429
OCAK-ŞUBAT 2023
 
MİMARLIK'tan

MİMARLIK DÜNYASINDAN

YAYINLAR



KÜNYE
KORUMA / YAŞATMA

Kentsel Müdahale ve Tarihî Yapı İlişkisi Üzerine Bir Değerlendirme: Samsun İlkadım’da Yalı Cami

Suna Büyükkılıç Koşun,Dr. Öğr. Üyesi, Uşak Üniversitesi Mimarlık Bölümü

Kentsel ölçekte müdahalelerin bütüncül koruma yaklaşımı ile ele alınması kültür varlıklarının korunması açısından önem taşıyor. Çalışma konusu olarak seçilen Samsun'un İlkadım ilçesinde yer alan tarihî Yalı Cami’nin çevresindeki yapılarla kurduğu bağlamsal ilişkinin fiziki boyutunun yanı sıra işlevsel boyutu da olduğunu göz önüne alan bu çalışma ile bütüncül koruma yaklaşımına kentsel ölçekteki müdahale - tarihî yapı ilişkisi üzerinden bir değerlendirme yöntemi sunulması hedeflenmiştir. Belirlenen hedef doğrultusunda, camilerin dini boyutu yanında din dışı işlevlerle de ilişkisi irdelenmiştir. Caminin bulunduğu bölgede gerçekleştirilen kentsel tasarım projesinin caminin işlevsel değerine etkileri, cami ile ilişkili kentsel ögelerin müdahalelerden somut ve/veya somut olmayan varlıklarını sürdürebilmesi açısından nasıl etkilendiği analiz edilerek anlaşılmaya çalışılmıştır. Çalışmanın temel sonuçları; sit alanı sınırları tarihî yapıların özgün işlevsel ilişkileri de göz önüne alınarak belirlenmeli, kentsel ölçekteki müdahale kararları tarihî yapıların işlevsel değerlerine zarar vermemeli ve tarihî yapıların değerlerine katkı sağlayan somut kentsel ögeler yanında somut olmayan kentsel ögeler de korunmalıdır şeklinde elde edilmiştir.

 

Mimari mirasın bulunduğu çevrenin herhangi bir kısmında yaşanan değişim bütünü de etkilemekte, kentlerde / kentsel peyzajda yaşanan hızlı değişimler, mimari miras ögesinin bulunduğu yerleşimle birlikte sahip olduğu özgünlüğü geri dönülemez bir biçimde zedeleyebilmektedir. Dolayısıyla, mimari korumanın şehir ve bölge planlamanın bütüncül bir parçası olması, koruma konusuna bütüncül bir bakış açısıyla yaklaşılması gerekmektedir.[1]

Kültür varlığı değerlerinin içerdiği tüm potansiyeller göz önüne alınarak tanımlanması önemlidir,[2] aksi durumda başarı söz konusu olamamaktadır.[3] Tarihî yapı çevresindeki fiziki değişikliklerin görsel etkilerini inceleyen çeşitli çalışmalar bulunmaktadır.[4] İşlevsel etkileşimin ve bunun çevre ölçeğindeki değerlere etkisinin anlaşılması ise bir gereklilik olarak göze çarpmaktadır.[5]

Türkiye coğrafyasında önemli bir yeri olan cami, dini bir yapı olmasının yanında, içinde ve -yakın- çevresinde din dışı işlevlere de ev sahipliği yapan bir odak noktasıdır.[6] Dolayısıyla, caminin ilk yapıldığı andan itibaren kentsel mekânda çevresi ile kurduğu ilişki, onun fiziki varlığı yanında işlevsel anlamda varlığının da kurduğu ilişkilerin bütünüdür. Bu çalışma, bir cami yapısının çevresi ile olan özgün işlevsel ilişkisini ve kentsel ölçekte yapılan müdahalelerin bu ilişkiyi nasıl etkilediğini ortaya koyarak bütüncül bir bakış açısı yakalamayı amaçlar. Bu amaçla, Samsun İlkadım’da bir kentsel tasarım projesi uygulamasının yanı başında yer alan Yalı Cami çalışma konusu olarak seçilmiştir.

Çalışma kapsamında işlevsel değer, yapının kendi işlevi ve çevresindeki işlevlerin geçmişten beri kurduğu sosyal ve kültürel anlamdaki[7] karşılıklı ilişkidir.[8] İlk olarak, tarihî araştırma ve literatür araştırması ile cami fonksiyonu ve bununla ilişkili işlevler incelenmiştir. Bunu takiben, araştırma Samsun ve Yalı Cami özelinde detaylandırılmış ve böylece, Yalı Cami’nin işlevsel değerine etki eden kentsel ögeler ortaya konmuştur. Kentsel ögeler cami ve etrafındaki onunla ilişkili yaşantının somut ve/veya somut olmayan varlıklarının belirlenmesi adına altlık oluşturmuştur. Çalışma kapsamında, somut varlık, işlevin var olduğu, gerçekleştiği kentsel ögenin görsel varlığı; somut olmayan varlık ise işlevin gerçekleştiği kentsel ögenin görsel olmayan bir biçimde var olması; elemanın sadece adının yaşamasıdır.

Çalışmada ayrıca, varlıkların özgün fiziki hali, müdahale öncesi ve sonrası durumları hazırlanan tablolar ve tematik çizimler yardımıyla analiz edilmiştir. Varlıklar somut ise mavi, somut olmayan ise mor, yok ise yeşil renkle gösterilmiştir. Ayrıca Yalı Cami fotoğraflarda kırmızı renkle ifade edilmiştir. Son olarak, yapılan müdahalenin etkileri bu tablolar yardımıyla değerlendirilmiş ve ileride yapılacak çalışmalar için yol gösterici ilkeler ortaya konmuştur.

SAMSUN’UN TARİHİ HAKKINDA

Samsun’da yerleşim MÖ 3500’ler civarında başlamıştır.[9] Sırasıyla Hitit, Pers, Roma, Bizans, Selçuklu ve Osmanlı hakimiyetinde kalan Samsun bu sebeple zengin bir kültürel birikime sahiptir. Ayrıca, Samsun’un 1919 yılında Milli Mücadele’nin ilk adımının atıldığı şehir olması onun tarihî önemini bir kez daha artırmaktadır.

Samsun şehrinde yerleşim ilk olarak denizden daha iç bölgelerdeki yüksek alanlarda başlamıştır. 12. yüzyılda ise Selçuklular şehri deniz kıyısına; Pazar, Kale ve Hançerli Mahalleleri’nin yer aldığı bölgeye kurmuşlardır.[10] Bu tarihten itibaren Samsun’da “Müslüman Samsun” ve “Hristiyan / Kara Samsun” olarak adlandırılan iki şehir görülür.[11] 15. yüzyıl başlarından itibaren Müslüman kesimin eline geçen Samsun, tek şehir olarak varlığını sürdürmüştür. (Resim 1) Osmanlı devleti Samsun’u ele geçirdikten sonra merkezi Samsun olan Canik Sancağı’nı kurmuştur. Liman ve ticaret fonksiyonlarının yer aldığı Samsun’da kültürel miras daha çok sivil mimarlık eserleri ile ticari yapılardan oluşmaktadır.

Samsun’un kıyı şeridinde yer alan en önemli yapılarından biri Samsun kalesidir. (Resim 2, Resim 3) Kale denizden bakıldığında kıyı silüetinde günümüzdeki Cumhuriyet Meydanı’nın kuzeybatı köşesinin olduğu noktadan Büyük Cami’nin ilerisine kadar olan bir alanda yer almaktaydı. İç kısımda ise Saathane Meydanı’ndan Bedestene doğru uzanmaktaydı.[12] 1869 Büyük Samsun Yangını’nda şehir, Süleyman Paşa Medresesi’nden başlayarak Hançerli Cami’nin bulunduğu sokağa kadar yanmıştır.[13] Bunu takiben Samsun için Fransızlar tarafından hazırlanan imar planı ile kalenin kara tarafındaki surları yıkılmıştır.[14] II. Meşrutiyet döneminde de kalenin kalıntılarının görünen kısımlarının tamamına yakını ortadan kaldırılmıştır.

Evliya Çelebi 1640 yılındaki ziyaretinde gözlemlediği Samsun’u anlatırken “halkı tümüyle işçi ve gemicilerden oluşmaktadır” demiştir.[15] Samsun Limanı’nda ticaret eski tarihlerden beri yapılmaktaydı ve bu iş için kazıklar üzerinde uzanan ahşap döşemelerden oluşan iskeleler kullanılmaktaydı.[16] Mallar bu iskeleler üzerinden çapar ve kayıklara boşaltılıyor, gelen mallar da yine bu iskeleler üzerine indirilip oradan da ambarlara taşınıyordu. (Resim 4) 1836 yılından itibaren Karadeniz’de buharlı gemi seferleri yapılmaya başlandı,[17] 1840’lı yıllarda Samsun Canik Sancağı için ihracata açılan bir kapı haline geldi.[18] 20. Yüzyılda ise şehirde ticaret oldukça canlıdır.[19] Samsun döneminin ihracat ağırlıklı limanıdır ve ihracat kalemlerinin başlıcalarından biri buğdaydır.[20] O yıllarda Un İskelesi’nin yanında yer alan, bu çalışmanın konusu olan Yalı Cami’nin batısında Buğday Pazarı kurulmakta ve semt adını bu pazardan almaktadır. (Resim 3) Ticari faaliyetlerin yoğun olduğu şehir merkezinde kurulan diğer pazarlardan Meyve (Yemiş) Pazarı ve Balık Pazarı da caminin yakınlarında yer almaktadır.

Şehirde 1887 yılından itibaren modern oteller görülmektedir.[21] 2021 yılına kadar Samsun Ticaret ve Sanayi Odası olarak kullanılan 1970 tarihli yapının yerinde o dönemlerde Karadeniz Oteli ve Kıraathanesi yer almaktaydı. (Resim 4) Diğer yalı kahvehaneleri / kıraathaneleri de Karadeniz Oteli gibi sahil şeridi üzerinde, (Resim 5) Büyük Cami’ye doğru uzanmaktaydı. 1936 yılında Un İskelesi tadilat görmüştür,[22] iskelenin ne zaman yapıldığı ise tam olarak bilinmemektedir. Ayrıca, o yıllarda bölge halkı temizlenme ihtiyacını o alanda yer alan 1813 yılına tarihlenen Şifa Hamamı’nda gidermektedir. (Resim 3) 1943 yılında Samsun-Ladik depremi meydana gelmiştir.[23] Bu deprem birçok binanın hasar görmesine ve hatta yıkılmasına neden olmuştur. Deprem sonrası meydana gelen yangınlar ise hasarı daha da artırmıştır.[24]

1950’lerden sonra Samsun’un nüfusu hızla artmıştır.[25] Bu tarihlerden sonra Samsun Orta ve Doğu Karadeniz’den göç almıştır. Bu durum, hızlı yapılaşmaya sebebiyet vermiştir. Samsun kıyı şeridi 1953 yılında dolgu yapılarak doldurulmaya başlanmıştır ve bu süreç 1960 yılında son bulmuştur. Günümüzde kullanılan modern liman tesislerinin yapımı 1963 yılında tamamlanmıştır.[26] Bütün bu uygulamalar sonucunda kıyı çizgisi yaklaşık 150-200 metre yer değiştirmiştir.[27] Dolgu yapılan kısım yoğun yapılaşmaya zemin hazırlamıştır.

YALI CAMİ VE İŞLEVSEL DEĞERİ

Yalı Cami Samsun’un İlkadım ilçesinde, İskele Caddesi üzerinde 1066 ada ve 25 no.lu parselde yer alır.[28] 1485 yılında inşa edilen yapı o dönemde kıyı şeridinde yer almaktaydı ve yapıya Mescid-i Gali (Yalı Mescidi) denilmekteydi. (Resim 3, Resim 5) Hançerli Mahallesi Buğday Pazarı semtinde yer alan bu yapının kitabesinden Hayreddin Hoca isimli bir şahıs tarafından yaptırıldığı anlaşılmaktadır.[29] Günümüzde, Hoca Hayreddin ve Buğday Pazarı isimleriyle de anılmaktadır.

Doğu Karadeniz’de kıyı yerleşmelerinde camiler, iskele ve pazar yeri ile o yöreye özgü bir bütünlük teşkil eder.[30] Özgün durumunda bu üçlü bütünlüğün bir parçası olan Yalı Cami Osmanlı döneminden günümüze kadar yaşamış önemli bir anıt yapıdır. (Resim 3) Osmanlı şehirlerinde sosyal yaşamın merkezinde ticari alanlar ve cami vardır.[31] Şehir dokusu ise bu merkeze göre şeklini almaktadır. Mescidler / camiler etrafında yer alan pazar yeri, han ve hamamla mahalle canlı bir yapıya sahip olur.[32] Halk merkezde ibadetini yaparken, ticari işlerini halleder, tanıdıkları ile rastlaşır, eğlenir ve hamamda temizlik ihtiyacını giderir.[33]

Yalı Cami’nin etrafında ticari işlevler; dükkanlar, pazarlar ve iskele (Un İskelesi) bulunan bir cami olmasından kaynaklı, cemaati genel olarak esnaf ve müşterilerden oluşmaktadır. Cami, köprü, iskele, sur kapıları gibi yerlerin yakınındaki alanlar pazarın revaçta olan kısımlarıdır.[34] Bu sebepledir ki, Buğday Pazarı caminin batısında ve onunla ilişkili olan Un İskelesi de caminin doğusunda yer almaktadır. Yalı Cami gibi cuma namazı için tercih edilen camilerin bulunduğu yerlerde pazarlar cuma günü kurulmaktaydı, alışveriş cuma vaktine kadar gerçekleştirilmekte ve namaz sonrası civardan gelenler köylerine dönmekteydi.[35]

Cami yakınındaki pazarlar; Buğday Pazarı, Balık Pazarı ve Yemiş Pazarı ile dükkanlar ticaret işlevini karşılarken, Şifa Hamamı ve onun öncesinde de aynı yerde yer alan, 14-15. yüzyıla tarihlenen ve bugün sadece bazı kalıntıları bulunan hamam temizlik işlevini karşılamaktaydı.

Yukarıda belirtildiği gibi ibadet ihtiyacı yanında diğer ihtiyaçlar karşılanırken, cami avluları halkın bu hareketli günlük yaşantısı içinde dinlenmekte ve sohbet etmekte olduğu yerler olarak karşımıza çıkmaktadır,[36] Yalı Cami de bölgenin dinlenme alanlarından biri olarak hizmet eder. Yalı Cami’nin batısında, avlusuna bitişik bulunan ve 1848 yılında var olduğu bilinen Abdullah Paşa Çeşmesi[37] 1934 yılında yıktırılana kadar halkın susuzluğunu gidermiştir.[38]

O yıllarda, ramazan ayı döneminde teravih namazından çıkılınca özellikle belediye civarında ve Saathane Meydanı’nda (Resim 6) akşam gezisine çıkılmaktaydı.[39] Meydanda bulunan çeşitli yiyecek ve meşrubatlardan alınmakta, ardından -tiyatro, sinema, hokkabazlık gösterisi gibi- eğlence noktalarına gidilmekteydi. Bir zamanlar Karadeniz Oteli’nin, ardından Ticaret ve Sanayi Odası’nın yer aldığı Yalı Cami’nin yanı başındaki alanda kurulan büyük çadırda Ramazan boyunca saz takımı, şantörler, hokkabazlar sahne almaktaydı. 16. yüzyıldan itibaren camilerin etrafındaki kahvehaneler birer “okuma evi” gibi, dini-destani eserlerin okunduğu kültür mekânları olarak cami cemaatine hizmet vermiştir.[40] O dönemde Samsun’da teravih sonrası uğranılan bir başka nokta olan kahvehanelerin / kıraathanelerin bazılarında hamzaname okunmaktaydı.[41] İstiklal Kıraathanesi’nde ise Karagöz oyunları gösterilmekteydi. Havuzlu İsmail’in Kahvesi ve Karadeniz Oteli Kıraathanesi de yine bu kıraathanelerdendir.

KENTSEL ÖLÇEKTEKİ MÜDAHALELER VE YALI CAMİNİN İŞLEVSEL DEĞERİNE ETKİLERİ

Samsun’da Koruma Kurulu’nun faaliyetleri 1972 yılında başlamıştır.[42] Ancak, yoğun kentleşmenin kültür varlığı değerlerini tehdit ettiği İlkadım tarihî kent merkezinde yer alan Yalı Cami’nin etrafında bugün 8,5 katlı eski Samsun Ticaret ve Sanayi Odası binası, 8 katlı eski Liman Hastanesi gibi çok katlı yapılar bulunur. (Resim 7) Yapı bugün kıyıdan uzaktadır ve bugün de şehrin hem tarihî hem de ticari merkezindedir.[43]

Samsun Koruma Amaçlı İmar Planı (SKAİP) 1992 yılında onaylanmıştır. Planda onama sınırı kentsel sit alanlarını ve tescilli yapıları içine alır. SKAİP’nın Yalı Cami’nin de yer aldığı Saathane Meydanı yakın çevresini içeren kısmında sırasıyla 18.11.1992, 01.06.2011, 03.10.2011 ve 01.07.2014 tarihlerinde değişiklik yapılmıştır. 2015 yılında bu alanda yapılan arkeolojik sondaj çalışmalarında Danişmentliler dönemine ait kaleye, bir adet 14-15. yüzyıl hamamı kalıntılarına, 19. yüzyıl sonuna tarihlenen dükkan kalıntılarına ve Osmanlı dönemi atık su ve temiz su kanallarına ulaşılmıştır. Bunu takiben 30.03.2016 tarihinde, müdahale öncesi Buğday Pazarı Sokak’ın olduğu bölge “kentsel arkeolojik sit alanı”, Patlıcan Pazarı Sokak’ın olduğu bölge ise “3. derece arkeolojik sit alanı” olarak (Resim 8) ilan edilmiştir.[44] SKAİP onama sınırı içinde yer alan Yalı Cami bu sit alanları dışında bırakılmıştır. Sit alanlarının ilan tarihinden sonra bu alana yönelik bir koruma amaçlı imar planı hazırlanmadığı için, 2863 sayılı yasa gereği, mevcut plan hükümleri geçersizdir ve geçici yapılaşma ve uygulama koşulları, Samsun Kültür Varlıklarını Koruma Bölge Kurulu tarafından kentsel arkeolojik sit alanı için 702 sayılı ilke kararına, 3. derece arkeolojik sit alanı için 658 sayılı ilke kararına uyulması şeklinde belirlenmiştir.[45] Bahsedilen sitleri içeren alana “Saathane Meydanı Kentsel Tasarım Projesi” etaplar halinde uygulanmaktadır. Bu süreçte proje alanında yer alan tarihî yapılar da restore edilmektedir. Proje kapsamında alandaki 8 katlı Apaydın İş Merkezi yıkılmış, kazılar esnasında yer altından çıkan kalıntıların üzeri örtülmüş, proje alanı zemini sert zemin olarak kaplanmış, açılan bazı noktasal boşluklara süs havuzları ve tekil ağaçlar konmuştur. (Resim 9)

Yapılan kentsel tasarım projesinin Yalı Cami’nin işlevsel değerine etkileri incelendiğinde (Resim 10-14) caminin inşa edildiğinden beri avlusuyla birlikte kente gündelik yaşam içinde dinlenme fonksiyonu sunmaya devam ettiği görülmektedir. (Resim 12) Ancak, proje kapsamında Resim 7’de mavi renkli bir yapı olarak gördüğümüz Apaydın İş Merkezi yıkılırken Yalı Cami’nin etrafındaki çok katlı yapıların -sit alanı sınırları dışında kaldığından- varlığının devam ettiği göze çarpmaktadır. Camideki dinlenme fonksiyonu ile birlikte değerlendirilebilecek su içme ihtiyacı ise, müdahale öncesi dönemde artık yıkılmış olan Abdullah Paşa Çeşmesi’nden sağlanamamaktadır. (Resim 10-13) Gündelik yaşamın bir parçası olan ibadet ve alışverişe eşlik eden temizlik ihtiyacı -eskisi kadar yoğun olmasa da- uygulanan proje kapsamında restore edilen Şifa Hamamı ile sağlanabilmektedir. (Resim 11, Resim 12) Saathane Meydanı’nı özgün halinde çevreleyen dükkanların temelleri yapılan kazı çalışmalarında bulunmasına rağmen, sergilenmesi yerine üzeri kapatılmış, buna ek olarak doğusunda yer alan bazı tarihî ve tarihî olmayan dükkanlar yıkılmış ve yerine yeni dükkanlar inşa edilmiştir. Meydanın kuzey yönü tamamen açılmış, binalarla çevrelenmiş olma ve meydan[46] özelliğini kaybetmiştir. Ayrıca meydanı bölen araç trafiğine bir çözüm getirilmemiştir. (Resim 9, Resim 13) Buranın Saathane Meydanı olarak adlandırılmaya devam etmesi meydanı somut olmayan bir biçimde yaşatmaktadır. Alanda yıkılan dükkanlardan biri Havuzlu İsmail’in Kahvesi olarak geçen, tarihî yalı kahvehanelerinden biridir ve bu değer uygulanan proje sonucu yok olmuştur. (Resim 11, Resim 14) Panayır Alanı, Un İskelesi ve Meyve / Yemiş Pazarı ise kentsel tasarım projesinden önce yapılan müdahaleler sonucunda kaybedilmiştir. (Resim 11, Resim 13) Balık Pazarı ve Buğday Pazarı ise fiziki olarak olmasa da, sokak isimleriyle somut olmayan varlığını sürdürmekteyken, yapılan son müdahalelerle bu sokak isimleri yok olmuştur. (Resim 11, Resim 14)

Yalı Cami’nin inşa edildiği Osmanlı dönemindeki çevresinin işlevsel odağı olma hali, uygulanan kentsel tasarım projesi öncesinde denizle olan bağlantısının koparılmış olması ve proje müdahaleleri sonrasında ise bu işlevsel odak olma halini besleyen yukarıda bahsedilen kentsel ögelerin bazılarının somut ve/veya somut olmayan varlıklarını kaybetmeleri neticesinde zarar görmüştür. Yapının işlevsel değeri eksilmiştir.

SONSÖZ

Samsun mimari / kültürel miras açısından zengin bir şehir olması yanında hızlı kentleşmeyle karşı karşıya kalmış, miras yapıları tamamen veya kısmen zarar görmüş ve tarihî kent dokusunda tahribatlar oluşmuştur. Dolayısıyla bugün varlığını sürdüren eserlerin bütüncül bir biçimde korunması tarihle kurulan bağın devam etmesi adına büyük önem arz etmektedir.

Bu çalışma ile bütüncül korumaya katkı sağlayacak bir işlevsel ilişkiler analizi ortaya konmuş ve Yalı Cami’nin kent ölçeğindeki işlevsel değeri diğer kentsel ögelerle birlikte kurduğu işlevsel ilişki üzerinden anlaşılmaya çalışılmıştır. Bunu takiben, sit alanı ilanları ve uygulanan kentsel tasarım projesinin caminin işlevsel değerine etkileri değerlendirilmiştir. Bu değerlendirme neticesinde, proje kapsamında alandaki çok katlı iş merkezinin yıkılması, tarihî yapıların restore edilerek topluma kazandırılması gibi olumlu uygulamaların gerçekleştirildiği tespit edilse de, müdahale öncesine kıyasla, çalışma konusu yapının işlevsel değerine katkı sağlayan bazı fonksiyonların varlığını tamamen kaybettiği; Havuzlu İsmail’in Kahvesi, bazılarının somut varlığını kaybettiği; Saathane Meydanı ve bazılarının ise somut olmayan varlıklarını kaybettiği; Balık Pazarı ve Buğday Pazarı, anlaşılmıştır. Ayrıca, müdahale öncesi kaybedilmiş olan işlevlerin, müdahale sonrasında somut veya somut olmayan bir biçimde geri gelmediği görülmüştür.

Yalı Cami örneğinde, işlevsel anlamda cami - hamam, cami - meydan, cami - kahvehane, cami - panayır alanı, cami - iskele ve cami - pazar şeklinde ilişkiler olduğu saptanmıştır. Kentsel ölçekte yapılan müdahalelerde camilerin bulunduğu çevredeki din dışı işlevlerle de ilişkili olduğunun; işlevsel anlamda bir odak noktası olduğunun unutulmaması ve bu ilişkilerin sürdürülmesi gerekmektedir. Kentsel ölçekteki müdahale kararları tarihî yapıların işlevsel değerlerine zarar vermemeli ve tarihî yapıların değerlerine katkı sağlayan somut kentsel ögeler yanında somut olmayan kentsel ögeler de korunmalıdır.

Bu çalışma, kentsel ölçekteki müdahalelerin işlevsel değer açısından değerlendirilmesine dikkat çekmektedir. Ayrıca çalışma sit alanları belirlenirken işlevler arası ilişkiyi göz önüne alarak, somut veya somut olmayan işlevsel ilişkilerin bütünlüğünü zedelemeyen bir yaklaşım geliştirilmesi gerektiğini göstermesi açısından önem taşımaktadır. Bu değerlendirme yöntemi ileride yapılacak, kentsel ölçekteki benzer çalışmalarda kullanılabilecek ve bütüncül koruma yaklaşımı geliştirilmesine katkı sağlayabilecektir.

NOTLAR

[1] ICOMOS, 2011, The Valletta Principles for the Safeguarding and Management of Historic Cities, Towns and Urban Areas, https://civvih.icomos.org/valletta-principles-english-french/ [Erişim: 20.12.2022]

[2] Lung, David; DiStefano, Lynne; Yin, Lee Ho; Wong, Debbie, 2007, “Interpreting the Significance of Heritage sites”, Asia conserved: lessons learned from the UNESCO Asia-Pacific Heritage Awards for Culture Heritage Conservation, 2000-2004, UNESCO Bangkok, Bangkok, ss.21-27.

[3] Fredheim, L. Harald; Khalaf, Manal, 2016, “The significance of values: heritage value typologies re-examined”, International Journal of Heritage Studies, cilt:22, sayı:6, ss.466-481.

[4] Özçakır, Özgün; Bilgin Altınöz, A. Güliz; Mignosa, Anna, 2022, “A tool for identifying post- Intervention value shifts in urban heritage places: the Heritage Value Circle”, Journal of Architectural Conservation, cilt:28, sayı:1, ss.22-45. Büyükkılıç Koşun, Suna; Hamamcıoğlu Turan, Mine, 2020, “Effect of Urban Transformation on the Values of Historic Sites Around Mosques: Two Cases in Manisa, Turkey”, Frontiers of Architectural Research, cilt:9, sayı:4, ss. 890-899. Peled, Kobi, 2019, “History, Memory and the Meaning of Place: the Renovation of Sidnā ‘Ali Mosque as a Nexus of Palestinian, Arab and Islamic Identity in Israel”, Journal of Israeli History, cilt:37, sayı:1, ss.61-85. Darieva, Tsypylma, 2016, “Prayer House or Cultural Centre? Restoring a Mosque in Post-Socialist Armenia”, Central Asian Survey, cilt:35, sayı:2, ss.292-308. Seyedashrafi, Baharak; Ravankhah, Mohammad; Weidner, Silke; Schmidt, Michael, 2017, “Applying Heritage Impact Assessment to Urban Development: World Heritage Property of Masjed-e Jame of Isfahan in Iran”, Sustainable Cities and Society, sayı:31, ss.213-224.

[5] Ababneh, Abdelkader, 2016, “Heritage Management and Interpretation: Challenges to Heritage Site-Based Values, Reflections from the Heritage Site of Umm Qais, Jordan”, Archaeologies, cilt:12, sayı:1, ss.38-72.

[6] Alpaslan, Halil İbrahim, 2014, Osmanlı dönemi İzmir’inde Müslüman Cemaatin Sosyo-Ekonomik Olanakları ile Cami Mimarisinin Gelişimi Arasındaki İlişkiler, 17.-20. Yüzyıl, Dokuz Eylül Üniversitesi, İzmir.

[7] Vecco, Marilena; Imperiale, Francesca, 2017, “Cultural Heritage: Values and Measures. What Insurance Value?”, Journal of Multidisciplinary Research, cilt:9, sayı:1, ss.7-22.

[8] Kee, Tris, 2019, “Sustainable Adaptive Reuse – Economic Impact of Cultural Heritage”, Journal of Cultural Heritage Management and Sustainable Development, cilt:9, sayı:2, ss.165-183.

[9] Yılmaz, Ali; Gül, Seyfullah, 2018, “Samsun Şehrinde Tarihi Yapı Mirası ve Şehirsel Koruma”, Osmanlı Mirası Araştırmaları Dergisi (OMAD), cilt:5, sayı:13, ss.49-67.

[10] Yılmaz; Gül, 2018, ss.49-67.

[11] Öztürk, Ayşegül, 2016, Orta Çağda Samsun Limanı, Ondokuz Mayıs Üniversitesi, Samsun

[12] Gültekin, Yaşar; Yiğit, Yağmur, 2017, “Evliya Çelebi Seyahatnamesi’nde Samsun Anlatımları”, Güncel Turizm Araştırmaları Dergisi, cilt:1, sayı:1, ss.19-30.

[13] Sarısakal, Baki, 1869 Büyük Samsun Yangını, https://web.archive.org/web/20110916142448/http://www.bakisarisakal.com/samsun yangını.pdf [Erişim: 26.12.2022]

[14] Sarısakal, Baki, 2002, Bir Kentin Tarihi Samsun, Samsun Valiliği İl Kültür Müdürlüğü Yayınları, Samsun.

[15] Gültekin; Yiğit, 2017, ss.19-30.

[16] Yılmaz, Cevdet, 2008, “Cumhuriyetin İlk Yıllarında Samsun Limanı’nda Ulaşım ve Nakliyat”, 1. İlkadım Sempozyumu İlkadım’dan Cumhuriyete Milli Mücadele, İlkadım Belediyesi Kültür ve Eğitim Müdürlüğü Yayını, Samsun, ss.580-594.

[17] Yılmaz, Özgür, 2015, “Fransız Arşiv Belgelerine Göre 20. Yüzyılın Başlarında Samsun Limanı”, Belleten, sayı:286, ss.1039-1075.

[18] Yılmaz, 2015, ss.1039-1075.

[19] Yılmaz; Gül, 2018, ss.49-67.

[20] Öztürk, 2016.

[21] Dığıroğlu, Fizliz, 2011, XIX. Yüzyıl Karadeniz’inde Yeni Bir Ticari Merkez: Samsun, Marmara Üniversitesi.

[22] Öznülüer, Mervenır, 2019, “Samsun” Vilayet Gazetesi’nin Samsun Basın ve Yayın Tarihindeki Yeri ve Önemi (1932-1939), Atatürk Üniversitesi.

[23] AFAD, 26 Kasım 1943 Samsun-Ladik Depremi, https://deprem.afad.gov.tr/tarihteBuAy?id=51 [Erişim: 20.12.2022].

[24] Okudan, Muhammet, 2013, Vakfiyelere Göre Osmanlı Döneminde Samsun’da Vakıflar, Ondokuz Mayıs Üniversitesi, Samsun.

[25] Yılmaz; Gül, 2018, ss.49-67.

[26] Yılmaz, Cevdet, 2008, ss.580-594.

[27] Uzuneminoğlu, Hamza, 2015, “Şehirlerin Alan Bakımından Gelişmesi ve Samsun Örneği”, Ondokuz Mayis University Journal of Education Faculty, cilt:8, sayı:1, ss.273-290.

[28] Tapu ve Kadastro Genel Müdürlüğü, Tapu ve Kadastro Genel Müdürlüğü Parsel Sorgulama Uygulaması, https://parselsorgu.tkgm.gov.tr/#ara/cografi/41.29645336455698/36.33187025785447 [Erişim: 20.12.2022].

[29] Terzi, İhsan, 2014, “Samsun Yalı Camii Ve Kitabesi”, Ondokuz Mayis University Journal of Education Faculty, cilt:5, sayı:1, ss.263-272.

[30] Emecen, Feridun, 2020, Karadeniz Kıyı Kentleri Tarihi, Turkuvaz Kitap, İstanbul.

[31] Özcan, Tahsin, 2007, “Pazar”, TDV İslam Ansiklopedisi, cilt:34, ss.206-208.

[32] Akın, Ahmet, 2016, “Tarihi Süreç İçinde Cami ve Fonksiyonları Üzerine Bir Deneme”, Hitit Üniversitesi İlahiyat Fakültesi Dergisi, cilt:15, sayı:29, ss.177-209.

[33] Akın, 2016, ss.177-209.

[34] Kallek, Cengiz, 2007, “Pazar”, TDV İslam Ansiklopedisi, cilt:34, ss.194-203.

[35] Özcan, 2007, ss.206-208.

[36] Akın, Ahmet, 2016, ss.177-209.

[37] Okudan, Muhammet, 2013.

[38] Bayraktar, Mehmet Sami, 2016, Samsun’da Türk Devri Mimarisi, Canik Belediyesi Kültür Yayınları, Samsun.

[39] Sarısakal, Baki, 2002.

[40] Akın, 2016, ss.177-209.

[41] Sarısakal, 2002.

[42] Yılmaz; Gül, 2018, ss.49-67.

[43] Bayraktar, Mehmet Sami, 2005, Samsun ve İlçelerinde Türk Mimari Eserleri, Atatürk Üniversitesi.

[44] Soyer, Ahsen, 2020, Koruma Amaçlı İmar Planlarının Etkinliği: Samsun, İlkadım İlçesi Koruma Amaçlı İmar Planları Üzerine Bir Değerlendirme, Mimar Sinan Güzel Sanatlar Üniversitesi.

[45] Soyer, 2020.

[46] Oktay, Derya, 2007, “Kentsel Kimlik ve Canlılık Bağlamında Meydanlar: Kuzey Kibrıs’ta Bir Meydana Bakış”, Mimarlık, sayı:334, ss.29-34. Oktay, Derya, 2019, “Urban Transformation and Identity in Samsun, Turkey: A Future Outlook”, Open House International, cilt:44, sayı:4, ss.27-35.

Bu icerik 1360 defa görüntülenmiştir.