkimizda/ [Erişim: 05.02.2023]

[4] “Sanayi. IZTO”, https://www.izto.org.tr/tr/tg/sanayi [Erişim: 05.02.2023]

[5] “İl Bazında Gayrisafi Yurt İçi Hasıla, 2021. TUIK”, https://data.tuik.gov.tr/Bulten/Index?p=Il-Bazinda-Gayrisafi-Yurt-Ici-Hasila-2021-45619 [Erişim: 05.02.2023]

Bu icerik 804 defa görüntülenmiştir.