351
OCAK-ŞUBAT 2010
 
MİMARLIK'TAN

MİMARLIK DÜNYASINDAN

  • Kargı Köyü
    Mehmet Emin Yılmaz, Y. Mimar, Restorasyon Uzmanı

YAYINLAR



KÜNYE
ETKİNLİK

“Mimarlığın Sosyal Forumu” 2010’da Ankara’da

Derleyen: Fatih Söyler

Mimarlığın Sosyal Forumu’nun (MSF) Ekim 2010 tarihinde Ankara’da düzenlenmesi planlanıyor. Forumun uluslararası ölçekte örgütlenme çalışmaları kapsamında, 24-26 Ekim 2009 tarihlerinde Ankara’da “deneyimler” konulu ilk hazırlık çalıştayı gerçekleştirildi. Son iki dönemdir, Mimarlar Odası Ankara Şubesi’nin çalışma programının önemli bir parçası olan forumun, “Mimarlığın Sosyal Forumuna Doğru” üst söylemiyle 2007’de “Toplumsal Mimarlık”, 2008’de “Yerel Yönetimler ve Kentli Hakları”, 2009’da ise “Krize Karşı Mimarlığın Gücü” temalarında gerçekleştirilen mimarlık haftası etkinliklerinde altyapısı oluşturulmuştu.

Brezilya’dan Leandro Artur Anton, Hindistan’dan Pranab Kishore Das, Yunanistan’dan Vassilis Sgoutas ve Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nden Yonca Hürol’un katıldığı ön hazırlık toplantısının ilk günü herkesin katılımına açık olarak Alman Kültür Merkezi’nde gerçekleştirildi. Yurtdışından gelen konuk mimarlar, mimarlığın toplumsal sorumluluklarına ilişkin düşünce ve deneyimlerini paylaştılar. Çalıştayın ikinci günü, MSF 2010 organizasyonunun nasıl gerçekleştirileceğine ilişkin yoğun bir çalışma gerçekleştirildi. Gün boyu süren toplantının ilk bölümünde tema ve tema alt başlıkları üzerinde duruldu. İkinci oturumda ise MSF 2010 organizasyonunun nasıl örgütlenmesi gerektiği ve nasıl hayata geçirileceği tartışıldı.

Mimarlığın Sosyal Forumu 2010’un çağrı metninde şu konular vurgulanıyor:

Tarihte ilk kez kentli nüfusun kırda yaşayan nüfusu aştığı günümüzde kentler bir kez daha yoksulluk ve toplumsal eşitsizliğin biriktiği asli insan yerleşimleri olarak gündeme giriyor. Daha önce barındırdıkları sefalete rağmen daha iyi bir dünyanın imkânlılığına dair bir iyimserliğin de sembolü olan Üçüncü Dünya’nın gecekondu alanları, neoliberalizmin yeni binyılında karanlık ve ürkütücü bir geleceğin sembolleri olarak görünmeye başladı. Bir yanda zenginlik ve refah, diğer yanda yoksulluk ve sefalet, giderek daha net mekânsal araçlarla birbirinden ayrı, fakat bir o kadar da birbirine yakın biçimde yeniden üretiliyor. Üstelik kent mekânı salt bu ayrışmanın aracı olmakla kalmayıp, aynı anda hem ekonomik değer üretiminin hem de sosyal dışlamanın vasıtası haline geliyor. Dünyanın çeşitli yerlerinde, New York ve Londra’dan, Delhi, Seul ve Mumbai’ye, Rio ve New Mexico’dan İstanbul ve Pekin’e kadar farklı ülke ve kültürlerin metropollerinde benzer süreçlerle kent mekânı, yenileme, dönüşüm ve soylulaştırma operasyonlarına konu oluyor. Bugün artık mülksüzleşmenin başat biçimi yerinden edilmedir. Dahası, bugüne değin finansal krizlerin yıkım ve yeniden inşa faaliyetleriyle aşılmasına aracılık eden kent mekânı bu kez finans sermayesinin doğrudan yatırım aracı olarak içine girdiği döngülerde yaşanan sıkışmalarla mevcut küresel krizin odağında yer alıyor.

Kent mekânının hem sermaye birikimi ile hem de sosyal dışlanma ile böylesine doğrudan ilişkilendiği bu tarihsel dönemde mimarların rolü, bir kez daha mevcut politik ve ekonomik güçlerin yeniden üretimine hizmet edecek kentsel dönüşüm projeleri üretmek olmamalıdır. Aksine mimarlar, neoliberal birikim rejiminin krizini, kentsel mekânın bu rejimin tahakkümünden kurtarılması için bir fırsat bilmeli, yapılı çevrenin kâr güdüsü yerine toplumsal adalet kaygısıyla üretilmesi için mücadele etmelidir. Türkiyeli mimarların örgütü olan ve 50 yıllık tarihi boyunca mimarlığın toplumsal bir hizmet olarak üretilmesini savunmuş bulunan Mimarlar Odası’nın, başkent Ankara’da faaliyet göstermekte olan Ankara Şubesi, bu doğrultuda çalışmakta olan meslek örgütlerini, sivil inisiyatifleri ve kentsel toplumsal hareketlerin aktivistlerini Mimarlığın Sosyal Forumu’nda buluşmaya çağırmaktadır.

Bu icerik 3504 defa görüntülenmiştir.