423
OCAK-ŞUBAT 2022
 
MİMARLIK'tan

MİMARLIK DÜNYASINDAN

  • Sunuş
    Editörler: T. Elvan Altan, Nurbin Paker Kahvecioğlu

  • Müşterekleşme Mekânları
    Pelin Tan, Prof. Dr., Batman Üniversitesi Güzel Sanatlar Fakültesi; Misafir Araştırmacı, Thessaly Üniversitesi Mimarlık Fakültesi

YAYINLAR



KÜNYE
ETKİNLİK

Bursa Bey Sarayı’nı Yarında Aramak: Çok Katmanlı Kültürel Miras Alanlarının Geleceğe Aktarılması Tartışmaları

Ayten Başdemir Taciroğlu , Mimarlar Odası Bursa Şubesi Bey Sarayı Komisyonu Üyesi
Gün Işık, Mimarlar Odası Bursa Şubesi Bey Sarayı Komisyonu Üyesi

1 - 30 Mayıs 2021 tarihleri arasında gerçekleştirilen Çok Katmanlı Kültürel Miras Alanlarının Geleceğe Aktarılması Tartışmaları uzun soluklu bir kent mücadelesi sürecinin ilk aşaması. Tartışmaların çeşitli platformlara da taşınması hedefiyle konuyu ele alan yazarlar, sürece “disiplinlerarası, çok katılımlı, şeffaf” yöntemlerle müdahil olunmasının önemine dikkat çekiyor.

 

Günümüzde belediyeler, ülkemizdeki kültür varlıklarını yeniden keşfederek kendi kentlerinin kimliklerini kültür üzerinden tanımlamaya çalışıyorlar ve bunlar oldukça değerli uğraşlar. Ancak bu uğraşların doğru şekilde yönlendirilmeye ihtiyaçları var. Kültürel mirasın doğru olarak korunması ve yaşatılması yalnızca kamu tüzel kişilikleri ve yerel yönetimlerin gayretleri ile sürdürülebilecek bir süreç değil. Bu süreçte STK’lara ve meslek odalarına da önemli görevler düşüyor. Ülkemizdeki birçok kent gibi Bursa da, sahip olduğu zengin kültürel ve tarihî değerleriyle kültürel mirası koruma faaliyetlerinin yoğun olarak sürdürüldüğü bir kent. Mimarlar Odası Bursa Şubesi, kent tarihini ve kültürel mirasını ilgilendiren konularda değerlendirmeler yaparak bunları ilgililerle ve kamuoyuyla paylaşmaya özen gösteriyor.

NEDEN BÖYLE BİR ETKİNLİK DİZİSİ PLANLANDI?

Bursa kent gündeminde yer alan ve Bursa’nın önemli tarihî miras alanlarından olan Hisar bölgesinde yer alan Bey Sarayı araştırmalarıyla ilgili kamuoyunda farkındalık oluşturmak amacıyla Bursa Büyükşehir Belediyesi tarafından çeşitli yayın organlarında kullanılan görsellerin, yapının rekonstrüksiyonunun yapılacağı gibi yanlış anlaşılmalara sebep olabileceği, tarihî belgelerde adı geçen Bey Sarayı için somut verilere dayanmayan bir rekonstrüksiyon sürecine girilebileceği riski fark edildi. (Resim 1, 2) Ayrıca Bursa Büyükşehir Belediyesi tarafından düzenlenmesi planlanan Bey Sarayı Sempozyumu’nda mimari tartışma ortamının eksik kalabileceği öngörüsünden hareketle bu konulara bir çözüm getirilmesi amaçlandı.

Bu amaçla Mimarlar Odası Bursa Şubesi bünyesinde Bey Sarayı Komisyonu kurularak, Bey Sarayı ve dolayısıyla Hisar bölgesiyle ilgili, alanın nasıl korunması gerektiğine dair bir rapor hazırlanması ve karar vericilere zamanında doğru bilgi verilebilmesi hedef olarak belirlendi. Rapor içeriğinin doğru şekilde oluşturulabilmesi için konuya farklı açılardan yaklaşabilecek uzmanların sunuşlarından oluşan “Çok Katmanlı Kültürel Miras Alanlarının Geleceğe Aktarılması Tartışmaları” etkinliği gerçekleştirildi. Başlıktan da anlaşılacağı üzere Bey Sarayı alanının her şeyden önce arkeolojik bir alan olduğuna dikkat çekilmesi amaçlandı.

ETKİNLİĞE DAİR

”Çok Katmanlı Kültürel Miras Alanlarının Geleceğe Aktarılması Tartışmaları” 1 - 30 Mayıs 2021 tarihleri arasında 4 hafta boyunca çeşitli oturumlarla gerçekleşti. Alanla ilgili ilk oturumdan sonraki bölümlerde çeşitli temalar altında konuşmalar ve tartışmalar yapıldı. Kayıt altına alınan bu çalışmalara halen Mimarlar Odası Bursa Şubesi YouTube sayfası üzerinden ulaşılabiliyor.[1]

1 - 2 Mayıs 2021 tarihlerinde gerçekleştirilen “Bursa Hisar Bölgesi ve Bey Sarayı” temalı oturumda Doç. Dr. Mustafa Çağhan Keskin “Bursa’da Osmanlı Sarayları” başlıklı sunumunda, aslında Bursa’da bir değil iki saray olduğunu -Bey Sarayı ve IV. Mehmet tarafından Hisar bölgesinin diğer tarafına inşa edilen saray- ve söz konusu saraylar hakkında görsel ve mimari bir verinin bulunmadığını, yazılı kaynaklarda anlatılar olduğunu belirtti. Prof. Dr. O. Metin İlkışık ve Prof. Dr. Sait Başaran “Bursa Surları Kazılarında Arkeojeofizik Çalışmalar” sunumlarıyla Hisar bölgesinde yaptıkları arkeojeofizik araştırmayla yedi ile on metre derinliğe kadar yeraltını inceleyerek, bu incelemelerde belirgin anomaliler saptadıklarını ve bulguların arkeolojik kazılarla araştırılması için Tophaneyle Haşim İşcan Parkı arasındaki alanların sürekli bir arkeolojik araştırma alanı olarak ilan edilmesi gerektiğini belirtti. Prof. Dr. Arzu Çahantimur ve Doç. Dr. Rengin Beceren Öztürk “Kentsel Mirası Ortak Akılla Korumak; Bursa Hisar Bölgesi” sunumları ile 2011 - 2013 yılları arasında Hisar bölgesi için akademik araştırma projesi olarak hazırladıkları alan yönetim planlarını aktararak bütüncül bir yaklaşımın gerekliliğine vurgu yaptı. Mimar Fatma Nur Özüpak ise “Bursa Hisar Bölgesi ve Katmanlı Yapısı” sunumuyla “Katılımcı Yaklaşımla Kültürel Rota Önerisi: Bursa Tarihi Kentsel Peyzajında Hisar Örneği” başlıklı tezinde Hisar’ın çok katmanlı yapısını nasıl ele aldığını, çok katmanlılığı Hisarlılarla birlikte nasıl test ettiğini ve Hisar'daki değerleri ele aldığı 11 kategoriyi aktardı.

8 - 9 Mayıs 2021 tarihlerinde gerçekleştirilen “Arkeolojik Saray Alanlarında Koruma Yaklaşımları” temalı oturumda Doç. Dr. Gülay Apa Kurtişoğlu “Geçmişten Günümüze Edirne Yeni Saray” sunumuyla Edirne Sarayı’nın tarihçesini aktardı ve Edirne Yeni Saray Kazı Başkanlığı tarafından yürütülen çalışmalar hakkında bilgi verdi. Prof. Dr. Oğuz Ceylan “Tekfur Sarayı Müzesi” sunumu ile sarayın tarihçesini ele aldıktan sonra, kısa bir süre öncesine kadar sadece dört cephe duvarı ve bir avlusuyla günümüze ulaşan Tekfur Sarayı’nın, mevcut haliyle dondurularak korunmasını öngören projeler yerine önceki dönem izlerini de kaybedecek şekilde tümlenerek bir uygulamaya maruz bırakılması ve müze olarak işlevlendirilmesi süreçleri hakkında bilgi verdi. Prof. Dr. Füsun Alioğlu “Boukoleon Sarayı: Nasıl Korunmalı” sunumuyla bilimsel çalışmaları engelleyen bir baskı unsuru olan turizm beklentisi ve toplumun bitmiş bir yapı görme isteğine rağmen; özgün yapıya zarar vermeden, yapının tarihî belge değeri olan izlerinin yok olmamasını sağlayacak ve daha sonra gerçekleştirilecek araştırmaları yanıltmayacak müdahale yöntemleriyle restorasyonun gerçekleştirilmesi gerektiğini vurguladı. Doç. Dr. Muharrem Çeken “Beyşehir Gölü Kıyısında Bir Selçuklu Saray Külliyesi: Kubadabad” sunumuyla Kubadabad Sarayı Kazıları tarihçesi ve güncel çalışmaları hakkında bilgi verirken, saray kompleksi içerisinde yer alan Büyük Saray ve Küçük Saray’ın mimari rekonstrüksiyon uygulamalarının yapılması yerine, gezi alanlarında oluşturulan tanıtım panoları içerisindeki kare kodlarla ulaşılabilen restitüsyon canlandırmalarıyla sarayın orijinalinde nasıl olabileceğine dair görüşlerin dijital ortamda ziyaretçilere sunulduğunu belirtti.

22 - 23 Mayıs 2021 tarihlerinde gerçekleştirilen “Arkeolojik Alanlarda Sergileme, Rekonstrüksiyon ve Turizm” temalı oturumda Öğr. Gör. Nimet Özgönül arkeolojik alanlarda koruma ve sunuma yönelik, mimarinin bu konuyla olan ilişkisini aktarmak için dünyadan örnekler de aktardığı “Var Ama Yok Mekân Apollon Smintheus Tapınağı Yorum ve Sunum Çalışmaları” sunumuyla bir tapınağın yaşam çizgisindeki süreci keserek, onu yeniden 2000 yıl öncesi bir tapınağa dönüştürmek yerine, çağdaş olanı yakalamamız gerektiğini, var olanın kendi öz bağlamı ve bugünkü bağlamıyla birlikte sunulmasının önemini vurguladı. Arkeolog / Yazar Nezih Başgelen “Neolitikten Günümüze Bursa ve Çevresi” sunumu ile Osmanlı ve Selçuklu medeniyetlerinde çok kültürlülüğe ve kültürel sürekliliğe verilen önemi vurguladı. Doç. Dr. Zeynep Eres tarihî kentlerde çok değişmişlik yaşanan yerlerde, geçmişte bu mekânların nasıl biçimlendiğini, buralarda nasıl yaşandığını anlayabilmek için sadece yazılı belgelerin, minyatürlerin, seyyahların anlatımlarının yeterli olmadığını, uygun yerlerde bilimsel arkeolojik kazılar yaparak kentin tarihinin aydınlatılabileceğini çeşitli örnekler üzerinden aktardığı “Kentsel Arkeolojik Alanlarda Koruma, Sergileme Yaklaşımları & Kentin Geçmişini Toplumla Buluşturma” başlıklı sunumunda bir arkeolojik alanın nasıl korunması gerektiğiyle ilgili genel kabul gören temel yaklaşıma vurgu yapıp araştırma ve koruma planlamasının önemini aktardı. Doç. Dr. Ayşe Güliz Bilgin Altınöz çok çeşitli örnekler üzerinden gerçekleştirdiği “Kent Arkeolojisi, Araştırmadan Tasarıma Çok Katmanlı Bağlam” sunumuyla, korumanın bir yönetim süreci olduğunu ve çeşitli karar destek sistemleri ile kent hakkındaki bilgiyi toplayan ve bir araya getiren, değerlendiren, sunan, kentin katmanlarının, kent ve kentliyle nasıl bütünleşeceğine paydaşlarla birlikte karar veren bir çalışma alanı haline geldiğini belirtti.

29 - 30 Mayıs 2021 tarihlerinde gerçekleştirilen “Mimari Rekonstrüksiyona Kuramsal Yaklaşımlar” temalı oturumda Prof. Dr. Deniz Mazlum “Rekonstrüksiyon: Yoktan Var Etmek” sunumuyla anıtlara yapılan müdahaleler sonucunda, anıtların belge değerlerini kaybetme, gelecek kuşaklara doğru aktarılamama ve değersiz varlıklara dönüşme riski altında olduklarını vurgulayarak, bir rekonstrüksiyonun hangi durumlarda yapıldığında bilimsel olarak kabul gördüğünü anlattı. Doç. Dr. Elvan Ebru Omay Polat “İki Sarayın Hikayesi - Berlin” sunumuyla, tıpkı 1950'lerde Doğu Almanya’nın Berlin Sarayı’nı yıkarak Cumhuriyet Sarayı’nı yapması gibi, 2000’li yıllarda Cumhuriyet Sarayı’nın yıkılarak Berlin Sarayı’nın yeniden yapılmaya çalışılmasını, hem tarihte tekerrür hem hata hem de ilerlemeye karşı bir durum olarak yorumladı. Prof. Dr. Zeynep Ahunbay, soru - cevap üzerinden gerçekleştirdiği konuşması sırasında gelen sorulardan biri üzerine elimizdekilerin sürekli bakım onarımlarını yaparak korumanın, yeni vizyon projeleri ile topluma tarihi bir kentte yaşadığını sürekli hatırlatmak kadar önemli olduğunu belirtti.

Son olarak Bey Sarayı Komisyonu üyelerinin, Bursa Büyükşehir Belediyesi Bey Sarayı Sempozyumu Bilim Kurulu Üyeleri’nin, Bursa Uludağ Üniversitesi ve Bursa Teknik Üniversitesi’nin mimarlık, peyzaj mimarlığı, arkeoloji, sanat tarihi gibi bölümleri ile diğer meslek odalarında yapılan duyurular sonucu katılım sağlamak isteyen ilgililerin, etkinlik dizisi kapsamındaki konuşmacıların ve izleyicilerin davet edildiği bir tartışma oturumu gerçekleştirildi.[2]

BEY SARAYI’NI TOPLUMLA BULUŞTURMANIN YOL HARİTASINA İLİŞKİN TAVSİYE KARARLARI RAPORU

Etkinlik dizisi kapsamındaki sunumların değerlendirilmesi sonucunda, Mimarlar Odası Bursa Şubesi’nin Bey Sarayı Komisyonu üyeleri tarafından Bey Sarayı’nı Toplumla Buluşturmanın Yol Haritasına İlişkin Tavsiye Kararları Raporu hazırlandı.

Raporda özet olarak, Bey Sarayı ve Hisar bölgesinin bütüncül olarak ele alınabilmesi için karar destek sistemleri ve kentsel arkeolojik çalışmalar üzerinden kurgulanan alan yönetimiyle çalışılması ve yönetim planı hazırlanması önerildi. Bu bütüncül ele alış içerisinde Bey Sarayı alanı için araştırma ve kazı planlaması yapıldıktan sonra kapsamlı arkeolojik araştırmalar, kazılar yapılması ve kazı süreçlerinin şeffaf yaşanmasının sağlanması tavsiye edildi. Bey Sarayı arkeolojik alanının yorumu aşamasına gelindiğinde, doğru mimari tasarımlarla özgün bir alan olarak Bey Sarayı’nın toplumla buluşturulabilmesi için disiplinlerarası çalışmalar yürütülmesi gerektiği belirtildi.

Belki de en önemlisi, bir yerin toplumsal belleği ya da tarihi açısından anlatılarda ortaya çıkan değerini canlandırmanın tek yönteminin rekonstrüksiyonunun yapılmasının olmadığı; çok katmanlı bir alanda, arkeolojik araştırma sonucunda elde edilen verilerin, alanın kendi bağlamında değerlendirilmesi sonucunda yorumlanmasıyla çok farklı şekillerde toplumla buluşturulmasının mümkün olduğuna dikkat çekildi. Örneğin, alanın kendi kendini sergileyen bir arkeolojik alan - açık hava müzesi olabileceği (Resim 3, 4), gündelik hayatın parçası olarak kentlinin tarihe daha çok değdiği alanlardan biri olarak kullanılabileceği, (Resim 5) kendisini geçici bir sanat objesine dönüştürerek ilgi çekebileceği, (Resim 6-8) ileri-teknoloji, multimedya teknikleri kullanılarak sanal ortamda ya da çağdaş mimari tasarımı olan bir müze içerisinde sürekli değişen aktivitelere ev sahipliği yapan bir eğitim aracı olarak topluma sunulmasının mümkün olabileceği (Resim 9-10) ülkemizdeki ve dünyadaki benzer örneklerine atıf yapılarak belirtildi.

Etkinlik sonunda elde edilen kazanımlar ise şu şekilde sıralanabilir:

  • “Bey Sarayı’nı Toplumla Buluşturmanın Yol Haritasına İlişkin Tavsiye Kararları Raporu” Bursa Büyükşehir Belediyesi’ne resmî yazı ile iletildi.[3]

  • Etkinlik dizisine katılan konuşmacılardan Prof. Dr. Arzu Çahantimur ve Mimar Fatma Nur Özüpak, Bursa Büyükşehir Belediyesi tarafından etkinlik dizisinden sonraki bir tarihte düzenlenen Bey Sarayı Sempozyumu’na konuşmacı olarak davet edildi. Böylece tarihî araştırmaların ağırlıkta olduğu sempozyum programı içinde mimarların ve mimari tartışmaların daha fazla
  • temsil edilmesi sağlandı.[4]

  • Bey Sarayı Sempozyumu Değerlendirme Oturumu’nda “Bey Sarayı’nı Toplumla Buluşturmanın Yol Haritasına İlişkin Tavsiye Kararları Raporu”nun sunumu gerçekleştirildi.[5] Bu sunumdan sonra Bey Sarayı Sempozyumu Bilim Kurulu Üyesi Prof. Dr. Özer Ergenç Mimarlar Odası raporunda değinilen noktaların, çalışmalarının bir parçası haline getirilmesi gerektiğini belirterek “Bundan sonra ne yapacağız?” sorusunu dile getirdi. Böylelikle, alan üzerinde çalışan paydaşlarda farklı perspektiflerin ve soruların oluşmasına katkı sağlandı.

  • Erişilebilir durumdaki etkinlik dizisiyle çok katmanlılık kavramı üzerinden, dünyada ve ülkemizde arkeolojik alanlardaki çalışmalar, güncel sunum yaklaşımları ve uzmanlar tarafından hiçbir şekilde kabul görmeyen, tarihî yapının kaybına tanıklık etmemiş bir nesil tarafından yeniden inşa edilmesinin / rekonstrüksiyonunun neden yanlış olduğunun detaylı olarak açıklandığı bir dijital arşiv oluşturulmuş oldu.

  • Raporun kitapçık halinde çok sayıda basılarak ilgili belediyelere, STK’lara, diğer meslek odalarına iletilerek konu hakkında daha fazla farkındalık oluşturmak için halen çalışmalara devam ediliyor.

Bundan sonrasında ise Bey Sarayı kazı çalışmalarının ve alanın sunumuna yönelik çalışmaların çok uzun soluklu çalışmalar olacağının farkında olarak, alana en doğru şekilde nasıl yaklaşılacağına ilişkin yöntemlerin disiplinlerarası, çok katılımlı, şeffaf toplantılar sonrasında belirlenmesi için tartışma ortamları yaratmaya devam etmek gerekiyor.

NOTLAR

[1] Mimarlar Odası Bursa Şubesi YouTube sayfası “Bursa Mimar TV” üzerinden çevrimiçi olarak izlenen ve halen ulaşılabilir durumda olan “Çok Katmanlı Kültürel Miras Alanlarının Geleceğe Aktarılması Tartışmaları” oynatma listesi için: URL1. https://www.youtube.com/watch?v=GtbuNHEwjZA&list=PLLmK5ardaGLKUnItZA-JzYwHNI4cobtJU

[2] URL1.

[3] Rapora dijital olarak https://www.bursamimar.org.tr/bey-sarayini-toplumla-bulusturmanin-yol-haritasina-iliskin-tavsiye-kararlari-raporu/ adresi üzerinden ulaşılabilir

[4] Bey Sarayı Sempozyumu hakkında: Bursa Bey Sarayı Sempozyumu ile Osmanlı Devleti’nin ilk idare merkezi olan Bey Sarayı’nın ve içinde bulunduğu Hisar bölgesinin tarihî, arkeolojik ve mimari şekillenişinin Osmanlı öncesi dönemden, günümüze kadarki süreçlerinin araştırılarak, geçirdiği tarihî ve fiziki değişimin ortaya konması öncelikli amacımızdır. Bu araştırmalar neticesinde başta Bey Sarayı olmak üzere, Bursa’nın bu en özel bölgesi olan Hisar’ın geleceğine yönelik, günümüzde kayıp olarak varlıkları belirlenen kültürel mirasın korunmasına, uygulamalarına ve yeniden kullanımlarına ilişkin yeni fikirler, kuram, yöntem ve öneriler belirlenecektir. Daha fazla bilgi için http://www.beysarayisempozyumu.org/ adresi ziyaret edilebilir

[5] Bey Sarayı Sempozyumu Değerlendirme Oturumu için, bkz:  https://www.youtube.com/watch?v=vztfXnhwyt8&list=PLbu_XBlprbWBVJ9JhtPfjmryCy6r0B7Go

Bu icerik 373 defa görüntülenmiştir.