351
OCAK-ŞUBAT 2010
 
MİMARLIK'TAN

MİMARLIK DÜNYASINDAN

  • Kargı Köyü
    Mehmet Emin Yılmaz, Y. Mimar, Restorasyon Uzmanı

YAYINLAR



KÜNYE
KIRDAN KENTTEN

Kargı Köyü

Mehmet Emin Yılmaz, Y. Mimar, Restorasyon Uzmanı

Derginin bu yeni bölümüyle, Türkiye’nin özgün kırsal yerleşimlerini, yöresel mimarlığın nitelikli örneklerini barındıran köylerini, tarihî kentlerin gözden uzak kalmış dokularını daha bilinir kılmayı istiyoruz. (Bizi haberdar edin: yayin@mo.org.tr )

Ankara Beypazarı’na bağlı Kargı köyü, ilçe merkezine 48 km. mesafededir. Ankara-Eskişehir sınırını çizen Sakarya nehrinin Sarıyar Barajı’na dökülmeden önceki son kıvrımlarını izleyen Orta Sakarya Vadisi’nde yer alır. Günümüzde 60 kişilik bir nüfusa sahip köyün bulunduğu mevkide yerleşimin tarihi Frig dönemine kadar uzanmaktadır. Anadolu’da 14. yüzyıl kaynaklarına göre tespit edilen 890 Oğuz boyu adı taşıyan köyden 49 tanesinin Ankara ve çevresine yerleştiği ve bu bölgelerin bu boy adları ile anılmaya başlandığı bilinmektedir. Uzunçarşılı’ya göre Kargın (Kargı) Anadolu’ya gelen 24 Oğuz boyundan biridir. Kargı köyünün de içinde bulunduğu arazi 1441 tarihli vakfiyede Karaca Bey’in vakıf arazisidir. Köyde günümüze ulaşan yapıların çoğu 1930’lardan sonra yapılanlardır. Beypazarı ve civar yerleşimlerdeki yapı ustalarına yaptırılan Kargı evlerinde, geleneksel üslubun izlerinin hâkim olduğu gibi, mimarimize sonradan giren balkon, asrî pencere, banyo gibi mimari elemanlar ve mekânlar da görülmektedir. Kargı evlerinde, geleneksel mimarimizdeki cumbanın yanı sıra, balkonların da cephede çıkma yaparak cumbavari kullanıldığı görülmektedir. Beypazarı evlerinde sıklıkla görülen kuşkondu (cihannüma) da Kargı evlerinde görülmektedir. Bazı evlerde kitabe de yer alır. Çoğunlukla iki katlı olarak yapılan Kargı evlerinde, genellikle orta sofalı plan tipi görülmektedir. Zemin katlar taş malzemeden yığma tekniğiyle, üst katlar da ahşap çatkılı sistemde inşa edilmiştir. Zaman içerisinde değişen şartlarla birlikte ahşap çatkıların arasında dolgu malzemesi olarak kullanılan kerpiç yerini tuğlaya bırakmıştır. Yine aynı şekilde, Kargı evlerinde çatı kaplamasında kullanılan çinko sacın yerini de kiremit almıştır. Köy camisi, eski caminin yerine 1950’de yeniden yapılmıştır. Moloz taş beden duvarlarına sahip yapı, kareye yakın dikdörtgen planlıdır. Ahşap minberi, ahşap tavanı ve alçı mihrabı özgündür. Caminin (yörede sıklıkla görülen) saç kaplamalı ahşap minaresi 1991’de yıkılarak bugünkü minare yapılmıştır. Taş duvardan yapılmış caminin ahşap direkli kadınlar mahfili, minberi ve ahşap tavanı görülmeye değerdir. Yakın zamanda yapılan onarımlarla (!) harimde, duvarların üst kısmında camiyi çepeçevre dolanan Ayet-el kürsî yazılı kalemişleri yok edilmiş ve alçı mihrap da kısmen fayans kaplanmıştır. Caminin yapımı sırasında eserin güneydoğusuna dışarıdan gelen misafirlerin konaklaması için tek odalı ayrı bir yapı (köy odası) ve bir de çeşme yapılmıştır.(Ankara KTVKK, 19.06.2009 tarih ve 4204 sayılı kararıyla köy odası, çeşme ve caminin tescile gerek olmadığına (!) karar vermiştir.) Bu müştemilatlar halen kullanılmaktadır. Değişen hayat şartları ve köylerden kentlere göçün artmasıyla birlikte köyün de nüfusu diğer köyler gibi hızla azalmış, yapılaşma tamamen durmuştur. Bu durum ve köyün anayol güzergâhında bulunmaması, konut dokusunun özgün haliyle kalmasında en büyük etkendir. Beypazarı’nın son yıllarda turizme yönelmesiyle birlikte, özgün dokusunu koruyan köylerde de koruma bilinci oluşmaya başlamıştır.

Bu icerik 3733 defa görüntülenmiştir.