429
OCAK-ŞUBAT 2023
 
MİMARLIK'tan

MİMARLIK DÜNYASINDAN

YAYINLAR



KÜNYE
ETKİNLİK

İyi Tasarım İzmir: Tasarımın “Yaşamsal” Boyutu

Çiçek Ş. Tezer Yıldız, Y. Mimar

Bu yıl yedincisi düzenlenen İyi Tasarım İzmir, 4-14 Ekim 2022 tarihleri arasında İzmir Kültürpark Atlas Pavyonu’nda izleyicisiyle buluştu. Yazar, “doğa, insan, insan dışı canlıların döngüsel varoluşu; eko-feminist bir anlayışla dişil bilgeliğin dönüştürücü gücü; ortakyaşam evrenine yuva olan kapsayıcılık ve dahiliyetçilik üzerine bir tartışma ortamı yaratmayı, tasarım çözüm ve senaryolarını teşvik etmeyi” hedefleyen organizasyonun ardından öne çıkan başlıklara değiniyor.

 

2015 yılından bu yana her yıl düzenlenen İyi Tasarım İzmir’in bu yıl belirlenen teması “yaşamsal” oldu. Organizasyonun tasarım alanı içindeki özgün yerini anlatabilmek için öncelikle etkinliğin düzenleyicisi İzmir Akdeniz Akademisi’nden ve programdan bahsetmek gerek.

İzmir Akdeniz Akademisi, İzmir Büyükşehir Belediyesi’nin müdürlüklerinden biri olmakla birlikte, katılımcılığı merkeze alan organizasyon şemasıyla oluşturduğu programıyla özgün bir yapıya sahip. Akademi, 2009 yılında İzmirli ve İzmir ile ilişkili bilim, sanat ve kültür alanında çalışan kişilerin katılımıyla İzmir Büyükşehir Belediyesi çatısı altında düzenlenen İzmir Kültür Çalıştayı’nda kent için saptanan yeni bir gelişme vizyonu doğrultusunda şekillendirildi ve 2012 yılında çalışmalarına başladı. Bu yeni vizyon, kentin “geleceğinde daha ileri bir noktaya gidebilmesi için yenilik ve tasarım kenti haline getirilmesi, bu vizyonu yurt dışına açık ve Akdeniz kentleri ile kurduğu ağ ilişkilerinden yararlanarak geliştirmesi ve demokratik ve katılımcı pratikler içinde sağlaması” doğrultusunda biçimlendirildi ve Akdeniz Akademisi de “Akdeniz’in Kültür, Sanat ve Tasarım Kenti İzmir” hedefini yaşama geçirecek birim olarak kuruldu.[1]

İyi Tasarım İzmir ise, bilim, sanat, tasarım ve kültür alanında önemli yayınların ve programların yürütüldüğü bu özgün oluşumun tasarım alanında sürdürdüğü bir program; İzmir’de sürekliliği sağlanan en kapsayıcı tasarım etkinliği. Program her yıl; sivil toplumu, akademiyi ve bağımsız araştırmacıları, tasarımcıları, sanatçıları bir araya getiren, çok disiplinli Akdeniz Akademisi Tasarım Danışma Kurulu görüşmelerinde belirlenen bir tema çerçevesinde oluşturuluyor. Söyleşi / panel, atölye ve sergi olmak üzere temelde üç bölümde kurgulanan içeriği, açık çağrıya yapılan başvurular ve davetli etkinlikler oluşturuyor. İyi Tasarım İzmir, aynı zamanda İzmir’de tasarımın çeşitli alanlarıyla ilişkilenen kurumlarla ve sivil toplumla bir iletişim ağı kurarak, tema kapsamında içerik oluşturma sürecinde ortaklıklar geliştirmeyi önemsiyor. Etkinlik süresince kentte tasarım bir süre için önemli bir gündem oluşturuyor; tasarımcılar İyi Tasarım İzmir’de buluşuyor, konuşuyor ve üretiyor, kent dışından gelen konuklarla ilişkileniyor. Mekân olarak ilk yılından bu yana kentte kamusal bir park olan Kültürpark’ı kullanan İyi Tasarım İzmir aracılığıyla çok disiplinli tasarım konuşmaları, sergileri ve atölyeleri kentli için de görünür oluyor.

Geçtiğimiz yıllarda “Çıktı”, “Alan Açmak”, “Birarada Alan Açmak”, “Döngü”, “Müşterek Gelecekler” ve “Yeniden Müşterek Gelecekler” temalar olarak belirlenmişken, 2022 yılında etkinlik “Yaşamsal”[2] teması ile şekillendirildi.

“Yaşamsal”, içinde bulunduğumuz tekinsiz insan sonrası çağda, iklim krizi sorunsalıyla gündelik hayatlarımızdaki kaçınılmaz göstergeler vesilesiyle yüzleşmeye başladığımız bu dönemde, bizlere köklerimizi, yerimizi, gezegenimizle ve insanın yanında her şeyle ilişkimizi sorgulatan, hatırlatan ve sorunları görünür kılarak çözümler aratan bir tema. Tasarımın yaşamsal boyutunu düşünmek bir yandan primitif ve organik bir alan açarken diğer yandan çok sert gerçeklerle yüzleşmeye vesile oluyor.

Tema, insan odaklı bir tasarım anlayışına alternatifler ararken, yeryüzü ile ortak yaşam imkanlarını ve bağlantısallığı[3] gözeten, nazik ve şiddetsiz bir dili nasıl oluşturabileceğimizi; yaşayış biçimlerimizi olduğu kadar tasarım üretimlerimizi de nasıl yeniden nasıl ele alabileceğimizi, tasarım nesnelerini ve mekânları var olan halleriyle nasıl yeniden değerlendirip sürdürebileceğimizi soruyor. Döngüselliği ve tasarımın dönüştürücü gücünü ele almayı önceliyor, bu tartışmayı atıktan onu üreten ve dönüştüren emeğe, ekonomisine ve süreçlerdeki eşitlik arayışlarına kadar kapsayıcı bir şekilde ele almanın gerekliliğine vurgu yapıyor. “Dişil bilgeliği” ve eko-feminist yaklaşımları tasarımla birlikte düşünmenin önemini vurguluyor. Üretim ve tüketim döngüsüne alternatif akışları tasarım düşüncesi üzerinden üretmeye, bu amaçla tasarımda teknolojinin ve canlı sistemlerin kullanımıyla ilgili çalışan kişileri tecrübelerini aktarmak ve birlikte düşünüp üretmek üzere davet ediyor. Tasarım yoluyla ya da tasarım için biraraya gelip nasıl üretebileceğimizi, dayanışma modellerini, ortak mekanlarımızı nasıl şekillendirebileceğimizi konuşmak, bu alanda geliştirilmiş ve deneyimlenmiş yöntemleri paylaşmak için alan açmayı hedefliyor.

İyi Tasarım İzmir’in “yaşamsal” temalı atölye programı açık çağrıya yanıt veren ve enerji kaynaklarını, hammadde sorununu, üretim biçimlerimizin iklim değişikliğine ve iklim değişikliğinin üretim biçimlerimize etkisine tasarım üzerinden yanıtlar arayan dokuz atölye ile geliştirildi. Eko-print uygulamaları, atık malzemelerin geri dönüşümü, kağıt hamurunun tasarım nesnelerinin üretimi için malzeme olarak kullanılması, üretim-tüketim ilişkileri üzerinden kent okumaları, yaşamsal tasarım pratiklerinin araştırılması için zihinsel izlerin takibi ve ifadeleri, yaşamsal hassasiyetlerle tasarım nesnelerinin ve giysilerin üretilmesi atölyelerin odaklandığı konulardandı. Atölyelerin bir kısmı çevrimiçi ortamda yürütülürken, bazıları ise uygulamalarını Kültürpark’ın açık yeşil alanları üzerinde, yürüyüş yapan kentlilerin ve fuardaki hayvanların eşliğinde yapma imkanı buldu. (Resim 1-5)

Açık çağrı üzerine yapılan başvurulardan seçilen ve davet edilen toplam sekiz çalışma ise İyi Tasarım İzmir_7’nin sergileme kısmını oluşturdu. Sergilemede, yapay zeka ve dijital teknolojilerden, bakterilerle, biyoatıklarla, sürdürülebilirliği merkeze alan biyotasarım araştırmalarına geniş bir çerçevede ele alan çalışmalarla; “ekosistemle uyumlu, etik-politik sosyal sistemler aracılığıyla üretim ve tüketim ekseninde sürdürülebilir bir tasarım yaklaşımının olanaklarını araştıran projeler”[4] yer aldı. Sergileme kısmında ayrıca İzmir’den ve diğer şehirlerden üniversitelerin tasarım bölümlerinden bazı projeler de yer aldı.

İyi Tasarım İzmir_7’nin panel ve söyleşi programı ise, “yaşamsal” temasının geniş tartışma alanına yayılan bir zeminde kurgulandı. Tasarımın yaşamsal olan her şeyle ve yaklaşımlarla çok boyutlu ve organik bir ilişkisi olduğu düşünüldüğünde; bu ilişkileri konuşmak ve tartışmak üzere şekillendirilen bu program da bir hikaye anlatımı gibi kurgulandı. Bu hikayenin yapısı, temelde üç bölümde ele alındı. (Resim 6-15)

İlk bölüm yeryüzü ile ortaklıklarımızı tasarım aracılığıyla nasıl düşünebileceğimize odaklandı. Bu amaçla, yaşamsal olanı kavrayabilmek için köklere ve yere bakarak çeşitli sorular üretildi: Kentlere ve kırlara yaşamsal bir perspektifle, tasarım aracılığıyla nasıl yeniden bakabiliriz ve üzerine düşünebiliriz? Yeri; topraktan, sudan ve havadan, yapılardan, nesnelerden ve tüm diğer canlılardan ayrı düşünmeden nasıl tekrar ve tekrar ele alabiliriz? Tasarım, yeri anlamak konusunda nasıl bir katkı sağlayabilir?

İkinci bölümde, yeryüzünün insanın etkisiyle geldiği durumda, iklim değişikliği tüm coğrafyalarda etkisini artık somut şekilde göstermeye başlamışken ve bununla birlikte savaşları ve göçleri yaşarken nasıl devam edebileceğimiz konusu tasarım üzerinden konuşuldu. Geleceğe bugünkü eylemlerimiz ve tecrübelerimiz aracılığıyla bir perspektif açmak amacıyla, bizi saran coğrafyayla tasarım ögelerini döngüsel yaklaşımlar üzerinden anlamayı ve tasarımın bu anlayışla desteklenmesini konuşmaya odaklanıldı. Var olan tasarım nesnelerini, malzemeleri, mekânları döngüsel bir tasarım anlayışıyla nasıl yeniden ele alabiliriz ve bundan sonra yaşama katılacak olanlar için nasıl bir yaşam döngüsü öngörebiliriz? Bu konudaki bilgi birikimi ve tecrübeler, tasarımın dönüştürücü gücünü anlamak ve bunu her alanda uygulamaya geçirmek için önemli bir zemin sağladı. Bu kısımda, tasarımın onarıcı ve bakım sağlayan yönü de önemli bir yer teşkil etti.

Üçüncü kısım ise, eşitlikçi bir anlayışla ortak yaşam alanlarımızı ve imkanlarımızı tasarımla nasıl mümkün kılabileceğimiz ve güçlendirebileceğimiz konusuna odaklandı. İnsan odaklı bakışı sorgulayarak, yeryüzü ile tasarım yoluyla nasıl ilişkilendiğimiz konusu tekrar düşünüldü; bir arada daha eşitlikçi düzlemler yaratarak nasıl yaşayabileceğimiz, üretebileceğimiz, dayanışmayı tasarım pratiklerimize nasıl dahil edebileceğimiz konuşuldu. Bu kısımda yoğunlukla ve oturumların çoğunda, eko-feminist ve kuir bakış açılarına yer verildi.

2022 yılında “yaşamsal” temasıyla kurgulanan ve gerçekleştirilen İyi Tasarım İzmir_7’nin, tasarım ve özellikle mimarlıkla ilgili belirginleşen iki önemli yaklaşımı var. Bunlardan ilki, tasarımın ve mimarlığın icraatındaki ve algısındaki egemen eril ve temelinde var olan dişil tavrının çelişkili, çatışmalı ve fakat işbirliği zorunlu yapısı. İkincisi ise tasarımın yaşamsallığını düşünürken; bir yandan çok disiplinli bir tartışma ortamını, diğer yandan bağlamla ilişkilenen teknik ve yöntemlerin tecrübelerinin paylaşılıp uygulamalarının yapılmasını sağlamak.

İlk yaklaşımı daha kapsamlı ifade edebilmek için Hilde Haynen’in mimarlığın ve modern mimar kimliğinin egemen eril tavrını ele alış biçiminden[5] bahsetmek zihin açıcı olabilir. Haynen, mimarlığın ve modern mimar kimliğinin egemen eril tavrını üç yönüyle ilişkilendirir. İlki mimarlığın geleneksel rol modelinin erkek olarak cinsiyetlendirilen “dâhi” (genius) olması, ikincisi nitelikli mimarlığı tarif etmek için çoğunlukla kullanılan teknolojik (cutting edge), inovatif (innovative), iddialı (daring) ve özgün (original) sözcüklerinin genellikle eril özelliklerle uyumlu olmasıdır. Haynen üçüncü durumu ise mimarın eser sahibi olarak müelliflik (authorship) kavramının eril bir fikri desteklemesi olarak ifade eder. Diğer yandan mekân yaşar, organiktir ve sürekli dönüşür; esnektir, uyumludur, çatışmalıdır ve yaratıcıdır. Mimarlığın hem ilk üretiminde hem de mekânın yaşam süreci içinde bakılmayı, onarılmayı, sürdürülmeyi ve dönüştürülmeyi kapsayan faaliyetleri ve tavrı dişil olana işaret eder. Bu ikili tanımlama oluşan bu algıyı şekillendiren toplumsal cinsiyet kodlarının önemli bir eleştirisini içerir. Fakat mimarlığın bütününü oluşturan tüm faaliyetler, bileşenler ve yetkinlikler, böylesi bir sınıflandırmanın çok ötesinde bir örüntü içinde birbiriyle ilişkilenir ve oluşan bütün ise nitelikli mimariyi oluşturur. Bunlarla birlikte, iklim felaketlerinin, eşitsizliklerin ve kaynak sıkıntılarının yaşandığı günümüzde mimarlığın temelinde var olan insanların barınmasını, güvenliğini ve iklim koşullarından korunmasını sağlama işlevlerinin önemi ve aciliyeti, mimarın konumlarına bir yenisini ekleyebilir: “Gündelik yeniden üretimi sağlayan bir bakım emekçisi”[6] .

İyi Tasarım İzmir_7 kapsamında gelişen tartışmalarda; iklim felaketlerinin, eşitsizliklerin, kaynak sıkıntılarının yaşandığı bugünlerde, tasarımı yaşamsallığı ile ilişkili şekilde ele alırken, mevcut olanın sürdürülmesini, yaratıcı şekilde ihtiyaçlar doğrultusunda değerlendirilmesini ve dönüştürülmesini sağlayan “dişil bilgeliğe” vurgu yapıldı. Temaya hakim olan bu bakış açısı, genel olarak konuşmaların bütününde örtük ya da doğrudan ilişkilenerek var olsa da özellikle tartışmanın merkezine oturduğu paneller ve söyleşiler de programda yer aldı.

Etkinlik programının oluşturulmasında belirginleşen ikinci yaklaşım ise, hem tasarım disiplinleri içindeki çeşitliliği gözeten ve diğer alanların bakış açılarıyla ilişkilenen bir tartışma ortamının yaratılması hem de bu tartışmaları destekleyen teknik ve yöntemlerin tecrübelerinin paylaşılıp özellikle sergi ve atölyelerde uygulamalarının görülmesi oldu. Bu anlamda ikinci kısımda biyo-tasarım yaklaşımları kapsamında geliştirilen malzemeler ve uygulanan yöntemler; teknolojinin tasarım ve uygulama aşamalarında kullanım biçimleri ve aldığı rol; yapının ekolojisinin nasıl çok boyutlu olarak ele alınabileceği; gıda sistemlerinin tasarım ile ilgili boyutları ve ortak kültürel üretim alanlarında mekânsal ve ortak üretim yöntemlerine dair tecrübeler konuşuldu, sergilendi ve deneyimlendi.[7]

* Fotoğraflar İzmir Büyükşehir Belediyesi arşivinden alınmıştır.

KÜNYE

Tema Küratörleri: Şölen Kipöz, Derya Irkdaş Doğu

Program Geliştirme: Çiçek Ş. Tezer Yıldız

Sergi Geliştirme: Onur Mengi, Özgül Kılınçarslan

Atölye Geliştirme: Emre Yıldız

Etkinlik Koordinatörü: Beste Uğur

Grafik Tasarım: Ahmet Ulukaya

Akdeniz Akademisi Tasarım Koordinatörü: Elif Kocabıyık

Akdeniz Akademisi Tasarım Asistanları: Bahar Arat Yama, Özgür Yurttaş Erda

NOTLAR

[1] İzmir Akdeniz Akademisi resmî web sitesine www.izmeda.org adresinden erişilebilir.

[2] İyi Tasarım İzmir 7 ana sayfasında son tema olan “Yaşamsal” metni, www.iyitasarimizmir.org, [Erişim: 10.01.2023]

[3] Kılıç, Türker, 2020, Yeni Bilim: Bağlantısallık, Yeni Kültür: Yaşamdaşlık, Ayrıntı Yayınları, İstanbul.

[4] “İyi Tasarım/Good Design İzmir_7 “YAŞAMSAL/VITAL”e Dair”, www.izmir.art/tr/iyi-tasarim-good-design-izmir_7-yasamsal-vital-e-dair [Erişim: 10.01.2023]

[5] Heynen, Hilde, 2012, “Genius, Gender and Architecture: The Star System as Exemplified in the Pritzker Prize”, Architectural Throry Review, cilt:17, sayı:2-3, ss.331-345.

[6] İyi Tasarım İzmir_7 Söyleşi programında yer alan “Mimarlık ve Bakım Emeği” başlıklı çevrimiçi söyleşinin tanıtım metninden alınmıştır. Söyleşide Derya Özkan ve Marvi Mazhar, Elke Krasny’nin konuyla ilgili metinlerini temel alarak tartıştılar. Tüm panel ve söyleşilerin kaydına youtube “İzBB İzmir Akdeniz Akademisi” kanalından erişilebilir.

[7] İyi Tasarım İzmir_7 web sitesi için, bkz: www.iyitasarimizmir.org/ [Erişim: 10.01.2023]

Bu icerik 936 defa görüntülenmiştir.