423
OCAK-ŞUBAT 2022
 
MİMARLIK'tan

MİMARLIK DÜNYASINDAN

  • Sunuş
    Editörler: T. Elvan Altan, Nurbin Paker Kahvecioğlu

  • Müşterekleşme Mekânları
    Pelin Tan, Prof. Dr., Batman Üniversitesi Güzel Sanatlar Fakültesi; Misafir Araştırmacı, Thessaly Üniversitesi Mimarlık Fakültesi

YAYINLAR



KÜNYE
GÜNCEL

Tarihsel, Kentsel Değişimde Bir Koruma Mücadelesi Örneği: Validebağ Korusu

Deniz Alkan, Mimar, Tarihsel Çevre ve Yapı Korumacıları Derneği Başkanı

İstanbul Üsküdar’da uzun yıllar kent tarihine tanıklık eden Validebağ Korusu, üzerinde planlanan millet bahçesi projesinin ardından bu sefer de “düzenleme ve rehabilitasyon” tehdidi altında. Yazar, bölgeyi korumakla yükümlü kurumların “Validebağ Korusu’nu tahrip edecek, koru niteliklerini bozacak, yapılaşmanın önünü açacak” türlü girişimlerine karşı gönüllülerin verdiği öncü mücadeleyi alanın tarihsel süreci üzerinden tartışıyor.

 

Validebağ Korusu’nun günümüze kadar gelebilen kısmı, İstanbul’un Üsküdar ilçesi Altunizade muhtarlığına bağlı, Acıbadem ile Tophanelioğlu Caddesi arasındaki vadi içinde, Çamlıca Tepesi ile Kadıköy Limanı arasındaki yaklaşık 35 hektar alanıyla Anadolu Yakası şehir merkezinin en büyük yeşil alanlardan biridir. (Resim 1) Dünyada yaşanan salgınla birlikte temiz hava solumanın önemini daha çok anladık. Koru’nun deniz seviyesinden 90 ila 55 metrede dalgalanan bir topografyada, düz ve eğimli alanlara sahip vadi formu farklı mikroklimalar oluşturuyor. Bu da flora ve fauna zenginliğini, farklı bitki gruplarını barındırabilen yapısını sağlıyor. Koru, hektarda 93 ton olmak üzere toplam 3.000 tonun üzerinde karbon depoluyor, her yıl 921 ton toz tutuyor ve bölgenin havasını temizliyor. Yazın 100-150 metre ötesine kadar ısı adası etkisini azaltarak havayı serinletirken kışın ise rüzgarı kesiyor ve doğal bir iklimlendirici işlevi görüyor. Türkiye’deki 485 kuş türünden 130’una, 400’ü aşkın kelebek türünden 31’ine; İstanbul’daki 2.000 otsu bitki türünden 200’üne evsahipliği yapıyor ve doğal zenginliğinin yanı sıra yaklaşık 200 yıllık bir tarih barındırıyor. Validebağ Korusu, doğal zenginliğini oluşturan toprağı-çalısı, ağacı-kuşu, kelebeği-çiçeği-sincabı, döneminin önemli olaylarının yaşandığı tüm kültür varlıklarıyla birlikte korunması gereken değerlere sahiptir. Buna rağmen neden bakımsız bırakıldığını, yıllardır türlü projelerle tahrip edilmek istendiğini, bugün “millet bahçesi” projesiyle tek tipleştirilmeye çalışıldığını, koruma statüsünün değiştirilerek yapılaşmaya açılmak istendiğini anlamak için 1980 askerî darbesiyle hız kazanan neoliberal politikalara, koruma bilincinin yaygınlığına ve kamusal alan ilişkilerine bakmamız gerekir.[1]

VALİDEBAĞ’IN KISA TARİHİ

Sultan III. Selim’in (1798–1807), Validebağ Korusu’nun batısında kalan Selimiye Kışlası’nı yaptırması bölgenin askerî ve stratejik önemini artırır. (Resim 2, 3) Validebağ Kasrı 1863’te Abdülaziz’in kız kardeşi Adile Sultan’a yazlık saray olarak çeyiz verilir. Onun ölümünden sonra ise (1899) kasrı Sultan Reşad’ın üçüncü eşi Darrüalem Kadın 1909’daki vefatına kadar kullanmıştır. Yapı bir süre boş kalmış, Balkan ve I. Dünya Savaşı’nda ailelerini kaybeden çocukların korunması amacıyla 1915’te kurulan “darüleytam”lardan (yetim yurtları) biri olarak Validebağ Darüleytamı Adile Sultan Kasrı 1917-26 yıllarında hizmet vermiştir. Bu tarihî süreçte inşa edilen Vakıf Atik Valide Suyu ile Selimiye Su Yolları’na ait galeri ve isale hatları; korunun kuzey sınırındaki depodan gelen suyun basıncını dengeleyerek çeşmelerle güney ve doğudaki binalara su sağlayan güvercinliklerle bezenmiş su terazisi ve sarnıç; artık suyu akmayan tarihî çeşme, korunun diğer kültür varlıklarıdır.

Validebağ Korusu’nun 1925 yılında Atatürk tarafından Milli Emlak’tan Maarif Nezareti’ne tahsis edildiği tapu kayıtlarına işlenmiştir. Savaştan çıkmış, fakir ve yorgun Türkiye’de verem hastalığı yaygındır. Bunun henüz çaresi bilinmediğinden temiz hava, iyi beslenme, güneşlenme ve dinlenerek tedavi uygulanmaktadır. Havası ve manzarasından dolayı Adile Sultan Kasrı ile arazisinin “prevantoryum” olarak kullanılması uygun görülür.[2] Milli Eğitim Bakanı Mustafa Necati Bey tarafından 1927’de Adile Sultan Kasrı, Validebağ Prevantoryumu’na dönüştürülür ve yapının kapasitesini artırmak için çatı katı yıktırılıp yerine solaryum katı yapılır. (Resim 4, 5) Tedavi görüp iyileşerek kadroya alınan öğretmenler, hasta çocuklara spor, el sanatları gibi alanlarda eğitim vermişlerdir. Bugün huzurevi olarak kullanılan Mustafa Necati Bey prevantoryumu 1928’de, Atatürk’ün imzasıyla yapılan binasının birinci kısmı ise 1939’da hizmete alınır. (Resim 6-8) Sanatoryum II. Dünya Savaşı nedeniyle ancak 1949’da tamamlanır. Bu dönemde tek katlı Çamlı Köşk yapılır. Çocuklar ve yetişkinler için sinema, piyes gösterimi ile hastaların morallerinin yüksek tutulması sağlanmıştır. Burada beslenen 49 inek, 500 civarı tavuk ve arı kovanlarından elde edilen süt, yoğurt, tereyağı, yumurta ve balla hastaların gıda ihtiyaçları karşılanmıştır. Sağlık kompleksinde dikilen ağaçlardan meyve, buğday ekimi yapılarak da un ihtiyacı karşılamıştır. Hastanenin geniş balkonlarında solaryum tedavisi gören hasta sayısının artmasıyla bugün açık hava düğün alanı haline getirilen yerdeki havuz ve kum bahçesinde çocukların solaryum tedavileri yapılmış, (Resim 9) karşısına yetişkinler için yapılan üstü kapalı güneşlenme alanı daha sonra marangoz atölyelerine dönüşmüştür. Korunun hafızasını koruyacak bir müzeye dönüştürülmesini isteyen çevre gönüllülerine karşın atölyeler günümüzde kafeterya yapılmıştır. 1954’te İhsan Mermerci Çocuk Prevantoryumu olarak hizmete açılan yapı (Resim 10) daha sonra depreme karşı güçlendirilmiş ve otel olarak kullanılmıştır. Sultan Abdülaziz’in atların ve seyislerin ikameti için yaptırdığı, veremle savaş sürecinde bir bölümü prevantoryum olarak kullanılan binalar da günümüzde otel veya konuk evi olarak kullanılmaktadır. 1953-72 arasındaki aşılama ve tedaviyle verem vakalarında azalma görülmüş, Adile Sultan Kasrı 1971 yılında artık devre dışı kalmıştır. Yapılan kat ilavesi binaya zarar vermesi nedeniyle yıkılır, yerine orijinal olmayan bir kırma çatı yapılır. 1974’te araziye Sağlık Meslek Lisesi, Koşuyolu tarafına ise 1976’da Validebağ Öğretmenler Hastanesi yapılır. 1975’ten önce aileler çocuklarını hastaların yattığı korudan uzak durmaları için uyarırken o yıl Adile Sultan Kasrı’nda Hababam Sınıfı filmlerinin çekimlerini izlemek için koruya gelmeye başlar. 1981’de Tarım Döner Sermayesi’nin kapatılmasıyla Validebağ Korusu’nda çiftlik hayatı tümüyle biter. Ahırların, kümeslerin ve mandıraların sonu olur; arazi sahipsiz, bakımsız kalır.

KENTSEL DEĞİŞİMLER VE KORUMA MÜCADELESİ

Validebağ Korusu’nun güneyinde Koşuyolu Mahallesi dediğimiz Emlak Bankası Evleri, 1951-62 arasında 140.000 m² alan üzerine yapılan, ilk toplu konutlardır. Korunun içinden akan dere bu dönemde Koşuyolu Parkı’nın altındaki kanala alınmıştır. 1948-84 arasında Türkiye’de üç askerî müdahale yapılmıştır. Söz konusu dönemlerde de iktidar sahipleri özellikle kentlerin imarı konusunda popülist eğilimler sürmüştür. 1956’da projesi yapılan ancak ihalesi ‘60 darbesi sebebiyle ertelenen Boğaziçi Köprüsü hakkında Mimarlar Odası İstanbul Şubesi’nin 1968’de yayınladığı, oldukça detaylı bir rapor vardır. Raporda şehrin nüfusunun 2 milyon olduğu belirtilerek köprünün yapılması halinde kente vereceği zararlar sıralanır. Bugün tamamı gerçekleşen bu saptamalar, zamanın iktidar çevrelerince değerlendirilmemiştir. Boğaziçi Köprüsü ve Çevre Yolları projesi 1970-73 yıllarında yapılmış, yollar ulaşıma açılmalarıyla kentin iki yakasını bağlayarak erişebilirliği artan bölgelerde yapı yoğunlaşması ve yenileşme eğilimi doğurmuştur. Çevre yollarının Çamlıca Tepesi eteklerinden geçmesiyle günümüzde Validebağ Korusu’nun içinden cılızca akan Dinleç Deresi’nin tepeyle bağlantısı kesilir. Çevre yoluna doğru ve korunun etrafında yapılaşma artar. İstanbul gibi tarihî bir kentte büyük yapısal dönüşümler yaşandığında tarihsel çevrenin tahrip olacağı açıktır ve Validebağ Korusu da bu tahripten kaçamayacaktır.

1980’lerin başlarında nazım planlarda kamulaştırılarak Öğretmenlerevi Hastanesi’ne alınacak yeşil alanda plan değişiklikleri yapılarak Validebağ Sitesi inşa edilir. 1989’da Mustafa Necati Bey pavyonu Öğretmen Huzurevine; 1991'de Adile Sultan Kasrı, Öğretmenevi ve kültür merkezine dönüştürülür. 1990

olan yapılar, ahırlar ve mandıralar yıkılarak bunların yerine Haydarpaşa Lisesi kampüsü yapılmıştır. Koruda yapılaşma baskısının artığı bu dönemde bakım-onarım-kullanım için yetkilendirilen Üsküdar Belediyesi, havuzlu restoran, koşu bandı ve çocuk parkı yapmak üzere harekete geçer. Koruda 3 gün boyunca çadır kuran Eğitim-Sen’li öğretmenler ve dönemin İstanbul Valisi bu müdahaleyi durdurur. 1994’te Haydarpaşa Lisesi Eğitim Vakfı’na devredilen, koruma kurulundan izin almadan onarılmış Abdülaziz Av Köşkü’nün tekrar Milli Eğitim’e devri için öğretmenler imza kampanyası başlatmıştır. Bu tarihlerde Adile Sultan Kasrı ve Kızıltoprak Öğretmenevi’nde tadilat yapılıyor denerek binalar ve bahçesi öğretmenlere kapatılmıştır. Altunizade Muhtarlığı, çevrede yaşayan halk ve öğretmenler bu dönemde bir araya gelerek Mimarlar Odası ve akademisyenlerin desteğiyle korunun bu baskılardan korunmasına yönelik girişimlerde bulunmaya başlar. İstanbul III Numaralı Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma (KTVK) Kurulu 25.4.1996 tarihli kararda Adile Sultan Kasrı ve Abdülaziz Av Köşkü’nü I. grup kültür varlığı olarak tescilleyerek bu binalara ait parselin bütününü tescil eder. 1997’de Üsküdar Belediyesi’nin yapılaşma girişimleri mahkeme kararıyla durdurulmuştur. 1998’de Haydarpaşa Lisesi bir futbol sahası büyüklüğündeki alanda hafriyat yapıp, korunun doğal bitki yapısını yok eder. Haydarpaşa Lisesi’nin hemen yanındaki, Şevket Aktalay İzci Okulu yönetimine tahsis edilen tarihî ahır binası restorasyon yapılmayarak yıkılmıştır. Yeni yapılan yapı ise tuvalet, çadır, büfe gibi ekleriyle amaç dışı olarak çay bahçesine dönüştürülmüştür; Haydarpaşa Lisesi’nin kapısına kadar da sert zeminli ve araç geçebilecek bir yol ilave edilmiştir. Nisan 1998’de İBB Meclisi, 1986 yılında Marmara Üniversitesi’ne tahsisi yapılan ve soyu tükenme tehlikesi olan leyleklerin konakladığı Doğal Peyzaj Koruma Alanı’nın 50.000 m2 kısmını plan değişikliğiyle Marmara Üniversitesi’nin hastane alanı olarak onaylanmıştır. 11 Kasım 1998’de Üsküdar Belediye Meclisi arazinin 12.000 m2’sinin park alanına alındığı ve zemin altına otopark yapılacağı notuyla 1/1000 ölçekli planları onaylanması için İBB’ye gönderilir.

Bu yoğun müdahaleler karşısında 6 Aralık 1998 tarihinde Acıbadem, Koşuyolu, Altunizade ve Barbaros mahalleleri sakinlerinden oluşan bir grup gönüllü vatandaş geniş katılımlı bir toplantı yapar. 25 Aralık 1998 tarihinde korunun tarihî dokusunun korunması ve plan değişikliğine itiraz için 6.000 imzalı bir dilekçe İBB’ye elden verilir. İstanbul III Numaralı KTVK Kurulu 25.04.1998 tarih ve 8006 sayılı kararıyla tümü tescillenen parselin kültür varlığı olduğunu,03.02.1999 tarih ve 10704 sayılı kararla “İstanbul İli, Üsküdar ilçesi, 165-166 pafta, 1313 ada, 15 parselde bulunan Validebağ Koruluğunda her türlü imar hareketinin durdurulması” gerektiğini, 16.07.1999 tarih ve 11088 sayılı kararla da Validebağ Korusu’nu 1. derece doğal sit alanı olarak tespit ve ilan etmiştir. Bu sivil toplum mücadelelerin örgütlü olması amacıyla 2001’de Validebağ Gönüllüleri Derneği kurulmuştur.[3]
MEB Şevket Aktalay İzci Okulu’nun kampları, korunun sahipleri olan hayvanları ışık ve ses kirliliğiyle ürkütmekte, kamp bitiminde ise geriye hırpalanmış yeşil alan ve çöp dağları kalmaktadır. Bu olumsuzluklara karşı girişimler sonucu İstanbul III Numaralı KTVK Kurulu 07.09.2005’te izci evi faaliyetlerinin sürdürüldüğü alanın koru dışına taşınmasına ve eski ahır binalarının aslına uygun olarak yeniden yapılmasına karar vermiştir. Bu karara rağmen izci evi faaliyetini sürdürmüş, 2012’de mahkeme kararına uyma adına Kültür Bakanlığı izci evi restorasyonunu durdurmuştur. 2007’de Üsküdar Belediyesi koruda 6 m eninde ve 10 m uzunluğunda bir yol açma girişiminde bulunur. O yıl Validebağ Korusu’nun bakımı, onarımı ve yeşil alanlarının kullanımıyla ilgili İl Milli Eğitim Müdürlüğü ve Üsküdar Belediyesi arasında imzalanan protokol, açılan davadan 7 yıl sonra, Ağustos 2014’te iptal edilmiştir. Aynı yıl, yeni ek binaların olduğu İzci Evi restorasyon projesi tekrar ihale edilir. Halen Üsküdar Belediye Başkanı olan Hilmi Türkmen 2014 yerel seçimleri öncesinde açıkladığı projeleri arasında Validebağ Korusu’na da yer vermiş, çılgın “Hyde Park” projesini farklı web sayfalarından aldığı görsellerle tanıtmıştı. Belediyenin düzenlediği piknik gibi etkinliklerin ardından bıraktığı çöplerden, İSKİ’nin koru sınırına dayadığı borularından akıtılan pis suyun kirlettiği dereden fotoğraflar kullanmış; asıl gerekçesini gizlediği bu kirlilikten yapacağı çılgın projeyle (!) koruyu kurtaracağını ilan ediyordu. Validebağ Gönüllüleri de yapılan çalışmaları izleyebilmek ve hukuksuz uygulamaları belirleyebilmek için koruda nöbete başlamıştı.

Adile Sultan Kasrı’nda uzun süren restorasyon sürecinde korunun Tophanelioğlu Caddesi üzerindeki taş duvarları yıkılmış; bunlar yerine, yüzeyi taş kaplamalı beton duvarlar yapılmıştır. Kasrın ve diğer kültür varlıklarının çevresinde toprak zemine beton dökülerek yükseltilmiştir. Resmî internet adresinde öğretmenevi düğün salonu olarak bahsedilen Validebağ Adile Sultan Kasrı Öğretmen Evi çevresinin doğal dokusu, daha fazla ticari gelir adına yok edilmiştir. Doğal toprak zeminli otoparkın etrafı sık ağaçlıklıyken buraya beton dökülerek daha büyük otoparklar yapılmak istenmiştir. Bu dönemdeki direnişin başını çeken Ülkü Abla, alana beton dökecek araçları ve çalışmayı durdurmuştur. 16 Ağustos 2014 tarihinde bir araya gelen semt sakinleri, meslek odaları temsilcileri, STK ve parti temsilcileri bir gün sonra oy birliğiyle doğal zemine beton dökmek üzere serilmiş çelik hasırları toplayıp uygulamayı engellemiştir. Koruya saldırılar bu kez içerden değil, hemen bitişiğinde olan tescil dışı alandan gelmiştir. Korunun Çamlıca çıkış kapısına bitişik tescil dışı yeşil alan 11.12.2012 tarih ve 2523 sayılı İBB Meclis kararıyla 1/5000 ölçekli Nazım İmar Planı tadilatı, park alanını “dinî tesis” sosyal donatı alanına almıştır. Çevre sakinlerince açılan davalarda, bilirkişi raporlarında planlama ilkelerine aykırı olması sebebiyle mahkeme 2014’te yürütmeyi durdurma kararı almış, ancak Üsküdar Belediyesi karara uymamıştır. Buna tepki gösteren çevrecilerin gece gündüz 6 ay süren nöbet ve protestoları, cami ve eklerinin yapımına eşlik etmiştir. TOMA, polis, zabıta korumasında yapılan cami inşaatı aslında koruya giriş için bir provadır, ancak halkın kararlılığı sonucunda niyetlerini ertelemek zorunda kalmışlardır.[4]

KORU’DA MİLLET BAHÇESİ: TEHDİT SÜRÜYOR!

Çevre ve Şehircilik Bakanlığı, İBB ve ilçe belediye başkanlarıyla Temmuz 2018’de gerçekleştirdiği toplantıda Erdoğan, açıkladığı projeler arasında Validebağ Korusu'nun da millet bahçesi haline getirilmesine karar vermiştir.[5]
İBB Anadolu Yakası Park ve Bahçeler Müdürlüğü’nün hazırladığı Validebağ Korusu Millet Bahçesi Uygulama Peyzaj Projesi, İstanbul I Numaralı Tabiat Varlıklarını Koruma Bölge Komisyonu’nun 16.08.2018 ve İstanbul VI Numaralı KVK Bölge Kurulu’nun 19.09.2018 tarihli kararlarıyla uygun görülmüştür. 29.000 m2 alanı kapsayan Millet Bahçesi bir peyzaj projesi olarak tasarlanmıştır. Oysa koruda tasarım yapılamaz, onun ancak doğallığı muhafaza edilir ve mevcut koruma değerlerinin devamlılığı sağlanır. Bir kez daha betonlaşma tehditi altında olan koru, yapılan uygulamalar ve koruma ilkelerine uymayan yaklaşımlarla ortadan kaldırılmak veya değerini daha da yitirmek tehlikesi altındadır.[6]
Validebağ Gönüllüleri Derneği tarafından 20.09.2018 tarihinde koruma kurulu kararlarının iptali ve yürütmenin durdurulması talebiyle İstanbul İdare Mahkemesi’ne açılan davaya Mimarlar Odası, Çevre Mühendisleri Odası, Harita ve Kadastro Mühendisleri Odası, İnşaat Mühendisleri Odası, Ziraat Mühendisleri Odası İstanbul şubeleri müdahil olmuştur. Açılan davalara ilişkin olarak 23.06.2021 ve 21.10.2021 tarihlerinde iki kez yürütmeyi durdurma kararı alınmış olup dava süreci devam etmektedir. Koruyu ekonomik ve siyasi rant alanı olarak gören kamu kurumları ve iktidar çevreleri de yeni planlar yapmaya devam etmektedir.

03.03.2021 tarihinde onaylanarak askıya çıkarılan 1 / 5.000 ve 1 / 1.000 ölçekli Koruma Amaçlı Nazım İmar Planı ve Uygulama Planı için 23.06.2021 tarihinde yürütmenin durdurulması kararı verilmiştir. Bu, Mimarlar Odası İstanbul Şubesi, Şehir Plancıları Odası, Validebağ Gönüllüleri Derneği ve vatandaşlar tarafından, planın yapılaşmaya yol açabilecek ve korunun ekosistemine zarar verebilecek uygulamalar içermesi nedeniyle iptali için açılan dava devam etmektedir. Davalı Çevre ve Şehircilik Bakanlığı’nın yürütmeyi durdurma kararının iptali için yaptığı itiraz başvurusu reddedilmiştir. Üsküdar Belediyesi gelişmeleri bertaraf etmek için yeni adıyla "peyzaj projesinden" vazgeçildiğini açıklamıştır. Böylece hukuka aykırı olarak Kamu İhale Kurumu üzerinden 2021/192878 sayılı Koru Rehabilitasyon ve Düzenleme Yapım İşi’ni ihale etmiştir. İhale dokümanları incelendiğinde Millet Bahçesi Peyzaj Projesi’nde olan uygulama kalemleri, 88.000 m2 suni çim serilmesi ve otomatik sulama yapılması gibi korunun bitki örtüsünü ve ekolojik sistemini tamamen bozacak iş tanımları görülmektedir. 18 Haziran 2021'de bakanlığın rehabilitasyon projesini Üsküdar Belediyesi ile birlikte 21 Haziran 2021 tarihinde gerçekleştirecekleri açıklaması üzerine gönüllü vatandaşlar nöbet başlatmışlardır. 10 gün süreyle belediye zabıtası ve sivil polisler eşliğinde ağaçlar budanmış, çöp toplanmıştır. Yıllardır koruda çöp toplamayan belediyenin bu işe ihale kapsamında giriştiğini bilen yurttaşlar, koruya çim biçme makinası gibi iş makinalarının girişini engeller. Bu yolla ilerleyemeyeceğini gören belediye bir süre sonra çöp toplamayı bırakır. Tepkiler üzerine 30 Haziran 2021 tarihinde İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu ve heyeti koruya gelerek tüm tarafların katılımıyla bir çalıştay yapılacağının müjdesini vermiştir. 5 Ağustos 2021’de İBB İstanbul Planlama Ajansı tarafından düzenlenen ve tüm tarafların katıldığı “Validebağ Korusu’nun Geleceği Çalıştayı” yapılmıştır. Üsküdar Belediyesi ilgili müdürler düzeyinde katılmakla birlikte çözüm oturumundan önce çalıştayı terk ederler. Eylül 2021’de “Validebağ Korusu Politika Belgesi” sonuç raporu yayınlanmıştır.[7] Üsküdar Belediyesi çalıştaydan 5 gün sonra, ülkede sürmekte olan orman yangınları bahanesiyle yine polis gücüyle korunun tüm otsu bitkilerini biçerek koru ekosistemine ağır bir darbe daha vurur. 11 Ağustos'ta Koruma Kurulu yapılan işlemin hukuksuz olduğu ve derhal durdurulması yönünde karar alır. Eylül başından itibaren Koru'nun kapılarına yığılan kumları dökerek yolları genişletme girişimleri, koru doğal yaşamını olumsuz etkileyen 100 desibellik kompaktörlerin çalıştırılmasının yurttaşlar tarafından engellenmesiyle son bulur. Üsküdar Belediyesi 21 Eylül 2021 günü sabah 5’te kamyonlar, iş makinaları ve yine polis eşliğinde, içinde cam ve taş parçalarının olduğu kumları ve yanlışlıkla getirdiklerini iddia ettikleri 2 kamyon molozu koruya dökmüş; kamyon damperleri ağaç dallarını kırarken adeta şafak baskını yapmıştır! Koruyu korumak için seferber olan gönüllüler darp edilmiştir. TMMOB Mimarlar Odası ve Şehir Plancıları Odası İstanbul Şubeleri, Üsküdar Belediye Başkanı Hilmi Türkmen ve görevi kötüye kullanan kamu çalışanları hakkında suç duyurusunda bulunmuştur. Koru Rehabilitasyon ve Düzenleme Yapım İşi adıyla yapılan ihalenin iptali için vatandaşlar tarafından açılan davada 27.10.2021 tarihinde 11. İdare Mahkemesi iptal kararı vermiştir. Bir saldırı daha gönüllü insanların, meslek odalarının çalışmalarıyla, hukuk yoluyla “şimdilik” bertaraf edilmiştir.[8] 21 Haziran’da başlatılan nöbet bu yazı hazırlanırken 197. günündedir. (Resim 11)

06.12.2021 tarihinde bakanlık, tek parsel ve 1. derece doğal sit alanı olan korunun içinde, 1990’da yapılan Haydarpaşa Lisesi’nin olduğu alan ve çevresini kapsayan 30.000 m2 kısmın statüsünün “sürdürülebilir koruma ve kontrollü kullanım alanı” olarak değiştirdiğini duyurdu. Validebağ’ın gönüllüleri, savunucuları askı süresi içinde, yapılaşmanın önünü açacak koruma statüsü değişikliğine itirazlarını bakanlık önünde basın açıklamasıyla yapmışlardır. Korumakla yükümlü kurumlar Validebağ Korusu’nu tahrip edecek, koru niteliklerini bozacak, yapılaşmanın önünü açacak türlü girişimlerde adeta yarışıyor dense abartılmış olmaz. Doğal sit alanlarında bitki örtüsü, topografya, silüet etkisini bozabilecek, tahribata yönelik hiçbir eylemde bulunulamayacağı, koruma mevzuatı açısından açıktır. İBB düzenlediği çalıştay sonucunda kamuoyuyla paylaşılan Validebağ Korusu Politika Belgesi[9] korunun korunmasında yol haritası olabilir. Biyokültürel ve katılımcı koruma yaklaşımlarının izlenmesi, bütünleşik koruma ve planlama, katılımcı yönetim ve şeffaflık, ekolojik hassasiyet, afetlere karşı dayanıklılığın artırılması ile yaklaşık 200 yıllık tarihî süreci gelecek yüzyıllara aktarabiliriz.

* TMMOB Mimarlar Odası İstanbul Büyükkent Şubesi’nin Validebağ Korusu Arşivi ile İstanbul Mimarlık Rehberi’nden yararlanılmıştır. Aksi belirtilmedikçe görseller Başhekim Ekrem Durmuşoğlu arşivinin kopyasına sahip Yüksel Demirtaş’ın koleksiyonundan alınmıştır.

NOTLAR

[1] “Validebağ Savunması Çevrimiçi Seminerler Dizisi Sonuç Raporu”, https://books.google.com.tr/books?id=QJBEEAAAQBAJ [Erişim: 25 Aralık 2021].

[2] Armağan, Nurcan, 2015, “Validebağ Korusunda: Bir Devrin Veremle Savaşı”, http://www.gazetekadikoy.com.tr/genel/validebag-korusunda-bir-devrin-veremle-savasi-h7409.html [Erişim: 25 Aralık 2021].

[3] “Validebağ Korusu”, http://www.validebag.org/ [Erişim: 25 Aralık 2021].

[4] Akyıldız, Sibel, 2015, “Yeni Toplumsal Hareketler: Validebağ Direnişi Üzerinden Çevre Hareketleri”, Maltepe Üniversitesi SBE, yayımlanmamış yüksek lisans tezi, İstanbul.

[5]“Validebağ Korusu ‘Millet Bahçesi’ Oluyor”, https://www.sozcu.com.tr/2018/gundem/validebag-korusu-millet-bahcesi-oluyor-2576479/ [Erişim: 25 Aralık 2021].

[6] Kantarcı, M. Doğan, 2018, “Validebağ Korusu’nu ‘Millet Bahçesi’ Yapmak Girişimi Üzerine Değerlendirmeler”, https://www.researchgate.net/publication/348603730_VALIDEBAG_KORUSU%27NU_

MILLET_BAHCESI_YAPMAK_GIRISIMI_UZERINE_DEGERLENDIRMELER

[Erişim: 25 Aralık 2021].

[7]“Validebağ Korusu’na İlişkin Politika Belgesi Yayımlandı”, https://ipa.istanbul/validebag-korusuna-iliskin-politika-belgesi-yayimlandi/ [Erişim: 25 Aralık 2021].

[8] “Validebağ Savunması”, https://www.facebook.com/ValidebagSvnms [Erişim: 25 Aralık 2021].

[9]“Validebağ Korusu Politika Belgesi”, 2021, İBB İstanbul Planlama Ajansı, https://uo0hom8od0sb.merlincdn.net/wp-content/uploads/2021/09/VALIDEBAG_politika_belgesi_ve_calistay_raporu.pdf [Erişim: 25 Aralık 2021].  

Bu icerik 483 defa görüntülenmiştir.